Gündem

Prof. Tayfun Atay: 'Cemaat’in ahı, çıkar aheste aheste' diyenler olacak

'30 Mart yerel seçimlerinde olmamış olan bu seçimde oldu'

09 Haziran 2015 14:58

Seçimlerden önce Cumhuriyet gazetesi için cemaat yapılanmaları ve hükümet ilişkileri üzerine yazı dizisi hazırlayan Prof. Tayfun Atay, 30 Mart yerel seçimlerinde olmamış olan bu seçimde oldu ve Parti-Cemaat kopuşunun yarattığı seçmen-içi rahatsızlık, bu defa daha bariz hissedildi sandıkta. Bu yüzden 'Cemaat’in ahı, çıkar aheste aheste' diyenler de illa ki olacaktır" dedi.

Seçim günü Ankara Pursaklar'da Oy ve Ötesi'nin gönüllüsü olarak çalıştığını belirten Atay, "Ankara 2. bölgede seçime Gülen Hareketi’ne “hitaben” katılan bağımsız aday Yurt Atayün (Eski İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürü) Pursaklar’da benim bulunduğum sandıkta da (yüzde 5 civarı), diğer bazı sandıklarda da CHP ve Saadet Partisi’yle üç aşağı-beş yukarı aynı oranda oy aldı. Bu oyun AKP’den kopmuş olması çok büyük ihtimal" yorumu yaptı.

Atay'ın Cumhuriyet'te "AKP kalesi ‘AKP’yle sarsıldı" başlığıyla yayımlanan (9 Haziran 2015) yazısı şöyle:

“Fuatavni” , sağ olsun, seçim öncesinde öyle dehşet senaryoları saçtı ki ortaya, dayanamadım, oy kullanmak için gittiğim Ankara’da Oy ve Ötesi’ne gönüllü çalışmak için başvuruda bulundum. 

“Nereyi istersin” diye sorulunca da “AKP’nin kalesi” denilen, aynı zamanda seçimlerde oy sayımında usulsüzlük yaşanacağı iddialarının ortalıkta dolaştığı Pursaklar’ı işaret ettim. 
Pırıl pırıl bir grup genç, “Hocam n’apıyosun” diyerek beni vazgeçirmeye ve daha“steril” (Dikmen, Yenimahalle, Şentepe gibi) bölgelere yönlendirmeye çalıştılar. 
Benim için kaygılanmalarına pişman edercesine onları da aldım, Pursaklar’a gittim!.. 
Sonuç mu? 15 “Oy ve Ötesi” gönüllüsü, bir diğer kıymetli girişim “Ankara’nın Oyları”ile (onların da 21 gönüllüsü vardı) kooperatif bir çalışma temposunda seçime müşahitlik ettik. Tertemiz bir oy kullanma ve sayım atmosferi yaşandı diyebiliyorum. Ufak-tefek bazı masum, bireysel hata ve sorunlar dışında endişe verici bir durum yaşanmadı. Tabii söylediklerim, bizim çalışma yaptığımız 29 sandıklı merkezle sınırlı. Ancak burasının Pursaklar bölgesinde, önceki seçimlerden hareketle konuşulacak olursa en “hassas” yerlerden biri olarak kaydedildiğini de eklemek isterim. 
Ayrıca benim görev yaptığım sandık başındaki tablo, unutulmaz bir umut deneyimi yaşattı bana. AKP’lisinden CHP’lisine, MHP’lisinden Saadet Partilisine ve memur görevliye kadar, sandık kurulu üyelerinin birbirleriyle ve benimle olumlu, ölçülü, düzeyli, dostça ve esprili bir diyalog içinde, son derece “medeni” tavır ve davranışlarına şahit oldum. Bunun ötesinde, her açıdan takdiri, tebriki ve teşekkürü hak eden bir sandık başkanının tecrübeyi feraset ve nezaketle buluşturduğu performası da müşahitliğimin önemli bir parçası...

Fire verdiler 
Ama umuda ilişkin Pursaklar’dan çıkan en çarpıcı veri, AKP için kale olan bölgenin bu partiye gönül vermiş seçmeninin, partisini gözden çıkarmaksızın ona verdiği incelikli dersti denilebilir. 
Hemen tüm seçim sandıklarında AKP’nin diğer partiler karşısında ezici üstünlüğü sürdü Pursaklar’da. Ancak ilginç nokta, AKP’yi Pursaklar’da önceki yıllara nazaran kayda değer ölçüde sarsıntıya uğratanın yine ‘AKP’ olması!.. 
Hemen tüm sandıklarda yüzde 10 civarı bir katılım düşüklüğü dikkat çekti. Bu genel Türkiye ortalamasının üzerinde bir katılım, ama yine de “AKP kalesi” sayılan bir yer için, seçimin parti açısından ehemmiyeti de düşünüldüğünde göz ardı edilemeyecek önemde bir kayıp. 
Benim bulunduğum sandıkta AKP geçerli oyların yüzde 70’ini aldı. Oy kullanmayan seçmen sayısı eklendiğinde oran, yüzde 60’a düşüyor ama. Diğer sandıklardan bazı müşahitlerin izlenimi de aynı. Pursaklar genel sonucu da yüzde 66 oldu AKP için. 
Halbuki önceki seçimde AKP’nin Pursaklar oy oranı yüzde 75’lerdeymiş. Yani her hâlükârda, sadece geçerli oylara bakıldığında bile bir yüzde 5’lik düşüş açık. 
Dolayısıyla yüzde 10’luk katılım düşüklüğünün hangi partinin aleyhine olduğuna ve sandığa gelmeyenlerin daha çok hangi partinin seçmeni olabileceğine dair kuvvetli tahminde bulunmak mümkün!..

‘Cemaat’in ahı 
O yüzden AKP’yi Pursaklar’da geriletenin ilk olarak AKP’nin kendi seçmeni olduğu söylenebilir. Tabii ki MHP’ye kayma da var. Benim bulunduğum sandıkta ikinci parti olan MHP, yüzde 17’nin üzerine çıktı. Pursaklar genelinde de yüzde 15’i bulmuş. O da 2011’de yüzde 11’lerdeydi. Artışta mutlaka ki AKP’den transfer oyların payı var. 
Ama tabloda önemli bir diğer “girdi” daha var ki kaydetmeden geçilemez. Bu da“Cemaat” faktörü.. 
Ankara 2. bölgede seçime Gülen Hareketi’ne “hitaben” katılan bağımsız aday Yurt Atayün (Eski İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürü) Pursaklar’da benim bulunduğum sandıkta da (yüzde 5 civarı), diğer bazı sandıklarda da CHP ve Saadet Partisi’yle üç aşağı-beş yukarı aynı oranda oy aldı. Bu oyun AKP’den kopmuş olması çok büyük ihtimal. 
Yani 30 Mart yerel seçimlerinde olmamış olan bu seçimde oldu ve Parti-Cemaat kopuşunun yarattığı seçmen-içi rahatsızlık, bu defa daha bariz hissedildi sandıkta... 
Bu yüzden “Cemaat’in ahı, çıkar aheste aheste” diyenler de illa ki olacaktır.

YSK’ye dipnot 
Seçimde yaşanan ve sandık görevlileri ile vatandaşı karşı karşıya getiren bir sorun, kalabalık, hararetli ve telaşlı oy kullanma temposunda istemeden, kasıtlı olmadan yanlış yere atılan imzalar... 
Bu oluyor, çünkü imza tutanakları çok özensiz, imza kutucukları çok küçük ve en önemlisi, seçmenin sıra numarası ile imza kutusu sayfanın iki ayrı ucunda. O yüzden görevli de alelacele sıkışık ortamda karıştırabiliyor imza kutucuğunu, oraya imza atacak vatandaş da... 
Öneriler şunlar: Oy imza tutanaklarında imza yerleri daha geniş olsun. O olmuyorsa sıra numarası ve isim, imzaya yakın olsun; mesela “Sıra No… İsim… İmza” şeklinde. O da olmuyorsa sıra numarası satırın başında olduğu gibi sonunda, yani imza kutucuğunun yanında da olsun.