Kültür-Sanat

Nobel şiiri sevmiyor!

Taraf yazarı Pakize Barışta Taraf Çarşamba için kaleme aldığı yazısında Nobel Edebiyat Ödülü'nün Fransız yazar Le Clezio'ya verilmesinin ardından Akademi'

15 Ekim 2008 03:00

Taraf yazarı Pakize Barışta Taraf Çarşamba için kaleme aldığı yazısında Nobel Edebiyat Ödülü'nün Fransız yazar Le Clezio'ya verilmesinin ardından Akademi'nin şiire sırtını dönmüşlüğünü ifade ederek, yaşayan en büyük şairlerden sayılan Adonis'in adının Nobel tarafından kullanılmasını eleştiriyor.

***

Nobel Akademisi, Adonis'i bu yıl da kullandı!

Nobel Akademisi şiiri pek sevmiyor galiba. Şiirde son edebiyat ödülü 1996 yılında Wislawa Szymborska'ya verilmişti. 1923 doğumlu Şair, Nobel'le ödüllendirildiğinde 73 yakındaydı ve artık çok geç olduğunu İma etmişti. 1930 doğumlu Suriyeli şair Adonis, yıllardır Nobel ödülü adayı olarak listelerde yer alıyor.
Nobel Akademisi, bu yıl da Adonis'i seçmedi. Ama seçseydi şayet, onun da hissettikleri, sair Wislawa Szymborska'dan farklı olmayacaktı sanırım.

Nobel Akademisi, 12 yıldır dünya şiiri içinde ödüle layık bir şair bulamıyor anlaşılan.
Şiirin piyasası, borsası yok Batı aleminde.
Para kazandırmıyor zira.
Şiirin ne kulisi, ne ajanı, ne büyük yatırımlar yapacak yayın güçleri, ne de medyada kollayıcı ve koruyucuları var.
Yayınevlerinin itibarı ancak şiir; daha çok bu yüzden basılır zaten bazı şiir kitapları. Yoksa bir proje dahilinde ele alınıp, Nobel'e uzanan bir uluslararası piar yolu uygulanmaz şiire.

Şiir kazandırmaz. Örneğin bir şiirin filmi yapılmaz ama romanın filme alınma şansı vardır her zaman.
Oysa, bir idelolojik-siyasal altüst oluşta şairdir ilk tutuklanan, hatta öldürülen.
Şiir, tehlikelidir çünkü, darbeciler için.

Adonis, önemli bir şair. Ve bir şair olarak, bana göre dünyanın belki de şu anda yaşayan sorumluluk duygusu en yüksek Homo politicus'u aynı zamanda.
Adonis için şiir, insanın en öznel, en mahrem bir şeyi ve aynı zamanda bir halkın da ruhudur. Onun şiiri, hareketli bir şiirdir; yakar adeta. Yazı ile şiir, birbirlerini buluşturmaz; tam aksine birbirlerini dışlayacak derecede karşı uçlardadır ona göre; zira şiirsel bir metin (şiir) bağrında pek çok şeyi barındınr. Şiirde ifadeci içeriklerle donatılmış biçimler, değişken ritimler, değişik düzlemlerde yer alan dil anlatımları ve daha neler neler vardır.
Adonis'in şiiri, hareketli bir şiirdir; adeta akar.
Gerçeğin soyutlanması, somut olanın soyut bir ifadecilikle buluşması,bu şiirin olağanüstü kıvraklığının, alışılmadık derinlik mertebelerine ulaşmasını sağlar.

Adonis'in, Ortadoğu kültürlerinin mistik geleneklerinden beslenen şiirinde, Amerikan edebiyatını öteki kültürlerden soyutlanmış, kendi dar sınırları içinde Kalmış olmakla suçlayan Nobel Akademisİ'nin, tam da istediği şey vardır aslında; Adonis, varoluşun ve varolmanın tam olarak bilinmeyen -ve de bilinemeyecek olan- tasavvufi sırlarının peşine düşerken, diğer kültürlerin, diğer dillerin şiirsel birikimlerinden ve biçimlerinden de yararlanmıştır.

Doğu ile Batı arasında kurmuştur şiirini; aynı zamanda hem Doğu'dur hem Batı. Örneğin Arap şiirinin geleneksel kısa şiiri yanında ve içinde Batı'nın sürrealizminin rüzgarlarını da yerleştirmiştir. Adonis'in şiirleri, bilgelik yayar; İnsana nem acıyla dokunan hem de saygı duyan mısralardır onunkiler.
"İnsanlığın tüm geleneği benimdir, dolayısıyla bu Arap geleneğini, bu Arap şiirini başka şiirlere, başka kimliklere açmaya çalışıyorum. Ben kendimi bir Paul Celan'a, bir Goethe'ye, bir Rimbaut'ya, tıpkı her hangi bîr Arap şairine bağlı olduğum gibi bağlı hissediyorum. Şiirin önemi budur, aşk gibidir, zıtları birleştiren bir öğedir." diyor Adonis.
İnsanlığın sahip olduğu binlerce yıllık -belki de on binlerce yıllık- toplam hassasiyeti ve geleneği kendi ruhunda ve benliğinde buluşturduğunu ilan eden Adonis'i, nasıl olur da, dünyanın bu en önemli edebiyat erki, bir türlü evrensel değerler içinde algılayamaz? Şiirini her okuyuşta insana bir evren duygusu aşılayan bu şair daha ne desin ki?

Adonis bu yıl da Nobel alamadı.
Nobel Akademisi'nin şiiri Hatırlaması gerekiyor artık. Zira, pek çok değerini yitirmiş olan Batı uygarlığı İçin şiir, Batılı insana özünü, ruhunu hatırlatabilecek tek saf üst değerdir bence.
2006'da ödül Orhan Pamuk'a verildiğinde, Türkiye'den arayan gazeteciye, "Söyleyecek hiçbir şeyim yok!" demişti Adonis.
Bu yıl yine aday listesinde yer almasına rağmen ödüllendirilmeyen 78 yaşındaki büyük şairin o sözlerini hatırladım.
Adonis, bu yıl da kullanıldı Nobel Akademisi tarafından.
Adından söz edildi, aday gösterildi, Akademi'nin itibarına itibar eklendi böylece.
Ve sonra, Avrupa edebiyatın merkezi olarak tanımlanarak, ödül, Le Clezio'ya Yerildi.

İlgili haberler:

Nobel Edebiyat Ödülü Le Clezio'nun