Gündem

MİT'çi Kozinoğlu'nun ailesinden Aydınlık gazetesine iki dava

Silivri Cezaevi'ndeki ölümü tartışmalara neden olan Oda TV sanığı MİT'çi Kaşif Kozinoğlu'nun, Aydınlık gazetesinde dizi olarak yayımlanan “mektubu” da dava konusu oldu.

26 Mart 2012 02:39

 

Hürriyet Uymaz 

uymaz19@gmail.com

Silivri Cezaevi'ndeki ölümü tartışmalara neden olan Oda TV sanığı MİT'çi Kaşif Kozinoğlu'nun, Aydınlık gazetesinde dizi olarak yayımlanan “mektubu” da dava konusu oldu. Ailesi,  Aydınlık’a gönderilmiş bir mektup olmadığını;  gazetede dizi olarak yayımlanan notların Kozinoğlu tarafından “savunmasının hazırlanmasında kullanılması için avukatlarına verilmek üzere yazıldığını, ancak Silivri Cezaevi’nden çalındığını” iddia ederek,  Aydınlık gazetesine dava açtı.  Hem yayın, hem de mektupların çalındığı iddiasıyla iki dava açan aile, Kaşif Kozinoğlu adına açılan internet sitesinin arkasında kimler olduğunun tespit edilmesi  için de yasal girişimlerde bulunmaya hazırlanıyor.

Bu arada Mahkeme, ilk duruşmaya gitmeyen Aydınlık Yazı İşleri Müdürü Mehmet Bozkurt’un 12 Nisan'daki ikinci duruşmaya zorla getirilmesi kararı aldı. Mehmet Bozkurt ise, T24’ün sorularını yanıtlarken gazeteye gönderilmiş bir mektup olmadığını doğruladı. Ancak, tanımadığı bir kişi tarafından kendilerine iletilen ve dizi olarak yayımladıkları 102 sayfalık el yazısı notlara dair suçlamaları reddetti. Bozkurt, söz konusu notları, “Kaşif Kozinoğlu’nun Mezara Götürmediği Sırlar” adıyla kitap haline getirdiklerini ve 12 Nisan’daki duruşmada mahkemeye sunacaklarını söyledi.

Kozinoğlu’nun cezaevinde el yazısıyla bine yakın not tuttuğunu ve bunları düzenli olarak avukatlarına verdiğini de savunan Bozkurt, avukatlardan o notları yayımlamalarını istedi.

 

Ailenin bilgisi dışında Kozinoğlu adına site açıldı

 

Kozinoğlu sağlığında "MİT'in kara kutusu" olarak biliniyordu. MİT Asya Bölgesi Başmüşaviri olarak görev yaparken, "Gizli MİT belgelerini Oda TV'ye sızdırdığı"  iddiasıyla Oda TV davası kapsamında tutuklandı. Kozinoğlu, ilk duruşmasına 10 gün kala, 12 Kasım 2011 tarihinde Silivri Cezaevi'nde aniden hayatını kaybetti. Adalet Bakanlığı, ölüm nedenini "ağır ve yoğun spor yapmasından kaynaklanan kalp krizi" olarak açıkladı. Ancak bu açıklama ikna edici bulunmadı; gizemli MİT'çinin zehirlenerek öldürüldüğü iddia edildi. Üç ayın ardından Adli Tıp otopsisi sonucunda Kozinoğlu'nun "Kronik İskemik Kalp Krizi" tanısı kesinleşse de Kozinoğlu’nun ölümüne kuşkuyla bakanların varlığı sürüyor.

Kozinoğlu için "gizli tanık" diyen de çıktı, "CIA'nın hedefinde olduğu için öldürüldü" diyen de. Mesleği gereği yaşamı sırlarla dolu olan Kozinoğlu’nun ölümünün üzerinden dört ay geçmiş olmasına karşın, üzerindeki sır perdesi hâlâ aralanamadı.

Kozinoğlu, şimdi de Aydınlık gazetesinde yayımlanan mektubuyla gündemde. Ayrıca, ailesinin ve avukatlarının bilgisi dışında "Türk Milletinin Başı Sağ Olsun" başlığıyla yayın yapan ve Kozinoğlu'nun yazılı ifadesinin yer aldığı "kasifkozinoglu.com" sitesinin kimler tarafından açıldığı da merak konusu. "İlk kez sizden duyuyoruz. Öyle bir siteden bizim de, ailesinin de haberi yok" diyen avukatlar, o siteyi de araştırıp yasal mücadele başlatmaya hazırlanıyorlar.

 

Öldükten dört gün sonra mektubu yayımlanmaya başlandı

 

Aydınlık gazetesi, 12 Kasım 2011'de ölen Kaşif Kozinoğlu'na ait olduğunu duyurduğu “mektubu” 16 Kasım 2011 tarihinden itibaren bölümler halinde yayımlamaya başladı. Aydınlık'a göre, Kozinoğlu o mektubu ölmeden önce el yazısıyla yazarak gazeteye iletmişti.

Ancak Aydınlık,19 Kasım 2011 tarihinde, mektuba yayın yasağı getirildiğini açıklayan bir habere yer verdi. Haberde; “Kozinoğlu'nun ailesinin mektuplar üzerinde kendisinin hak sahibi olduğu ve ailenin mektupların yayınlanmasına razı olmadığı gerekçesiyle yayının durdurulması için mahkemeye başvurduğu, İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin de dava sonuçlanıncaya kadar yayının tedbiren durdurulmasına karar verildiği” belirtiliyordu.

Haberde ayrıca, mektubun MİT'in yanı sıra Ankara'daki 35 kişilik CIA merkezini de telaşlandırdığı, CIA merkezinde Kozinoğlu'nun ifşaatlarının kendilerine yönelen bir yönünün olup olmadığının ve mektup yayınının durdurulması için her türlü tedbirin konuşulduğu iddia ediliyordu. Bu bilginin "AKP içinden edinildiği" savunulan haberde, gelişmelerde Aydınlık’ta “Fethullahçı Gladyo”  olarak söz konusu edilen Gülen cemaatinin de  parmağı olduğu öne sürülüyordu.

 

Aydınlık yayına devam etti

 

Aydınlık, yayın yasağına rağmen “mektubu” yayınlamaya devam etti. Ancak 20-21 Kasım’daki yayınlarda, ilk üç gün sürmanşette yer alan "Kozinoğlu'nun Aydınlık'a Mektubu" başlığı yerine "Kaşif Kozinoğlu'nun Aydınlık'a Açıklaması" başlığı kullanıldı. Kozinoğlu’nu ailesi, gazeteye ilk davasını devam eden bu yayın nedeniyle açtı.

Aydınlık'a daha önce gönderildiği söylenen mektubun Kozinoğlu'nun ölümünden sonra yayınlanması kuşkuyla karşılandı. "Sağken neden yayımlanmadı" sorusu gündeme geldi.

Tartışmalarda Kaşif Kozinoğlu'nun, 90'lı yıllarda, şimdiki Aydınlık’ı çıkaran İşçi Parti’lilerin hedefindeki kişi olduğunun ortaya çıkması da gündeme geldi. İşçi Partisi ‘90’lı yıllarda Kozinoğlu'nun da içinde bulunduğu bir ekibin Ergenekon davası kapsamında halen Silivri’de tutuklu bulunan Doğu Perinçek'e suikast planladığını iddia etmiş, bu konuda suç duyurularında bulunmuştu.

 

‘Aydınlık’a gönderilmiş mektup yok’

 

Kozinoğlu'nun ailesinin açtığı ikinci dava ise Aydınlık gazetesinin “mektup” iddiasını hedef alıyor. Aile  dava dilekçesinde; “Silivri Cezaevi’nde tutukluyken Kozinoğlu tarafından Aydınlık’a gönderilmiş bir mektup olmadığını; el yazısıyla yazılan notların ise, savunması hazırlanırken kullanılması için avukatlarına verilmek üzere yazıldığını, ancak cezaevinde çalındığını”  iddia ediyor.  Aile, “çalıntı” olduğu iddia edilen mektubu yayımladığı için İstanbul 2. Asliye Mahkemesi’nde açtığı davada Aydınlık gazetesinin cezalandırılmasını istiyor.

İlk duruşması 14 Şubat 2012’de yapılan davada, ailenin avukatları Tuğçe Duygu Köksal ile Taner Serim, “Kozinoğlu’na ait notların Silivri Cezaevi’nden nasıl çalındığının araştırılmasını, Aydınlık gazetesinde yayımlanan Kozinoğlu’na ait el yazması mektubun da mahkemece koruma altına alınmasını” istedi.

Ancak ilk ifadesinde, “Kozinoğlu’na ait mektubun Aydınlık gazetesine tanımadığı bir kişi tarafından getirildiğini” söyleyen gazetenin Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Mehmet Bozkurt, 14 Şubat’taki duruşmaya gelmedi. Bunun üzerine mahkemeden Bozkurt’un 12 Nisan’daki ikinci duruşmaya “zorla getirilmesi” kararı çıktı.

 

Aydınlık: Mektup değil, 102 sayfa not

 

Aydınlık Gazetesi Sorumlu Yazıişleri Müdürü Mehmet Bozkurt, kendilerine iletilenin aslında mektup olmadığını doğruladı. Kozinoğlu tarafından farklı tarihlerde Silivri Cezaevi’nde el yazısıyla yazılmış 102 sayfa notun Aydınlık’a 2011 Eylül sonu ile ölmeden birkaç gün önce iki parti halinde gönderildiğini söyledi. Bozkurt, notların savunma amaçlı yazıldığı iddiasına ise şöyle itiraz etti:

“Kozinoğlu cezaevindeyken bin sayfaya yakın not aldı. Bu notları düzenli olarak avukatlarına verdi. Bize yazdığı 102 sayfa. Savunma için hazırlandığını düşünelim. Bu kadar mı büyük tesadüf olur sadece haber içerikli bölümlerin bize verilmesi! ‘Bu önemli bir manşet olur’, ’Bu önemli bir tartışma başlatır’ şeklinde özel notlar var el yazılarında. Savunma için yazılmış notlarda, bunlar olur mu?”

Bozkurt, “Bu 102 not, bin not  arasından çalınmış olabilir mi” sorusunu “Olabilir, ama onu ben bilemem” diye yanıtladı.

Peki Aydınlık, ilk bölümü 2011 Eylül sonunda kendilerine iletilen notları neden Kozinoğlu ölmeden önce yayınlamadı?

Bozkurt’un bu soruya yanıtı şöyle:

“Haber merkezimiz bu bilgileri teyit amaçlı araştırma yapıyordu. Bu, zaman aldı. Adını da kullanamıyorduk. Ölünce artık bunun doğruluğunu, yanlışlığını tartışacak zaman kalmadı ve yayımlamaya başladık.”

Kaşif Kozinoğlu’nun,  Doğu Perinçek’e suikast girişimi nedeniyle mahkemelik olmaları için de Bozkurt, “O dava takipsizlikle sonuçlandı. Kozinoğlu notlarında ‘geçmişte yaşananları unutalım’ diyor zaten” açıklamasını yaptı.

 

Aydınlık’taki Kozinoğlu notlarından satır başları

 

Aydınlık gazetesinde yayımlanan Kozinoğlu notlarında öne sürülen iddialardan bazıları şunlar:

- Başbakan Tayyip Erdoğan'ın, İsviçre bankalarında 8 ayrı hesapta yaklaşık 800 milyon dolar parası var. Bu gizli hesapların belgelerini Alman istihbarat örgütü (BND), 30 milyon Euro karşılığında İsviçre'de bir banka müdüründen temin etti ve Erdoğan'a karşı koz olarak kullandı. Bu belgeler, ABD istihbaratının da elinde.

- Mehmet Eymür, Ergenekon’u kurgulamak üzere Türkiye’ye geri döndü. Fethullah Gülen’den ayda 50 bin dolar maaş alıyor. Hakkındaki tüm davalardan F.Gülen mensubu yargıçlarca sıyırdı. Ayrıca İstanbul’da Gülenci polislerce sıkı sıkıya korunuyor. Savcı Z. Öz ve Turan Çolakkadı ile her hafta mutlaka görüştüklerine dair MİT’in elinde spesifik belgeli bilgiler mevcuttur.

- Türki cumhuriyetler ve Rusya Federasyonu'nda Fethullah Gülen okullarını CIA finanse ediyor. Bu okullar, ABD adına istihbarat yapıyor, aynı zamanda ABD’li istihbaratçıların da barınma yuvaları. ABD, bu şekilde İran’ın Asya’daki köktendinci akımı engellemek ve dengelemeye çalışıyor.

- Bu ülkelerdeki Türk İşbirliği ve Kalkınma Ajansı (TİKA), Türk Hava Yolları, büyükelçilikler tamamen Fethullah Gülen'in kontrolünde. Dışişleri Bakanlığı, bazı konularda büyükelçileri değil, Gülen okullarının müdürlerini ve o ülkenin TİKA sorumlularını muhatap alıyor. Dışişleri mensupları korktukları için bu duruma seslerini çıkaramıyor. Emniyet Genel Müdürlüğü'nde (EGM) olduğu gibi, Dışişleri'nde de tayin ve terfileri Gülen cemaati yapıyor. Birkaç ay içerisinde MİT'te de yapmaya başlayacak.

 

Aydınlık’ın suçlamalara yanıtının tam metni

 

Kozinoğlu ailesinin suçlamaları için Aydınlık’ın T24’e gönderdiği yazılı açıklama aynen şöyle:

Merhum Kaşif Kozinoğlu'nun Aydınlık gazetesinde yayımlanan notları savunma amaçlı değildir. Kozinoğlu kendince, haber olabilecek konuları not almış, bunları Aydınlık gazetesiyle paylaşmıştır. Notların bütünü okunduğunda bunların haber amaçlı olduğu çok net anlaşılmaktadır.

Kozinoğlu bu notları ölümünden çok kısa bir süre önce Aydınlık'a ulaştırmıştır. O aşamada haber merkezimiz bu bilgileri teyit amaçlı araştırma yapmıştır. Fakat Kozinoğlu'nun talihsiz ve üzücü ölümü  üzerine notları gazetemizde yazı dizisi halinde yayımlandı. O notlar "Kaşif Kozinoğlu'nun Mezara Götürmediği Sırlar" adıyla bir kitapta toplandı. Kitap cumartesi günü piyasaya çıkacak.

12 Nisan'da yapılacak duruşmada kitabı sunacağız. Kitapta el yazılı notları aynen yayımladık. Ek yapmadan ve yorumsuz.

El yazılarının Aydınlık'a gönderildiği Kozinoğlu'nun satır aralarına düştüğü notlarda çok açık. Örneğin Kozinoğlu, Eylül 2011 tarihli Fethullah Gülen başlıklı yazısında çeşitli bilgiler veriyor. Gülen cemaatinin okullarıyla ilgili kaleme aldığı notlarının sonuna parantez açarak, "Bu önemli bir manşet olur" diye yazıyor. 

Madem savunma, neden manşet olur diye özel bir vurgu var? Kozinoğlu'nun el yazıları buna benzer örneklerle dolu.

Bu notların yayımlanması Kozinoğlu ailesiyle Aydınlık arasında bir mesele değildir. Ailenin acısını her zaman gözettik. Onların hatırasına gölge düşürecek bir yayın yapılmamıştır. 

Notları yayımladan önce televizyonda yazı dizisinin reklamı dönmeye başlayınca avukatları bizimle iletişime geçti. Kendilerine de anlattık. Notları, Türkiye'nin gündemindeki tartışmalara ilişkin olduğu için ve yayımlanması amacıyla gönderdiği için yayımlayacağımızı söyledik. Kişiler arasındaki haberleşmenin gizliliği iddiasıyla hakkımızda bir dava açıldı. Haber olması için tarafımıza gönderilen notlarda bir gizlilik ihlali yok. Avukatlar da, biz de işimizi yapıyoruz. 

Yazı dizimiz sürerken çeşitli telefonlar geldi. Kimi tehdit, kimi de tebrik ediyordu. Geri adım atmadık diziyi sürdürdük şimdi de kitabını bastık. Her türlü baskıya rağmen el yazılarını yayımladık. Kozinoğlu gibi şüpheli bir şekilde ölen Behçet Oktay da var. Birçok MİT'çi son iki yılda şüpheli bir şekilde hayatını kaybetti. Aselsan çalışanları da ölüyor. Türkiye'nin güvenliğiyle ilgili faaliyet yürüten devlet birimlerine operasyonlar yapılıyor. Çalışanları bir bir ölüyor. Bir gazete bunları haber yapmayacak mı? Bir gazeteci bunları araştıramayacak mı? Neden üstü kapatılmak isteniyor? Önemli olan bu!

Kozinoğlu kendisini Silivri'ye esir eden sürece teslim olmadığını göstermiştir. Aydınlık da 90 yıllık birikimiyle bu yayınları yapmıştır. Gerçeği ortaya çıkarma derdinde olan herkes Kozinoğlu'nun yaptığını yapar. Üst düzey bir MİT görevlisi olduğu için başına gelebilecekleri öngörmüş,  "Öldürmek dahil her şeyi yapabilirler" diyerek bunu tarihe not düşmüştür. Kamuoyunun bunları bilmesi gerekiyordu, biz işimizi en iyi şekilde yaptık. 

Aydınlık Kozinoğlu'yla ilgili elindeki her türlü bilgi ve belgeyi yayımladı. Yayımlanan notlar Aydınlık'a gönderilenler. Kozinoğlu görevi gereği Türkiye'nin içinde bulunduğu durumla ilgili ulusal ve uluslararası ölçekte bilgiye sahip. Bunları Aydınlık'la paylaştığı gibi mutlaka avukatlarıyla da paylaşmıştır. Umarım bir gün avukatları da Kozinoğlu'nun kendileriyle paylaştıklarını kamuoyu ile paylaşır.