Politika

Kürt danışmanlar, düşman mı?

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, Cüneyd Zapsu’yu kastederek 'Erdoğan’ın tüm danışmanlarının Kürt olması tesadüf mü? Türkiye düşmanlarını yanlış

01 Ekim 2008 03:00

Kürt düşmanlığına yargıtay’dan onay 
 
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, Cüneyd Zapsu’yu kastederek “Erdoğan’ın tüm danışmanlarının Kürt olması tesadüf mü? Türkiye düşmanlarını yanlış yerde arıyor” diye yazan Uğur İpekçi’yi suçsuz buldu.
Kapanan Habertürk gazetesinde Uğur İpekçi ismiyle yayımlanan, gerçek yazarının ise Soner Yalçın olduğu iddia edilen yazı hakkında Cüneyd Zapsu dışında Egemen Bağış ve Ömer Çelik de dava açmıştı. Bağış ve Çelik, İpekçi’yi mahkûm ettirirken, Zapsu’nun davasını yerel mahkeme reddetti. Temyizde, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi “Etnik kökene vurgu yapılmıştır” diyerek tazminat ödenmesine karar verdi. Yerel mahkeme kararında direnince dosya Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’na geldi. Kurul, İpekçi’nin yazısının “kamuyu bilgilendirme amacı taşıdığı” gerekçesiyle Zapsu’nun tazminat talebini haksız buldu


Yargıtay'da bir ilk

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, gazeteci Uğur İpekçi’nin isim vermeden eleştirdiği ve “Başbakan Erdoğan’ın tüm danışmanlarının Kürt olması tesadüf mü? Türkiye, içindeki düşmanları yanlış yerde arıyor, kafasını kaldırıp yukarı bakması gerekir” şeklindeki yazısı aleyhine Eski AKP MYK üyesi ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın eski danışmanı Hasan Cüneyd Zapsu’nun açtığı tazminat davasının reddedilmesi gerektiğine karar verdi.
Zapsu’ya tazminat verilmesi gerektiğine dair Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin verdiği kararın bozulmasına hükmeden Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nda karar 41’e karşı üç oyla alındı.

YEREL MAHKEMEDEN RET 

Gerçek kimliğinin Soner Yalçın olduğu iddia edilen İpekçi, aynı yazısında isim vermeden Başbakan Erdoğan’ın eski danışmanları ve milletvekilleri Egemen Bağış ve Ömer Çelik’i de eleştirdi. Zapsu, İstanbul 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’ne dava açarak, yayın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat talep etti. Mahkeme, yayımlanan yazıda Başbakanın danışmanının davacı olduğunun anlaşıldığını, yazının içeriğinin bir bütün olarak değerlendirildiğinde Başbakanın danışmanlarını seçme şeklinin eleştirildiği, kamunun bu şekilde aydınlanmasının amaçlandığı, hukuka aykırılık unsurunun oluşmadığına dikkat çekerek davayı 30 Aralık 2004’te reddetti.

“TAZMİNAT GEREKİR” 

Davanın temyiz incelemesini yapan Yargıtay 4. Hukuk Dairesi ise 1 Aralık 2006’da yerel mahkemenin kararını oy çokluğuyla bozdu. Bozma gerekçesinde, “Her ne kadar isim verilmemiş ise de, yayında sözü edilenlerden birisinin davacı olduğunun anlaşıldığı, bu anlamda muafiyet olgusunun gerçekleştiği, yayının içeriğinde ise, davacının etnik kökeni ile ilgili bilgiler ve özel yaşamı konusunda değerlendirmeler yapıldığı ve davacının bu yönlerinin Başbakanın danışmanı olarak seçilmesine etken olduğunun açıkça vurgulandığı, bu durumda, yapılan yayında hukuka aykırılık unsurunun oluştuğunun kabulü ile uygun bir manevi tazminata hükmedilmesi gerekir” görüşünü dile getirdi.

MAHKEME HAKLI BULUNDU 

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi üyesi Mehmet Uyumaz, karara muhalif kalarak, Yargıtay’ın bozma gerekçelerine katılmadığını belirterek karşı oy kullandı.
Yerel Mahkeme, Yargıtay’ın bozma kararına direnince, dosya Yargıtay Hukuk Genel Kurulu gündemine geldi.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, Mahkeme’nin verdiği red kararının onanmasına geçen çarşamba oy çokluğuyla karar verdi. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nda karar 41’e karşı 3 oyla alındı. Aynı yazıda eleştirilen Egemen Bağış ve Ömer Çelik, açtıkları davalarda tazminat almaya hak kazanmıştı.

UĞUR İPEKÇİ’NİN DAVA KONUSU YAZISI 

Uğur İpekçi, kapanan Habertürk gazetesinde 17 Nisan 2003’te, “Deniz Akkaya ile flört eden AK Parti’li” başlıklı yazısında Zapsu’nun adını vermeden şunları yazmıştı: “Bu danışman, Güneydoğu’nun en büyük Kürt aşiretinin üyesi. Dedesi, ilk Kürt tiyatro eseri yazan bir edebiyatçı. Ehl-i Sünnet dergisinin sahibi. Türkçe-Kürtçe yayınlanan ‘Jin’ dergisinin önde gelen isimlerinden. Danışmanın halası, faili meçhul bir cinayete kurban giden Kürt hareketinin önde gelen isimlerinden bir aydının eşi. Danışmanın eniştesi öldürüldüğünde Abdullah Öcalan başsağlığı mesajı yayınladı. Öldürülen bu Kürt aydının yeğeni milletvekili de yine faili meçhul bir cinayete kurban gitti. Danışman, yakın akrabaları gibi Doğu ve Güneydoğu’da gezmiyor. Onun bir ayağı hep Amerika’da. Orada da sıradan yerlere gitmiyor. Örneğin bugünlerde Florida Tapma’da ABD Askeri Komuta Merkezi’nin bulunduğu Mac Dill Hava Üssü’ne sık sık uğradığı söyleniyor. Biliyorsunuz, ABD’nin Irak işgalini komuta ettiği dokuz merkezden biri burası. TÜSİAD üyesi bu danışman, Başbakan Erdoğan’ın özellikle yurtdışındaki tüm önemli-özel görüşmelerinde bulunuyor. Erdoğan’ın aklının yarısı olduğu iddia edilen bu danışman, işin tuhaf yanı daha çok Korkut Özal’a yakın... Başbakan Erdoğan’ın tüm danışmanlarının Kürt olması tesadüf mü? Türkiye, içindeki düşmanları yanlış yerde arıyor, kafasını kaldırıp yukarı bakması gerekir”