Kültür-Sanat

Kumral Ada Mavi Tuna kitabına ‘cinsel sapkınlık’ soruşturması!

Kitabı öğrencilerine tavsiye eden öğretmenin savunma yapması istendi

04 Temmuz 2016 22:11

Buket Uzuner’in 1997 yılında yazdığı ödüllü Kumral Ada Mavi Tuna kitabını öğrencilerine tavsiye eden bir lise öğretmeni hakkında soruşturma açıldı. Gerekçe olarak kitaptaki ‘cinsel sapkınlık’ iddiası gösterildi.

Birgün’ün haberine göre, İstanbul Kartal’da öğrencilerine Buket Uzuner’in “Kumral Ada Mavi Tuna” isimli kitabı öneren öğretmen hakkında soruşturma açıldığı ortaya çıktı. Geçen eğitim öğretim dönemi içinde öğrencilerine kitabı öneren öğretmene açılan soruşturmanın gerekçesi ise kitapta ‘cinsel yönden sapkın ifadelerin yer alması’ olarak gösterildi.

 

“Kızlı erkekli sınıfı olumsuz etkiler”

 

Kartal İlçe Milli Müdürlüğü öğretmenden konuyla ilgili savunma yapmasını istedi.

İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından öğretmenden istenen savunma talebinin yazısında şu ifadeler yer aldı:

"2015-2016 eğitim öğretim yılında Buket Uzuner isimli yazara ait “Kumral Ada Mavi Tuna” isimli romanı öğrencilere sayfalarında cinsel yönden sapkınlık ifadelerinin yer aldığı kızlı erkekli sınıfın zihin ve düşüncelerine sağlıksız etkileyeceği iddialarına sebebiyet verecek romanı tavsiye ederek yaşadığımız ortam, aldığımız aile kültürü, toplumumuzun kimliği, kimliği tam oturmamış öğrencilere okumaları için tavsiye edilen kitapları daha titiz ve dikkatli seçmeniz gerekirken bu konuda dikkatli olmadığınız tespit edilmiştir."
 

Uzuner: Kitabım anlaşılmamış!
 

Uzuner'in yaptığı yazılı açıklama şu şekilde: ​

"1997 yılında yayımlanan “Kumral Ada Mavi Tuna“ adlı romanımı öğrencilerine öneren bir öğretmene “…içinde cinsel sapkınlık ifadeleri yer aldığı ve kızlı erkekli sınıfın zihin ve düşüncelerini sağlıksız etkileyecek” olması nedeniyle soruşturma açıldığını bugün öğrenmiş bulunmaktayım ​Neredeyse 20 yıldır okullar ve yayımlandığı yabancı dillerde dâhil (yasal baskısı) 500.000‘den fazla okunan, kurgu kahramanları Ada, Tuna ve Aras’ın adını yüzlerce çocuğa verecek kadar okurlarınca sevilen bu romanın meselesi “cinsel sapkınlık” değil, kardeşi kardeşe düşman eden siyasî atmosferlerin yarattığı “iç savaş”tır. Biz yazarlar romanlarımızı açıklamayı sevmeyiz ama ” ‘AŞK’ın da bir iç savaş olduğu” tezi üzerine kurulu romanımın hiç anlaşılmamış olması kadar, “cinsel sapkınlık” iddiasıyla bir öğretmenin canının yakılması insanı gerçekten üzüyor! Çünkü onlarca küçük evlâdımızın “cinsel sapıklarca” taciz edildiği ve çocuk gelinlerin yaşlı adamlarla zorla evlendirildiği ülkemizde asıl mücadele edilmesi gereken bunların üzerini örten, bunları koruyan, kollayan sapkın zihniyettir. Yoksa kitaplar suç işlemez, kitaplar sapkın değildir!"

 

Kitap bir çocuğun etrafında şekilleniyor

 

Kitabın özeti şu şekilde:

"Kumral Ada Mavi Tuna; Buket Uzuner’in 1997 yılında yazdığı, iç savaş içinde bulunan Tuna’nın çocukluğuna dayanan çaresiz aşk üçgenini anlatır. Yazarın bu romanı, 1998 yılında İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Yılın Kitabı Ödülü’ne layık görüldü. Tuna, adını dedesi tarafından Tuna Nehri gibi saf ve duru olması düşüncesiyle almıştır ve gözleri Tuna Nehri kadar mavi olduğundan dedesi ona bir de Mavi Tuna göbek adını vermişti. Tuna’nın bir de Aras adında abisi vardır. Abisi de adını bu düşünceyle almıştır. Tuna ve ailesi Kuzguncuk’ta oturmaktaydı.Tuna 5 yaşlarındayken evlerinin karşısına o dönemin çok ünlü oyuncuları olan Süreyya Mercan ve Pervin Gökay ailesi taşınmıştı. Kuzguncuk’ta büyük ilgi toplayan bu olay, Tuna’nın da dikkatini çekmişti. Bu ailenin kendi yaşlarında bir de kızı olduğunu öğrenince Tuna’yı daha da büyük bir heyecan sardı ve onunla tanışmak için sabırsızlanıyor fakat bir türlü cesaret edemiyordu. Bu kız Ada idi. Bir gün Tuna, Ada ile tanışır.

"Ancak Ada kendisinden iki yaş küçük olan Tuna’yı kardeşi gibi seviyor ve ona “Mabel” diye hitap ediyordu. İlerleyen yıllarda Tuna’nın ağabeyi Aras ile Ada birbirlerine aşık olurlar ve Tuna da bu gerçekle somut bir şekilde yüzleşmek zorunda kalmıştı, küçücük kalbi paramparça olmuştu. Fakat Ada’dan hiçbir zaman vazgeçmedi, Ada’ya karşı içinde hep bir aşk besledi. Ada’yı kimsenin bu kadar sevemeyeceğine inandığı bir aşk…"