Gündem

Kılıçdaroğlu: İsrail'de kulis yapan Hilmi Güler'dir

Kılıçdaroğlu, 'Erdoğan kendisine yakın işadamına ihale verilmesi için bakanını İsrail’e gönderdi' sözleri açıkladı.

08 Haziran 2011 03:00


T24- CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, miting meydanında söylediği “Erdoğan kendisine yakın işadamına ihale verilmesi için bakanını İsrail’e gönderdi” sözleri açıkladı. Kılıçdaroğlu, “İsrail’de Çalık Grubu’na ihalesiz iş verilsin diye kulis yapanın adı Hilmi Güler’dir" dedi ve bu iddianın yer aldığı Dışişleri Bakanlığı’na ait resmi belgenin kendisinde olduğunu belirtti.

Vatan Gazetesi Ankara Temsilcisi Bilal Çetin'in (8 Haziran 2011) haberi şöyle:




CHP lideri Kürt sorununun çözümü için parlamentoda akil adamlar komisyonu kurulmasını önerdi. Economist dergisine Erdoğan’ın tepkisini de değerlendiren Kılıçdaroğlu, “The Economist, Başbakan’a destek verdiğinde neden itiraz etmiyordu” dedi

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, seçim kampanyası çerçevesinde dün Ankara kent merkezi ve ilçelerini gezdikten sonra Kocaeli mitingi için özel uçakla Sabiha Gökçen Havaalanı’na gitti. Uçakta Posta Gazetesi Ankara Temsilcisi Hakan Çelik ve Hürriyet Gazetesi yazarı Şükrü Küçükşahin ile birlikte yönelttiğimiz soruları yanıtlayan Kılıçdaroğlu, İsrail’e gidip iş bağladığını iddia ettiği bakanın Hilmi Güler olduğunu açıkladı.

Kendisini “İsrail’e yaltaklanmakla” suçlayan Başbakan’a önceki gün miting meydanlarında yanıt veren Kılıçdaroğlu, “Erdoğan kendisine yakın işadamına ihale verilmesi için bakanını İsrail’e gönderdi” demişti. Uçakta bu konu açıldı.

Kılıçdaroğlu, “İsrail’de Çalık Grubu’na ihalesiz iş verilsin diye kulis yapanın adı Hilmi Güler’dir. Bu bilgi benim iddiam değil. Dışişleri Bakanlığı’nın resmi belgelerine yansıyan bir bilgidir. O belge benim elimde var” diye konuştu.

Kılıçdaroğlu, diğer soruları ise şöyle yanıtladı:

* Siyaset çok sert gidiyor, söylenenler unutulabilir mi?
Herhalde unutulmaz.

* AK Parti ile mi MHP ile mi ittifak yaparsınız?

Bizim ilk tercihimiz tek başına iktidar olmaktır.

* Kürt meselesi nasıl çözülecek?

Bu sorunu tek başına hiçbir siyasi parti aşamaz. Bunun için toplumsal uzlaşmanın gerçekleşmesi lazım. Parlamentoda akil adamlardan oluşan bir komisyon oluşturulmalıdır. Bu komisyona her siyasi parti konuyla ilgili uzmanlığı ve bilgisi olan isimleri vermelidir. Sorun aşılır. Birinci koşul budur. İkinci koşul, bu sorun iç politika meselesi yapılmamalıdır. AKP bu sorunu çözemez.

* Neden çözemez?

Çünkü AKP’nin niyeti sorun çözmek değil. Bugüne kadar hangi sorunu çözdü ki? Ekonomiden eğitime sosyal yaşamdan dış politikaya kadar yığınla sorun var, bunlardan hangisini çözdü? AKP ne yaptı? Sadece yandaşların sorunlarını çözdü, devlet olanaklarını kullanarak kendisine destek veren yandaş sermaye grubu oluşturdu. Sadece yandaşlarını zengin etti, yeni bir sermaye sınıfı yarattı. AKP’nin başarılı olduğu tek alan bu. Şimdi anayasa değişikliğinden de çark etti, “367’yi bulmazsam anayasayı değiştirmeyeceğim” dedi. Hani sen demokrattın? Bu kadar hızlı dönen bir başbakan görmedim.

* Mustafa Sarıgül’ün desteğini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Recep Bey belki sinirlenmiş olabilir, bizim açımızdan sorun yok. Türkiye Değişim Hareketi’nin gücü nedir bilmiyorum. Ama geçmişte CHP ya da diğer partilerin içinde olanlar bize destek verirlerse bundan memnun oluruz.

* Mitinglerinizde en büyük coşkuyu hangi şehirlerde gördünüz?

Uzun yıllardır çok düşük oy aldığımız Kütahya, Elazığ, Düzce’de, yağmura rağmen Bolu, Sakarya’da benim dikkatimi çeken mitingler oldu. Siyasi partiler içinde en güçlü ekip bizde. Benim ekibimle karşılaşmak istiyorlarsa kendi ekiplerini çıkarsınlar. Daha genç, daha dinamik, daha iyi eğitimli, konusunu daha iyi bilen, bir ekibimiz var. Zaten yayınladığımız raporlarda bu açıkça görülüyor. Hiç bir parti bizim kadar rapor hazırlayıp kamuoyuyla paylaşmadı. İklim değişikliği, kadın, ekonomi, milli eğitim, spor, yoksulluk, sivil toplum, tarım; ciddi tutarlı ayakları yere basan raporlar hazırladık.


'AKP din istismarı yapıyor'


* Meydanlara din söylemi çok mu hakim oldu?

AKP din istismarı yapıyor. Amaçları insanları din yoluyla kandırmak ve aldatmak. Bu onların zaten kültüründe var. Ama ne yaparlarsa yapsınlar gelip duvara tosluyorlar. Cumhuriyet tarihinde ilk kez bir başbakan kendi bakanının yolsuzluk yaptığını itiraf etti. Şimdi inançlarla yolsuzluğu nasıl bağdaştıracaklar merak ediyorum. “Bakanların adını açıkla” deyince “AKP’nin iç işine karışma” diyor. Yolsuzluk yapanları korumak, onların sırtını sıvazlamak ne zamandan beri AKP’nin iç işi oldu? Bugüne kadar hiçbir bakan da çıkıp cesaret edip bir şey söyleyemedi. Yarın o bakanlar çocuklarının yüzüne nasıl bakacaklar? Ancak merak edilmesin, Meclis açıldığında harekete geçeceğiz.

* Önceki dönemlere göre CHP’de nasıl bir fark var?

Biz ilk kez hiçbir partinin düşünemediği kadar kamuoyunun önüne çıktık.. Sosyal devlet algısını ve halk kavramını öne çıkardık. Demokrasi ve özgürlük kavramlarını işledik. Bunlar bizim bu seçimlerdeki artılarımız.

* Meydanlardaki insanlar özgürlük mü, ekmek mi istiyor?

Eğer işsizlerse doğal olarak ekmek derdinde oluyorlar, karnı doyan insanlar ise özgürlük söylemlerine daha fazla dikkat ediyor. Türkiye’de topluma uygulanan baskı inanılmaz dozda arttı. Kimse rahat konuşamıyor. Kimse istediğini yazamıyor. AKP’nin 9 yılda birşey getirmediğini halk da görüyor. Esnaf, emekli, işçi, çiftçi rahatsız.

* Seçime bu kadar az bir zaman kala başarı kriteriniz nedir?
Bizim için başarı iktidar olmaktır.

* İktidar olmazsanız başarısız olduğunuzu mu anlayacağız?
Onun takdirini kamuoyuna bırakacağız.


'Cumhurbaşkanı’nın yargı kararı çıkmadan konuşması doğru değil'



* Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün hapisteki gazetecilerle
ilgili sözlerini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Cumhurbaşkanı’nın yargı kararı çıkmadan konuşması doğru değil. Devam eden bir dava hakkında konuşmak yanlış. O makam sıcak siyasi gelişmelerin değerlendirildiği bir makam olmamalıdır. Anayasamızda cumhurbaşkanının tarafsızlığı esastır. Bunu dikkate alarak Sayın cumhurbaşkanının değerlendirme yapması ve belli değerlendirmelerden kaçınması gerekir.

* Bugüne kadar kaç bölgeye gittiniz? Ne kadar seyahat ettiniz?

Şimdiye kadar 81 ile gittim 200 ilçeyi ziyaret ettim, bazı yerlere birkaç kez gittim.


'Başbakan'ın İnan Kıraç açıklamalarını anlamıyorum'



* Başbakan Erdoğan ve AK Parti sözcüleri The Economist ve diğer yabancı dergilerde iktidarla ilgili yorumlara çok sert tepki verdi. Nasıl değerlendiriyorsunuz?

AK Parti’nin gerçek yüzünü dünya da gördü. Hükümetin güven vermeyen, tek parti rejimine doğru giden bir devlet partisi olduğunu herkes fark etti. Devletin valileri AK Parti il başkanı gibi çalışıyor, kaymakamlar da öyle. The Economist ve diğer yayın organları yıllardır hükümeti destekleyen yazılar yayınlıyor. Başbakan bu dergilerin geçmişte yazıp çizdiklerini unuttu herhalde. The Economist destek verdiğinde Başbakan hiç itiraz etmiyordu, aynı dergi CHP’ye destek isteyince düşman oldu.

* İnanç Kıraç’la ilgili tartışmayı nasıl değerlendiriyorsunuz?

Başbakan’ın açıklamalarını anlamakta zorlanıyorum. İnan Kıraç iddialara göre özgürce görüşlerini açıklamış. Bir kişi dünya görüşünü açıkladı diye Başbakan’ın düşmanı olabilir mi?

* Son haftayı nasıl görüyorsunuz? Oy oranınız yükseliyor mu?

Evet çok iyi gidiyoruz. İnşallah parti olarak bir hata yapmayız ve böyle güzel şekilde bitiririz.

* Peki yabancı basında Türkiye’deki seçimle ilgili yorum yapılmasını yanlış mı buluyorsunuz?

Hayır niye yanlış olsun. Bizim dış politika ile ilgili yazarlarımız da İran’la İsrail’le ilgili yorumlar yapmıyor mu?
 

ETİKETLER

haber