Politika

Kılıçdaroğlu: DP'lileri, DYP'lileri, ANAP'lıları CHP'ye davet ediyorum

Kılıçdaroğlu, 'Atatürk’ün laik sosyal hukuk devletine inanan herkesi, DP’lileri DYP’lileri, ANAP’lıları CHP’ye davet ediyorum' dedi

15 Temmuz 2012 13:19

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Genelkurmay'ın Suriye'nin düşürdüğü Türk jeti sonrası yaptığı açıklamaları eleştirdi. Kılıçdaroğlu, "Genelkurmay tam bir şamar oğlanına döndü. Her açıklamada biraz daha irtifa kaybediyor. Bırakın açıklamayı Başbakan yapsın. Genelkurmay siyasi otoritenin yükünü üstüne alıyor" dedi. Kılıçdaroğlu, "Biz sosyalist Müslümanların duruşundan memnunuz. Mesela Mehmet Bekâroğlu, onurlu, ilkeli duran bir adam. CHP’ye gelmesini isterim" dedi.

Kılıçdaroğlu, CHP’lilere, “Partide ve Türkiye’de değişimi başlatacağız” mesajını vererek kurultayın ardından hedefin seçimler olduğunu söyledi. CHP lideri, parti içinde “İlkelerden ödün veriliyor” endişelerinin de yersiz olduğunu söyledi. Kılıçdaroğlu, “İlkelerimizden ödün vermeyiz. Endişeli olan CHP’liler rahat olsun. Atatürk’ün laik sosyal hukuk devletine inanan herkesi, DP’lileri DYP’lileri, ANAP’lıları CHP’ye davet ediyorum” dedi.

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, parti genel merkezinde yaklaşan kurultay öncesi Vatan gazetesinden Kıvanç El'in sorularını yanıtladı. 60 kişilik Parti Meclisi için çok sayıda talep geldiğini söyleyen Kılıçdaroğlu, “Sizin yerinizde olmak istemezdik” esprimize, “Valla ben de olmak istemezdim...” esprisiyle karşılık verdi ve gündemin önemli konularına ilişkin çarpıcı açıklamalar yaptı.

İşte Kemal Kılıçdaroğlu’nun yanıtları...


Kurultay beklentiniz nedir?

Türkiye’nin en çok ihtiyaç duyulan konusu demokrasi. Müthiş kısıtlamalar var, insanlar rahat değiller. Telefonda rahat konuşamıyorlar. Bir iktidar vesayeti var. Demokrasilerde bu kabul edilemez. Bu baskı artıyor gün geçtikçe baskının aracı olarak yargı kullanılıyor. Bu da güçler ayrılığı ilkesinin toplum nezdinde itibar kaybetmesine yol açıyor. Yargının toplum nezdinde itibar kaybetmesine yol açıyor. Yasama organı yürütme organının emrinde. Bu da demokrasi açısından ciddi bir sorun.


Kurultayın mesajı “Demokrasi ve Değişim Kurultayı” oldu. Değişimden kastını nedir?

Değişimden kastımız şu; dünya değişiyor insanlar değişiyor CHP de değişecek. Bir ana hedef var. Çağdaş uygarlık bağlamında değişecek. Yeni isimler, yeni kadrolar yeni düşünceler mutlaka tartışılacaktır. Bu da CHP’nin öteden beri geleneği olan değişimi yaşamasıdır. En çok değişen parti CHP’dir. Tek parti rejiminden demokrasiye kabul edip çok partiye geçmiştir önemli bir değişimidir. Demokrasi getirdi. İlk kez Anayasa Mahkemesi’ni seslendirdi, yargı bağımsızlığı, evrensel insan haklarının önemini vurguladı. Gelinen noktada da bugün özgürlük çok önemli. İnsanların özgür yaşamaları devletin baskısından olabildiğince arındırılması gerekiyor. Birey kendisini daha özgür hissetmelidir. Değişim sadece insanların değişimi değil düşüncelerin de değişimidir. Çağdaş uygarlık hedef olarak gösterildi. Madem küreselleşme var. Bunun yararlı ve zararlı yönleri var. Olabildiğince küreselleşme zararından korunmak ve onun getirdiği avantajlarından yararlanmak gerekiyor.


‘CHP’liler rahat olsun, ödün vermeyiz’


Partiniz içinde bir kesimde ‘parti laiklikten, ilkelerinden uzaklaşıyor’ endişesi var?

Partililerimizin böyle bir endişeye kapılmasına gerek yok. CHP’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarıdır. Onun gösterdiği bir hedefi var; çağdaş uygarlık hedefi var. Mustafa Kemal’in 21. Yüzyıl’a taşıyacak olan da bu hedeftir, çağdaş uygarlıktır. Partililer rahat olsunlar. Ana ilkelerden kopmadan devrimci ruhundan, mazlumların yanında olmasından demokrasi özleminden, laiklikten ödün vermeden ve geliştirerek gelecek kuşaklara taşıyacağız. Statükocu olarak adlandıran kesimler de var. Çağda uygarlığı hedef gösteren düşünce asla statükocu değildir. Bu iyi bilinmelidir. Atatürk çok yönlü bir devlet adamıdır. Bir askerdir aynı zamanda iyi bir diplomattır. Bilime önem verir. Sanata sanatçıya değer verir. Aynı zamanda bireye önem veren bir insandır. 1921’de kurduğu ilk kuruluşlardan birisi Çocuk Esirgeme Kurumudur. Mustafa Kemal özel bir önem vermiştir. Geleceği gören öğrenen bir Mustafa Kemal vardır. CHP’yi bir çınara aynı zamanda bir filize benzetirim. Köklü gelenekleri vardır çınardır ama değişen dönüşen filizlenen bir çınar olduğunu unutmayalım. Filizlerden birisi sosyal demokrat düşüncedir. Bülent Ecevit tarafından ortanın solu hareketi sonra gelmiştir. Biz de Türkiye’ye özgürlüğü yeniden getirmek durumundayız. Bizim sosyal demokrasi, evrensel sosyal demokrasi kurallarını Türkiye’ye getirmemiz gerekiyor. Bunu uygulamamız gerekiyor. Evrensel sosyal demokrasiye katkı yapan bir parti olmamız gerekiyor. Bizim içindeki koşullarımız; bölgesel kalkınmadaki sorunlarımız evrensel sosyal demokrasiye katkı yapmamızı sağlıyor bir anlamda mecbur kalıyor.


DP’lilere ve ANAP’lılara davet


Parti içinde muhalifler dahi size kredi veriyor. Kadrolarınızı eleştiriyor. Yeni yapının tam olarak oturması için sabırla bekleyecek misiniz?

Sabırlı bir insanım. Farklı düşünenlere saygı duyuyorum. Farklı düşünmenin CHP’ye büyük artılar getireceğine inanıyorum. Farklı düşünmek CHP aleyhine düşünmek anlamına gelmez. Farklı düşüncelerden bizde yararlanmalıyız. Ben farklı düşünenleri eleştirmedim. Partiyi eleştirenleri partiye zarar verecek söylemleri geliştirenleri eleştirdim. CHP’lilerin bu olaya bakması lazım Türkiye içinde bulunduğu duruma bakması lazım. Eski DP’liler DYP’lileri, ANAP’lıları, Atatürk’ün laik demokratik sosyal demokrat ilkelerine inanan vatandaşların hepsini CHP çatısı altına bekliyorum. Onlar Türkiye’nin 21. yüzyılda bölgesinden yıldız olabilmesi için CHP’ye destek vermelidir. Güven kaybeden sözüne güven duyulmayan bir ülkeden, bölgesinde kararlı duruşu olan başka ülkelerin iç işlerine girmeyen özgürlüklerine demokrasilerine katkı olan bir ülke olmalıyız.


‘İdeolojimizi tartışmaya hiç gerek yok’


Kurultayın ardından parti içi kavganın sona ermesi beklentisi var ve hedefin artık seçimler olması beklentisi var. Kavga bitecek mi?

Türkiye iyi yönetilmiyor herkes bunu biliyor son Suriye krizi Türkiye’nin kimler tarafından yönetildiğini açıkça gösterdi. Ekonomi de sıcak paraya teslim oldu. İşsizlik temel bir sorun çözülmedi. CHP’ye büyük görev düşüyor. Kendi içinde uyumlu olan ortak ses çıkaran, ülke sorunlarına kilitlenmiş halka güven veren çözümleri halka sunan bir CHP’ye ihtiyaç var. Bizim temel hedefimiz bu. Partinin ideolojisini tartışmaya hiç ama hiç gerek yok. Kendi felsefi, görkemli bir tarihi var. Hangi siyasi partiye böyle görkemli tarih nasip olmuş. Onu tümüyle tartışma dışında bırakmamız ve geleceğe yönelmemiz gerekiyor. Geleceğe bakmamız lazım. Önümüzde 3 seçim var. Türkiye iyi yönetilmiyorsa itibar kaybı varsa bizim insan haklarının özgürlükleri esas alan bir yol haritası üzerinden ekonomi ve sosyal yaşama bakmamız gerekiyor. İnsanı mutlu olan özgür olan bir toplum yaratmalıyız. Türk insanı bunu hak ediyor. Kendi sorunlarımızı çözmede başkalarının tavsiyelerini alabiliriz ama kendi irademizi öne koymak zorundayız. Kendi sorunlarımızı çözmede başkalarının iradesi ortaya çıkıyor. AKP bunu yapıyor bunu yaptığı için de hiçbir sorunu çözemedi.


‘Türkiye rant cumhuriyeti oldu’


Yerel seçimlerde hedefiniz nedir? ‘İstanbul’u alacağız’ diyor musunuz?

İstanbul meydanda, kaç yıldır yönetiyorlar, sorunları çözülmedi. Halkın bunu görmesi lazım. CHP, İstanbul’u yönetse böyle İstanbul olabilir miydi? CHP nasıl yönetiyor diye merak eden varsa İzmir’e, Antalya’ya baksınlar. Celal Doğan’ın Gaziantep’ine baksınlar. Türkiye’yi bunlar büyük bir rant cumhuriyetine çevirdiler. Kendi yandaşlarının nemalandırıldığı bir cumhuriyete dönüştürüldüler. Bu çok önemli bir durum. Siz özgürlükleri kısıtlıyorsunuz yargı bağımsızlığı kalkıyor demokrasi belli alanlarda kalkıyor. Düşünce özgürlüğü kısıtlaması var. Medya baskısı var. Bunlar ile gelişme olmaz, büyüme demokratikleşme olmaz. CHP’ye ihtiyaç var. Onun için CHP’nin sosyal demokrasi evrensel ilkelerini esas alan yönetimine Türkiye’nin ihtiyacı var.


‘Basın hürdür sansür edilemez


Terör konusunda öneriniz oldu. MHP’den randevu talebiniz olacak mı?

Kurultayı bir bitirelim. İktidarın bu konuda ne yaptığını bilmiyoruz bizim önerimiz açık. Meşru zeminde komisyon kuralım bu sorunu çözmek için oturalım konuşalım. Bu söylemin arkasındayız. Her yerde dillendireceğiz.


Anayasa komisyonunda ele alınan basın maddesini nasıl görüyorsunuz?

O madde öyle geçmez. Çünkü ‘basın hürdür sansür edilemez’, nokta... Bunun tartışması olmaz. Demokrasilerde bunun tartışması olmaz. Basın halkın gözü kulağı ve sesidir belli çevrelerin çıkar gruplarının değil. Halkın gözü kulağı ve sesidir. Basın hürdür sansür edilemez. Tartışmaya da gerek yok.


‘Niye Genelkurmay açıklıyor?’


Suriye krizi konusunda Genelkurmay’ın açıklamalarını nasıl görüyorsunuz?

Bu konudaki açıklamaları niye Genelkurmay yapıyor ben bunu anlamıyorum. Genelkurmay siyasi bir otorite mi? Her açıklamada biraz daha irtifa kaybediyor. Ahmet Davutoğlu orada oturuyor neden açıklama yapmıyor. Başbakan orada oturuyor, bizimle görüşmede masanın başında o oturuyordu, neden açıklama yapmıyor? Genelkurmay siyasi otoriteye bağlı değil mi? Siyasi otoriteye bağlı ise siyasi otoriteye bilgi verir, açıklama yapar. İstihbarat örgütü olmayan bir Genelkurmay Başkanlığı’nın açıklama yapmasını doğru bulmuyorum. İstihbarat MİT’teyse MİT açıklama yapsın. Ordu kendi kendisini toplumun gözünde itibarsızlaştırıyor. Bu açıklamaları siyasi otorite yapar. Genelkurmay tam bir şamar oğlanına döndü. Bırakın açıklamayı Başbakan yapsın. Genelkurmay siyasi otoritenin yükünü üstüne alıyor. İktidar bölgesinde oyun kuran devlet olmadığını gösterdi. Türkiye büyük devlettir ama AKP yönetiminde değil. Güçlü devlettir ama AKP yönetiminde değil. Hukuk devletidir ama AKP yönetiminde değil. Türkiye’de demokrasi vardır. Ama AKP yönetiminde yoktur. Bunların tümü askıya alınmıştır.


Başbakan, CHP’nin Suriye’yi desteklediğini iddia ediyor?

Bizi kısır tartışmaların içine çekmek istiyor. CHP bu ülkeye demokrasi getirmiştir. CHP bu ülkeye sosyal demokrasi getiren partidir. Özgürlükleri seslendiren partidir. Başbakan bunları bilemez. Merak ettiğim Rusya’ya niye gidecek? Kamuoyuna ‘Ben bu gerekçeyle Rusya’ya gidiyorum’ desin. 1 yıl önce dedik ki ‘Türkiye Suriye konusunda adım atsın uluslararası konferansı Türkiye’de toplasın Rusya, Çin, İran, Suriye’den 2 kanat davet edin, Türkiye’de toplantı yapın’ dedik. Yapmadılar. Duymazlıktan geldiler. Bir yıl sonra Rusya yaptı toplantıyı. Başbakan şimdi Rusya’ya gidiyor. CHP’nin ne kadar ülke yönetiminde kararlı tutarlı öneriler yaptığını Başbakan’ın bilmesi görmesi lazım.”


Numan Kurtulmuş kurtuldu ama Asiye nasıl kurtulduysa o da öyle!


HAS Parti Genel Başkanı Numan Kurtulmuş, AKP’ye katılıyor. Bu siyasi gelişmeyi nasıl değerlendiriyorsunuz?

Numan Kurtulmuş, kurtuldu. Kendisine göre kurtuldu. Asiye nasıl kurtulduysa Numan Kurtulmuş da öyle kurtuldu. Söylemleri AKP için kullandığı bütün söylemleri siyasi yaşamı boyunca önüne konulacaktır. Bir faturası olacak. O kurtuluşun, kurtuluş olmadığını bilmesi lazım.


Derviş’i aradım ama davet etmedim


Yenilenecek Parti Meclisi’nde ve MYK’da bir sürpriz olacak mı?

Büyük bir sürpriz olmayacak listelerde. MYK’yı seçilecek PM’ye göre bakacağız değerlendireceğiz.


Anahtar liste ile mi seçime gidilecek?

Kurultayda çarşaf liste uygulanacak. Anahtar liste yapısını yarın (bugün) il başkanları ile yapılan değerlendirmede onlara da soracağız.


Kemal Derviş’i çağırdınız mı?

Yönetime kesinlikle davet yok. Ekonomi konuştuk, dışarıdan ekonomi nasıl görünüyor diye sohbet ettik.


Poğaça çalanlar içeride, insan boğanlar dışarıda


3. Yargı Paketi kapsamında ülkücülerin tahliyelerini nasıl görüyorsunuz?

Bir yargıç kararı toplum vicdanında kabul görmüyorsa o yargıcın kararı sağlıklı değildir. Çıkan bir yasa toplumun vicdanını kanatıyorsa sağlıklı değildir. İnsanları telle boğan, öldüren insanlar için düzenleme yapmak tepkilere yol açtı. Ayrıca pişman olmadıklarını söylediler. Bu ne demektir ‘aynı koşullar olursa ben yine boğarım’ demektir. Bu sözleri Recep Tayyip Erdoğan’ın kendi vicdanına sorup ‘Biz ne yaptık?’ diye sorgulaması lazım. Kendisine sorması lazım. Milletvekilleri içeride, poğaça çalanlar içeride, insanları telle boğanlar dışarıda...


Büşra Ersanlı tahliye edildi

Çok mutlu oldum. Kendisi ile görüşeceğim.


‘Bu ayıbın giderilmesi lazım’


 Ersanlı’nın tahliyesi milletvekilleri için bir umut oldu mu?

Vekillerin tutuklu olması ayıp ve bu ayıbın giderilmesi lazım.

 

Kılıçdaroğlu: Bekaroğlu’nu CHP’de görmek isterim

 

Cumhuriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Utku Çakırözer de köşesinde Kılıçdaroğlu'nun sözlerine yer verdi. Kılıçdaroğlu, "Biz sosyalist Müslümanların duruşundan memnunuz. Mesela Mehmet Bekâroğlu, onurlu, ilkeli duran bir adam. CHP’ye gelmesini isterim" dedi.

Utku Çakıözer'in "Kılıçdaroğlu: Bekaroğlu’nu CHP’de görmek isterim" başlığıyla yayımlanan yazısı şöyle:


CHP son iki yıl içindeki dördüncü kurultayını salı günü gerçekleştirecek. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu için asıl sınav rakipsiz gireceği kurultay değil, iki yıl sonra yapılacak yerel seçimler. Zorlu seçim maratonunu salı günü yapacağı kurultay konuşmasıyla başlatacak. Yarışta ipi göğüslemek için halkın karşısına ‘yeni CHP’ ile çıkıyor. Yeni CHP’nin tarifini de çok basit biçimde yapıyor:

“Yeni CHP; halka daha yakın, halkın dilinden konuşan, halkın sorunlarına çözüm üreten bir CHP’dir.”


‘Hasan Ali’lerin kökündeniz’


Yine de bu ‘yeni CHP’ sözü daha ilk kullanıldığı günden bu yana, başta parti tabanı olmak üzere kamuoyunda geniş bir tartışmayı da beraberinde getiriyor. Önceki akşam Cumhuriyet ailesiyle buluşmasında, “Yeni CHP partiyi köklerinden koparacak mı?” sorusuna önce “Biz hem bir ulu çınarız hem de genç bir filiz” dedikten sonra şöyle açtı bu sözünü:

“Köklerinden kopan bir CHP olmayız. Bu kadar köklü bir tarihe sahip olmayı hangi parti istemez? O görkemli tarihimizi reddedebilir miyiz hiç? Bizi o tarih var ediyor. Ama eleştiriler de olacaktır. Nâzım Hikmet mahkûm edildi, Sabahattin Ali öldürüldü, Behice Boran sürgün edildi. Bunlar hep tek partinin getirdiği olgulardı. Yani tek parti döneminde de Recep Tayyip Erdoğan’lar vardı. Ama Hasan Âli Yücel’ler de vardı. Biz işte o Hasan Âli Yücel’lerin köklerine sahip çıkıyoruz.”


Solda ‘ortaklık’ dönemi


CHP liderinin yeni dönem stratejisinin bir ucunda siyasi yelpazenin solundaki tabanı bir arada tutma fikri var. CHP’nin dışındaki tüm sol, sosyalist, sosyal demokrat akımlarla yakın diyalog içinde olduğunu örnekleriyle anlattı:

“İlk kez TMMOB’nin genel kuruluna katıldım ki onlar CHP’ye mesafeli bir gruptur. Ortak çalışmamız gerektiğini, ayrışmanın doğru olmadığını söyledim. Türk Tabipleri Birliği genel kuruluna katıldım, benzer mesaj verdim. ÖDP’liler ile görüştüm. Bizim dışımızdaki solun gelişmesini ve büyümesini ben de çok arzu ederim. TİP örneği olmasaydı CHP belki sola bu kadar geniş bir açılım sergileyemezdi. Bizim tüzüğümüz var, ilkelerimiz var. Projelerimizin tamamı sol söylem üzerine kurulu. O ilkeleri benimseyen herkese çatının altında yer vermek istiyoruz.”

Bu çerçevede adına ‘ittifak’ demese de seçimlerde pragmatik bir işbirliğine hazır olduğunun işaretini de veriyor:

“Onlar gelip bize destek verebilirler. ‘Şunu aday gösterin destek veririz’ diyebilirler. Bu tür işbirliklerinin önünde bizim hiçbir engelimiz yok.”


‘İnançlıları aramızda isteriz’


Kılıçdaroğlu’nun “Halka yakın, halkın dilinden konuşan yeni CHP”sinin gözünü diktiği bir kesim de muhafazakâr merkez sağ kitleler. Onları kazanmadan seçim kazanamayacağının farkında.

“İnançlı insanları da aramızda görmek istiyoruz. Rahmetli Bülent Ecevit ilk kez kullanmıştı. Biz de mütedeyyin insanları rahatsız etmeden yolumuza devam etmek istiyoruz. Kentli merkez sağ bize oy veriyor. Ama Anadolu çok daha muhafazakârlaştı. Kırsal kesimdeki CHP algısını kırmak zor.”

Bu konudaki analizini de şöyle paylaşıyor:

“Sorun yine bizde. Aydın din adamı yetiştiremedik, insanlara İslamiyeti ve kendimizi anlatamadık. Keşke İhsan Özkes gibilerden çok daha fazla olsaydı aramızda.”


‘Sosyalist Müslümanlardan memnunuz’


CHP lideri AKP ile HSP arasındaki yakınlaşmayı da takip ediyor. AKP’ye sağdan en sert eleştirileri getiren HSP lideri Numan Kurtulmuş’un yeni tavrı için “Bu kadar keskin viraja şaşırdım. Erdoğan’ın ‘Yıldırım Akbulut’u olacak sanırım” diyor. HSP’de ve kamuoyunda ismi gündemde olan diğer sosyalist İslamcıları da yakından takip ettiğini hissettiren Kılıçdaroğlu, dün partisinin İstanbul İl Başkanlığı’ndan istifa eden Mehmet Bekâroğlu için şu sürpriz açıklamayı yapıyor:

“Biz sosyalist Müslümanların duruşundan memnunuz. Mesela Mehmet Bekâroğlu, onurlu, ilkeli duran bir adam. CHP’ye gelmesini isterim. Ama şu aşamada Numan Kurtulmuş tartışması yaşanırken kıpırdayamaz, ‘Ben de gidiyorum’ diyemez. Belki sonra değerlendirilebilir.”


Eliaçık ile de görüştü


Danışmanları İslamcı sosyalistlerden İhsan Eliaçık ile de görüşmesi, hatta CHP’ye davet etmesi için Kılıçdaroğlu’na telkinde bulunmuş. Renk vermeden, “Daha önce görüştüm kendisiyle. Ama kurultay öncesinde bugünlerde görüşmedim” demekle yetiniyor...


‘Hata yapan bedelini öder'


CHP lideri kendisinin liderlik testine dönüşen 2014 yerel seçimleri ve 2015 genel seçim süreçlerinde kamuoyunda CHP imajını yıpratacak hiçbir olumsuzluğa ya da parti içi çekişmeye izin vermeyeceğini de kesin bir dille ifade etti. Görüşü çok net: “AKP zaten simsiyah bir sayfa. Ama biz de kendi beyaz sayfamızda siyah noktalara izin vermemeliyiz. Parti içinde görüşler, eleştiriler elbette olabilir. Ancak bunu hakarete vardırmak ya da parti içinde aykırı söylem geliştirmek gibi davranışlara asla izin vermeyeceğim. Kimsenin gözünün yaşına bakmayacağız. Hata yapan bedelini ödeyecek.”


Kadınlar övgü


Yaklaşık iki buçuk saat süren sohbetimiz sırasında CHP lideri birkaç kez örgütündeki CHP’li kadınları övdü. Bunlardan dikkat çekici isimlerden biri Türkiye’de kadın girişimciliğinin öncü isimlerinden Gülseren Onanç oldu.

Kılıçdaroğlu onunla ilgili şu değerlendirmeyi yaptı: “Bu CHP’li kadınlara hayran olmamak elde değil. Geçmişte defalarca bakanlık yapmış partinin ak saçlı isimleri milletvekilliği garantisi almadan gelmek istemiyor. Ama Gülseren Hanım Parti Meclisi üyesi olmasına rağmen milletvekilliği talebiyle çıkmadı karşıma hiç. Milletvekili yapılmayınca küsmedi. ‘Ben partiliyim, yeni geldim’ dedi. Çalışmaya devam etti.” Çalışmasını takdir ettiği ikinci kadın ise Eğitimden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Perihan Sarı oldu. CHP lideri, “Bu partide ilçe örgütünden yukarıya doğru eğitimleri ilk kez başlattık” diyerek ismini vermeden

Sarı’nın çalışmasından memnuniyetini dile getirdi.