Ekonomi

KDV ve ÖTV artışına bakılırsa halkımız para harcıyor

Güngör Uras, TÜİK'in açıkladığı sanayi üretim endeksi verilerini değerlendirdi.

14 Nisan 2010 03:00

T24 - Ekonomi yazarı Güngör Uras, TÜİK'in açıkladığı sanayi üretim endeksi verilerini değerlendirdi. Sanayi üretim endeksinin geçen yılın ilk 2 ayına göre bu yıl yüzde 15.0 dolayında artışının KDV’de yüzde 40.0 oranında, ÖTV’nin yüzde 33.7 oranında artış olduğunu söyledi.

Uras'ın Milliyet gazetesinde bugün (14 Nisan 2010) yayımlanan yazısı şöyle:

Yılın ilk 3 aylık döneminde (Ocak-Şubat-Mart):

-  Dahilde alınan KDV (Katma Değer Vergisi) yüzde 40.0 oranında arttı.

-  Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) yüzde 33.7 oranında arttı.

-  İthalat yapıldığında, yurda giren ithal mallarından alınan KDV yüzde 57.5 oranında arttı.


Bu 3 vergi  neden artar?

-  Ülkede talep artınca artar. Alışveriş artınca artar. Üretici üretim yapınca, tüketici daha fazla mal ve hizmet almaya başlayınca artar.

-  İthalat yapılınca, yurda daha fazla ithal malı girmeye başlayınca artar.

Üretici acaba daha fazla üretim yapıyor mu?

-  Merkez Bankası yılın ilk 3 ayına ait kapasite kullanım oranlarını açıkladı. Kapasite kullanımı geçen yılın ilk 3 ayına göre bu yıl 3 ayda ortalama yüzde 12.5 dolayında arttı.

-  TÜİK yılın ilk 2 ayına ait sanayi üretim endeksini açıkladı. Sanayi üretim endeksi geçen yılın ilk 2 ayına göre bu yıl ortalama yüzde 15.0 dolayında arttı.

Demek ki, KDV’deki yüzde 40.0 oranındaki, ÖTV’deki yüzde 33.7 oranındaki artış, sanayi üretimindeki artışın çok üzerinde.

Demek ki KDV ve ÖTV artışının arkasında  içerideki (yerli) üretimden öte, dışarıdan gelen ithal mallarının etkisi var. İthalat sırasında dışarıdan gelen mallardan alınan KDV’de 3 ayda yüzde 57.5 artış gerçekleşmesi de bunu teyit ediyor.

Üzümünü ye de bağını sorma diyecekler için 2010 yılının ilk 3 ayında (kriz rüzgârının olumsuz etkisinin sürmesine, üretimin canlanmasına, işsizliğe rağmen) vergi gelirlerinin yüzde 25.5 oranında artması çok olumlu bir gelişmedir.


Üzümünü ye, bağını sorma

Geliniz görünüz ki, vergi gelirlerindeki bu patlamanın etkisinde yılın ilk 3 ayında bütçe gelirinin 57.0 milyar TL’ye yükselmesine rağmen, gelir gideri karşılayamadı. Bütçe gideri 3 ayda
68.3 milyar TL olarak gerçekleşti.

Hazine 11.3 milyar TL’ye ulaşan 3 aylık gider-gelir farkını (bütçe açığını) kapatmak için borçlanmak, kamu borcunu artırmak zorunda kaldı.

-  Faiz düştüğü için Hazine eski borçlara daha az faiz ödüyor. Yılın ilk 3 ayında bütçeden yapılan faiz ödemeleri geçen yıla göre yüzde 17.1 oranında azaldı.

-  Buna karşılık, faiz hariç bütçe giderleri yüzde 10.4 oranında arttı. İyimser bir değerleme yapmak gerekirse, şu söylenebilir: “Geçen marttan bu marta TÜFE (enflasyon) artışı yüzde 9.56 olduğuna göre, bütçede sıkı bir harcama disiplini söz konusudur. Sabit fiyatlarla harcamalar geçen yılki çizgide kalmıştır.”

Aylık ve mevsimlik ve konjonktürel dalgalanmalar kalan ayları etkileyecektir. İlk 3 aylık değerlere bakarak kalan 9 ay için değerleme yapmak güçtür.


ETİKETLER

haber