Gündem

Hoştan: Çatlı'nın çantası bende

Sami Hoştan, "Abdullah Çatlı'nın Susurluk kazasında kaybolan çantası bende" dedi. Hoştan, çantayı Çatlı'nın eşine vermiş.

03 Şubat 2009 02:00

"Ergenekon" davası kapsamında 41'i tutuklu 86 sanığın yargılandığı davanın 46. duruşmasına başlandı. Aydınlık Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Serhan Bolluk, “Dünyada tanıdığım, bildiğim bir örgüt var, o da İşçi Partisi’dir” dedi. Sami Hoştan ise ilginç bir acıklamada bulunarak "Çatlı'nın çantası bende" dedi.

Susurluk kazasının ardından kaybolduğu iddia edilen Abdullah Çatlı'ya ait çantanın kendisinde olduğunu söyledi.

Aydınlık Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Serhan Bolluk'un İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nde çapraz sorgusu yapılırken söz alan Hoştan, Bolluk'un savunmasında Susurluk'tan çok söz ettiğini belirterek, bu konuda bazı şeyler söylemek istediğini kaydetti.

Kazayı ilk duyduğunda olay yerine gittiğini, Çatlı'nın cenazesini alan ve gömenin kendisi olduğunu belirten Hoştan, Çatlı'nın eşyasını alıp ailesine de kendisinin teslim ettiğini söyledi.

Hoştan, "Çanta da bende. Karar günü size teslim edeceğim" dedi.

Bunun üzerine Mahkeme Heyeti Başkanı Köksal Şengün, "Çanta boş mu?" diye sordu. Hoştan da "Boş" diye cevap verdi.

Hoştan, çantanın içinde Çatlı'nın kızına ait bir kolye, arabasının satılmasından dolayı 26 bin Mark para olduğunu, bunları da Çatlı'nın eşine eşyayla birlikte teslim ettiğini bildirdi.

Sami Hoştan, bunları eşine teslim ederken çantanın da boş olarak kendisinde kaldığını ifade etti.

Hoştan, çantanın içinde herhangi bir belge ve bilginin bulunmadığını öne sürerek, böyle bir belge ya da bilgi bulunması halinde bundan mutlaka haberinin olacağını sözlerine ekledi.


Sistematik kuramadım

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmada savunmasını yapan Serhan Bolluk ise iddianamenin kendisiyle ilgili bölümünde yöneltilen suçlamalara ilişkin delil bulunmadığını öne sürdü.

“Sözde örgüte üye olduğu ve halkı isyana teşvik ettiği” gerekçesiyle suçlandığını söyleyen Bolluk, iddianamenin yazılış tarzı nedeniyle suçlamalara cevap verirken bir sistematik kuramadığını ifade etti.

Bu nedenle iddianamedeki suçlamalara sırayla cevap vereceğini belirten Bolluk, ajandasında yer alan “Alemdaroğlu’nun evindeyiz” şeklindeki notun bir sempozyum sırasında konuşmacının sözlerinden alınan not olduğunu anlattı.

İddianamede, bir ajanda da Sabancı suikastı sanıkları Fehriye Erdal, Mustafa Duyar ve İsmail Akkol’un adının geçtiğinin belirtildiğini kaydeden Bolluk, söz konusu ajandanın kendisine ait olmadığını söyledi.

Bolluk, iddianamede yer alan telefon konuşmalarına da değinerek, Doğu Perinçek ile “AKP Kapatılsın” şeklinde dergide atılması planlanan bir başlık üzerinde konuştuklarını, Perinçek’in buna karşı çıktığını ve yargıdan bazı şeyler beklenmesini eleştirerek, “Halk ihtilaliyle devirmek lazım” dediğini ifade etti.

Perinçek’in savunmasında “ihtilal” kelimesini kullandığından emin olmadığını belirttiğini hatırlatan Bolluk, kullanılmış olsa bile “ihtilal”den İP’in ne anladığının önemli olduğunu söyledi.

Bolluk, parti tüzüğünden amaç maddesini okuyarak, “Yapacağımız devrim burada anlatılan devrimdir. Sadece Türkiye’nin değil, tüm dünyanın ihtiyacıdır. Sonunda yapacağımız da budur. Kastedilen ihtilal de budur” dedi.

İddianamede yer alan diğer telefon konuşmalarına ilişkin de ayrı ayrı açıklamalarda bulunan Bolluk, kendi bölümünde bazı başka kişilerin konuşmalarına yer verildiğini, bunun kafa karışıklığı yarattığını söyledi.

Bolluk, numarasının davanın bazı sanıklarında çıkması ve bazı sanıkların numaralarının da kendisinde bulunmasının örgüt irtibatı olarak gösterildiğini belirterek, bahsedilen kişilerin neredeyse tümünün İşçi Partisi üyesi olduğunu, kendisinin partinin merkez karar kurulunda görev yaptığını, bu numaraların çıkmamış olmasının tuhaf olacağını savundu.

Doğu Perinçek’in başka biriyle yaptığı konuşmada “Devlet Bahçeli’nin 9 Sabıkası” adlı kitabın ilanının dergiye konulmasının kendisine söylenmesini istediğini belirten Bolluk, şöyle konuştu:”Bu konuşmadan örgütsel talimatlarla haber yaptığım sonucuna varılıyor. Benim örgüt üyeliğim de buradan çıkıyor. Bu iddiaya karşı nasıl bir savunma yapabilirim? Doğu Perinçek örgüt lideri ondan şüphe yok zaten. Dolayısıyla talimat sözde Ergenekon örgütünün talimatı. Doğu Perinçek ilanı koysun diyor. Talimatı yerine getirip getirmediğim de belli değil. Ancak onu da ben söyleyeyim, getirdim, getirmez miyim?”

Bolluk, “Dünyada tanıdığım, bildiğim bir örgüt var, o da İşçi Partisi’dir. Ben bunun dışında bir örgüt, hiyerarşi, disiplin tanımam. 30 yıldır bunun içindeyim. Doğu Perinçek, genel başkanımızdır. Onun dediklerini de yaparım. Bunun o sözde örgütle alakası da yoktur” diye konuştu.

 

ETİKETLER

haber