Gündem

Fehmi Koru: 'Cumhur İttifakı' oldu 'beka ittifakı'

"Yerel seçim ‘beka sorunu’ olursa, futbol da ‘kurtuluş savaşı’ haline dönüşür"

04 Şubat 2019 08:26

 

Fehmi Koru*

Ne yalan söyleyeyim, AK Parti sözcülerinin önümüzdeki yerel seçimle ilgili değerlendirmeleri arasında ‘beka’ sözcüğünü kullandıklarını ilk duyduğumda, bunu onların ağız alışkanlığına vermiştim.

AK Parti devleti yöneten iktidar partisi olduğu ve devlet de özellikle uluslararası arenada ciddi sıkıntılara muhatap bulunduğu için, sözcüleri “Bu bir beka sorunudur” tarzındaki cümleleri sıkça kullanıyorlar.

Son genel ve cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde de, farklı parti veya kişinin sandıktan önde çıkmasıyla meydana gelebilecek siyasi sarsıntıyı ‘beka sorunu’ olarak değerlendirmişti AK Parti sözcüleri…

İyi de, şimdi il ve ilçelerde belediye başkanları ile belediye meclis üyeleri için yapılacak seçime gidiyoruz, yine her gün içinde ‘beka’ sözcüğünün bolca geçtiği cümlelere maruz bırakılıyoruz.

Belediyeler o çevrede yaşayanların günlük ihtiyaçlarını görürler; seçilen kişiler biraz ufuk sahibi iseler yeni projelerle vatandaşların hayatlarını kolaylaştırıp güzelleştirmek görevinin sahibidirler. Kısacası devletin varlığı ve dirliği gibi konular belediyelerin görev tanımı içerisinde bulunmaz.

Onun için TBMM, hükümet ve devletin ilgili kurumları var.

Ancak ‘beka’ sözcüğü hiç ağızlardan düşmüyor.

‘Cumhur İttifakı’ oldu ‘beka ittifakı’

Yakınlarda, AK Parti ile ‘Cumhur İttifakı’ çatısı altında işbirliği yapan MHP’nin lideri de seçim kampanyasını ‘beka’ sözcüğü etrafında şekillendireceklerini belli eden açıklamalar yapmaya başladı.

MHP lideri, aday tanıtım toplantısında geçen hafta aynen şunları söyledi:

“Önümüzdeki seçimde bizim için beka her şeyin önünde ve üstündedir. Beka yoksa belediye taş yığını, beton yıkıntısıdır. Beka yoksa yani var oluşumuz hücum ve hüsrana uğramışsa, ne yapalım belediyeyi, nasıl yapalım siyaseti? Malum zillet korosu hep bir ağızdan soruyor, 31 Mart mahalli idareler seçimlerinin bekayla ne ilgisi varmış?… Hem belediye hem de beka diyor, tarihi ittifakımızı koruyoruz. İlle de bir tercih yapacak olursak, on defa, bin defa, on bin defa beka diyeceğimi de herkesin bilmesini istiyorum.”

Zaten AK Parti genel başkanı da olan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan da, dün, içinde yine ‘beka’ sözcüğünün geçtiği konuşması sırasında, MHP ile ‘Cumhur İttifakı’ için “İnşallah pazara kadar değil mezara kadar devam edecek” beklentisini dile getirdi.

İttifak öncesi iki parti arasında var görünen farklılıklar epeydir önemini kaybetmiş görünüyor. ‘Beka’ sözcüğüyle ifade edilen hassasiyet de galiba partiler arasındaki en önemli ortak değer.

‘Beka’ anlam olarak çok ağır bir kavram. Kurtuluş Savaşı sırasında o savaşı yürüten kadro bir ‘beka mücadelesi’ veriyordu; kazanamasak yok olabilecektik.

Mehmet Akif‘in “Allah bir daha bu millete yeni bir İstiklal Marşı yazdırtmasın” duası etmesine sebep olan dönemde ‘beka’ sözcüğü tam yerinde kullanılmıştır.

Allah göstermesin, yarın ya da öbür gün, yeniden bir varlık-yokluk cenderesinde kalınırsa, o zaman rahatlıkla durumu ifade etmek için ‘beka’ sözcüğü kullanılabilir.

Bugün öyle bir durum mu var?

Ufukta öyle bir durum görünmüyor. Tam tersine, Türkiye kendi sınırları dışına bile silahlı güç gönderebilecek durumda bugün. Sınırlar sınır ötesi coğrafyalarda bile korunabiliyor bu sayede.

O halde? Hem de yerel seçimde?

‘Beka’ konusunu ciddiye alanlara benim bir uyarım olacak: ‘Beka’ gibi varlık-yokluk mücadelesinde söz edilebilecek ağırlıktaki kavramları, o durumdan daha az önemli dönemlerde ve ilgisiz şartlarda kullanmak, gerçekten varlık-yokluk dönemeciyle karşılaşıldığı günlerde ciddi tehdidi anlatmada zaafa yol açabilir.

Futbol da ‘beka’ haline gelirse…

Her kavramı yerinde kullanmakta yarar var. Özellikle de bu kavram ‘beka’ gibi arkasında İstiklal Savaşı tarzında bir büyük mücadeleyi de barındıran ağır bir sözcük ise…

Genel seçim olsa hadi neyse, yerel seçim halkın temel ihtiyaçlarını karşılayacak yöneticileri seçmek için yapılıyor.

‘Beka’ sözcüğünü hiç değilse çok daha sonra yapılacak genel seçimin kampanyasına saklamakta yarar var.

Kavramlar yanlış kullanılmaya başlanırsa arkası gelir.

Nitekim, Süper Lig‘de zor günler yaşayan Fenerbahçe‘nin başarıdan başarıya koşulacağı sözünü vererek güçlü rakibi karşısında seçilmeyi başarmış başkanı da, ne zaman başarısızlığını örtmesi gerekirse, benzer ifadeler kullanmaya başladı.

Önceki gün çıktığı Yüksek Divan Kurulu üyeleri önünde şu cümleyi sarf edebildi Ali Koç: “Davadır, Kurtuluş Savaşı’dır; hep beraber, topyekun ve bir süre boyunca hepimiz imkanlarımız yettiğince elimizi taşın altına koymak durumundayız.” (fenerbahçe.org‘dan aynen aktarmadır. F.K.)

Yerel seçim ‘beka sorunu’ olursa, futbol da ‘kurtuluş savaşı’ haline dönüşür.

Bilmem anlatabildim mi?


*Bu yazı fehmikoru.com'dan alınmıştır.