Politika

Eylem yasal değil, ay sonuna kadar izin vereceğiz

Başbakan Erdoğan grup toplantısında daha önce kıdem tazminatını sorun eden Tekel işçilerinin şimdi farklı istekler peşinde olduğunu söyledi.

02 Şubat 2010 02:00

T24-   Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, TEKEL işçilerinin eyleminin amacını aştığını belirterek, "Amaç, hak arayışı değil, Hükümete karşı aleni bir kampanyaya dönüşmüştür. Bu eylem yasal değil" dedi. İşçilere "eve dönün, kullanılıyorsunuz" diyen Başbakan, Türkiye'nin "yolgeçen hanı" olmadığını belirterek, ay sonunda yasal adımları atacaklarını açıkladı.

 

AKP grubunda konuşan Erdoğan, "Olay ideolojik grupların, aşırı uçların istismarına dönüşmüştür. Oradaki belli bir grup da ne yazık ki bu oyunun içinde, bu tuzağa düşmüş vaziyette. TEKEL işçilerinin eylemi tamamen amacını aşmıştır. Amaç, hak arayışı değil, Hükümete karşı aleni bir kampanyaya dönüşmüştür. Pankartlara, sloganlara bakın. Şahsımı, partimi hedef alan edep dışı, terbiye dışı bir üslup kullanılıyor" dedi.

CHP ve MHP'nin işçileri istismar ettiğini söyleyen Erdoğan, "Bunların içinde medya kuruluşları var. Marjinal örgütler, buradaki işçileri hala istismara devam ediyor. Medyayı da kullanarak...Çetelerin yapamadığını, hukuk dışı örgütlenmelerin yapamadığını, kirli senaryoların başaramadığını şimdi bu türden olumsuz olayları abartarak, ajite ederek, kışkırtarak başaracaklarını zannediyorlar" diye konuştu.

"Oradaki işçi kardeşlerime sesleniyorum; kullanılıyorsunuz. 3 milyonu aşkın işsizin vebali var. İşçilerin, asgari ücretlilerin, memurların, emeklilerin, tüyü bitmemiş yetimin vebali var. Bizim 4-C kapsamında çalışacak işçilere teklif ettiğimiz ücretle çalışacak bu ülkede milyonlarca işsiz var, milyonlarca asgari ücretli var" diyen Erdoğan, "Burada oynanan oyunu iyi görmeniz gerekiyor. Buradaki olay hak arayışı içinde, masum talepler peşinde bir işçi eylemi olmaktan çıkmış, hükümete karşı yeni bir senaryonun parçası olmuştur. Ben TEKEL'de çalışan ve önceki gün itibariyle kıdem ve ihbar tazminatları hesaplarına yatan tüm işçi kardeşlerime şunu tekrar hatırlatıyorum; kamuda çalışmaya devam etmek isteyen arkadaşlarımız gitsinler sözleşmelerini imzalasınlar. Eylemdeki işçi arkadaşlarıma da eylemlerine artık sonlandırarak evlerine dönme çağrısında bulunuyorum" dedi.

Şu an yapılan eylemin yasal olmadığını kaydeden Başbakan Erdoğan, "Bu demokratik davranışımızı, bu ay sonuna kadar sürdüreceğiz. Ama bu ay sonu, 4-C ile ilgili işlem bittikten sonra yasal olan adım neyse, bu adımı bu defa biz atacağız. Bunu da ayrıca söylemek isterim. Çünkü, kusura bakmasınlar. Bu ülke yol geçen hanı değil, bu ülkenin sahipleri var" dedi.

"Bu özelleştirme değil, tasfiye olayı"

İşçi sendikalarıyla konuşarak 4-C'yi başlattıklarını söyleyen Başbakan, şimdi bu kişilerin bunu inkar ettiklerini belirtti. "Bu bir özelleştirme olayı değildir. Özelleştirme dışında, elimizde kalan tütün-yaprak depolarının tamamen kapatılması, tasfiyesi olayıdır" diyen Erdoğan, birkaç yer dışında buralar çalışmadığı halde maaş ödediklerini söyledi.

Erdoğan, "Sadece ihbar ve kıdem verip işi bitirirsiniz. İş hukukunda böyledir. Şimdi yapmak istediğiniz ne?" diyerek, TEKEL işçilerinin 4-C kapsamına alınmasının iyiniyet çerçevesinde olduğunu söyledi.

"Sendikacılıktan geliyorum"

"Ben sendikacılıktan geliyorum. Ben hayatımın çok ciddi bir kısmını işçi olarak yaşadım" diyen Erdoğan, şu anda Türk-İş'in içinde olanların kendisini bu noktada çok iyi tanıdığını söyledi. Erdoğan, "İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığında kendilerine ne tür haklar kazandırdığımı çok iyi bilirler. Bildikleri halde bütün bu şu anki uygulamaları yapanlar, dürüst ve samimi davranmıyorlar. Onun için bu hatırlatmayı yapmayı kendim için görev telakki ediyorum" dedi.

Darbe iddiası eleştirilerine yanıt

Muhalefetin darbe  iddiaları ile ilgili eleştirilerine de değinen Erdoğan, "Masal bunlar, gerizekalıların bile inanmayacağı şeyler, Aşk-ı Memnu yorumunu yapıyor. Bunlar niye kullanılıyor? Baykal, çete avukatı olduğunu iddia etti, CHP'liler duruşmaları izledi. CHP'nin ne işi var orada? Her fırsatta 'Atatürk'ün partisiyiz' diye övünüyorlar. Mağdur rolü verenlere sesleniyorum: Biz hiç mağdur olmadık. Tam tersine AK Parti, o eskilerin yaptığını yapmamış; sineye çekmemiş, başını öne eğmemiştir. Dik duracağız, dikleşmeyeceğiz" dedi.

"Muhalefetin çapı kaldırmasa da..."

AK Parti'nin Türkiye'nin uluslararası itibarını artırırken, muhalefet partilerinin tavırlarının ise 'içler acısı' olduğunu kaydeden Başbakan, 61 yıldır Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi'ne Türkiye'den ilk defa bir siyasetçinin bu meclisin başkanlığını üstlendiğine dikkat çekti.

AK Parti Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu'nun bu görevi üstlenmesini, partilerinin değil ama Türkiye'nin bir başarısı olarak niteleyen Başbakan, muhalefetin bu başarıyı bile takdir etmek, bu mutluluğu paylaşmak erdemini bile gösteremediğini dile getirdi.

Erdoğan, muhalefetin Çavuşoğlu hakkında verdiği bir önergeye de değinerek, bu tutumla Çavuşoğlu'nun başkanlık sürecinin engellenmeye çalışıldığını savundu. Erdoğan, “Hani milliyetçiydiniz; nerde? Hani ülkeyi çok seviyordunuz; nerde? Bu ne kindir yahu?" ifadelerini kullandı.

Muhalefetin hazımsızlıkla kısır tartışmalar sürdürdüğünü öne süren Başbakan, “Muhalefetin çapı, vizyonu, idraki kaldırmasa da biz Türkiye'nin menfaatini korumaya devam edeceğiz" dedi.

"CHP, sanma ki önün açılır..."

CHP lideri Deniz Baykal'a yüklenen Erdoğan, "Karanlık hesaplar sanma ki senin önünü açar. Bir kere de demokrasiyi, hukuku savun. Baykal bir kez olsun da adaleti savun. Medya içinde de bunu yapanlar var. Baykal işaret fişeğini yakıyor, vagonları durumunda olanlar onu takip ediyor. Hükümeti gaza getirmeye çalışıyorlar" dedi.

"TSK ile güleryüzlü konuştuğumuzda..."

Hükümetin sürekli eleştirilere maruz kaldığını öne süren Erdoğan, "TSK ile güleryüzlü oturup konuştuğumuzda 'burada bir şey var. Polise derdini sorsak 'hayırdır bir şey mi var' deniyor. Bundan niye rahatsız oluyorsunuz? Biz sırtımızda yumurta küfesi taşıyoruz. Her kesimin hakkını korumak, gözetmek zorundayız" ifadesini kullandı.

Erdoğan, "Bir kısım zamanlama konusunda AK Parti'yi eleştiriyor, TSK'yı yıpratıyor' deniyor. Bir kısım da gaz vermeye çalışıyor. Aynı kesimler sorunu, muhatabı görmekten kaçınıyor, meselenin üstünü örtmeye çalışıyor. Kimsenin haddi değildir kurumları yıpratmak" dedi.

Köşe yazarlarına mesaj

Konuşmasında köşe yazarlarına da tekrar mesaj veren Başbakan, "10 yıl önce böyle yazabiliyor muydunuz? Ferman buyurdunuz efendim, diyordunuz" ifadesini kullandı.

Yaşam tarzı

Başbakan konuşmasında yaşam tarzlarına karşı hoşgörüye de değinerek, "Başını örter, alkol kullanır diye kimse potansiyel suçlu ilan edilemez" ifadesini kullandı.


ETİKETLER

haber