Gündem

Erkek meslektaşından şiddet gördüğü iddia edilen doktor Ekenler: Karakolda sürekli "Aranızda özel bir şey var mıydı, sevgili miydiniz" diye sordular

"Patron 'Bunu aramızda halledelim. Bu adam nöbetçi, acile kim bakacak' dedi"

20 Nisan 2020 11:16

Florya Hastanesi'nde, genel cerrahi uzmanı Dr. Mehmet Sadık Bingül tarafından şiddete uğradığını söyleyen anestezi ve reanimasyon uzmanı Dr. Rukiye Ekenler cuma günü yaşananların ardından bugün işbaşı yaptı. O gün neler yaşandığını anlatan Ekenler, olaydan yarım saat sonra patronun odasına çağrıldığını ve patronun kendisine "Bunu aramızda halledelim. Bu adam nöbetçi, acile kim bakacak" dediğini, kendisinin şiddet gördüğünü ve beyaz kod istediğini söylemesinin üzerine ise "Ne beyaz kodu, aramızda halledelim, pazartesi hallederiz" dediğini söyledi.

Ekenler Karakola gittiğinde ise polislerin sürekli "Aranızda özel bir şey var mıydı, sevgili miydiniz" diye sorduğunu ve bunun da ayrı bir şiddet olduğunu aktardı.

TIKLAYIN | Dr. Berna Hocaoğlu: Kadın doktor hastane ortasında erkek meslektaşı tarafından tekme tokat dövüldü, yarın nasıl işe gideceğim?

Ekenler, yaşananların ardından patronun kendisini ancak dün T24'ün haber yapmasından sonra arayarak "Tansiyonum yükseldi, iyi hissetmiyorum, bana bunu yapmayın" dediğini ve bunun da kendisine yönelik bir şiddet olduğunu belitti. 

TIKLAYIN | Kadın meslektaşına şiddetle suçlanan doktor: Kamera görüntülerinde var, mağdur olan benim

Şiddeti ve sonrasında yaşananları sorduğum Ekenler şöyle anlattı:

"Bu sabah hastaneye geldim. Gelmeden önce hastaneyi aradım onun çıkarılmasını istediğimi, kendimi güvende hissetmediğim söyledim. Başhekim hastaneden çıktığını söyledi önce. Ama patron da 'Sabah çalışmasın ama gece nöbetlerine gelsin' demiş. Bizi karşılaştırmamaya çalışacaklar sanırım. İkimizi de çalıştıracaklar ama farklı saatlerde.

Burada o gün yaşananları gören bir sürü şahit var. Kamera kayıtları da var ama ne kadar görünüyor bilmiyorum. Olay iki ayrı koridorda oldu. Onlar izliyorlar kamera kayıtlarını.

Yüzümde izler var, ağrılarım var, görenler var. Bana sataşmalarını herkes duygu. Ama başta koridorda kimse yoktu. Çoğu kişi olayın ortasında geldi. Başta iki vezne görevlisi vardı sadece."

Şiddet gördüğümü söylediğimde herkes dudağımın patladığını gözümün çıktığını söylememi bekliyor"

"Benim canımı acıtan şey; şiddet gördüğümü söylediğimde 'Gözüm yerinden çıktı, dudağım patladı, kolum yerinden çıktı' dememi beklemeleri. Öyle bir şey olmadı ama ben hırpalandım.

Mehmet Bey on aydır hastanede yatıp kalkıyor. Psikolojisi iyi değil. Ona en yakın olanlardan biri bendim. 'Biraz dışarı çık, sürekli hastanede kalınır mı gece gündüz çalışıp' diyordum. Ben onunla sohbet etmeye çalışıyordum, onunla arası en iyi olan da bendim."

"Daha önce de tehdit etti ve kimse sesini çıkarmadı"

"Onun asıl kavgalı olduğu kişi göğüs hastalıkları doktoruydu. 'Benim adıma Koronavirüs hastası yatışı takip edemezsin' dedi. Kavgalar buradan çıktı. Hatta geçtiğimiz hafta bir toplantı yaptık, yönetim kurulu başkanı ve başhekim de vardı. Orada 'Bana sataşan olursa döverim. Ben Diyarbakırlıyım. Bana sataşamazsınız' dedi. Bunları söyledi ve kimse sesini çıkarmadı.

Ben yönetime 'Bu adam sizin yanınızda döverim dedi, şimdi de öldürürüm diyor. Yaparsa ne olacak' dedim. 'Yok canım seni neden öldürsün' diyorlar. O kadar basitleştiriyorlar ki şiddeti."

Karakolda sürekli "Aranızda özel bir şey var mıydı, sevgili miydiniz" diye sordular

"O gece ben evime gidecektim, kendimi iyi hissetmiyordum. Ama önce başka bir doktor arkadaşa gittik. Çünkü yüzümde çizikler vardı ve çocuklarımın beni öyle görmesini istemedim. Yüzüme makyaj yaptım kapatmak için. Arkadaşım Berna 'Hayır karakola gideceğiz, nasıl beyaz kod vermezler. Sana bunu yapmalarına izin veremem' dedi. Hep birlikte önce Avcılar karakoluna sonra da Avcılar Devlet Hastanesi'ne gittik, darp raporu aldım.

Karakolda polisler sürekli 'Aranızda özel bir şey var mıydı, sevgili miydiniz' diye sordu. Defalarca sordular, içeri her giren polis bunu sordu. Bu da ayrı bir şiddetti.

Bir şekilde İstanbul Tabip Odası'na ulaştım. İlgileneceklerini söylediler. Tabii ki şikayetçi olacağım ve sadece İstanbul Tabip Odası'nın soruşturmasına güveniyorum.

Başta konunun medyaya yansımasını, çocuklarımın duymasını istemedim ama farkındalık yaratmak adına da 'Evet bunu yapmalıyım' dedim."

"Başhekim sadece işe gelip gelmeyeceğimi sormak için aradı"

"Ben 16 yıldır özel hastanelerde çalışıyorum. Bana psikiyatriden posttravmatik stres bozukluğu raporu verelim diyorlar. Bizim hayatımız zaten stres. Ben yoğun bakım doktoruyum ve hep stres altında yaşıyorum. Bana böyle bir rapor vermeyi teklif etmesinler, ben bunu kabul etmiyorum.

Ben şu an hastalarım için geldim buraya. Ben gelmesem yoğun bakımda hastalarımla ilgilenebilecek başka doktor yok. Daha yaşlı arkadaşlar var ve ben onların yoğun bakıma girmesini istemiyorum. Korona vakalarla ben ilgileneyim diyorum.

Bu sorunu hafta sonu yönetimim çözmesi gerekiyordu. Beni hiç kimse aramadı. Sadece dün akşam başhekim aradı ve 'Yarın işe gelecek misin' diye sordu. Bunun için aradı beni. İyi misin demedi, canın acıyor mu demedi, bir şeye ihtiyacın var mı demedi."

"Hastanenin patronu T24 haber yaptıktan sonra aradı"

"Hastanenin patronu da T24 haber yaptıktan sonra beni arayıp mesajlar yazmaya başladı. 'Tansiyonum yükseldi, iyi hissetmiyorum, bana bunu yapmayın' diyor. Bu da bana yönelik bir şiddet.

Herkes önce kamera kayıtlarını izleyip benim nasıl dayak yediğimi görmek istiyor. Kolumun kırılıp, gözümün çıkmış olmasını bekliyorlar. Ben şiddet gördüm, tartaklandım, kolumu bükerek elimden cep telefonumu aldı. Birkaç kez kafama vurdu, tekme attı. Araya bir hasta yakını girdi. Bütün bunları ben yaşadım. Doktor arkadaşlardan bazıları odalarından çıkamadı. Kapısını kilitleyenler oldu, kilit sesini duydum."

"'Aramızda halledelim' dedi"

"Bunu yaşadıktan yarım saat sonra patronun odasına götürüldüm. Patron aşağı inmedi, beni çağırdı. 'Bunu aramızda halledelim. Bu adam nöbetçi, acile kim bakacak' dedi. 'Beyaz kod istiyorum, ben şiddet gördüm' dediğimde ise, 'Ne beyaz kodu, aramızda halledelim, pazartesi hallederiz' dedi.

Bana beyaz kod vermeleri gerekiyordu. Beyaz kodun hasta ya da hasta yakınının şiddet uyguladığında verileceğini söyleyenler oldu. Öyle bir şey yok. Herkes bir şekilde meşrulaştırmaya, haklı görmeye çalışıyor.

Patron diyor ki 'Çok iyi nöbet tuttu. Hastası yoğun bakıma girdi herhalde. Biraz canı sıkkın olabilir.' Sürekli bana uygulanan şiddeti haklı çıkarmaya çalışıyor insanlar ve bu beni üzüyor."

İstanbul Tabip Odası'ndan soruşturma

Konu ile ilgili ulaştığım İstanbul Tabip Odası Başkanı Pınar Saip de, yönetim kurulu olarak konu hakkında soruşturma başlattıklarını, sürecin değerlendirileceğini söyledi.