Politika

Erdoğan'a göre suçlu CHP

Başbakan Tayyip Erdoğan, Anayasa Mahkemesi ile karşı karşıya kalmalarının sorumlusunun CHP olduğunu ileri sürdü

10 Haziran 2008 03:00

Başbakan Erdoğan, Anayasa Mahkemesi'nin türbanla ilgili verdiği kararın ardından ilk kez Meclis'te konuştu. Erdoğan, yargının yetkisini aştığını belirtmesine rağmen ağır eleştirilerde bulunmadığı Anayasa Mahkemesi ile karşı karşıya kalmalarının sorumlusunun CHP olduğunu söyledi. Erdoğan konuşmasının ardından ilk kez Grup Başkanı koltuğuna oturdu ve partililere salonu terk etmeme çağrısında bulundu. İşte Erdoğan'ın konuşmasından satırbaşları:
Burası TBMM Türk milletinin 70 milyon İstikbalimizin simgesi olan bu Meclis hiçbir gölgeyi kabul etmedi. Bundan sonra da kabul etmeyecek.
BURASI MİLLETİMİZİN HARİM-İ İSMET'İDİR
Burası milletimizin evidir, harim-i ismet'idir. 70 milyon insanın evidir. Herkesin hukuku savunulur, herkesin iradesi burada temsil edilir. Bu milletin izzeti için sağduyunun yolundan ayrılmadan bir bütün olarak milletin hukukunu ilelebet koruyacağız. Bunu hep birlikte yapacağız, başkalarını dışlamadan, müşterek hukukumuzu hep birlikte sahip çıkacağız. Milletimizle aynı üslubu kullanacağız.
Milletimizin hukukuna sadakatle sahip çıktığınız için kutluyorum. Bu ülkenin birliği için hakkaniyetten ayrılmayan daima vicdanının sesini dinleyen diğer parti mensuplarını da aynı samimiyet duygusuyla selamlıyorum.
BİZİM İSTİKAMETİMİZ BELLİDİR
Biz esen rüzgârlara göre yönümüzü belirlemiyoruz. İstikametimiz millettir. Bu siyaset sizindir. Rotamızı da millet belirlemiştir. Milletimizin tarihi yürüyüşüne ortaklık ediyoruz.
Ne bir eksik ne bir fazla adalet ve demokrasi hiçbir zaman makamları bizim hissetmedik. Seçimleri kazandığımız akşam hep “Bu başarı milletimizin başarısıdır, bu başarı başımızı döndürmeyecek.” Yine aynı şeyi söylüyoruz. Bütün vatandaşlarımızın hukukunu koruyacağız, bütün vatandaşlarımızın güvencesi olacağız.
CHP MECLİS'İ KUŞATMAYA ÇALIŞIYOR
Asıl sıkıntı erkler arasındaki dengeyi bozmak için her vesileyi fırsat bilen bir anlayışın hala var olması. Ana muhalefet partisi meclisi içeriden kuşatmaya çalışıyor.
Geçen yıl, onların istediği yönde karar alınmazsa çatışma çıkacağını söyleyerek Yüksek Mahkemeyi tehdit ediyorlardı. Şimdi bizim eleştirilerimizi yargıya müdahale olarak değerlendiriyorlar.
Türk siyasi tarihi, rakiplerinin önünü kesmek isterken bindiği dalı kesen siyasetçilerle doludur. Bu anlayış bugün de devam ediyor. Her şey milletin gözü önünde gerçekleşiyor.
CHP’nin evrensel hukuka karşı izlediği siyaset kayıt ediliyor.
Bu gölge oyunları ve korku edebiyatı, halkımızın refah seviyesini yükseltmiyor.
Temel hukuk kaynağımız Anayasadır. Her kişi ve kurum Anayasa’dan aldığı meşruiyetle hareket edebilir. Anayasa’ya dayanmayan karar anlam taşımaz. 1982 Anayasası beğenelim beğenmeyelim yürürlüktedir.
Türkiye’nin erkler arası çatışma yaşamaya tahammülü yoktur. Anayasayı ideolojik gözlüklerle uygulayamayız. 6’ncı maddeye göre egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.
Egemenlik hiçbir kimseye hiçbir koşulda devredilemez.
87’nci Maddeye göre kanun yapmak sadece seçilmiş Meclis’lere aittir. Anayasa tarafından verilmiş bu yetkiyi kimse elimizden alamaz. Kimse kendini yasa koyucu yerine koyamaz.
Kimse yasama yetkisini devredemez. “Ben yaptım oldu” anlayışını demokrasi kaldırmaz. Bu anlayış demokratik rejimin kimyasını bozar. Yasama organı yanlış yaptığından yargıdan döner, olmadı önüne sandık geldiğinde milletten döner. Peki, yargı yanlış yaptığında nereden döner. Bu soru kamuoyunda tartışılıyor. Bunun nedeni CHP ve muhalefet zihniyetidir.
Erkler arasında yetki karmaşasından ülke zarar görür.
Türkiye teamüllerle idare edilemez hakkında hüküm olduğu sürece. Nedir Anayasa’nın 153. Maddesi: Gerekçeli karar yazılmadan karar açıklanamaz. Şimdi bu tartışılıyor. Niye gerekçeler açıklanmadan karar açıklanıyor. Neden acaba bunun altında ne var?
Milletin vicdanında karşılık bulmayan her işlem tartışmalı kalacak. Ancak Yüksek Yargıyı yıpratmayacak şekilde hassas davranmalıyız. Aksi halde demokrasi zarar görür.
Anayasa’nın hiçbir maddesi diğerinden daha önemli değildir. Cumhuriyetin hiçbir niteliği diğerinden önemsiz değil. Eğer kuralların birini diğerinden ayırırsak olmaz.
Ne yargının ne yasamanın yıpratılmasının yararı yok.
Unutmayalım yasama da yargı da millet için var.
MECLİS' TATİL YOK
AKP'nin parti kapatma davasıbitene kadar TBMM'nin çalışacağı ve tatile girmeyeceği açıklandı.

ETİKETLER

haber