Politika

ERDOĞAN: ''TIKSIRINCAYA KADAR İÇİYORLAR''    ANKARA (A.A)

14 Ocak 2011 17:57

-ERDOĞAN: ''TIKSIRINCAYA KADAR İÇİYORLAR''    ANKARA (A.A) - 14.01.2011 - Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, kimsenin giyim kuşamına, yeme-içmesine, inancına, ibadetine kısıtlama getirmeyen bir parti olduklarını belirterek, ''8 yıldır kimin yaşam tarzına müdahale ettik? Kimin yaşamına, giyimine kuşamına müdahale ettik? Herkes istediği gibi giyiniyor, istediği gibi eğleniyor, istediği gibi içiyor. Iksırıncaya tıksırıncaya kadar içiyorlar''dedi. Erdoğan, AK Parti Genel Merkezinde düzenlenen Genişletilmiş İl Başkanları toplantısındaki konuşmasında, 2011 seçimleri yaklaştıkça, Türkiye'de hemen her seçim öncesinde tezgaha sürülen birtakım çirkin oyunlar, birtakım çirkin gündemler ve kara propagandanın yine aynı şekilde tezgaha sürüldüğünü söyledi. ''Şu birkaç haftadır, birkaç aydır konuşulan, tartışılan, hükümet aleyhine bir kampanyaya dönüştürülen meseleleri alın, önceki seçim dönemleriyle karşılaştırın, tamamının aynı olduğunu göreceksiniz'' diyen Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu: ''Çoğu meselede, manşet değiştirmeye, analizi değiştirmeye, bakış açısını değiştirmeye dahi tenezzül etmediklerini, bayat manşetlerle, bayat haberlerle, bayat yorum ve analizlerle hükümete saldırdıklarını sizler de kolayca fark edeceksiniz. İşte en son, tütün ve alkol konusundaki bazı modern düzenlemeleri, heykel tartışmasını, yargının verdiği kararları, RTÜK uygulamalarını, hükümetle, bizimle ilgili olup olmadığına dahi bakmadan, bizim aleyhimize bir kampanyaya dönüştürme gayreti içindeler. Bir kere altını çizerek söylüyorum: Bu son tartışmalar, doğal akışı içinde giden tartışmalar değil, açık açık bir kampanyadır. Üstelik, hükümet aleyhine yürütülen zorlama kampanyalardır. Tekrar söylüyorum: Bu kampanyalar, her seçim öncesinde AK Parti'yi yıpratmak için başlatılan o malum tezgahların bir yenisidir.'' AK Parti'nin kurulduğu günden bu yana muhafazakar demokrat bir parti olduğunun altını çizen Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: ''Biz muhafazakarız. Aile bizim için önemlidir, mahremiyet bizim için önemlidir, tarih ve tarihi şahsiyetler, tarihi şahsiyetlerin manevi değerleri bizim için son derece önemlidir. Biz köksüz bir millet, köksüz bir devlet değiliz. Medeniyet inşa etmiş ve medeniyet tasavvuru olan bir milletiz. Biz muhafazakar olduğumuz kadar demokrat bir partiyiz... Evrensel değerleri benimsemiş, özgürlüklere saygı duyan, başkasının özgürlüğünü kısıtlamadığı sürece, başkasının kutsal değerlerine hakaret etmediği sürece her türlü fikrin serbestçe ifade edilmesini savunan bir partiyiz.'' -YAŞAM TARZINA SAYGILIYIZ- Herkesin yaşam tarzına saygılı olduklarını dile getiren Başbakan Erdoğan, ''Kimsenin giyim kuşamına, yeme-içmesine, inancına, ibadetine kısıtlama getirmeyen, tam tersine bu noktada en geniş özgürlükleri savunan ve bunun gereklerini yerine getiren bir parti'' olduklarını söyledi. 8 yıldır bu noktadaki samimiyetlerinin test edildiğini belirten Erdoğan, şöyle devam etti: ''8 yıldır, en küçük, en marjinal hadiseler büyütülerek adeta bir rejim meselesine dönüştürülüyor. Birileri, ısrarla ve inatla bize gizli niyetler, gizli hedefler, gizli ajandalar izafe ediyor. Soruyorum değerli arkadaşlarım, sevgili milletime sesleniyorum; 8 yıldır hangi özgürlüğü kısıtladık? Özgürlük alanlarını genişletmekten başka. 8 yıldır kimin yaşam tarzına müdahale ettik? Kimin yaşamına, giyimine kuşamına müdahale ettik? Herkes istediği gibi giyiniyor, istediği gibi eğleniyor, istediği gibi içiyor, hangisine dedik ki, sen ne kadar viski içiyorsun, şarap içiyorsun, ne kadar bira tüketiyorsun? Böyle bir derdimiz oldu mu? Iksırıncaya tıksırıncaya kadar içiyorlar... Affedersiniz, trafik polisleri, trafik kazalarında yakaladıkları kimler, bu kazalarda yakaladıkları kimler? Her tür var, onları da yakalamasınlar mı? Kazayı yaptıkları halde, bunlara karşı herhangi bir şey ödetmesinler mi? Bunların yaptıklarını ölümle mi, yaralanmayla mı ödeyeceğiz?''  ''8 yıldır biz yaşam tarzlarına yönelik olarak neyi yasakladık'' diye soran Başbakan Erdoğan, şunları söyledi: ''AK Parti iktidarı baskı uyguluyor, yasaklıyor, sindiriyor, diyorlar. Mahalle baskısı diyorlar... Allah aşkına, şu AK Parti iktidarına, hükümete, bakanlara, ailelerimize atılan iftiralar, hakaretler, ithamlar bugüne kadar hangi partiye, hangi siyasetçiye bu boyutta yapılmıştır? Sen, bu ülkenin hükümetine, bakanlarına, milletvekillerine, sokak ağzıyla en ağır hakareti yapan, bunu da köşesinde yazacak kadar ileri giden kişiye partinin rozetini takacaksın, ondan sonra da çıkıp, bu ülkede özgürlük yok diyeceksin. Ondan sonra nezaketten, edepten, terbiyeden bahsedeceksin... Yandaş medya diyeceksin, candaş medyanın bütün mensuplarını partine davet edeceksin, partinden şu anda aday yapmaya hazırlanacaksın. Sevsinler seni, bunu kimse yutmaz. Sen, kendisini yolsuzlukla itham ettiğin, yargılanması için imza attığın kişiyi İstanbul gibi bir ile il başkanı yapacaksın, ondan sonra çıkıp namuslu insanları yolsuzlukla itham etmeye devam edeceksin. Bu nasıl iştir?'' -KILIÇDAROĞLU'NA YÜKLENDİ- CHP Genel Başkanı'nın RTÜK Kanunu'nu diline doladığını, buradan kendilerine en ağır hakaretleri, en ağır ithamları savurduğunu ifade eden Başbakan Erdoğan, şöyle dedi: ''İnsan kimi neyle itham ettiğini önceden bir incelemez mi, bakmaz mı? İnsan neyi eleştirdiğinden bu denli habersiz olabilir mi, bu kadar mı bilgisiz olur? 1994 yılında RTÜK yasası, dikkatinizi çekiyorum, CHP'nin iktidar olduğu dönemde çıkarılmış. O yasanın 25. maddesine de gerektiğinde başbakan ve bakanlara yayınları durdurma yetkisi verilmiş. Yani başbakan ve bakanlara bu yetkiyi zaten bizzat CHP 1994'te sağlamış. Şimdiki CHP Genel Başkanı bunu bilmiyor, bundan haberi yok. Belli ki kimse de kendisini uyarmamış... Şimdi çıkıyor, kendilerinin çıkardığı yasadan bizi sorumlu tutuyor, bize hakaret ediyor. Yüzün kızarması edeptendir. Atalarımız güzel söylemiş, utanmak edeptendir... Maalesef yüzlerin kızarmadığı, edebin rafa kaldırıldığı bir muhalefetle karşı karşıyayız.'' -LÜBNAN HALKININ YARALARI- Erdoğan, ''Yakın tarihte büyük acılar ve yıkımlar yaşamış olan Lübnan halkının yaraları henüz tam olarak sarılmış değil. Hal böyleyken, ülkenin yeniden siyasi istikrarsızlığa sürüklenmesine müsaade edilemez'' dedi. -HARİRİ GÖRÜŞMESİ- Son bir ayın, uluslararası temaslar noktasında son derece yoğun geçtiğini belirten Erdoğan, Kuveyt ve Katar'a geniş bir işadamı heyetiyle ziyaret gerçekleştirdiklerini söyledi.  Erdoğan, şöyle konuştu: ''Ziyaretler, bölge ülkeleriyle her alandaki işbirliğimizi güçlendirmek adına adeta bir dönüm noktası teşkil etti. Kuveyt'le vizeleri kaldırmak için mutabakata vardık. Katar’ın 2022 Dünya kupası için yapacağı yatırımlarda Türk müteahhitlerinin tecrübesinden istifade etmesi için tanıtımlarımızı yaptık. Bunların ötesinde, her iki ülkede de her alanda mevcut ilişkilerin ve işbirliğinin yeterli düzeyde olmadığını, tarihleri ortak, kültürleri ortak ülkelerin çok daha fazla dayanışma ve işbirliği içinde olmaları gerektiğini vurguladık. Tunus, Cezayir, Mısır, Sudan ve Lübnan'da gelişmeleri dikkatle izliyoruz. Lübnan Başbakanı, Kıymetli Kardeşim Saad Hariri, Lübnan'daki son gelişmeler hakkında tarafımıza bilgi vermek, eşgüdüm ve istişarelerde bulunmak üzere bugün ülkemize bir çalışma ziyareti yaptı. Sabah saatlerinde kendisiyle ayrıntılı şekilde bir görüşmemiz oldu. Bildiğiniz gibi, Türkiye olarak Lübnan'ın huzur, istikrar ve refah içinde kalkınmasına büyük önem atfediyoruz. Bu tavrımız hem halklarımız arasında var olan dostluk ve kardeşlik bağlarından hem de Lübnan'ın bölgesel barış ve istikrar bakımdan taşıdığı hayati önemden kaynaklanıyor. 2006 yılında yaşanan savaş ve sonrası dönemde Lübnan'a tam destek verdik. Her zaman Lübnan Devletinin ve halkının yanında yer aldık. Lübnan'da bir ulusal uzlaşı hükümeti kurulması sürecinin başarıyla sonuçlanması için tüm ilgili taraflar nezdinde yoğun çaba harcadık.''

ETİKETLER

haber