Kültür-Sanat

Elif Şafak 'İskender' Dedi!

Son yıllarda yayımlanan Elif Şafak kitaplarının derleme yazılarından oluşması, okurlarına keder veriyordu.

25 Temmuz 2011 03:00




BATUR FATİH İLHAN
[email protected]
www.twitter.com/baturf



Son yıllarda yayımlanan Elif Şafak kitaplarının derleme yazılarından oluşması, okurlarına keder veriyordu. Yazar bu bekleyişe bir son verip "… çünkü en çok en sevdiklerimizi incitiriz!" dedi ve son romanı İskender’i okuyucusu ile buluşturdu...


***


Şafak yeni romanını bitirdiğini ve yayıma hazır olduğıunu Türkçe ve İngilizce olarak Twitter hesabından ilan etmişti. Bir yazar olarak ulaştığı neticeyi takipçilerine şu sözlerle duyurmuştu: “Yeni romanı tamamladım, nihayet. Zihinsel ve fiziksel yorgunluk, hem hüzün hem heyecan. Ne vakit bir kitabı bitirsem boşluğa yuvarlanırım, Yakında romanın ismini ve ilk paragrafını twitter’dan yazacağım, ilk defa okurlarla, edebiyatseverlerle buluşacak yeni kelimeler…”




Şu hayatta insan en çok sevdiklerini acıtır.  En derin yaralar ailede açılır, Kabuk tutsa bile kanar hikâye, içten içe...Elif Şafak’ın yeni romanında içimizden bir ailenin, 'Toprak Ailesi'nin yaşamlarına yakından tanık oluyoruz. Onların hayal kırıklıklarında ve umutlarında hem ilginç ve sıra dışı, hem de tanıdık ve bizden bir hikâyenin izdüşümlerini buluyoruz. Bir Kürt köyünde başlıyor, sürprizlerle dolu bu serüven. Oradan İstanbul’a, Londra’ya ve Abu Dabi’ye uzanır. Gidenler ve kalanlar, sevenler ve sevmeyi bilmeyenler üzerine bir roman bu; bir de değişmek, değişebilmek üzerine elkbet... 


1970’lerde Anadolu’dan Londra’ya göçmüş 'Toprak Ailesin'in hüzünlü, heyecanlı ve bir o kadar da umut dolu hikâyesi aslında 'İskender'. Âdem, askerdeyken tanıdığı Pembe ile evlenip önce İstanbul’a gelir. Yaşam şartlarının ağırlığı altında ezilerek daha iyi bir gelecek uğruna, 70’li yılların sonlarına doğru Londra’ya göçerler. Üç çocukları olur, İskender, Esma ve Yunus.



İskender annesinin gözbebeğidir. En çok kayırdığı, bir türlü toz kondurmadığı evladı. Esma zeki, biraz da öfkelidir, dikkatli bir gözlemcidir. Yunus ise göçten sonra Londra’da doğar. İsmini en gönülsüz peygamberden alan yufka yürekli bir oğlan...


Roman boyunca 'Toprak Ailesi'nin göç yollarını takip ederken insanın en yakınındakilerle nasıl uzak düşebildiğini, gurbeti içinde taşıyabildiğini ve geçmişin burukluklarının bir gölge gibi bizi takip ettiği görülür. Pembe, canından çok sevdiği ikiz kardeşi Cemile’yi ve alıştığı her şeyi geride bırakarak göç eder eşi Âdem ile. Ne var ki kimsenin bilmediği karanlık bir sır saklıdır bu evlilikte. Pembe’nin hikâyesine yolculuk, göçmenlik, yalnızlık ve en nihayetinde yasak bir sevda siner. İkizlerin iki bedende ikamet eden tek ruh olduğu söylenir.


Oysa onlar bundan da ötedir, Biri yaralandı mı öteki kanar. Biri gözünü kapamayagörsün öteki kör olur. Her konuda aynı olmalarına karşın aralarında hayati bir fark vardır Cemile ile Pembe’nin. Pembe, Fırat Nehri’nin ötesindeki dünyayı merak eder. Başkalarının onun hakkında ne düşündüğüne aldırmadan yüreğinin peşinden gider.  Cemile köyde kalır bir başına, ebelik yapar doğduğu topraklarda.


Hayat ikizlerin yollarını ayırsa da, Cemile ve Pembe’nin aralarına kilometreler girse de hep birlikte atar yürekleri. Ta ki bir cinayet onları ayırana kadar. Elif Şafak’tan çok sevdiklerimiz ve çok kırdıklarımız üzerine  içinize işleyecek bir hikâye.



Elif Şafak Kimdir?

25 Ekim 1971′de Fransa Strazburg’da doğdu. Diplomat Şafak Akayman’ın kızıdır. Çocukluğunu ve gençliğini Ankara, Madrid, Amman, Köln, İstanbul, Boston, Michigan ve Arizona’da geçirdi. Orta öğrenimini Madrid’de, liseyi ise Ankara Atatürk Anadolu Lisesi’nde tamamlamıştır.



Lisans eğitmini ODTÜ Uluslararası İlişkiler Bölümünü’nde, yükek lisansını ODTÜ Kadın Çalışmaları Anabilimdalı’nda tamamladı. Bektaşi ve Mevlevi Düşüncesinde Döngüsel Evren ve Kadınsılık Anlayışı” üzerine yüksek lisans tezinin ardından; ODTÜ Siyaset Bilimi bölümünde doktorasını tamamladı. Doktora tezi, “Türk Modernleşmesinin Kadın Prototipleri ve Marjinaliteye Tahammül Sınırları” başlığını taşıyordu. İslamiyet, kadın ve mistisizm hakkındaki yüksek lisans tezi Sosyal Bilimler Derneği tarafından ödüllendirildi.


İlk öykü kitabı “Kem Gözlere Anadolu” (1994) yayınlandı. İlk romanı 'Pinhan’ı(1997) yayımladı. Bu eserle 1998 Mevlana Büyük Ödülü’nü kazandı. 'Şehrin Aynaları’nı (1999) yazdı. Bir süre İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde “Türkiye ve Kültürel Kimlikler”, “Kadın ve Edebiyat” konularında dersler verdi.2000 yılında yayınlanan 'Mahrem', Türkiye Yazarlar Birliği Ödülü’nü kazandı. 'Bit Palas' (2002) ve İngilizce olarak yazdığı 'Araf' (2004) (The Saint of Incipient Insanities) adlı kitapları ile geniş bir okuyucu kitlesine ulaşmayı başardı.


ABD'nin farklı üniversitelerinde dersler vermiştir. Şafak, 2004 yılında beş yazarın (Murathan Mungan, Faruk Ulay, Elif Şafak, Celil Oker, Pınar Kür) ortak kaleme aldığı bir roman projesinde yer aldı, bu roman Beşpeşe adıyla yayımlandı.


2005′te "Med Cezir" adlı kitabında kadın, kimlik, kültürel bölünme, dil ve edebiyat hakkında yazılarını bir araya getirdi. 2006′da gene İngilizce olarak yazdığı “Baba ve Piç” (The Bastard of Istanbul) yayınlandı. Hamilelik ve doğum sürecinde yaşadıklarını anlattığı otobiyografik romanı 'Siyah Süt'ü 2007 yılında yayınladı.


2009 yılının Mart ayında yayımlanan 'Aşk' isimli romanı, Türk edebiyat tarihinin en kısa sürede en çok satan edebi eseri ünvanına sahip oldu. Gazeteci Eyüp Can Sağlık ile evli.  Çiftin, Şehrazat Zelda ve Emir Zahir isimli iki çocukları var.