Gündem

Dink suikastında Ergenekon izi

İki kişinin tahliye edildiği son duruşmada Dink suikasti sanıkları ile 6 Ergenekon sanığı arasında telefon irtibatı tespit edildi.

10 Mayıs 2010 03:00

T24 - İki kişinin tahliye edildiği son duruşmada Dink suikasti sanıkları ile 6 Ergenekon sanığı arasında telefon irtibatı tespit edildi.

Hrant Dink cinayeti davasında tutuklu sanıklardan Ahmet İskender ile Ersin Yolcu tahliye edildi. Beşiktaş'taki İstanbul Adliyesi'nde görülmeye devam edilen Hrant Dink cinayeti davasında 3 tutuklu sanık kaldı.

''Ergenekon'' davası sanıklarından bazılarının, Hrant Dink cinayeti davası sanıklarıyla telefonla görüştükleri tespit edildi.

İstanbul Emniyet Müdürlüğünden mahkemeye gelen yazıda, davanın sanıklarının ''Ergenekon'' davası sanıklarından 6'sıyla telefon irtibatlarının bulunduğu bildirildi.

Bu kişilerin Veli Küçük, Kemal Kerinçsiz, Mustafa Levent Göktaş, Muzaffer Tekin ve Erbay Çolakoğlu olduğu belirtildi.


Tanık Özen: JİTEM için çalıştık

Duruşmada başka bir suçtan tutuklu Erhan Özen, tanık olarak dinlendi. Kendisi tanık olmak isteyen Özen, izleyiciler ve basın mensupları salondan çıkarıldıktan sonra ifade verdi. 1997 yılında askerliğini bitirdiğini anlatan Özen, askerde tanıştığı komutanları aracılığıyla para karşılığı JİTEM'e bilgi verdiğini söyledi. Özen, 1997 ve 2005 yılları arasında JİTEM için çalıştığını, parayı da İstanbul Merkez Komutanlığı'ndan düzenli olarak elden aldığını belirtti.

Karadeniz bölgesinin bilinçli olarak seçildiğini ifade eden Özen, 2000'li yıllarda başlatılan bir çalışma kapsamında bölgenin seçildiğini savundu.

2005 yılı ve öncesinde Agos gazetesi çevresinde fotoğraflama çalışması yapıldığını ve kendisinin de bu ekipte yer aldığını anlatan Özen, Erhan Tuncel, Osman Hayal ve Yasin Hayal'in JİTEM'e çalıştığını ileri sürdü. Erhan Tuncel'i komutanları aracılığıyla ismen tanıdığını ancak yüz yüze gelmediklerini belirten Özen, kendisinin bağlı olduğu komutanın şu an Ergenekon davasında sanık olduğunu söyledi. Ancak, Özen emekli tuğgeneral olduğunu belirttiği komutanının ismini söylemedi.

Özen'in bu ifadeleri üzerine müdahil avukatlar, gizli tanık programından yararlanabileceğini söyledi. Özen ise "Bu devlet Mustafa Duyar'ı koruyamadı" karşılığını verdi.


'Gizli tanık 1'

Duruşmada, ifadesine başvurulacak olan ''gizli tanık 1'', yemin ettirilen bir tercüman ile birlikte başka bir odaya alındı. ''Gizli tanık 1''in görüntüsü mozaiklenerek duruşma salonundaki LCD ekrana yansıtılırken, sesi de değiştirilerek salona verildi.

Daha sonra tercümanın gizli tanık odasına geçmesiyle birlikte gizli tanığa da yemin ettirildi.

''Gizli tanık 1'' ifadesinde, cinayet anında olay yerinde 4-5 kişinin bulunduğunu ve bunların birbirleriyle konuştuğunu söyleyerek, olay anını şöyle anlattı:

''Dink'e ilk olarak 40-45 yaşlarında bir şahıs yaklaştı ve 3-5 saniye Dink ile konuştu. Bu şahsın el temasında bulunduğunu gördüm. Aynı anda Hrant Dink'e arkadan ve önden birer şahsın yaklaştığını, arkadan yaklaşan şahsın yuvarlak yüzlü, 1 metre 70 santimetre boylarında kısa koyu kestane renkli saçlı, hafif kirli sakallı, açık tenli, hafif kalın kaşlı, tombul ve kısa parmaklı, uyuşturucu almış gibi bir halde bulunan üzerinde siyah kumaş pantolon, dizlere kadar inen siyah bir palto, içinde siyahın da bulunduğu enine çizgili bisiklet yakalı bir kazak, siyah ayakkabı giymiş bulunan şahıs elindeki silahla hatırladığım kadarıyla Hrant Dink'e iki el ateş etti. Önden gelen sonradan televizyonlardan isminin Ogün Samast olduğunu öğrendiğim şahıs da diğeriyle birlikte aynı zamanda iki el ateş ederek içinde Ermeni kelimesi geçen bir cümle söyleyerek bağırdı.''

Osman ve Yasin Hayal'in avukatı Eda Salman, ''gizli tanık 1''e ''Cinayet 19 Ocakta oldu. Siz 30 Ocakta ifade verdiniz. Neden bu kadar beklediniz?'' diye sordu. Gizli tanık ise ''Daha önce gitmememin sebebi, çok korkmuştum. Daha sonra yakınlarıma anlattım. Onlar bana cesaret verdi'' dedi.

Salman'ın, ''Teşhisi Dink ailesinin avukatlarından Arzu Becerik ile yaptınız. Nasıl bir araya geldiniz?'' sorusuna da ''Gizli tanık 1'', ''Dink'in kardeşinin tanıdığı aracılığıyla beni buldular'' yanıtını verdi.

Avukat Arzu Becerik de, ''Emniyet bizi çağırdı, kendisi olay olduktan sonra korkmuş daha sonra aileyle irtibata geçmiş. Kendisini savcılığa götürdük. Ben emniyette Osman Hayal'in teşhis edilmesinde bulundum. Bizim tanığı yönlendirmemiz kesinlikle yoktur'' dedi.

Mahkeme Heyeti Başkanı Canak, sanıkların fotoğraflarının yer aldığı teşhis tutanağını gizli tanığın odasına göndererek yeniden teşhis yapmasını istedi. Canak daha sonra, salondaki sanıkların yerlerini değiştirdikten sonra görüntülerini gizli tanığın odasındaki ekrana aktardı. Gizli tanık sanıklardan Osman Hayal, Yasin Hayal ve Ogün Samast'ı teşhis etti.

Gizli tanığın beyanlarıyla ilgili olarak söz verilen Yasin Hayal, ''Anlayamadığım bir husus var. Herkes gizli tanık olabilir mi? Bir şahıs tanık olmak istediği zaman onun inandırıcılığı nasıl sağlanıyor?'' diye konuştu.

Bunun üzerine Canak da, ''Bunlar yasayla belirlenmiş. Bunun değerlendirmesi bize ait'' dedi.

Yasin Hayal de, ''Benim olay tarihimde Trabzon'da olduğum emniyet kayıtlarından bellidir. İddiasını kabul etmiyorum'' şeklinde konuştu.

Osman Hayal ise ''Gizli tanığın pek de namuslu ve vicdanlı olduğunu sanmıyorum. Beyanlarını kabul etmiyorum. Olaydan hemen sonra görüntülerim televizyonda yayınlandı. Her şey ortada. 2 kardeş suç ortağı olamaz. Beyanları kabul etmiyorum'' dedi.

Ogün Samast da, ''Olayı yapan benim. Olay günü ne Yasin Hayal, ne de Osman Hayal yanımdaydı. Tek başımaydım'' diye konuştu.


ETİKETLER

haber