Gündem

Dink davasında komutanlara suçlama

Hrant Dink'in öldürülmesiyle ilgili olarak üstlerinin ihmali olduğunu ileri süren Uzman Çavuş Şahin, iddialarını sürdürdü.

06 Mayıs 2009 03:00

Hrant Dink'in öldürülmesiyle ilgili olarak üstlerinin ihmali olduğunu ileri süren Uzman Çavuş Şahin, iddialarını sürdürdü.

Hrant Dink'in öldürülmesinde ihmalleri olduğu gerekçesiyle haklarında dava açılan, dönemin Trabzon Jandarma Komutanı Albay Ali Öz ve 7 askerin, Trabzon 2'nci Sulh Ceza Mahkemesi'nde görülen davalarının öğleden sonraki oturumunda 4 asker ifade verdi.

Jandarma Uzman Çavuş Hacı Ömer Ünalır, daha önce tanık sıfatıyla mahkemeye ve Başbakanlık müfettişlerine verdiği ifadeleri tekrarladığını söyledi. Ünalır, ``Olay olduktan sonra görev sonuç belgesi ve haber bildirim formu düzenlenmesi konusunda herhangi bir bilgim yoktur. Pelitli'de kayıtlı bir haber elemanımız yoktur fakat görüştüğümüz şahıslar vardır. İstihbarat bizim birimimize geldiğinde ajandama bunun notunu alarak üstlerime ilettim. Daha sonra da olayla ilgili bu konuyu ne yapacağımızı sordum. Sordum, çünkü içinde insan hayatı olduğu için bu konu benim için önemliydi. Cinayetten sonra emniyete gittiğimizde Yasin Hayal'in Emniyet Müdürlüğü'nde olduğunu gördük. Bu sırada medyada haberler geçiyordu. Terörle Mücadele Şubesi'nde, TV haberlerinden Erhan Tuncel'in polisin haber alma elemanı olduğunu öğrendim'' diye konuştu.

`Aşırı sağ örgütlerle ilgileniyordum'

Astsubay Başçavuş Hüseyin Yılmaz ise hakkında daha önce soruşturma izni verilmemesine rağmen itiraz sonucu dosyaya isminin dahil edilmesine şaşırdığını söyledi. Yılmaz ifadesinde şunları söyledi:

``Benim hiçbir haber bildirim formunda ismim ve imzam yoktur. Ben herhangi bir görev sonuç belgesi düzenlenmesi ve bunun yok edilip yerine yenisinin düzenlenmesiyle ilgili bir şey görmedim. Coşkun İğci'yi tanımıyorum. Pelitli'de benim haber elemanım yoktur. Benim görevim aşırı sağ faaliyetler grup komutanlığıydı. El Kaide, Hizbullah gibi irticai terör örgütlerini takip ederiz. Bölgede bu örgütün üyesi olup olmadığını araştırırız. Tespit edersek adli makamlara bildiririz. Yasin Hayal'in Alperen ocaklarına üye olduğu biliniyor. Alperen ocakları da BBP'nin gençlik kollarıdır. Bu aşırı sağ grup değildir.''

`Komutanın emriyle yanlış rapor düzenledik'

Daha önce verdiği ifadelerinde de üstlerini suçlayan Uzman Çavuş Veysal Şahin, bugünkü duruşmda da suçlamalarını sürdürdü. Veysal Şahin, Yasin Hayal'in eniştesi Coşkun İğci ile görüşmelerine ilişkin olarak 20 Ocak 2007 öncesinde herhangi bir görev sonuç belgesi düzenlemediklerini de ifade ederek şöyle dedi:

``20 Ocak 2007 tarihinde İstihbarat Şube Müdürümüz Yüzbaşı Metin Yıldız beni ve Okan Şimşek'i yanına çağırdı. Temmuz 2006'da almış olduğumuz istihbarat bilgilerini, Coşkun İğci ile olan görüşmelerimizi anlatmamızı istedi ve bunları not aldı. Bu olaydan 2- 3 gün sonra tekrar bizi yanına çağırarak 20 Ocak 2007 tarihinde çekilen haber kayıt ve bildirim formuna göre görev sonuç raporu hazırlayıp getirmemizi istedi. Bunu düzenlemenin yanlış olacağını kendisine söyledik. Bunun Alay Komutanı'nın (Albay Ali Öz) emri olduğunu, bu raporun herhangi bir yerde kullanılmayacağını ve şubede kalacağını söyledi. Bunun üzerine görev sonuç raporunu düzenledik. İmzalamadan şube müdürüne götürdük. Önce kendisi imzaladı, sonra da bizim imzalamamızı istedi. Biz de imzalamak zorunda kaldık.''

Sanık Astsubay Okan Şimşek ise görev sonuç raporunu şube müdürünün talimatıyla düzenlediklerini belirterek, ``Ama 20 Ocak 2007'de değil daha sonra düzenlendi. Veysal'ın da söylediği gibi şube müdürümüz Metin Yıldız tarafından bize hazırlatılarak imzalatılmış bir rapordur'' ifadesini kullandı.

Avukatlar, talimatla ifadeye itiraz etti

Mahkeme Heyeti, daha önce talimatla ifadeleri istenen diğer asker sanıklar Gazi Günay ve Önder Araz'ın da ifadelerinin mahkemeye ulaştığını, Albay Ali Öz ve Yüzbaşı Metin Yıldız'ın ifadelerinin alınması için yazılan talimatlara ise henüz yanıt gelmediğini söyledi.

Dink Ailesi'nin avukatları, mahkemenin talimatla ifade istemesine itiraz ederek, sanıkların mahkemeye gelip yüz yüze ifade vermelerini ve çapraz sorgu yapılması talebinde bulundu. Hakim Şevki Uluçam, Albay Ali Öz ve Yüzbaşı Metin Yıldız hakkındaki ifade talimatlarının yenilenmesine karar vererek duruşmayı 24 Temmuz 2009'a erteledi.

Adliyenin önü tıkandı

Dink Ailesi'nin avukatı Bahri Belen, duruşma sonrasında Trabzon Adliyesi önünde bir açıklama yaptı. Belen, 4 askerin ifadelerinin alındığını belirterek, ``Bir kere daha anlaşıldı ki; Hrant'ın öldürüleceğine ilişkin yapılan istihbari çalışmalar jandarma komutanlığınca değerlendirilmemiştir. Gereğini yapmamanın ötesinde Hrant'ın öldürüleceğine ilişkin istihbarat bilgilerinin ölümden sonra verilmiş gibi gösterildiğini belirten sanık ifadeleri var. Davayı gören Sulh Ceza Mahkemesi bu konuyu kesinleştirmek için Ağır Ceza'ya yollamıştı ama Ağır Ceza maalesef sanki bu davayı sadece basit bir görevi ihmal gibi niteleyerek soruşturmanın önünü tıkadı. Bu son derece yanlış bir karardır. Bu, davadaki gerçek sorumluların gerçek şekilde cezalandırılmalarını önleyen yanlış bir karardır. Bu olayın önü Trabzon 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından tıkanmıştır. Bugünkü görüşmede ortaya çıktı ki; bu davanın sadece görevi ihmal olmadığı, ciddi sahtecilik belgeleriyle olayın üzerinin kapatılmak istendiği açıktır'' dedi.

Belen, Trabzon'daki dosyanın İstanbul'daki ana davayla birleştirilmesi gerektiğini de vurgulayarak, ``Çünkü bu işin merkezi orası. Bu ölümle sonuçlanan ihmal olduğu için buradaki soruşturma bittikten sonra davanın İstanbul'la birleştirilmesini isteyeceğiz'' diye konuştu.

ETİKETLER

haber