Gündem

Demirtaş: Kürt sorunu 15 Haziran'da çözülecek bir sorun değil

Eski BDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş 7 kişinin yaralandığı Etiler'deki bombalı saldırıyı kınadı.

27 Mayıs 2011 03:00

T24 - Eski BDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş 7 kişinin yaralandığı Etiler'deki bombalı saldırıyı kınadı. 15 Haziran sonrasıyla ilgili konuşan Demirtaş, "Somut hiçbir adım atılmadı. AKP bu zemini doğru kullanamadı, 15 Haziran'a kadar somut bir adım atılması lazım" dedi. Demirtaş, Başbakan'ın Kandil-Silivri işbirliği iddiasına tepki gösterdi ve BDP'nin üslubunda tehdidin olmadığını söyledi.



Demirtaş, Cnn Türk'te şu açıklamaları yaptı:


İstanbul'daki saldırı

"Üzücü bir olay. Sivilleri hedef alan bu eylemler kim yaparsa yapsın, kimseye fayda sağlamaz. Umarım failleri ortaya çıkar.


TAK hakkında ne biliyorsunuz?


Çok fazla bilgiye sahip değiliz. Biz siyasetin gerçekten kendi içinde demokratikleşmesinden yanayız ve bunun için çaba sarfediyoruz. Bunun dışındaki anlayışları kabul etmeyiz. Demokratik siyasete olan ilgi artıyor. Oylarımız artıyor, partimize olan ilgi büyüyor. Ezilenlerin ortak sesi olmaya çalışıyoruz, yaptığımız ititfak da bunun göstergesi...


Öcalan'ın 15 Haziran çıkışı. Seçimlerden sonra ne olacak?


2008'de başlayan süreç (hükümetin Kürt açılımı) önemli bir fırsat ortaya çıkardı. Umutlar arttı. Biz niyetlerin gerçek olduğunu gördük ve umutlandık. O tarihten bu yana bu konuda çok görüşme yapıldı. Hükümet kamuyonun desteğini almak için çok sayıda görüşme yaptı. Proje açıklayacağım dedi. Süreç nereden nereye geldi. Fakat somut olarak hiç bir adım atılmadı. TRT Şeş, olağanüstü halin kaldırılması, Kürtçe kursların açılması 2008'den önce atılan adımlardır. Ama Başbakan son olarak 'Kürt sorunu benim için bitmiştir' dedi. Geldiğimiz noktada eylemsizlik kararı heba olmak üzere. Ateşkesin sağlanması konusunda madem bir niyet var, bu zeminin doğru kullanılması lazım. AKP bu zemini doğru kullanamadı. Heba edilmek üzere. 15 Haziran'a kadar somut bir adım atılması lazım. Anlaşılıyor ki 15 Haziran tarihi konuşulmuş.


15 Haziran'da gerçekten sorun çözülecek mi?

Kürt sorunu bu tarihte çözülecek bir sorun değildir elbette. Başbakan seçim öncesi kamuoyuna mesaj veriyor. Ama bizler de Başbakan'dan şunu bekliyoruz. Başbakan seçim öncesi somut mesaj vermeli. Kürt sorunu benim sorunumdur dedikten, eylemsizlik kararı uygulamaya geçtikten sonra 100-150 yıllık sorunla ilgili ne söyleyecek merak ediyoruz. Yeni anayasada ne yapacak. BDP bunu bilmiyor. Nasıl bir anayasa taslağı var bilmiyoruz. Başbakan'ın iradesi var mı göreceğiz.


Asimilasyon bitti mi?

Çocuklar zorunlu olarak okullara gidip Türkçe öğreniyor. AKP döneminde asimilasyon hızı bütün dönemlerden daha hızlıdır. Asimilasyon bitti denmesi boştur. Kürtlerin kendi dillerini geliştirmeye yönelik tek yasal güvence paralı kurslardır. İhtiyaç duyulmadağı için kapandı. Leyla Zana'nın sözleriyle ilgili olarak ise ana dilini korumanın tek yöntemi çocuklara ana dilini öğretmektir. Zana, ana dili unutturmayın çıkışı yaptı.


Başbakan'ın Kandil-Silivri işbirliği iddiası

Bu yöndeki çıkışlar bu ülkenin başbakanına yakışmayacak çıkışlardır. Oy uğruna yapılan bu çıkışlardır. Bu ülkenin bir başbakanı bu kadar ciddi bir iddia da bulunacak, ama savcılar bunu araştırmayacak. Başbakan oy için manipülasyon yapıyor. Bağlantıyı bu kadar net vurguladığınız anda kamuoyunu neye hazırlıyorsunuz? Çok tehlikeli bir yaklaşım.


Kürt sorunu, geldiği noktada Arap baharından etkileniyor mu?


Çözüm penceresinden bakarsak koşullar her zamankinden daha uygundur. Bunun için siyasi iradenin daha cesur olması lazım. Yoksa bu koşullar her zaman bu şekilde beklemeyecektir. Bunlar heba olursa demokratik sınırın dışına çıkılır. Artık bu sorun çözülmek zorunda. Bu kararlılık çözüm için bir fırsattır. Birlikte yaşama kararı değişmeyecektir. Çözüm nasıl olursa olsun Kürt halkının görüşü budur. Sınırlar tartışılmalıdır. Bu zemini zorlayacak tarif edecek bir durma gelmemek lazım. Eğer hükümet doğru adımlar atmazssa, hükümetin kontrol edemiyeceği bir zemine kayacak. Kürt halkı Arap baharından etkilenip hareket etmiyor. Dünyadaki gelişmeler çözüm için fırsat sunuyor. Çözüme yanaşılmazsa kaos çıkabilir.


Özerlik tartışması

Özerklik tartışması gerilim getirmiyor. Başbakan Kürt sorunuyla ilgili bütün belgeleri açıklasın. kürdistan deyince bütün tüyler diken diken oluyor. Kürdistan bir coğrafyanın adıdır. Bunlar gerilimi artırmıyor. Hükümet gerilimi çıkarlarına uygun kullanıyor.


Öcalan'la görüşme

İmralı'yla ilgili kimler görüşüyor, bilmiyoruz. İmralı'yla en fazla Türkiye hükümeti görüşüyor. Özal'dan bu yana temas var.  Biz üzerimize düşen görevi yerine getirdik. BDP-İmralı-PKK üçgenide bir görüşme yapıldıını söyleyemem. Umut ediyoruz ki diyalog zemini yakalansın. İmralı'ya giden heyet devlet heyeti ve 15 Haziran da bu görüşmelerde zikrediliyor. Hükümet bir an önce somut adımlar atmalıdır. Bu süreçte yaşananlar tahribat yarattı.


BDP'nin üslubunda tehdit yok mu?

Biz tabanımızla şöyle bir ilişki içindeyiz. Tabanımız hareketlidir, sokağı kullanır, biz halk hareketiyiz. Sokağa da çıkarız, meydana da çıkarız. Çünkü elimizde başka bir güç yok. Sivil itaatsizlik eylemini başlattık. Eylemlerimize karşı silah kullanıldı, müdahale edildi. BDP'liler hiç bir zaman molotof atmaz. Biz gücümüzü gösterirken, insanları tehdit etmiyoruz. Bizi tehdit eden başbakandır.


Kaset skandalı. MHP'yi aradınız mı?

Ben kimseyi arayıp geçmiş olsun demedim. Bir ihtiyaç içerisine girmedim. Kasetler üzerinden siyaset yapılmasını doğru bulmuyorum. Bu tarz siyaseti doğru bulmuyoruz.


MHP'nin Diyarbakır ziyareti

Bütün liderler Türkiye'nin her tarafına gidebilmelidir. Başbakan da Hakkari'ye gitti. İnsanlar tepki gösterdi. Hakkari'de başbakanın umduğu tablo çıkmadı. Diyarbakır bir metropol kenttir. Herkes gider seçim propagandasını yapar. Bahçeli'nin o bölgeye gitmesi olağanüstü bir durum değildir. Bölgedekilerin kışkırtıcı bir davranış içerisinde olacaklarını zannetmiyorum. MHP'ye karşı özel bir yaklaşımımız olmaz.


Türk bayrağı

Türk bayrağı bir ırkın bayrağı olarak zorla bizlere de dayatılmıştır. 12 Eylül'de o bayrak için işkence yapılmıştır. Doğru olan şudur. Ülkenin bayrağıdır, devleti temsil eder, ulusu temsil etmez. Bayrak hepimizin. Bunu kabul edersen Türksün, kabul etmezsen değilsin mantığı işletiyorlar.


Cumhurbaşkanı Gül'e eleştiri

Cumhurbaşkanı Gül daha fazla müdahil olmalıydı. Bu sorunun çüzümü konusunda daha aktif olduğu sürece katkısının olacağını söyledik. Rolünü yeterince oynayamadı, eksik kaldı. Ama AKP'nin elini zayıflatmayacak bir pozisyona geçti. Cumhurbaşkanı ile görüşücektik ama olaylar sırasında bir vatandaşımızın ölmesi üzerine vazgeçtim. Görüşmediğimiz için pişman olmadım.


13 Haziran'da Meclis'te pozisyon ne olur?

"Biz en az 35 milletvekili ile geliriz. CHP oylarını artırır, AKP'nin milletvekili ile MHP'nin vekil sayısı düşecektir."


ETİKETLER

haber