Politika

Demirel'e en ağır darbe!

9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, 'Nazmiye Hanım'ın hastalığı (alzheimer) bana darbelerden daha ağır geliyor' dedi

04 Aralık 2008 02:00

9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, iki kez darbe görmesine rağmen en büyük çaresizliği 60 yıllık hayat arkadaşı Nazmiye Hanım'ın alzheimer hastalığında yaşadığını söylüyor.


AKP'nin milliyetçilik, CHP'nin çarşaf, MHP'nin Alevi açılımını sürpriz olarak görmeyen Demirel: "Bir siyasetçi davasını neticeye götürürken başarı arar. Asıl olan başarı da sandıktaki başarıdır!" diyor. 9. CumhurbaşkanıDemirel, iki kez darbe görmesine rağmen en büyük çaresizliği, Nazmiye Hanım'ın alzheimer hastalığına yakalandığını öğrendiği zaman yaşadığını söylüyor.

Güniz Sokak'taki evinde, Sabah gazetesine röportaj veren Süleyman Demirel, siyaset, ekonomik kriz ve Ergenekon'un yanı sıra eşi Nazmiye Hanım'ın rahatsızlığına dair soruları cevaplıyor:

Siyasetin emeklisi olmaz

- Ben siyasetten daha çok emeklilik günlerindeki Demirel'i merak ediyorum. O yoğun, aktif siyaset hayatından sonra emeklilik nasıl geldi size?


- Siyasetin emeklisi olmaz! Benim için siyasette emeklilik mümkün değil. Siyaset öyle bir şeydir ki, bir defa içine girerseniz çıkışı yoktur, fiilen aktif siyasetin içinde olun ya da olmayın! Siyaset denen olay sizi meşgul eder; bu da kökünde, odağında insan olan ülke sorunlarıdır. Ülke sorunları dendiği zaman bu dünyada yalnız sizin ülkeniz yoktur, başka ülkeler de vardır. Bu iletişim çağında, bilgi çağında, ulaşım çağında sınırlar önemini yitirmiştir, ülkeler birbirlerine çok bağımlı hale gelmiştir. Bu itibarla dünyanın başka bir yerinde olan hadiseler sizi de ilgilendirir. Zaman zaman ses verirsiniz, zaman zaman ses vermezsiniz ama hadiseler hakkında fikirleriniz olur.

* Şimdi daha mı huzurlusunuz peki?

- Benim hiçbir şikâyetim yok, ben aktifim çünkü! Siyasette aktif değilim ama fiiliyatta aktifim.

* Nasıl geçer gününüz?

- Günlük hayatım şöyledir; sabahleyin kalkar aşağı yukarı yirmiye yakın gazete okurum, birkaç yerel gazeteye bakarım. İzmir'de çıkan Yeni Asır gazetesine, Adana'da çıkan bazı gazetelere ve Bursa'da çıkan Olay gazetesine bakarım, oralarda ne oluyor ne bitiyor diye. Ondan sonra günlük kabullerimi yaparım. Evde olacaksam, dışarı gidip konuşma yapacaksam, ziyaret yapacaksam oralarda bulunurum. Akşamlarım hep evde geçer mutlaka.

* Hobiniz var mıdır, spor yapar mısınız, mesela televizyonda dizi izler misiniz?

- Sadece haber izlerim televizyonda. Nadiren de tartışma programlarını...

Şener Şen’i hep beğenirim

* O kadar yoğun ve aktif bir siyasi hayattan sonra insan yalnızlık hissediyor mu zaman zaman?


- Hayır, hiçbir şikayetim yok, hiç de olmadı!

* Eski doktorunuz Osman Müftüoğlu uzun süre önce bir röportajda sizi şöyle anlatmıştı: "Güne dua ederek başlar, belli bir noktaya bakar Ankara'yı izler, kendiyle başbaşa kalır, bir şeyler mırıldanır 30 saniye boyunca." Ne mırıldanırsınız merak ettim?

- Dua mırıldanırım. Sabah yedide kalkar, duayla başlarım güne, doğrudur.

* Biyolojik yaşınızın takvim yaşınızın 10 yıl geride olduğu da biliniyor. Bunun için neler yapıyorsunuz, kendinize nasıl bakıyorsunuz?

- Tamamen doktor kontrolündeyim. Diyet yapıyoruz, her şeye dikkatliyiz, sağlığa zararlı olacak her şeye dikkatliyiz.

* Hobiniz var mıdır?

- Yok, okuma yazmanın dışında hiçbir şeyle uğraşmıyorum.

* Sinemaya gider misiniz hiç boş vakitlerinizde?

- Uzun zamandır sinemaya bir defa gittim. Şener Şen'in 'Kabadayı' filmiydi. Çok iyiydi, çok beğendim. Şener Şen'i hep beğenirim zaten.

* Vakit mi bulamıyorsunuz yoksa tercih mi etmiyorsunuz dışarı çıkıp sinemaya gitmeyi?

- Genelde çok alışkın değilim sinemaya falan.