Sağlık

CHP'li Bingöl: Türkiye'de 1 doktora 572 hasta düşüyor

"Performans sistemi hem halk sağlığını hem hekim haklarını hiçe sayıyor"

14 Mart 2018 13:57

CHP İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Tekin Bingöl, 14 Mart Tıp Bayramı dolayısıyla Türkiye’de hekimlerin maruz kaldığı hak ihlallerinin derlendiği bir rapor hazırladı. Bingöl, "Türkiye’de 1 doktora 572 hasta düşüyor, performans sistemi hem halk sağlığını hem hekim haklarını hiçe sayıyor. Türkiye'de 141 bin 259 doktor görev yapıyor. Türkiye’de 10 bin kişiye yaklaşık 17 doktor düşerken, bu rakam OECD ülkelerinde 10 bin kişiye 30 hekim civarındadır" dedi. 

Bingöl, “Hastaneleri şirket, hastaları ise müşteri haline getiren yanlış sağlık politikaları ile hekimler de güvencesizlik kıskacına itilmiştir. AKP’nin sağlık politikaları hem halk hem hekim sağlığını hiçe saymaktadır” dedi. Bingöl’ün hazırladığı “AKP İktidarında doktorluk” başlıklı raporda son 5 yılda sağlık çalışanlarına 46 bin 361 sözlü ve fiili saldırı olduğu da vurguladı.

Bingöl yaptığı açıklamada, "Türkiye’de 1 doktora 572 hasta düşüyor, performans sistemi hem halk sağlığını hem hekim haklarını hiçe sayıyor. Türkiye'de 141 bin 259 doktor görev yapıyor. Türkiye’de 10 bin kişiye yaklaşık 17 doktor düşerken, bu rakam OECD ülkelerinde 10 bin kişiye 30 hekim civarındadır. Türkiye, kişi başına düşen hekim sayısında Güney Afrika, Endonezya gibi ülkelerle birlikte en alt sıralarda kalmaktadır" ifadelerine yer verdi. 

Sözcü'den Deniz Ayhan'ın haberine göre, Türkiye’de tıp fakültelerinde okuyan 38 bin 725 bin erkek, 37 bin 231 kadın olmak üzere toplam 75 bin 956 tıp fakültesi öğrencisi bulunduğunu kaydeden Bingöl, "Mevcut tıp fakültelerinde ise toplam 13 bin öğretim üyesi görev yapmaktadır. Tıp fakültesi sayısı hızla arttırılırken nitelikli öğretim üyesi sayısı aynı oranda artmamakta, bu durum da mesleğe yeni başlayacak doktor adaylarının eğitimlerinde aksamalara neden olmaktadır" diye konuştu.

Bingöl açıklamalarına şöyle devam etti: 

"Sadece 2015 yılında günde ortalama 33 sağlık çalışanına şiddet vakası kayıtlara geçmiştir. Bu olayların 10’u fiziksel, 23’ü ise sözel şiddettir. AKP iktidarı ile uygulanmaya başlayan Sağlıkta Dönüşüm Programı, hastaları müşteri haline getirdiği ve sağlık sistemini ticarileştirdiği için sağlık çalışanlarına yönelik şiddeti arttırmıştır. Son 5 yılda sağlık çalışanlarına yönelik sözlü ve fiili 46 bin 361 şiddet vakası kayıtlara geçmiştir.

Nitelikten çok niceliğe önem veren ve fazla hasta muayene eden hekimin performansının fazla olduğu, döner sermayeden daha fazla para alacağı anlamına gelen bu sistem, hekimler arasında rekabete sebep olmuştur. Performans sebebiyle hastaların işlemleri kısa tutulmaya çalışılmakta, hastaya ayrılan süre azalmakta ve doktorların mesleklerini yaparken ilk plana halk sağlığını almaları engellenmektedir."

"Nöbet saatleri düzenlenmeli, yıpranma hakkı tüm personele uygulanmalı"

Genel Sağlık-İş Sendikası Başkanı Zekiye Bacaksız 14 Mart Tıp Bayramı yaklaşırken, Türkiye’deki sağlık çalışanlarında ‘tükenmişlik sendromu’ olduğunu açıkladı. Bacaksız’a göre sağlık sistemindeki sorunlar, sağlık çalışanlarını gelecek kaygıları olan mutsuz insanlar haline getiriyor.

Genel Sağlık-İş Sendikası Başkanı Zekiye Bacaksız, 14 Mart Tıp Bayramı nedeniyle sağlık çalışanlarına reçete yazdı. Sağlık çalışanlarına ‘’Tükenmişlik sendromu” teşhisi konuldu. Bacaksız ‘’Sağlık görevlileri, iş yükündeki fazlalıktan, şiddetten, düzensiz çalışma saatlerinden ve liyakatsiz atamalardan şikayetçi. Nöbet saatleri düzenlenmeli, yıpranma hakkı tüm personele uygulanmalı, angarya çalışmaya son verilmelidir” dedi.

Bacaksız reçetesinde sağlık çalışanları için ‘Sağlıkta dönüşüm programının yol açtığı tükenmişlik sendromu' tanısı koydu, tedavi için de “Çalışma saatleri kısaltılmalı, mesai saatleri yeniden düzenlenmeli. Döner sermaye ek ödemeleri emekliliğe yansımalı. Sağlık çalışanlarının mesleki hastalıkları için özel bir düzenleme yapılmalı; Sağlık çalışanlarına memur statüsünde kadro verilmeli. Atatürk'ün başlattığı ulusal, kamucu, halkçı ve emekçiden yana politikalar uygulanmalıdır” önerisi yaptı.

Sağlık hizmetlerinin piyasa koşullarına terk edildiğini savunan Bacaksız,”Sağlık çalışanları, aşırı ve düzensiz çalışma, ücret yetersizliği ve adaletsizliği, çalışma barışının bozulması, mesleki tatminsizlik, kayırmacılık, liyakatin dikkate alınmaması, çalışma koşullarının sürekli değişmesi, güvencesizlik, gelecek kaygısı ve şiddet nedeniyle ciddi sıkıntılar yaşamaktadır” dedi.

Sağlık hizmeti talebinin her geçen gün artmasına rağmen personel ihtiyacının karşılanmadığına vurgu yapan Bacaksız, “Türkiye’de 100 bin kişiye düşen hekim sayısı 181 iken, OECD ülkelerinde 343’tür. OECD ülkelerinde 100 bin kişiye düşen hemşire ve ebe sayısı 1.098 iken, Türkiye’de 257’dir. Personel açığı nedeni ile sağlık çalışanlarının iş yükü artmakta, bu durum sağlık çalışanlarının ruhsal ve fiziksel sağlığına zarar vermektedir” dedi. Sağlık personeline şiddet konusunda da şunları söyledi:

”Sağlıkta şiddetin artmasında piyasalaştırılmış sağlık sistemi kadar, hükümet temsilcilerinin yanıltıcı beyanlarının da etkisi bulunmaktadır. Tıbbi gerekliliğe, sağlık kurumlarının olanaklarına, çalışan sayısına bakılmaksızın her istediğini istediği anda almak isteyen müşteri mantığı ile sağlık çalışanına saldırılmaktadır. Bayram, resmi tatil demeden, 7/24 hizmet veren sağlık çalışanları, mesleki değersizleştirmenin kurbanıdır. Uzun ve düzensiz çalışma saatleri, ücret yetersizliği, iş kazaları ve meslek hastalıklarının yanı sıra liyakatsız atamalar ve kayırmacılıklar da sağlık personelinin motivasyonunu düşürmüştür. Siyasi iktidar akılcı ve bilimsel sağlık politikalarını uygulamaya koymalı, sağlıkta dönüşümden vazgeçmelidir.”