Ekonomi

Beyaz et ihracatında rekor artış

İhracat yılın ilk çeyreğinde 2008'in aynı dönemine göre 2,5 kat artarak, 32 milyon dolara ulaştı.

19 Nisan 2009 03:00

Yılın ilk çeyreğinde 2008'in aynı dönemine göre 2,5 kat artarak, 32 milyon dolara ulaştı.

Beyaz Et Sanayicileri ve Damızlıkçıları Birliği (BESD-BİR) verilerine göre, sektör geçen yılın ilk çeyreğinde, 6 milyon 339 bin dolarlık tavuk eti, 6 milyon 369 bin dolarlık tavuk ayağı olmak üzere toplam 12 milyon 843 bin dolarlık kanatlı ihracatı gerçekleştirdi.

Geçen yılın tamamında büyük atılım gerçekleştiren ve 87 milyon 269 bin dolarlık rekor ihracat gerçekleştiren sektör, bu yıla da iyi başladı.

Yılın ilk çeyreğinde, Irak'a yapılan tavuk eti ihracatındaki büyük artışın etkisiyle toplam ihracat, yüzde 254'lük artışla 32 milyon 632 bin dolara ulaştı.

Bu dönemde, tavuk eti ihracatı, geçen yıla göre yüzde 204 artarak, 26 milyon 240 bin dolara ulaşırken, hindi eti ihracatı yüzde 371'lik artışla 498 bin dolara yükseldi. Uzak Doğu ülkelerine yapılan tavuk ayağı ihracatı ise yüzde 7'lik düşüşle, 5 milyon 894 bin dolara geriledi.

En fazla tavuk eti ihracatı, yüzde 16 bin 597'lik artışla 19 milyon 87 bin dolara çıkan Irak'a yapıldı. Irak'ı, 1 milyon 739 bin dolarla Tacikistan, 1 milyon 700 bin dolarla Azerbaycan, 1 milyon 10 bin dolarla Vietnam, 551 bin dolarla Kongo izledi.

İhracat kalemleri arasında önemli paya sahip tavuk ayağında ise Hong Kong'a yapılan 22 bin dolarlık ihracat dışındaki ihracatın tamamı Vietnam'a yapıldı.

Hindi eti ihracatında ise başı 394 bin dolarla Azerbaycan, 72 bin dolarla Tacikistan çekti.
Iraklılar Türkiye’ye yöneldi.

BESD-BİR Genel Sekreteri Yüce Canoler, beyaz et ihtiyacını ağırlıklı Brezilya'dan karşılayan Irak'ın, geçen yıl gelen malda kesinti olması üzerine Türkiye'ye yöneldiğini söyledi.

Bunun etkisiyle Irak'a yapılan ihracatın, eylül ayında milyon dolar seviyesine ulaştığını belirten Canoler, şöyle konuştu:

''Zamanla sorun çözülse de Brezilya'dan gelen eksi 18 derecede dondurulmuş mallar eskisi kadar rahat satılamadı. Brezilya'dan tonu bin 800 dolara gelmesine rağmen Iraklılar, 2 bin 40 dolara mal olan ama lezzet ve görüntü açısından beğenilen Türkiye'den gelen taze eti tercih ettiler. İnşallah bu böyle devam edecektir.''

Canoler, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri başta olmak üzere, diğer Arap ülkelerine de mal sokmaya çalıştıklarını ifade ederek, ''Irak, bizim için bir deneyim oldu. Diğer Arap ülkeleri de farkımızı görseler bize yönelirler. Bu yönde girişimlerimizi sürdürüyor, Tarım ve Köyişleri Bakanlığından destek bekliyoruz'' dedi.

Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin, yılda 700 bin tona yakın piliç eti ithal ettiğine dikkati çeken Canoler, Türkiye'nin, ''Helal Gıda'' sertifikasıyla üretim yapan Brezilya'ya göre, ''Müslüman ülke'' olma avantajı bulunduğunu dile getirdi.

AB ve Rusya’ya ihracat

Canoler, kanatlı eti alanında entegre üretim yapan 7 firmanın, AB'ye işlenmiş kanatlı eti ürünleri ihracatı yolunun 29 Martta açıldığını hatırlatarak, Fransa, Hollanda ve Romanya'dan ticari heyetlerin gelerek, tesislerde incelemelerde bulunduklarını ifade etti.

Firmaların sağlık sertifikalarının hazırlandığını dile getiren Canoler, fiyat açısından sıkıntı yaşanmaması halinde, ihracatın en kısa sürede başlayacağını vurguladı.

Canoler, Rusya'dan bir heyet beklediklerini belirterek, bu heyetin gelmesinin ardından Rus pazarının da sektör ihracatına açılabileceğini bildirdi.

En iyi ihtimalle 25 kuruş kâr ediyoruz

Yüce Canoler, 2007 yılının kasım ayından bu yılın mart ayına kadar, toplam 45 günlük süre hariç, iç piyasada sürekli maliyetlerin altında satış yapmak zorunda kaldıklarını vurguladı.

Mart ayından bu yana fiyatların maliyetlerin üstünde olduğunu ama yüksek kar elde etmediklerini dile getiren Canoler, şunları kaydetti:

''Ortalama piliç etinin kilosu, 4,5 liraya satılıyor. Bunun 90 kuruşu market karı, 35 kuruşu KDV, 3,25 lirası da bizim satış fiyatımız. Maliyetlerin en uygun koşullarda 3 lira seviyesinde olduğu düşünülürse, en iyi ihtimalle 25 kuruş kar ediyoruz. 3 liraya mal ettiğimiz eti, 2 liraya sattığımız dönemler var. Geçen yıl bu nedenle bir çok firma üretimini durdurmak ve kapanmak zorunda kaldı. İhracattaki artışın da moral desteğiyle geride kalan firmalar, aksilik olmaması durumunda artık yaralarını sarma fırsatı bulacaklar.''