Politika

Bekir Bozdağ: 1994'te yaşanan manzara 2012'de yaşanmaz

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, BDP'li milletvekillerinin dokunulmazlığının kaldırılması halinde 1994'te yaşanan manzaranın 2012'de yaşanmayacağını söyledi

04 Aralık 2012 15:10

 

Yeni Şafak Ankara Temsilcisi Abdülkadir Selvi, Ankara Haber Müdürü Kazım Canlan ve AK Parti muhabiri Fazlı Şahan'ın sorularını yanıtlayan Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ gündemdeki konuları değerlendirdi. BDP'li vekillerin dokunulmazlıklarının kaldırılmasının istenmesi konusunda Bozdağ, "Bizim hukukumuzda soruşturmanın engeli ortadan kalktığında 'milletvekillerimizin tutuklanması zorunludur' diye bir kural yok." dedi.
 
Bozdağ'ın açıklamarından bazı satırbaşları şöyle;
 
Milletvekillerinin dokunulmazlıkları, milletin temsilcilerinin görevlerini en iyi şekilde yapmalarını temin için kurulmuş esasında millet temsilinin sigortasıdır ama milletin, temsilin sigortasıdır. Eğer milletvekilleri milletin temsilliğinden vazgeçip terörü ve terör temsili gibi bir noktaya giderse o zaman o sigortada sıkıntı çıkar. Bir yandan terörle mücadele devam ederken, şehitler varken, askerimize, polisimize kurşun sıkan teröristlerle omuzlarında silahları olduğu halde sevgi gösterisi ile muhabbet ile kucaklaşmak milletin temsili sıfatı yapanlara yakışır bir durum değildir. Kabul edilebilir bir durum değildir. Bu açık bir suçüstü halidir. 
 
Tabi 94'teki fotoğraf doğru bir fotoğraf değil. Milletvekillerinin dokunulmazlığının kaldırılmasının ardından hemen tutuklama kararının çıkması, yaka paça zorla Meclis'ten alınıp hapishaneye götürülmesi bunu hiç kimse arzu etmez. Böyle bir fotoğrafın tekrarlanmasını bugün Türkiye'de isteyen birilerinin olduğunu da ben zannetmiyorum. Bizim hukukumuzda soruşturmanın engeli ortadan kalktığında 'milletvekillerimizin tutuklanması zorunludur' diye bir kural yok. Dokunulmazlıklar kalktığı veya kaldırıldığı zaman kalkan şey soruşturma ve kovuşturma engelidir. Dolayısıyla herhangi bir tutukluluk kararına gitmeden soruşturma ve kovuşturma yapılabilir. Buna engel bir hal yoktur. 94'teki hadisenin tekrarlanacağını söylemek, bunun otomata bağlandığı söylemek gibi bir şey olur.
 
Şimdiden birileri mahkemenin yerine kendilerini koyup hemen tutuklama kararı veriyorlar. Daha ileri gidip polisin yerine koyup yaka paça gözaltına alıp götürüyorlar. Fotoğrafı çektirmişler. Hava vermek istiyorlar. Bunları ben bir propaganda olarak görüyorum. Birileri yargının yerine geçip yargı adına tutuklama kararını verip zorla yakalama suretiyle bunları hapse tıkmanın Türkiye'ye neler kaybettireceğinin fotoğrafını çoğalttırıyorlar. Gözler önüne getiriyorlar. Böyle bir kampanya var.
 
Dosyalar yeni geldi Meclis'e. Anayasa ve Adalet Komisyonlarından oluşan Karma Komisyon bu konuda bir toplantı yapacak. Sonra alt komisyon oluşuyor. Sonra bir rapor sunuyor ana komisyon bir değerlendirme yapıyor kaldırılması yönünde bir karar verirse genel kurula geliyor. Kaldırılması kabul edilirse dokunulmazlık kaldırılmış oluyor. Böyle işliyor. Tabi bu konuda grup kararı da alınamıyor. Anayasa gereği grup kararı alınmıyor. 
 
Bu arada dokunulmazlık kalkar ise Anayasa Mahkemesi'ne itiraz hakları var. Dokunulmazlığı kaldırılan vekil itiraz edebilir.