Sağlık

Bebekler de tıpkı büyükler gibi uyuyor

Uzmanlar, çocukların uyku düzeninin aslında yetişkinlerle aynı olduğunu belirtiyorlar.

11 Ocak 2009 02:00

Bebeğiniz için her şeyi yapmaya hazırsınız; ancak doğumun üzerinden birkaç ay geçmesine rağmen o geceleyin saat başı uyanıyor, hatta bazen uyuduktan birkaç dakika sonra hemen ağlamaya başlıyor. Geceleriniz bir kâbus gibi geçiyor, uykusuzsunuz, mutsuzsunuz...

Bu durum, birçok anne ve baba için tanıdık gelir ve maalesef artık bilimsel olarak kanıtlanmış bir gerçek vardır ki, uykusuzluk mutsuzluğu en çok tetikleyen unsurların başında gelmektedir. Ancak üzülmeyin, çünkü bunun da bir çaresi var. Uz. Dr. Gökhan Mamur, Zaman gazetesine yaptığı açıklamada bebeğin uyku problemiyle nasıl baş edilmesi gerektiğini anlatıyor:

Çocuk uyku düzeni ile erişkin uyku düzeni aslında aynıdır

Çocukların uyku düzenini anlamak için konuya biz erişkinlerden örnekler vererek başlayacağım. Sanırım bununla bağlantı kurmanız daha kolay olacaktır. Hepimizin genelde alışık olduğu bir uyku saati vardır. Bu saat yaklaştığında belirli bir düzende yaptığımız işler vardır; pijamalarımızı giymek, dişlerimizi ve saçımızı fırçalamak gibi. Yatak odamıza gider, ışıkları söndürür ve yatağımıza uzanır, yorganımıza sarılır, başımızı yastığımıza koyup uykuya dalarız. Gece boyunca da mutlaka uyanırız, örneğin sağa sola dönmek için. Ancak çoğu zaman bu anları hatırlamayız; çünkü uykuya dalabilmemiz için alışık olduğumuz koşullar; yani karanlık yatak odamız, kendi yatağımız, yorganımız ve yastığımız sabittir. Bu düzen bozulunca uyandığınızda tekrar uykuya dalabilme kabiliyetiniz sekteye uğramış olacaktır. Tatile ya da bir yere misafirliğe gittiğinizde yatağınıza ya da yastığınıza alışmanız uzun sürer. İlk gece uyku tutmaz belki de... İşte bu nedenle uykuya rahatça dalmak kazanılan bir beceridir, kendiliğinden gelişmez.

Bebeklerimize gelince; onlar için de aynı kurallar geçerlidir. Kendinize bir sorun "Benim bebeğim nasıl uykuya dalıyor?" diye. Aşağıda en sık görülen olasılıklar yer almaktadır; birini işaretleyin lütfen:

Emzirirken
Biberonla
Emzikle
Kucakta
Battaniye veya ayakta sallanarak
Pışpışlanarak
Ebeveyn yatağında, ebeveyn yanında.

Genelde anne veya babalar bebeklerini yukarıdaki koşullarla uyuttuktan sonra beşiğine veya yatağa yatırır. Ardından kendileri uyumaya çalışır. Ancak uykuları çok da uzun sürmez çünkü bir veya iki saat içinde bebeklerinin ağlaması ile uyanırlar ve tekrar aynı şekilde uyutmaya çalışırlar. Bu döngü döner, döner, döner... Bu duruma dur demezseniz, herhangi bir şey değişmeyecek ve aylar hatta yıllar boyu aynı şekilde devam edecektir.

Aslında bebeğiniz haksız değil. Düşünebiliyor musunuz, siz alışık olduğunuz düzen ile yatağınıza yattınız ve uyudunuz. Bir-iki saat sonra sağdan sola dönmek için uyandığınızda birdenbire baktınız ki, salondaki koltukta yatar vaziyettesiniz. Tekrar uykuya dalmanız mümkün mü? Asla! "Ben buraya nasıl geldim?" Burada uyuyamam, alışık değilim. Ben yatağımı istiyorum ve oraya gidiyorum!" demez misiniz? Öyleyse bebeğinizden de farklı bir şey beklemeyin. Bebeğiniz uyanıp ağlayınca aslında size "Anneeeee (veya babaaaa) benim çok uykum var! Ama böyle uyumaya alışık değilim, benim uyumam için memeye ihtiyacım var!" demektedir. O sizden uykuya dalabilmek için haklı olarak alışık olduğu ortamı istemektedir.

Uykuya dalma alışkanlığı kazanılan bir beceridir ve eğitimle değiştirilebilir. Yani şu anki durumunuza mahkûm değilsiniz.

Uyku saatlerini düzene sokun

Bebeğinizin uykusunu düzene sokmak için bir yöntem vardır. Birinci aşamada bebeğinizi uyutmak için istediğiniz saati belirleyin. Bebeğinizin genelde uyuduğu saati hedef olarak seçmek başlarda size avantaj sağlayabilir. Örneğin saat 21.00'de uykusu geliyorsa saat 20.00 gibi belirli bir düzen geliştirin; mesela banyosunu yaptırın, ardından cilt bakımını yapın daha sonra da pijamalarını giydirin. Ona masal anlatabilir, hikâye okuyabilir veya şarkı söyleyebilirsiniz. Son olarak emzirin ve sonunda da o uykuya dalmadan doğrudan yatağına yatırın. Bebeğiniz altı aylığın üstündeyse koruması olan bir yatakta yatmalıdır. Işıkları söndürerek iyi geceler dileyin.

Bu noktadan itibaren izleyebileceğiniz iki yol var. Ya odada oturup bebeğinizin uykuya dalmasını bekleyebilirsiniz ya da ilk gece 2 dakika ara ile odasına uğrayıp "Bebeğim ben buradayım" diyebilirsiniz. Bunu yapmanızın nedeni bebeğinizin terk edilmiş duygusuna kapılmamasını sağlamaktır. Aklınızdan ne geçtiğini tahmin edebiliyorum, "Böyle yaparsam bebeğimin çok kötü ağlayacağı kesin!" Muhtemelen haklısınız, çok ağlayacaktır. Ancak bu durumda kendinize ve birbirinize hemen hatırlatın ki bunu onun ve kendi iyiliğiniz için yapıyorsunuz; ailece uygun bir uyku düzeni için yatırım yapıyorsunuz. Bir hafta ya da 10 güne kadar bebeğinizin ve sizin uyku düzeniniz çok daha iyi bir yere gelecektir. Bunu yapmadığınız takdirde büyük bir ihtimalle bir şey değişmeyecek ve eski huzursuzluğunuz devam edecektir.

Bebeğinizin ağlaması ile onu kucağınıza almayın ve pışpışlamayın

Bebeğiniz ağlama esnasında kusarsa yalnızca ağzını silin ve yatakta kusmanın olduğu bölgeyi silip üstüne çarşaf serin; bebeğinizi bu esnada kucağınıza almayın. Alırsanız şu mesajı vermiş olursunuz: "Eğer kusarsan seni kucağıma alırım." Böyle yaparsanız kusmalar her akşam devam eder. Belli sürede -ki bu süre bir veya birkaç saat olabilir- bebeğinizin uykuya eğilimi artacaktır. Bu durumda eğer 2 dakika geçtiyse ve sesi artık kesiliyorsa yanına gidip onu uyarmayın. İlk gecenizi başarıyla tamamladınız. Gece uyandığı takdirde onu emzirebilirsiniz ancak memede uyumamasına dikkat edin. Emzirme bittiği anda hemen yatağına yatırın. Yatağında kendi başına uykuya dalmaya alışsın ki, geceleyin uyandığında uyumak için alıştığı bu koşullar aynen devam ettiğinden, kendi başına uykuya dalabilsin.

İkinci gece aynı yöntemi aynen tekrarlayın; ancak yanına 2 dakika ara ile değil 5 dakika ara ile gidin. Yanında uyuyana kadar oturmayı tercih ediyorsanız aynen devam edin. Üçüncü gece artık ufak da olsa uykuya dalma süresinde bir fark görmeye başlarsınız. Yanına gitme süresini de 10 dakikaya çıkartın; dördüncü gece 20 dakika, beşinci gece 30 dakika... Çoğu zaman bir hafta sonunda düzenin epeyce rayına oturduğunu göreceksiniz.

Anne ve babalar kararlı tavırlarını sürdürmeli

Tavsiye ettiğimiz tekniğin uygulamasında bebeğiniz çok ağlayabilir ve sesi kısılabilir, ancak bu durum onun için zararlı değildir. Başlamadan önce evde kalan aile fertleri ve özellikle anne ve babanın uygulamaya sonuna kadar sadık kalacağı konusunda kesin karar vermeliler. Anne veya baba, bebeğin ağlama halinde bazen dayanamayıp onu kucağına almak isteyebilir; ancak bilin ki öyle yaparsanız bebeğinize şu mesajı veriyor olacaksınız: "Eğer ben yeterince ağlarsam o zaman onlar beni kucaklarına alıp eski düzene döneceklerdir!"

Bir sonraki sefere bu yöntemi denediğinizde ise ağlamalar çok daha fazla olacaktır. Onun için bu uygulamayı bir kere yapın ve tam yapın. Çocuğunuzun uyku düzeni hastalık, diş çıkarma, tatil veya başka evde yatıya kalmalar gibi durumlarda bozulabilir. Bu tür durumlar geçtikten hemen sonra eski düzenini yakalamak için yine aynı yöntemi uygulamalısınız.

Bu yöntem, gece belirli saatte uyuyan ve gece belirli dönemlerde uyanıp en kötü ihtimal ile emzirildikten sonra kendi başına yatağında uykuya dalan bir bebeğinizin olmasını hedeflemektedir. Olası ağlama veya başka nedenlerle tekniği uygulamak istemeyen anne ve babalar elbette olabilir ve bu karar onların hakkıdır. Ancak bu karar, anne ve babanın yaşamakta oldukları uyku düzenine razı oldukları anlamına da gelmektedir.

ETİKETLER

anneçocuk