Politika

BDP’nin boykot kararına 'hayır' çıktı

Diyarbakır’da, Dicle Toplumsal Araştırmalar Merkezi (DİTAM) tarafından, Anayasa değişikliği paketinin oylanacağı 12 Eylül referandumuyla ilgili yaptırdığı anketten çar

16 Temmuz 2010 03:00

Diyarbakır’da, Dicle Toplumsal Araştırmalar Merkezi (DİTAM) tarafından, Anayasa değişikliği paketinin oylanacağı 12 Eylül referandumuyla ilgili yaptırdığı anketten çarpıcı sonuçlar çıktı. BDP’nin ‘boykot’ kararını açıklamasının ardından gerçekleştirilen ankete katılanların yüzde 39’u referandumda ‘evet’, yüzde 38’i ‘hayır’ oyu kullanacağını belirtti. Oy kullanmayacağını söyleyenlerin oranı yüzde 8’de kalırken, ‘BDP’nin referandumu boykot etmesi kararınızı etkiler mi?’ sorusuna katılanların yüzde 53’ü ‘etkilemez’ yanıtını verdi.

Diyarbakır’da bir süre önce, kapatılan eski DEP Milletvekili Sedat Yurtdaş, Diyarbakır eski Ticaret Odası Baskanı Mehmet Kaya’nın da aralarında bulunduğu 50’ye yakın işadamı, sivil toplum örgütü temsilcisi ve gazetecilerin kurduğu düşünce kuruluşu Dicle Toplumsal Araştırmalar Merkezi anket yaptırdı. Anayasa değişikği paketinin oylanacağı 12 Eylül Referandumu ile ilgili Dicle Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Anabilim Dalı Başkanı Doç.Dr. Rüstem Erkan ve ekibinin gerçekleştirdiği anketin sonuçları açıklandı.


DTP'ye oy verenler çoğunlukta

Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti’nde düzenlenen basın toplantısında sonuçları açıklanan ve 11-12 Temmuz tarihleri arasında 677 kişinin katıldığı anketten çarpıcı sonuçlar çıktı. Ankete katılan 446 erkek ve 231 kadının yüzde 29.8’i, 300 TL’nin altında geliri olduğunu söyledi.

Ankette katılanların yüzde 64’ü DTP’ye, yüzde 31’ü de AKP’ye 29 Mart 2009 yerel seçimlerinde oy verdiklerini söylerken, ‘12 Eylül 2010’da yapılacak Anayasa değişikliği referandumunda tercihiniz ne olacaktır?’ sorusuna, yüzde 39.8 ‘evet’, yüzde 38.1’i ‘hayır’, yüzde 8.7’si ‘oy kullanmayacağım’ yanıtını verdi. Kararsız olduklarını söyleyenlerin oranı ise yüzde 13.4 olarak ankete yansıdı.

Referandumda ‘evet’ oyu vereceklerin yüzde 68.2’si ‘demokrasiye katkısı olacağı için’ referandumda ‘evet’ oyu kullanacaklarını belirtirken, yüzde 16.5’i ‘Kürt sorunun çözümüne katkı sağlayacağı’nı, yüzde 14.5’i ise, ‘iktidarı desteklediği için’ evet oyu kullanacağını söyledi. Yüzde 0.8 ise başka gerekçe gösterdi.

Tercihi ‘hayır’ olanların yüzde 31.7’si ‘demokratikleşmeyle ilgili yeterince madde bulunmadığı’nı yüzde 49.4’ü, ‘Kürt sorunuyla ilgili değişiklik olmadığı’nı düşünürken yüzde 17.7’si ise, ‘BDP bu değişikliği desteklemediği için’ hayır oyu kullanacağı görüşünü bildirdi. Başka gerekçe gösterenlerin oranı 1.2'de kaldı.


BDP’nin boykot kararına 'hayır' çıktı

Anketten çıkan en çarpıcı sonuç ise ‘BDP referandumda boykot etmesi kararınızı nasıl etkiler?’ sorusuna verilen yanıttan ilginç sonuç çıktı. Ankete katılanların yüzde 53.1’i ‘kararımı etkilemez’ yanıtını verirken, yüzde 46.9’u ‘ben de oy kullanmam’ dedi.

Ankete katılan seçmenlere sorulan ‘Sizce nasıl bir anayasaya ihtiyaç var?’ sorusuna yüzde 30.2’si Kürt sorunu çözecek değişiklikleri içeren bir anayasa, yüzde 26.3’ü bütün siyasi partilerin desteği ile hazırlanacak bir anayasa, yüzde 17.6’sı mutlaka BDP’nin desteğini alacak bir anayasa ihtiyacı olduğunu belirtti. Yüzsde 24.9'u başka yanıtlar verdi.

‘Türkiye’nin en önemli sorunu nedir?’ sorusuna ise ankete katılanların yüzde 47.1’i Kürt sorunu, yüzde 35.1’i işsizlik derken, yüzde 17.8'i başka sorunları söyledi.


Erkan: Mesaj olsun diye yapılmış bir çalışmadır

Anketin ortaya çıkardığı sonuçları basın toplantısında değerlendiren Doç.Dr. Rüstem Erkan, “Uçaktan inip taksiciye sorup, Hasanpaşa Hanı’nda kahvaltı yapıp, bunlarla bir Diyarbakır ve bölge tahlili yaparak, buradan da Kürt sorununa çözüm reçetesi üreten Türkiye’nin önemli tartışmacılarını da önemli bir cevap veya tepkidir. Mesaj olsun diye yapılmış bir çalışmadır” dedi.


‘Diyarbakır seçmenin kafasında kritik bir durum var’

Çalışmanın sonuçlarına güvendiklerini söyleyen Doç. Dr. Erkan, ankete katılanların sayısına bakıldığında Diyarbakır için yüksek bir rakam olduğunu söyledi. Bu güne kadar Türkiye için yapılan çalışmalarda 2 bin ile 2 bin 500 arasında bir rakamla Türkiye’nin temsil edilmeye çalışıldığını hatırlatan Doç. Dr. Rüstem Erkan, şöyle konuştu:

“Her kamuoyu araştırması yapıldığı günün eğilimi yansıtır. Diyarbakır’ın 11-12 Temmuzdaki eğilimi bu. Bu 12 Eylül referandumunda aynı olacak anlamına gelmiyor. Yaşanacak olaylar bu süreci değiştirebilir, fakat Diyarbakır’ın bu günkü eğilimi bu. Şu an Diyarbakır seçmenin kafasında kritik bir durum var. Diyarbakır seçmeni yüzde 1.5 gibi eğilimle ‘evet’ taraftarı gibi görünüyor. Bölgede BDP’nin ağırlığı bilindiği için, sorduk çok çarpıcı bir sonuç ortaya çıktı. BDP seçim sürecinde etkili bir şekilde boykot kararı uygularsa seçmenin 46.9’u ben de seçime katılmam diyor. Rakamların okunması ve yorumlanması önemli. Bize şunu gösteriyor. Türkiye’deki herhangi bir anayasa değişikliği, Kürt sorunun çözümünde diyelim ortaya bir sonuç çıkıyor. Diyarbakır’da bunu, Güneydoğu’yu da ele alabiliriz. Seçmenin yaklaşık yüzde 50’sini BDP yönlendirebiliyor etkin olarak. Diyarbakır’da yerel seçimlerde BDP yüzde 65 gibi bir oy almıştı. Fakat yönlendirebildiği seçmen sayısı yüzde 47 gibi, yani aradaki fark konjektörel olarak yönlendirilebilen bir seçmen kitlesi. Her partinin bilindiği sadık seçmeni adlandırılan bir militan bir kadrosu var. Bu BDP’nin militan tabanı burda 46, 47’leri bulmuş durumda. Dolayısıyla partinin aldığı her karara uyabilecek bir seçmen kitlesi bu. Kontrol etmesi bu günkü konjektörle ilgili.”


Referandum Kürtlerde heyecan yaratmadı

Dicle Toplumsal Araştırmalar Merkezi’nin Başkan Yardımcısı Sedat Yurtdaş ise, anketin sonuçlarına bakıldığında referandumun Diyarbakır’da ve Kürtlerde heyecan yaratmadığını savundu.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun görüşmesinde değinen Yurtdaş, “Görüşmenin esasının güvenlik odaklı bir yaklaşıma sahip olmasının son derece yanlış olduğu buradan ortaya çıkıyor. Demek ki yapılması gereken çözüm odaklı, 21 yüzyılın diliyle bir araştırma ve arayış içine girmek gerekiyor. Bu çalışmadan ortaya çıkan en önemli şey eğer gerçekten anayasal ve yasal bir çözüm gündeme getirilir ve hayata geçirilirse halk doğrudan muhatap alınırsa, Başbakan da bunu dile getiriyor. Çözümün toplumda bir karşılık bulacağını açık bir şekilde ‘sizce nasıl anayasaya ihtiyaç var?’ sorusuna cevap veriyor” diye konuştu.


‘BDP’nin olmadığı yerde politik ortam zehirlenir’

Sedat Yurtdaş, BDP’nin kararlı yüzde 46 destekçisinin varlığının BDP’nin Kürt sorunun çözümünde sürekli ve etkin bir taraf olduğunu ortaya koyduğunu öne sürdü. Başbakan Erdoğan'ın, BDP ile görüşmemesine tepki gösteren Yurtdaş şöyle dedi:

“Bu itibarla sayın Başbakan'ın, BDP’yi hangi gerekçeyle olursa olsun görüşme dışı bırakması son derece yanılgılı bir tutum. Bu noktalardan da hareketle bir sorunu çözümünde politik psikolojik ortamın geldiğini söylemek gerekiyor. Bu atmosferin yaşanmasında BDP’siz olunamayacağı son derece açık. BDP’nin olmadığı ortamda politik psikolojik ortamın adete zehirlendiğini söylemek sanırım yerinde olur. Bu itibarla sahici bir çözüm için herkesin samimi gayret içinde olması lazım. Hükümet ve danışmanları siyasi miyopluklarını bir tarafa bırakıp bu sorunun sahici çözümü için halkında önemli oranda hazır olduğunu görerek gerçekçi adımlar atmalılar.”

ETİKETLER

haber