Gündem

Başbakan’ın Dink sınavı

Başbakanlık Teftiş Kurulu’nun (BTK) Hrant Dink cinayetiyle ilgili hazırladığı rapor, Başbakan Erdoğan’a sunulacak. Başbakan talimat verirse, olayda ihmali görülenler soruşturulac

14 Kasım 2008 02:00

Başbakanlık Teftiş Kurulu’nun hazırladığı Hrant Dink cinayeti raporu, talimat vermesi için Erdoğan’a sunulacak. Başbakan talimat verirse, olayda ihmali görülenler soruşturulabilecek

Başbakanlık Teftiş Kurulu’nun (BTK) Hrant Dink cinayetiyle ilgili hazırladığı rapor, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ı zor bir kararın eşiğine getirdi. Erdoğan, rapora konu olan emniyet ve jandarma görevlileri hakkında “gereğinin yapılması” talimatı verirse, bugüne kadar yargı önüne çıkarılamayan çok sayıda emniyet ve jandarma görevlisinin Dink cinayeti öncesindeki ihmalleri mercek altına alınacak. Böylece Dink ailesinin aylardır peşinde koştuğu emniyet ve jandarma istihbarat görevlilerinin faaliyetleri gün ışığına çıkabilecek.

Çarpıcı rapor

Dink’in eşi Rakel Dink’in Erdoğan’a gönderdiği mektupta “cinayetin üzeri örtülmesin” diyerek devreye girmesini istemesi üzerine BTK’nın başlattığı incelemenin raporu tamamlandı.

Üç müfettiş tarafından hazırlanan raporun önemli bölümleri önceki gün medyaya yansıdı. Raporda, Dink cinayetinin azmettiricisi Yasin Hayal’in Trabzon’da McDonald’s’a bomba atılması eylemini gerçekleştirdiği süreçte takipte olan telefon numarasından farklı bir numara kullandığı vurgulandı.

Hayal’in farklı bir isim üzerine kayıtlı olan bu numaradan görüşme yaptığı kişilerin büyük bölümünün yurtdışında olduğu ifade edildi. Bu görüşmelerin kimlerle yapıldığının saptanmasının büyük öneme sahip olduğu vurgulandı. Raporda, McDonald’s’a yönelik bombalı saldırı olayında, polis muhbiri Erhan Tuncel’in de etkili olduğu anımsatılarak, “Tuncel’in McDonald’s bombalamasındaki rolü çözülseydi, Dink cinayeti önlenebilirdi” denildi.

Raporda, Dink cinayeti öncesi yaşanan ihmallerden sorumlu emniyet ve jandarma görevlilerinin eylemlerinin yeniden incelenmesinin cinayetin aydınlatılması için büyük öneme sahip olduğu vurgulandı. Raporda, ihmal zinciri şu başlıklarla özetlendi:

- Hayal, 2006’da firari olarak aranırken, yurtdışına çıkışının önlenmesi için gerekli adımlar atılmadı. Bu ihmalde Trabzon İl Jandarma Komutanlığı’nın rolü büyüktür.

- Hayal’in Dink’e suikast düzenleyeceği istihbaratı Tuncel tarafından Trabzon Emniyeti’ne 1 yıl önce bildirildi. Aynı bilgi, Hayal’in eniştesi Coşkun İğci tarafından da suikasttan 6 ay önce Trabzon İl Jandarma Komutanlığı’na iletildi. Bu bilgiler, jandarma ve emniyet birimlerince paylaşılmadı. Bu koordinasyonsuzluk, olayın önlenememesinde etkili oldu.

- Tuncel’in Dink’in öldürüleceği yönünde verdiği bilgi, İstanbul Emniyeti’ne de iletildi. Ancak buna rağmen Dink’e koruma bile vermeyen Emniyet Müdürlüğü, Tuncel’in sonradan doğru çıkan istihbaratlarını değerlendirmedi. Raporda, Dink’e koruma bile tahsis edilmemesinde ihmali bulunan birimin emniyet istihbaratı olduğu vurgulandı.

- Raporda İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah’a özel bir vurgu yapıldı. Cerrah hakkında İçişleri müfettişlerinin kınama cezası talebinde bulunmasına rağmen bunun uygulanmamasının dikkat çekici olduğu ifade edildi.

Her şey Başbakan’a bağlı

Rapor, kısa süre içerisinde incelemesi ve talimat vermesi için Erdoğan’a sunulacak. Erdoğan, rapordaki bilgiler doğrultusunda, ihmali bulunduğu öne sürülen emniyet ve jandarma görevlileri hakkında harekete geçilmesi için talimat verebilecek. Bu durumda, Dink ailesinin aylardır peşinde koştuğu, ancak yargı önüne çıkarılamayan çok sayıda ismin faaliyetleri ve ihmalleri ilgili savcılıklarca araştırılabilecek.

Bakanlıktan Hayal açıklaması:

Yetkimiz yok ki izin verelim


Başbakanlık Teftiş Kurulu’nun (BTK) Hrant Dink cinayetine ilişkin raporunda, Dink cinayetini azmettirdiği iddia edilen Yasin Hayal’in iletişim bilgilerinin araştırılmasına Adalet Bakanlığı’nın izin vermediğine yönelik haberler bakanlıkça yalanlandı.

Adalet Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada, müfettişlere bu tip bir izin verilmemesinin söz konusu olmadığı vurgulanarak, “Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 135. maddesi gereğinde iletişim bilgilerinin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınmasına izin verme yetkisi bağımsız yargı organlarına aittir. Adalet Bakanlığı’nın bu konuda herhangi bir görev ve yetkisi bulunmadığı gibi yargı organlarına bu yönde bir talimat vermesi de söz konusu olamaz” denildi.

İşte rapora göre ihmal zincirindeki isimler

Söz konusu rapor, gözlerin Dink suikastının hemen ardından isimleri “ihmaller zinciri” çerçevesinde gündeme gelen kritik görevlere yeniden çevrilmesine neden oldu. Dink ailesi tarafından da yargı önüne çıkartılmak istenen bu emniyet ve jandarma yetkililerinin isimleri şöyle:

İstanbul Emniyet Müdürlüğü: İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah, eski İstihbarat Şube Müdürü Ahmet İlhan Güler, Müdür Yardımcısı Bülent Köksal, büro amiri İbrahim Pala, büro amir yardımcısı Şevki Eldivan, masa amiri Volkan Altunbulak. Polis memurları Bahadır Tekin ve Özcan Özkan.

Trabzon Emniyet Müdürlüğü: Eski Trabzon Emniyet Müdürü, şu anda Emniyet İstihbarat Daire Başkanı olan Ramazan Akyürek, eski Trabzon Emniyet Müdürü Reşat Altay, eski İstihbarat Şube Müdürü Engin Dinç, İstihbarat Şube Müdürü Faruk Sarı. Polisler; Ercan Demir, Özkan Mumcu, Muhittin Zenit ve Mehmet Ayhan.

Akyürek, Dink’in, hayatının tehlikede olduğuna ilişkin 17.2.2006 tarihli yazının İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne gönderildiği dönemde Trabzon Emniyet Müdürüydü.
Trabzon İl Jandarma Komutanlığı: Cinayetin işlendiği dönemde Trabzon İl Jandarma Komutanı olan Albay Ali Öz, Eski Trabzon Jandarma İstihbarat Şube Müdürü Yüzbaşı Metin Yıldız. Öz ve Yıldız hakkında yargılanmaları için izin verilmişti. Öz ve Yıldız’ın bu karara yaptıkları itiraz idare mahkemesince reddedilmişti.

‘Savcılar harekete geçmeli’

Bu arada NTV’ye konuşan Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Mithat Sancar, raporda devlet görevlilerinin olayla ilgili sorumluluğunun somut biçimde ortaya konduğunu belirtti. Sancar, ‘Rapordan sonra suç duyurusu yapılmasına gerek yok. Bu bir kamu davası sorunudur ve savcıların kendiliğinden harekete geçmesi gerekiyor’ dedi.

Kurulun raporunda son derece ciddi iddialar bulunduğunu belirten Sancar, “Bürokraside emniyette ve jandarmada bu cinayeti önlemeyen, önlemekte ihmal gösteren kişilerin, görevlilerin varlığına işaret ediliyor. Bu raporun akıbetinin Susurluk raporuna dönmemesi gerekiyor. Ancak ‘döner mi?’ sorusuna bugün biraz daha umutsuz bir cevap verebilirim” dedi.

ETİKETLER

haber