Gündem

Bahçeli'den MHP teşkilatına: Provokasyondan kaçının, ittifakı zora sokacak yorumlardan kaçının!

"Dış kaynaklı huşunet serumu, husumet yardımı, fitne takviyesi ile ayakta kalmaya çırpınan ucube ve ucuz zihniyetler..."

01 Mayıs 2018 19:25

Cumhurbaşkanı ve milletvekillerinin belirleneceği 24 Haziran seçimleri öncesi parti teşkilatına bir genelge gönderen MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ‘provokasyonlardan uzak durulması ve AKP ile kurulan Cumhur İttifakı’nı zora sokacak yorumlardan uzak durulması’ uyarısında bulundu.

MHP’nin il ve ilçe teşkilatlarına gönderdiği genelgede, seçimlerin ‘haklı’ olarak erkene alındığını kaydeden Bahçeli, “Memnuniyetle ifade etmek isterim ki, şu ana kadar partimize çok yoğun bir müracaat söz konusudur. Bu tablo aynı zamanda Milliyetçi Hareket Partisi'ne yönelmiş muazzam bir alaka, sevgi ve desteğin varlığına işarettir. Kısa süre içinde kurulacak Milletvekili Aday Adayı Değerlendirme Komisyonu marifetiyle partimize başvuran aday adayları üzerinde titiz, teferruatlı, adil ve isabetli değerlendirme yapılacak, nihai milletvekili aday listemiz tanzim edilmiş olacaktır” dedi. Komisyonda, Teşkilat İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı, Hukuk ve Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Genel Sekreter’in yer alacağını kaydeden MHP lideri, “Bununla birlikte 15 değerli avukattan oluşan bir çalışma grubuyla da milletvekili aday adayları ilgili lazım gelen hukuki araştırma ve analiz dikkatle yapılacaktır” ifadelerini kullandı.

“CHP, İP'e dolansa da, İP CHP'ye bulaşsa da..."

Genelgede Cumhuriyet Halk Partisi ve İyi Parti’ye yönelik olarak da sert ifadeler kullanan Bahçeli, şunları söyledi:

“Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ni karalayan, kötüleyen, felaket çığırtkanlığı yapan siyaset ve sivil toplum kuruluşları dış kaynaklı huşunet serumu, husumet yardımı, fitne takviyesi ile ayakta kalmaya çırpınan ucube ve ucuz zihniyetlerdir. Kandil ve Pensilvanya'nın arkasına saklanarak Türkiye'yi taşlayan CHP bunlardan birisidir. İP'ni FETÖ'ye zimmetleyen, siyasi iliğini fikirsizlikle, ikbalini fenalıklarla zenginleştiren dönek ve kaçkınlar bunlardan bir diğeridir. Türk milleti siyaseti çıkarlarına endeksleyen; tutarsız, ilkesiz, yetersiz, gayesiz, erdemsiz, geçimsiz siyasi tufeylilere şans tanımayacak, elbette pirim ve geçer not vermeyecektir. Bunlar ne söylerse söylesin, hangi ilkel ve itibarsız ittifakın içerisinde gürültü patırtı çıkarırlarsa çıkarsınlar hazin akıbetlerinden yakalarını kurtaramayacaklardır.

“CHP, İP'e dolansa da, İP CHP'ye bulaşsa da, FETÖ, PKK, HDP, PYD, YPG, DHKP-C, Türk düşmanları kudursa da Türk milletinin hükmünden kaçamayacaklardır. 22 Nisan vakasıyla, CHP'nin İP'e kiralık verdiği 15 milletvekili demokrasi tarihimizde görülmemiş, duyulmamış skandal ve kara bir leke gibi muhataplarının alınlarına kazınmıştır. Anlaşılan odur ki, İP, CHP'nin kötü bir suretidir. CHP ise Pensilvanya'nın sözcüsü, Türkiye düşmanlarının gözcüsüdür. Ve aziz Atatürk'ün mirasıyla köprüleri tamamen atmıştır.

"CHP insansız Cumhurbaşkanı adayı için son turlarını atmakta, son rötuşlarını yapmakta"

"Kriz severi, kaos neferi CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı çıkarma konusunda bunalıma düşmesi garip bir çaresizlik, 95 yıllık müktesebatı açısından kaygı verici bir çürümedir. Yine anlaşılan odur ki, CHP insansız Cumhurbaşkanı adayı için son turlarını atmakta, son rötuşlarını, son hazırlıklarını yapmaktadır. Varsın onlar aday araya dursunlar, imza topladık, topluyoruz tantanasıyla oyalansınlar, Cumhur İttifakı ihanet kervanını Allah'ın izniyle ezip geçecektir. Demokrasi ittifakından bahsedenler, bir defa zorla, adeta sürgüne gönderilen kürek mahkumları gibi, adeta işlemiş oldukları büyük bir suçun mahcubiyetiyle başlarını öne eğen, gözleri yaşaran kiralık 15 milletvekilinin hesabını milletimize, kendilerine umut bağlayanlara vermek durumundadır. Demokratik ahlak gereği bu kaçınılmaz bir zorunluluktur." 

"İç ve dış akıl veya aktörlerin tahrik ve provokasyonlarına azami dikkat edilecektir"

Partililere AKP ile kurulan Cumhur İttifakı’na uygun davranmaları ve provokasyonlara dikkat etmeleri uyarısında da bulunan MHP lideri, "Unutulmasın ki, 24 Haziran Cumhurbaşkanı ve Milletvekili Genel Seçimleri yeni bir sistem mimarisinin milat ve misakı olacaktır. Bu itibarla Cumhur İttifakı'nın doğasına muvafık hareket edilecek, incir kabuğunu doldurmayan ihtilaflara fırsat verilmeyecektir. Türkiye üzerinde oyun oynamak için pusuya yatmış iç ve dış akıl veya aktörlerin tahrik ve provokasyonlarına azami dikkat edilecektir. Sandıktan sonuç alamayan yerli ve yabancı çıkar bloğunun sokaktan medet umması beklenen, tahmin edilen, muhtemel gelişmeler arasındadır. Hassasiyetlerimizi kaşımaya tevessül eden, kavga ve cepheleşmeye davetiye çıkaran yozlaşmış niyetlere, görevli ajanlara, siyasi tükenmişlere karşı en üst düzeyde uyanık olunacak, dikkat edilecektir. Adalet ve Kalkınma Partisi'yle farkı siyasi kulvarlarda olsak da, hedef birlikteliği yaptığımız açıktır. Bu nedenle her düzeyde, her seviyede, her aşamada kullanılan dil ve üsluba özen göstermek, maksadını aşan, ittifakı zora sokan yorum ve değerlendirmelerden kaçınmak başlıca ihtiyaçtır. Bu konuda hiyerarşik düzlemdeki her teşkilat mensubumuz tarih ve millet önünde sorumludur. Bilhassa partimizin yetkili ağızlarından çıkmayan, resmiyet kazanmamış, teyidi yapılmamış, sadece tezvirat boyutunda kalmış söz, iddia, kanaat, açıklama ve isnatlara asla değer verilmeyecek, aldırış edilmeyecektir. Sosyal medya kanalıyla haysiyet cellatlığına soyunan, fitne üreten, partimiz ve dava arkadaşlarımızla ilgili dedikodu servis eden kirli çevrelerin, nefsine yenik düşmüş ahlaksız kişilerin emel ve eylemlerine ihtimam ve itibar edilmeyecektir. Seçim propaganda döneminde söz birliğinin önemi çok büyüktür. Milletimize verilecek mesajların bir bütünlük dahilinde olması ve bu konuda yeknesaklığı sağlamak için; Genel Merkezin hazırladığı broşür, kitapçık ve benzeri çalışmaların içeriğine harfiyen riayet edilmesi, sözlerin, vaatlerin ve sarfedilen bilgilerin bunlara bağlı kalması gerekmektedir. Seçim dönemi içinde kullanılacak materyallerin farklılık arz etmemesi ve bu konuda tam bir uyumun sağlanması elzemdir. Genel Merkezin belirlediği işaret, rozet, seçim müziği, sembol, slogan ve kavramlar dışında herhangi bir materyal kullanılmayacak ve tanıtım birliğine ve disiplinine azami derecede uyulacaktır. Bilinmelidir ki, 'Cumhur İttifakı, Millet Aklıdır.'  Yeri ve zamanı daha önceden belirlenmiş toplantı ve miting alanları başta olmak üzere; ilgili kanunun izin verdiği mahallerde Genel Merkez tarafından belirlenmiş afiş ve bayrak haricinde herhangi bir şey kullanılmayacaktır. Milliyetçi Hareket Partisi'nin başarısından çekinen, bunu önlemeye çalışan ve aramıza sızmanın yollarını arayan kişi ya da kişilere karşı son derece dikkatli olunacaktır" dedi.

"Cumhur İttifakı, Türkiye Cumhuriyeti'nin istikbalini pırıl pırıl aydınlatacaktır"

MHP’nin Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde adayının Cumhur İttifakı’nı kurduğu AKP’nin genel başkanı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olduğunu hatırlatan Bahçeli, şöyle devam etti:

“Sayın Erdoğan'ın tekraren Cumhurbaşkanı seçilmesi hususunda üstlendiğimiz sorumlulukların, aldığımız kararların gereği samimiyetle, gönül huzuruyla uygulanacak ve uygulatılacaktır. İkinci stratejimiz ise Milliyetçi Hareket Partisi'nin 27.Dönem Türkiye Büyük Millet Meclis'inde sayısal ve siyasal ağırlık olarak çok güçlü bir şekilde temsil edilmesini mutlak anlamda tesis ve temin etmektir. Partimiz 24 Haziran seçimlerine yasal ve meşru bir temeli olan Cumhur İttifakı'nın ana siyasi aktörlerinden birisi olarak girecektir. Cumhur İttifakı Türkiye'nin kader seçimlerine mührünü vurup desteğini aldığı millet iradesiyle Türkiye Cumhuriyeti'nin istikbalini pırıl pırıl aydınlatacaktır. Amacımızın özü, arayışımızın esası budur.

Ülkemiz çok zor şartlar altındadır. İç ve dış sorun alanları yaygınlaşırken, risk ve tehditlerin cesamet ve cüreti de giderek yoğunlaşmaktadır. Milli bekamıza yönelik mütecaviz ve müteyakkız bir saldırganlık faal haldedir. Küresel güç odakları karanlık tertip ve tacizlerle vatan ve milletimize kast etmenin çaba ve sinsi çalışması içindedir. 15 Temmuz hain FETÖ darbe teşebbüsü karşı karşıya olduğumuz tehlikeyi gözler önüne sermiştir. Terör örgütlerinin peş peşe gerçekleştirdikleri menfur eylem ve iğrenç suikastlar bekamızın nasıl bir kuşatma altında olduğunu da çok açık göstermiştir. Türkiye'nin aleyhine kurgulanmış, bölünme ve parçalanma dinamiklerinin harekete geçirilmesine ayarlanmış alçak plan ve senaryolar şiddet ve hiddetle tedavüle sokulmuştur. Yaşanan kanlı ve kindar hadiseler bu durumun billurlaşmış kanıtıdır. Bu şartlar altında ahlaklı ve sorumlu siyaset anlayışının ortaya çıkan milli ihtiyaçlara, milletimizin hissiyat ve özlemlerine duyarsız kalması, yüzünü dönmesi, sırt çevirmesi beklenemez, istenemezdi. 15 Temmuz'da işgal edilmek istenen Türk vatanıydı. 15 Temmuz'da iç kargaşa ve iç savaş çıkartılmak istenen Türk devletiydi. 15 Temmuz'da dağıtılmak ve birbirine düşürülmek istenen Türk milletiydi.

"Çığır açıcı yeni bir ahlaki değişim mecburi olmuştur"

7 Ağustos 2016 tarihinde Yenikapı'da tecelli ve tahkim edilen milli ruh, Türk ve Türkiye düşmanlarına en ağır, en kesif, en kategorik cevap, hatta üstesinden gelemeyecekleri tarihi nitelikli tepkiydi. Yenikapı ruhuyla Türkiye'nin muhatap olduğu tüm sorunlar karşılık beklemeksizin, çıkar gözetmeksizin; önce ülkem ve milletim, sonra partim ve ben ilkesiyle göğüslenmiş, tıkanan yönetim sisteminin açılması konusunda fikir ve anlayış birliği sağlanmıştır. Muhtemel krizleri engellemek, düğümü açılmamış dehşet verici kaos ve karışıklıkların önüne geçmek maksadıyla hükümet etme sistemi üzerinde bekamızı merkezine alan yeni bir düzenleme, çığır açıcı yeni bir ahlaki değişim mecburi olmuştur.

“Milliyetçi Hareket Partisi ile Adalet ve Kalkınma Partisi bu mecburiyeti özümseyerek, bunun gereklerini yerine getirerek Cumhuriyet tarihinde yeni bir sistemsel döneme geçilmesi hususunda mutabakata varmışlardır. Bunun adı da Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi olmuştur. Egemenliğinden asla kuşku duymadığımız büyük Türk milleti 16 Nisan 2017'de Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ni halkoylaması vasıtasıyla kabul etmiş, istikbalinin rotasını bizzat çizmek suretiyle husumet dalgasını iradesiyle kırmıştır. “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, Cumhuriyet tarihimizin üçüncü ve ilelebet var olmasını temenni ettiğim milli birlik ve dayanışma evresidir. Dağılmamızı planlayanlar 16 Nisan Halkoylamasıyla felç geçirmişlerdir. Siyasi kutuplaşma ve anlaşmazlıklarla iç barış ve huzur ortamımızın zedeleneceğini, zaafa düşeceğini sanan gafiller 16 Nisan'da hüsrana uğramışlardır. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, kuvvetler ayrımını net olarak sağlamıştır. Kaldı ki yeni sistem kuvvetler ayrımını iyice belirgin hale getirirken; Ay Yıldızlı Al Bayrağımızda ruh, anlam ve tanımını da bulmuştur. Nitekim şanlı bayrağımızın kırmızı rengi bağımsız Yargıyı, hilali denge ve denetleme görevi olması gereken düzeye çıkacak Yasamayı, yıldızı ise Cumhurbaşkanlığını, yani Yürütmeyi ifade ve temsil edecektir.”

İlgili Haberler