Kültür-Sanat

Babylon'da Ekim

İstanbul'u Ekim'in sonbahar hüznünden uzaklaştıracak, kışa en güzel başlangıcı yapmamaızı sağlayacak etkinlikler ile "Babylon" bu ay da dopdolu.

21 Ekim 2010 03:00

T24- İstanbul'u Ekim'in sonbahar hüznünden uzaklaştıracak, kışa en güzel başlangıcı yapmamaızı sağlayacak etkinlikler ile "Babylon" bu ay da dopdolu. 



Garanti Caz Yeşili etkinlikleri kapsamında sahne alacak Us3, Label Night çerçevesinde izleyiciler ile buluşacak Michael Mayer, Robag Wruhme, Jatoma ve Hercules & Love Affair Babylon'da bu ay izleyebileceğimiz isimlerden bir kaçı.



21 Ekim Perşembe günü canlı performans sergileyecek Us3, 1992 yılında Londra’da kurulmuş bir caz-hiphop oluşumu.


Grubun beyni Geoff Wilkinson, Blue Note plak şirketinin kataloglarından seçtiği sample’ları kullanarak ve farklı MC’leri de işin içine katarak müziğini özgür bir çizgide ilerletti. Grup, özellikle Herbie Hancock’ın “Cantaloupe Island” şarkısından sample’lar kullandıkları ‘Cantaloop’ hitleri ile 1992 yılında tüm dünya çapında ün kazandı ve Amerika’da platin plak mertebesine kadar yükseldi.




Geniş bir dinleyici kitlesine sahip olan Us3, günümüzdeki birçok hiphop ve caz müzisyeni için de ilham kaynağı. 2004 yılında çıkardıkları dördüncü albümlerinde eski caz parçalarını baz alarak yaptıkları müzikal çalışmaları geride bırakarak tamamen kendi bestelerinden oluşan yepyeni parçalar ile taze bir albüm hazırladılar. Her albümde yeni şeyler denemekten çekinmeyen ve risk almayı seven Wilkinson,  elektronik öğeleri de kattığı müziğiyle, neredeyse kendi yarattığı bu çizgide emin adımlarla ilerliyor.


2009 yılında çıkan son albümleri “Stop.Think.Run” ile dikkatleri tekrardan üzerine çeken Us3,  Babylon sahnesinde hem caz hem de hiphop severlerin unutamayacağı eklektik bir performansa imza atmaya hazırlanıyor.



Kompakt: Michael Mayer, Robag Wruhme, Jatoma, Babylon’da ilk kez gerçekleşecek Label Nights geceleri kapsamında ile 22 Ekim Cuma günü Babylon'da sahne alacak.


Almanya’nın en önemli elektronik müzik merkezi olarak gösterilen Köln şehrinin dans müzik dünyasına en büyük armağanlarından biri olan Kompakt Plak Şirketi, Michael Mayer, Wolfgang Voigt ve Jürgen Paape tarafından 1998 yılında kuruldu. Kurulduğu günden bu yana micro house ve minimal tekno sahnesini avucunun içine alan Kompakt, Köln’de hem bir plak dükkanı, hem bir plak şirketi...


Alman elektronik müzik piyasasını tümden şekillendirmeye başlayan kompakt, kurulduğu günden bugüne abstrakt techno’dan glam pop vokalli minimal house parçalara kadar geniş ve sürekli değişen bir spektrumda müzik üreten ve asla kesintiye uğramayan bir müzik fabrikası gibi. Özellikle daha öne kullanılmamış tarzda vokaller, indie gitarlar ve 4x4 ritimlerin mükemmel birlikteliğini buluşturan efsanevi plak şirketi Kompakt, birçok çevre tarafından Almanya’nın dans müziğinde bir numaralı çıkış noktası olmasının da en önemli sebeplerinden biri olarak gösteriliyor.
 

Kompakt’ın öne çıkan sanatçıları arasında Superpitcher, Michael Mayer, Justus Konchke, Jurgen Paape, The Field ve Aril Brikha gibi önemli prodüktörler bulunuyor. Kompakt’ın elektronik müziğin tamamen akışını değiştiren müzikal vizyonu Babylon sahnesini bir geceliğine ele geçirecek. Partide, Kompakt’ın patronu Michael Mayer DJ setiyle pikapların başında olacak. Kompakt tarzının bir numaralı temsilcisi ve minimal teknonun yaratıcılarından olan, İmmer ve Fabric setlerinden yakından tanıdığımız Mayer’e,  yine elektro-tech ve tekno arasında gezinen etkileyici tarzıyla Robag Whrume DJ setiyle eşlik edecek. Kompakt’ın bu ilk Babylon gecesinde yeni yeteneklerden Jatoma da minimal house tonlarına ağırlık verdiği farklı canlı performansı ile yer alacak.



23 Ekim gecesine damga vuran ise "Hercules & Love Affair" olacak.



New York’lu müzisyen Andy Butler’ın geçtiğimiz senelerde büyük çıkış yakalayan dans müzik projesi Hercules & Love Affair, LCD Soundsystem’in kurucusu James Murphy’ne ait plak şirketi DFA’nın son dönemdeki en başarılı gruplarından birisi. Andy Butler, Tim Goldsworthy ve Kim Ann Foxman’dan oluşan grup, elektronik ve dans alt yapılı parçaları sıra dışı vokallerle süsleyerek kendine özgü bir tarz yaratıyor. Özellikle Anthony and The Johnsons’tan tanıdığımız Antony Hegarty’nin etkileyici vokalleriyle hayat bulan 2008 tarihli çıkış parçaları “ Blind” ile hafızalara kazanan ve hemen kült grup statüsüne yükselen Hercules & Love Affair,  bu parçalarıyla listelerde büyük bir başarı elde etmiş ve Amerikalı alternatif müzik otoritesi Pitchfork Media tarafından 2008’in en iyi parçası seçilmişti.


Albümü takiben çıktıları turnede Jessica Six’ten tanıdığımız ve geçen sezon Babylon’a konuk olan Nomi Ruiz’i de yanlarına alan grup, daha sonra Ruiz’in vokallerinin de yer aldığı “You Belong” single’ını piyasaya çıkarmış ve dans müzik piyasasındaki yerini sağlamlaştırmıştı. Gurubun merakla beklenen ikinci stüdyo albümleri ise bu Eylül ayında raflara çıkıyor. Bu albümde de yine alternatif müzik sahnesinin başarılı vokalleriyle çalışan Amerikalı grubun listesinde Bloc Party solisti Kele Okereke’nin yanı sıra Shaun Wright ve Aerea Negrot gibi isimler de bulunuyor.


Parçalarında DFA plak şirketine has New York usulü yeni diskonun izlerini taşıyan ve kalıpların dışında bir dans müziği icra eden Hercules & Love Affair, Miller sponsorluğunda Babylon’da büyüleyici bir sahne şovu sunacak.



Babylon'da 25 Ekim gecesi ise John Peel’i Anma Gecesi "Radio Days" düzenlenecek.


BBC Radio 1’ın efsanevi DJ’i John Peel bu dünyaya veda edeli tam 6 sene oldu. Punk’tan indie rock’a, radyoda çalınan farklı müzik türleri için kendi vizyonu çerçevesinde başlı başına bir konsept yaratmış ve tüm radyocular için büyük bir ilham kaynağı olmuş ölümsüz müzik adamı John Peel, Babylon’da Türkiye’nin önde gelen radyo programcıları tarafından “müzikle” anılacak.


Bu büyük ustaya bir saygı duruşu niteliğinde planlanan gecede İzzet Öz’den Mete Avunduk’a, Jak Kohen’den, Hilmi Tezgör, Cem Sorguç ve Tolga Yağlı’ya birçok radyo DJ’i, içinde John Peel dokunuşu ya da imzası olan parçaları çalmak için Babylon’da pikapların başına geçecek. 


İngiltere’nin 60’lı yıllara damgasını vuran unutulmaz korsan radyosu Radio Caroline’in hikayesinin konu edildiği “The Boat That Rocked” filminin de gösterileceği bu gecede, John Peel’in 40 yıla yayılan radyo playlisti içerisinde nostaljik bir yolculuğa çıkılacak.


Katılımcılar ise:  Izzet Öz, Mete Avunduk, Jak Kohen, Hilmi Tezgör, Cem Sorguç, Tolga Yağlı, Sevginin Gücü ( Sezyum & Deniz) Mabbas.



Bomba Estereo ile 28 Ekim'de Babylon’da sıcak rüzgarlar esecek.


Türlerini ‘Elektro tropikal’ olarak tanımlayan Kolombiyalı grup Bomba Estereo, ilk olarak Simon Mejias’ın projesi olarak hayata geçti. Zamanla gruba katılan Lilian Saumer, Diego Cadavid, Kike Egurrula, Julian Salazar ile Bomba Estereo son halini alan grup cumbia, bullerenge ve champeta gibi geleneksel kolombiya müziklerini elektronik, reggae ve hiphop birleştirerek isimlerine uygun patlayıcı bir dans müziği yaratıyorlar.


3. albümlerini 2009 yılında Blow Up adıyla Nacionel’den yayınlayan grup hemen ardından Avrupa ve Amerika’da konserlere başladı. İstanbuldaki ilk konserleri 28 Ekim’de Mariachi sponsorluğunda gerçekleşecek olan Bomba Estereo doğası gereği insanı dans ettiren müziklerine ve canlı video yansımaları ile unutulmaz bir geceye imza hazırlanıyor.



29 Ekim Cuma günü ise Tortured Soul müzik severler ile buluşacak.


House müzikte yepyeni bir konsept yaratan Tortured Soul,  heyecan verici sahne performanslarıyla öne çıkan bir üçlü. Tanıdık klüp müziğini afro-beat ve samba ile soslandırılmış house-caz, funk ve soul’u harmanlayarak yepyeni bir titreşim oluşturan Tortured Soul, Jamiroquai, Stevie Wonder, Prince ve Fela Kuti’nin birleşimi olarak düşünülebilir.


Tortured Soul, daha once Cooly’s Hot Box grubu ile house ve r&b dünyasında hatırı sayılır bir isim haline gelen baterist ve vokalist Christian Urich tarafından 2001 yılında kuruldu. "We don’t have to be alone" ve bir acid-jazz klasiği Kabul edilen Don’t throw my love around ile tanınan Urich, Armand Van Helden, Dj Spinna, Roger Sanchez ve Madonna’nın prodüktörlüğünü yapmış isimlerden biri olan Reggie Lucas ile çalışmalar yaptı.


Plak şirketleri Central Park’i yaptıkları müzikle derinden etkileyen grup, şirketin bir sure sonra tamamen soul ve house müziğe odaklanmasının en önemli sebeplerinden biri oldu. Daha sonra Alistair Colling ve Dj Spinna ile çalışmalar yapan Tortured Soul, ritmik ve soul altyapılı çalışmalarında, Afrika ritimleri, 70’ler r&b soundu ile günümüz Brezilya pop müziği etkileri ortaya çıktı.The Zone albümünü kaydettikten sonra yaklaşık iki yıl boyunca James Brown, Maceo Parker, John Scofield, Widespread Panic ve Soulive gibi birçok önemli grup ve isimle aynı sahneyi paylaştı. İlk single’ları “How’s your life” ile eleştirmenlerden tam not alan topluluk yeni kuşaklara house müziğin geleceğini sunmaya devam ediyor.


“Introducing Tortured Soul” ismini verdikleri ilk albümlerini 2004 yılında yayınlayan topluluk hemen ardından Amerika, Kanada, Japonya ve Avrupa’yı içeren kapsamlı bir dünya turnesine çıktı.


Tortured Soul’un soul, elektronika ve house harmanlı yüksek tempolu müziğine karşı koyamayacak ve grubun Babylon sahnesinden yayılan enerjisi ile yerinizde duramayacaksınız.

 









ETİKETLER

haber