Gündem

'23 Haziran Demokrasi Şenliği'nde' konuşan Kılıçdaroğlu: İstanbul’u kazanan Türkiye’yi kazanır; söz veriyorum, dostlarımızla beraber Türkiye’yi kazanacağız

23 Haziran 2021 21:47

 23 Haziran 2019 İstanbul seçimlerinin 2’nci yıldönümü; CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun katılımlarıyla kutlandı. İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener de “23 Haziran Demokrasi Şenliği”ne video-konferans yoluyla katılım sağladı. Konuşmasında “Hesap vermek siyasetçi için gurur ve onur meselesidir” ifadesinin kullanan şölenin onur konuğu CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “İstanbul’u kaybeden Türkiye’yi kaybeder demişlerdi. Tersi nedir? İstanbul’u kazanan Türkiye’yi kazanır. Ve size söz veriyorum, dostlarımızla beraber Türkiye’yi kazanacağız” dedi.

Millet iradesinin, 23 Haziran’da, demokrasi tarihimizde açılan yarayı, 2 ay gibi kısa süre içerisinde tedavi ettiğini vurgulayan Akşener ise, “Peki sonuçta ne oldu? Akçeli işlerle, kirli ilişkilerle harap ve bitap olan, 25 yıldır sürekli ihanete uğrayan aziz İstanbul, temiz ellere, iyi insanlara devredildi. Haramın hortumları kesildi. Kaynaklar, millete hizmet için harcanmaya başlandı” ifadelerini kullandı.

Göreve geldiğinden bu yana 4’ncü kez kamuoyuna hesap veren İmamoğlu da “Bu millet, 23 Haziran’da gücünü, kararlılığını ve iradesini göstermiştir. İşte bunun için 23 Haziran tarihi, İstanbul’da Demokrasi Şenliği’nin tarihidir. 23 Haziran 2019’da olan bitenlerden ders çıkarmadan, bırakın bu ülkeyi, tek bir kenti, tek bir mahalleyi ve tek bir sokağı bile yönetemezsiniz” şeklinde konuştu.

31 Mart 2019 İstanbul yerel seçimleri, sonrasında yaşanan hukuksuzluklarla, Türkiye ve dünya siyaset tarihine geçti. 31 Mart seçimleri, YSK tarafından 6 Mayıs 2019’da iptal edilince, İstanbul, 23 Haziran 2019’da bir kez daha sandık başına gitti. 31 Mart’ı, yüzde 0,25’lik bir farkla rakibinin önünde tamamlayan Ekrem İmamoğlu, 23 Haziran’da, oy farkını yüzde 9’a çıkardı ve aynı yıl içinde ikinci kez İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı seçildi.

8 noktada eş zamanlı etkinlikler düzenlendi

Tarihi zaferin ikinci yıldönümü; CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, TBMM CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, CHP’nin 7 Genel Başkan Yardımcısı, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, İyi Parti İstanbul İl Başkanı Buğra Kavuncu, milletvekilleri, İBB Meclis üyeleri, İBB üst yönetimi ile siyasi parti, sendika ve STK temsilcilerinin katılımlarıyla kutlandı. Annesi Hava İmamoğlu, babası Hasan İmamoğlu, eşi Dilek Kaya İmamoğlu, oğlu Semih İmamoğlu ve kız kardeşi Neslihan Yakupçebioğlu da İBB Başkanı’nı şenlikte yalnız bırakmadı.

Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu’nda gerçekleştirilen “23 Haziran Demokrasi Şenliği”nde, sanatçı Karsu ile Türk Pop Müziği’nin duayen ismi Erol Evgin sahne aldı. Harbiye ile birlikte Kemerburgaz Atatürk Kent Ormanı, Beykoz Çayırı, Beylikdüzü Yaşam Vadisi, Caddebostan sahili, Maçka Demokrasi Parkı, Maltepe Orhangazi Parkı ve Kadıköy Yoğurtçu Parkı’nda da şenlik kapsamında eş zamanlı etkinlikler düzenlendi. Demokrasi Şenliği, İBB TV ve İmamoğlu’nun sosyal medya hesapları üzerinden canlı yayınlarla İstanbullularla buluşturuldu.

Kılıçdaroğlu: Hakkı, hukuku ve adaleti mutlaka getireceğiz

Şölenin onur konuğu CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, “Hak, hukuk, adalet” sloganı eşliğinde konuşma yapacağı kürsüye geldi. “Sakın endişe etmeyin. Hakkı, hukuku ve adaleti mutlaka getireceğiz. Bu konuda en ufak bir endişeniz olmasın” diyen Kılıçdaroğlu, 31 Mart seçimleri için iptal kararı verileceğini hiç düşünmediği bilgisini paylaştı. “Çünkü, en azından hukukun bir kırıntısı kalmıştır. Dolayısıyla iptal edilmez diye düşünmüştüm” diyen Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

“İptal edildi. Derhal Parti Meclisi’mizi topladık. Bazı arkadaşlarımız, seçimin boykot edilmesini istediler. ‘Hayır’ dedim. ‘Sandığa hep beraber gideceğiz.’ Ve ben, bütün İstanbulluların ferasetine güveniyorum. Eğer bu ülkede vatandaşın vicdanına sesleneceksek, vatandaş gereğini yapacaktır. Ve vatandaş, gereğini yaptı. 23 Haziran'da örgütümüz, Türkiye'nin her tarafından gelen örgütümüz, artı İBB Başkan adayımız alandaydı ve çalışıyordu. Akşam saatlerinde hepimiz heyecanla sandıkların açılmasını bekledik ve sandıklar açıldı. Televizyonların yaptığı açıklamalardan çok erken, sonuçlar bize gelmeye başladı. O günkü mutluluğumu asla unutamam. Bu mutluluğun temelini oluşturan temel olgu; ‘Evet, bu ülkede demokrasi var ve insanlar bu ülkede demokrasiye inanıyorlar. Gerçekten haksızlık yapanlara ders vermesini biliyorlar ve ders verdiler. Bu çok önemliydi.”

"Devletin bütçesini harcayanlar hesap vermekten korkuyorlar"

“Siyasette verilen sözün arkasında durmak kadar değerli bir şey yoktur” diyen Kılıçdaroğlu, “Bir söz verdiyseniz, gereğini yapacaksınız. Beni mutlu eden şu: Evet bir büyükşehir belediye başkanı seçildi. Evet, çaba harcadı. Bugün, yaptığı çabaların, verdiği sözlerin ne kadar gerçekleştiğini İstanbullularla paylaştı. Ne demektir? Halkına hesap verdi. Siyaset kurumunun temel unsuru, temel ögesi vatandaşına hesap vermektir” ifadelerini kullandı. Parti olarak belirledikleri 7 temel ilke arasında “hesap veririlik” prensibinin önemli bir yer tuttuğunu belirten Kılıçdaroğlu, “Yeni bir siyaset yeni bir anlayışı Türkiye'nin gündemine getirmek istiyorduk ve getirdik. Ve bizim bütün belediye başkanlarımız, yaptıkları bütün harcamaların hesabını veriyor. Hesap vermek, bir siyasetçi için gurur ve onur meselesi. Parayı harcadı mı hesabını veriyor. Ama devletin bütçesini harcayanlar, hesap vermekten korkuyorlar. Sıra oraya da gelecek. Ekrem Bey’in, seçim sonuçları ilgili kullandığı bir cümle vardı. O cümlenin hafızalarda yer etmesini isterim: ‘Hak yemem ama hakkımı da yedirmem.’ Bu önemlidir. Biz hak yemeyiz ama hakkımızı da bu milletin hakkını da kimseye yedirmeyiz” diye konuştu.

"İstanbul'u kazanan Türkiye'yi kazanır"

Alacakları çok yol olduğunu kaydeden Kılıçdaroğlu, konuşmasını şu sözlerle noktaladı:

“Sadece İstanbul’da değil bütün Türkiye’de alacağımız çok yol vardı. Türkiye, gerçek anlamda demokrasiydi. Dostlarımızla beraberdik biz. Bunun mücadelesini verdik. Gerekirse 24 saat çalıştık. Bu millete sözümüz var. Ahdimiz var bu millete. Dedik ki, ‘Hiçbir çocuk yatağa aç girmeyecek. Belediye başkanlarımızın olduğu yerde, görev yaptıkları yerde, hiçbir çocuk yatağa aç girmeyecek.’ Dahası ayrım yapılmayacak. ‘Bana oy verdi, vermedi’ diye ayrım yapılmayacak. Kin ve öfke ile siyaset yapılmıyor. Herkesi kucaklayacağız. Herkese hizmet vereceğiz. Tek istisnası – onu da söylemiştim belediye başkanı arkadaşlarıma- yoksul mahallelerden başlayarak, pozitif ayrımcılık yapacağız. O insanlara hizmet gitmedi; o insanlara hizmeti götüreceğiz. Kucağımızı açacağız o insanlara. Siyaset, nasıl insanların çıkarı için çalışabilirmiş, onu göstereceğiz ve onu da gösterdik. Son bir cümle: ‘İstanbul’u kaybeden Türkiye’yi kaybeder’ demişlerdi. Tersi nedir? İstanbul’u kazanan Türkiye’yi kazanır. Ve size söz veriyorum, dostlarımızla beraber Türkiye’yi kazanacağız. Sağ olun, var olun.”

Akşener: Görevimiz İstanbul'un kıymetini bilmek 

İyi Parti Genel Başkanı Akşener ise, fiziki olarak katılamadığı şenlikte, katılımcılara, video-konferans yöntemiyle seslendi. Programının yoğunluğundan dolayı şenlikte bulunamamasından duyduğu üzüntüyü dile getiren Akşener, “Kalbimin sizlerle birlikte olduğunu bilmenizi istiyorum” dedi. İstanbul’un bir devrin kapanıp, yeni bir devrin açılmasına vesile olan çok özel bir şehir olduğunu vurgulayan Akşener, “Fethini Peygamber Efendimizin müjdelediği, Fatih Sultan Mehmet Han’ın bizlere emaneti olan bir şehrimizdir. Bu yanıyla da paha biçilmez bir mirasımızdır. Bu gerçekler ışığında, her birimize düşen önemli bir görev var: İstanbul’un kıymetini bilmek. İstanbul’u layık olduğu şekilde, güzel ve yaşanabilir bir kente dönüştürmek. İstanbul’u; yağmadan, talandan, yıkımdan kurtarmaktır. İşte bu çok önemli görevleri yerine getirmek için, ilk adımı 2 yıl önce bugün attık. Ve 23 Haziran 2019 tarihi, İstanbul için bir dönüm noktası oldu. Aynı zamanda 23 Haziran tarihi, 150 yıllık demokrasi mücadelemizin taçlandığı günlerden de biri oldu” ifadelerini kullandı.

"25 yıldır ihanete uğrayan aziz İstanbul, temiz ellere devredildi"

İstanbulluların, iktidarın kanunsuzca oynadığı tüm oyunlara karşı gerçek bir demokrasi verdiğine vurgu yapan Akşener, “Milletimizin kutlu iradesi, demokrasi tarihimizde açılan yarayı, 2 ay gibi kısa süre içerisinde tedavi etti. Yapılan tüm tevziratlara rağmen, Türkiye’de demokrasinin hala ayakta olduğunu, millete rağmen kimsenin, hiçbir gücün adım atamayacağını ve karar merciinin seçim sandığı olduğunu, bir kez daha gösterdi. Peki sonuçta ne oldu? Akçeli işlerle, kirli ilişkilerle harap ve bitap olan, 25 yıldır sürekli ihanete uğrayan aziz İstanbul, temiz ellere, iyi insanlara devredildi. Haramın hortumları kesildi. Kaynaklar, millete hizmet için harcanmaya başlandı. Yağma Hasan’ın böreğine dönmüş belediye bütçesi, ‘Hak ve hakikat’ diyen bir anlayışın idaresine geçti” dedi. İBB’nin yaptığı sosyal yardımların, iddiaların aksine durdurulmadığını, arttığını; metro yatırımlarının hızlandığını kaydeden Akşener, israf projelerinin ortadan kalktığına dikkat çekti. Kentin yeşillenmeye başladığını aktaran Akşener, pandemi döneminde dara düşen vatandaşların, tüm engellemeler rağmen, İBB’yi yanında gördüğünün altını çizdi. “Bütün bunlar, milletimizin feraseti ve iradesi sayesinde, Ekrem İmamoğlu başkanlığında, İBB’de çalışan arkadaşlarımızın özveri ve gayretleriyle oldu” şeklinde konuştu.

İmamoğlu, 4'üncü kez kamuoyuna hesap verdi

İmamoğlu, şenlikte yaptığı konuşmasına, “Bugün, yağmurlu bir gündü. Genel Başkanım, ‘Barajlar kurudu’ dediler. Artık ne düşündüler, sevinç mi duydular; ben anlamadım. Ama milletimizin duası tuttu. Memleket bereket doldu. Yaradan, haziranı bile nisan yaptı Genel Başkanım. Bugün bile yağışlıydı. Bereket dolu bir gündü. Ama bu akşamki demokrasi şöleninde, güneşin güzelliğini gördük. Akşamın güzelliğiyle İstanbul’u selamlıyoruz” sözleriyle başladı.

“Bugün, bu aziz şehirden tüm dünyaya demokrasi ve özgürlük konusunda ilham kaynağı olan bir iradenin sergilendiği günün ikinci yıldönümü” diyen İmamoğlu, seçildiği günden bu yana 6 ayda bir gerçekleştirdiği “hesap verme” geleneğini sürdürdü. İmamoğlu, 23 Haziran’ın demokrasi tarihimizin en anlamlı günlerinden biri olduğunu hatırlattı. “23 Haziran 2019 günü, iradeleri yok sayılmak istenen sizler, İstanbullular; kural tanımayan, kibir dolu bir anlayışı tarihe gömdünüz” diyen İmamoğlu, “O gün, Türkiye’nin vicdanı, İstanbullularla birlikte ayağa kalktı ve kendisini vatandaşın üzerinde görenleri mahkum etti. Adalet ve hukuktan taviz vermeyeceğini ve millet iradesinin üstünde güç tanımayacağını açıkça ortaya koydu” ifadelerini kullandı.

"Ellerinden gelse, İBB'yi iptal ettirecekler"

“31 Mart İstanbul seçimlerini kaybettikleri gerçeğini hazmedemeyip, kurum ve kuralları bertaraf ederek seçimleri tekrar ettirenlerin içine düştüğü durum ibretliktir” diyen İmamoğlu, “Aynı zarftan çıkan 4 oy pusulasından yalnızca 1’inin hileli olduğu gibi, akıl ve edep dışı bir yalanı hakikatmiş gibi yutturmaya çalışanlar; seçimi iptal ettirmek için her gün yeni bir yalan, yeni bir bahane üretenler; ‘çünkü çaldılar’ iftirasını atanlar, şimdi o günleri unutturmak çabasındalar. Dün, vatandaşın iradesini iptal ettirmeye gayret edenler, bugün ellerinden gelse, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni iptal ettirecekler” şeklinde konuştu. İBB’nin iş yapmasını önlemek, gelirlerini azaltmak ve etkisizleştirmek için yapılan uygulamaları “garip, çirkin ve adaletsiz” sözleriyle özetleyen İmamoğlu, UKOME yapısının değiştirilmesinden Galata Kulesi ve Gezi Parkı’nın İBB’den alınmasına, Haydarpaşa ile Sirkeci garı ihalelerinde yapılan usulsüzlüklerden yerel yönetim yetkilerinin tırpanlanmasına kadar birçok konuda örnekler paylaştı.

"Zarar vermek istediğiniz ben değilim; 16 milyon İstanbullu"

Kendisi hakkında açılan “garip” soruşturmaları da hatırlatan İmamoğlu, “Devlet geleneğine, ciddiyet ve sorumluluğuna hiç yakışmayan bu engellemelerden; bütün bu bel altı girişimlerden medet umanlara bir kez daha hatırlatmak isterim: Zarar vermek istediğiniz, kötülüğü için uğraştığınız, muhatabınız, ben değilim. Muhatabınız, 16 milyon İstanbulludur. Muhatabınız, bu ülkenin geleceğine ve bu devlete güven duyan 83 milyon Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıdır. Zararı onlara veriyor ve kötülüğü onlara yapıyorsunuz” diye konuştu. İstanbulluların 2 yıl önce, 23 Haziran 2019 günü; vatandaşın iradesini, aklını ve vicdanını hafife alarak, hukuku yok sayanlara bu yaptıklarının hesabını, dünyanın öbür ucundan duyulacak şekilde kestiğini belirten İmamoğlu, şunları söyledi:

"23 Haziran 2019'dan ders çıkarmadan tek bir mahalleyi bile yönetemezsiniz"

“23 Haziran, bu ülkenin gerçek sahibi olarak sizlerin, bu ülkenin istisnasız tüm yöneticilerine verdiğiniz çok anlamlı bir ders, çok önemli bir ihtardır. 23 Haziran, bu milletin ‘Artık yeter’ dediği bir tarihtir. 23 Haziran, bu milletin yalana ve talana karşı dur dediği bir tarihtir. 23 Haziran, bu milletin gerçekleri gördüğü ve harekete geçtiği bir tarihtir. 23 Haziran, bu milletin iyi yaşama iradesinin şekillendiği bir tarihtir. 23 Haziran, demokrasi ve özgürlük duygularımızın yenilendiği bir tarihtir. 23 Haziran, bu şehrin, bu ülkenin onuru ve umududur. 23 Haziran, asla vazgeçmeyenlerin, her türlü yanlışı söküp atabileceğinin kanıtlandığı bir tarihtir. Tam da Mehmet Akif’in ‘Cehennem olsa gelen, göğsümüzde söndürürüz / Bu yol ki Hak yoludur, dönmek bilmeyiz, yürürüz’ mısralarında dediği gibi, bu millet, 23 Haziran’da gücünü, kararlılığını ve iradesini göstermiştir. İşte bunun için 23 Haziran tarihi İstanbul’da Demokrasi Şenliği’nin tarihidir. 23 Haziran 2019’da olan bitenlerden ders çıkarmadan, bırakın bu ülkeyi, tek bir kenti, tek bir mahalleyi ve tek bir sokağı bile yönetemezsiniz.”

"2 yılda İBB'deki israf bataklığını kuruttuk"

İmamoğlu, İstanbulluların kendisine verdiği mesajları şöyle sıraladı:

“Siz değerli İstanbullular; 23 Haziran’da bana, ‘Ey İmamoğlu, bu şehrin asıl sahibi biziz, bunu sakın unutma. Bu şehri yönetirken, asla kendi iradeni bizim irademizin üstünde görme’ dediniz. 23 Haziran’da bana, ‘Biz; adalet, hukuk, demokrasi için, bu kentin iyiliği için bir araya gelmesini biliriz. Sen de bizi ayırmadan, bölmeden hizmet üret, eşitlik ve adalet için çalış’ dediniz. 16 milyon İstanbullu, 23 Haziran’da bana, ‘İsrafa, partizanlığa, liyakatsızlığa, gizli kapaklı işlere son ver. İstanbullunun hakkını İstanbulluya teslim et’ dediniz. İşte bu yüzden, ben ve arkadaşlarım, 2 yıldır sizlerin direktiflerinizi eksiksiz yerine getirme sorumluluğuyla çalışıyoruz. İstanbul'da sevgi ve hoşgörü yeniden hakim olsun; adalet, dayanışma, özgürlük ve üretim kavramları üzerinde yeni bir kentsel hayat yükselsin diye uğraşıyoruz. Gururla ifade ediyorum ki, bu 2 yılda önce İBB’deki israf bataklığını kuruttuk. Fırsat eşitliğini, kentsel adaleti ve çevreyi umursamayan, betona, ranta ve kayırmacılığa dayalı iş yapma anlayışını belediyemizden söküp attık. 2 yılda İstanbul’da yepyeni bir düzen kurmaya başladık.”

"Boğaziçi öğrencilerine çağrı: Bursu kesilenlerin devlet kapısı İBB'dir"

Toplumun farklı kesimlerine yönelik sosyal yardımlarda bulunduklarını belirten İmamoğlu, öğrencilere ayrı bir paragraf açtı. İmamoğlu, “İstanbul’da, adil eğitim fırsatı sunacağız dedik. Eğitim konusu, bizim en öncelikli alanımız oldu. 100 bin ilkokul öğrencimize, aylık 300 liralık eğitim yardımı veriyoruz. Tarihinde ilk defa, 65 binden fazla üniversite öğrencimize, yıllık 3 bin 200 liralık eğitim desteği sağladık. Efendim, neymiş; ‘Boğaziçi Üniversitesi’nde hakları yendiği için bursları kesilmiş.’ Kaç öğrencinin bursu kesilmişse, onların devlet kapısı İstanbul Büyükşehir Belediyesidir. Gelsinler; biz oradayız” ifadelerini kullandı.

"Bölünmek istenen ülkemizde bir arada yaşama isteğinin fitilini ateşlediniz"

2 yıllık süreçte yeni İBB yönetimi olarak yaptıkları hizmetleri, slaytlar eşliğinde detaylı olarak vatandaşlarla paylaşan İmamoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Bundan iki sene önce oy verme kabinine girerek, sadece bir belediye başkanı seçmediniz. Bu kadim şehirde, geçmişteki sıkıntılı yılların neden olduğu hasarları tamir edecek bir yönetimi iş başına getirdiniz. Uzun zamandan beri ilk kez, bu ülkede korkuya, yılgınlığa ve umutsuzluğa yer olmadığını herkese gösterdiniz. Damarınıza basan, kural ve kanunlarla oynayan kim olursa olsun, orada dur diyeceğinizi gösterdiniz. Bölünmek, ayrıştırılmak istenen ülkemizde, birlikte ve bir arada yaşama isteğinin fitilini ateşlediniz. İstanbul’un kaynaklarının bir avuç insanın çıkarları doğrultusunda heba edilmesine son verilmesi için net bir irade gösterdiniz. Hepimizin içinde yaşamaktan gurur duyacağı bir kentsel yaşam yaratılması yolunda tarihi bir güç gösterdiniz.”

"Liyakatlı bir kadroyla 7/24 saat çalışıyoruz"

Vatandaştan aldıkları güçle, İstanbul tarihinde görülmedik ölçüde liyakatli bir kadroyla 7/24 çalıştıklarına vurgu yapan İmamoğlu, “Bu şehrin tarihinde en çok iş üreten, en hızlı çalışan, en demokrat ve kamu kaynaklarını en titiz biçimde kullanan bir ekip olmak için çabalıyoruz. Herkesi kucaklayan, her renge saygı gösteren ve her sese kulak veren yeni nesil bir belediyecilik sergiliyoruz. Beni bu makama kadar getiren koşulların ve bana verilen şansın bir benzerini, 16 milyonun çocuklarına ve hatta onların çocuklarına sağlamak için büyük bir vicdani sorumlulukla çalışıyorum. Ben, bu şehre ve bu şehrin geleceğine inanıyorum. Ben, bu ülkedeki çocuklara, gençlere, kadınlara ve erkeklere güveniyorum. Bugünün ekonomik zorluklarında koşullar ne olursa olsun, her şeyi hızla değiştirebileceğimizi biliyorum” ifadelerini kullandı.

Nazım Hikmet'in dizeleriyle seslendi

Birlik ve beraberlik içerisinde olunursa her türlü zorluğun aşılabileceğine dikkat çeken İmamoğlu, “Ancak o zaman Büyük önder Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu bu ülkey,i muasır medeniyetler seviyesine çıkarabilir, Cumhuriyet’imizin ikinci yüzyılının bir demokrasi ve özgürlükler yüzyılı olmasını sağlayabiliriz. Ben, Aziz Atatürk’ün rehberliğinde, tüm gücümle, insanlarımızı karşı karşıya değil, yan yana, omuz omuza getirmek için çalışıyorum. Zengin ya da yoksul, genç ya da yetişkin, kadın ya da erkek; istisnasız tüm İstanbullular ne istiyorsa, İstanbul’un 39 ilçesinde, 964 mahallesinde gördüğüm her bir vatandaşımız ne istiyorsa, Karadeniz’de, Akdeniz’de, Ege’de, Trakya’da, Doğu Anadolu’da, İç Anadolu’da, Güneydoğu Anadolu’da ve Marmara’da yaşayan tüm yurttaşlarımız da aynı şeyi istiyor: Barış içinde huzurla yaşamak; onuruyla üretmek, onuruyla tüketmek ve onuruyla çocuklarını büyütmek; ‘bir ağaç gibi tek ve hür / ve bir orman gibi kardeşçesine yaşamak’ istiyor” diye konuştu.

"Kılıçdaroğlu ve Akşener'in başlattığı değişimi tamamlayacağız"

“Sonunda bu şehrin ve bu ülkenin gerçek sahiplerinin, yani sizlerin istediği olacak” diyen İmamoğlu, konuşmasını şu sözlerle noktaladı:

“23 Haziran, Millet İttifakı’nın zaferidir. Hiç kimsenin şüphesi olmasın. 23 Haziran 2019 öncesinde, ‘Dostlarımızla kazanacağız’ diyerek sürece önderlik yapan CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ve İYİ Parti Genel Başkanı Sayın Meral Akşener’in ülkemizin geleceği için başlattıkları siyasi birlikte, değişimi tamamlayacağız. Bu muazzam ülke, demokrasinin tüm evrensel değerlerinin yeniden hakim olduğu; hukukun, adaletin adil paylaşımın, barışın ve kardeşliğin hüküm sürdüğü örnek bir ülke olacak. Gücünü ortak tarihimizden alan bu büyük devlet, siyasette etik kuralların ve hesap verebilme sorumluğunun ve ‘Her şeyden önce millet’, ‘Her şeyden önce insan’ diyen bir bakışının egemen olduğu bir devlet olacak. Hasan Hüseyin Korkmazgil’in dediği gibi; ekilir ekin geliriz / ezilir un geliriz / bir gider bin geliriz. Hiç kimse umutsuzluğa kapılmasın. 23 Haziran 2019’da nasıl birlikte başardıysak, yine birlikte çalışacağız ve birlikte başaracağız.”

23 Haziran Demokrasi Şöleni, Erol Evgin’in konseriyle son buldu.