Gündem

'AKP'li olmayan belediyeler ölsün!'

'2013 yerel seçimleri yaklaşırken apar topar hakim karşısına çıkarılan, tutuklananlar sadece BDP’liler değil... Ülkenin doğusu kadar olmasa da batı sahillerinde de tuhaf şeyler yaşanıyor'

11 Haziran 2012 11:49

Mrhveş Evin
(Milliyet, 11 Haziran 2012)

 

'AKP'li olmayan  belediyeler ölsün!'

 

Memleketimizin kimi bölgelerinde, belediye başkanları ve görevlileri birer birer hapse atılıyor . Tabii ezici çoğunluğu BDP’li belediyelerÖ İşin bu kısmı o kadar doğal karşılanıyor ki kimseden çıt yok.
“Son operasyon”da Van Belediye Başkanı Bekir Kaya başta olmak üzere, pek çok il ve ilçe başkanı gözaltına alındı. Tabii gözaltına alınmak, Kürt’sen ve siyasetteysen yüzde 90 hapse girmek anlamına geliyor Kaya da tutuklandı.

Hükümetin en tepesinden, halkın seçtiği vekillere “kalleş”, “terör yandaşı ” vs söylemi devam ederken BDP’lilerin kıpırdayamayacak hale getirilmesi ve buna tepki gösterilmemesi, şaşırtıcı değil.

 

Ama anlamsız!

 

Anlamsız, çünkü daha iki ay önce “devletin yeni Kürt planı” başlığıyla verilen haberlerde aynen şöyle deniyordu: “PKK ve Kürt sorununun çözümünde, parlamentoda temsil edilen BDP muhatap alınacak. ”
İktidarın sözlüğündeki “muhatap”ın karşılığı, “etkisiz hale getirme”nin bir başka versiyonu olabilir... Günümüzde altı BDP’li milletvekili tutuklu. Diyarbakır bağımsız milletvekili Leyla Zana ise 10 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

 

Operasyon Bodrum’a sıçradı

 

Yerelde durum çok daha ağır... Bekir Kaya ile birlikte tutuklu BDP’li belediye başkanı sayısı 32’ye çıktı. Danışmanları, avukatları, ilçe yöneticilerini de saydığınız zaman yüzlerce belediye çalışanı hapiste.
Son yerel seçimde 100’e yakın bölgede kazanan BDP’li belediyelerin üçte biri bugün çalışamayacak durumda. Kalanların ne koşullarda çalıştığı ise merak edilmiyor.

2013 yerel seçimleri yaklaşırken apar topar hakim karşısına çıkarılan, tutuklananlar sadece BDP’liler değil...  Ülkenin doğusu kadar olmasa da batı sahillerinde de tuhaf şeyler yaşanıyor.

Misal; İzmir Büyükşehir, 2011 sonunda “kaçakçılık ve organize suçlar” tutuklamalarıyla sarsıldı. Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocabaş, devamlı ifadeye çağrılıyor. Son olarak “hazine arazisine konut imar izni vermediği” iddiasıyla suçlandı.

Beyaz Türkler’in yazlık kalesi Bodrum’da olup bitenler ise Bodrum aşığı merkez medyada bile pek az yer aldı... Sevilen Belediye Başkanı Mehmet Kocadon, “İhaleye fesat karıştırmak, görevi kötüye kullanmak” gibi suçlamalarla hapse atıldı.

 

Hepimizin bildiği sır

 

Bütün bu baskınları, soruşturmaları, yargısız tutuklamaları alt alta koyunca, demokratik bir ülkede yaşıyoruz demek, ancak bir halüsinasyon olabilir.

Belediye başkanları her neyle suçlanıyorlarsa, adil bir yargılama sürecinden geçmeden yaka paça hapse atılmaları akla şunları getiriyor:

AKP, kazanamadığı, “bu kaleyi alacağız” dediği belediyeleri bezdirme, küçük düşürme, iş yapamama ve özgürlüğünden yoksun bırakmayı tercih ediyor. Oysa bu ülkenin vatandaşları, istendiğinde “rüşvet, fesat” istendiğinde “terör örgütü” kulbunun ne kadar kolay takıldığını artık öğrenmiş olmalı. Aynı şekilde, istendiğinde ihalelerin nasıl ve kimlere verildiğini, iktidar sahibinin yanındaysan en yüz kızartıcı suçların bile görmezden gelindiğinin farkındayız.

Bundan sonrası için adaletin gelmesini beklemek,  boş bir hayal. Belediye başkanları tutuklu olan il ve ilçelerde “hizmet” aksayacağı için bazıları “Aman bunlarla uğraşacağıma bir sonraki seçimde AKP’ye veririm, rahat ederim” diyecek... Bazıları da “AKP’li olmayan belediyeler ölsün” zihniyetine teslim olmayacak.

Not: Bodrumlular, Başkan’ın tutuksuz yargılanması için bugün saat 18.00’de Belediye Meydanı’nda toplanacak.

 

Çok açık, mert ve korkusuz!

 

* Cumartesi, yeni spor gazetesi “AMK ” hakkında yazınca, çok sayıda tebrik ve destek mesajı geldi. Ancak gelen maillerin yüzde 20 kadarı,  şikayetime anlam veremeyip eleştiriyordu.

* Sözkonusu olan “spor basını” olunca, erkeklerin kendilerinde istedikler gibi küfretme damarı da şahlandı tabii. Az da olsa küfrü pardon, açık, mert ve korkusuz’u!- aynen iade edenler oldu. Bazıları da tepkiyi “Sözcü” özelinde aldı.

* Asıl ilgimi çeken, itiraz eden erkeklerin küfrederken “o” sözcüğü kullansa bile “kadının cinsel organı”nı kast etmediğini savunmasıydı. Duyduk duymadık demeyin, memeyi cinsel organ sananlar var!
* Hanımlar, içiniz rahat olsun . Erkeklerimiz “o küfürü” kullanırken cinsel organı düşünmeden, öylesine ediyorlarmış. İlginç, o zaman küfrün başına annelerini koyunca  neden bu kadar sinirleniyor, ciddiye alıyorlar?

ETİKETLER

Bekir KayaAKP