Sağlık

A'dan Z'ye romatizma rehberi

Yanlış bilinen hastalıkların başında gelen romatizma, yetişkin nüfusun önemli bir bölümünü etkiliyor. Romatizmal hastalıklar hakkında bilmek istedikleriniz burada..

02 Ağustos 2008 03:00

Eklem ağrıları ve bunun getirdiği hareket kısıtlılığı insanı canından bezdirir. Ne işinizden verim alabilirsiniz ne sosyal hayatınızı sürdürebilirsiniz. Yani, romatizmal bir hastalığınız varsa, hayatınız zor demektir. Aslında bütün bu olumsuzluklara karşı bir şeyler yapmak mümkün. Ama önce romatizmal hastalıkları tanıyalım...

Romatizma, vücudumuzun hareket etmesini sağlayan iskeletimiz ve ilişkili kaslar, eklemler ile yumuşak dokularda esas olarak ağrı, şişlik ve hareket kısıtlılığıyla seyredip, şekil bozukluğuna yol açabilen bir grup hastalığa verilen ortak ad. Uzmanlar, net bir rakam verememekle birlikte, yaklaşık 200’e yakın hastalığın bu gruba girdiğini belirtiyor. Romatizmal hastalıklar ağrı ve hareket kısıtlılığına neden oldukları için ciddi iş gücü kaybının yanı sıra sosyal hayata da darbe vuruyor. Hastayı yatağa bağımlı kılacak şekilde sakatlıklar, hatta iç organları da tutarak yaşamsal sorunlar oluşturabiliyor.

Romatizma sizi de etkisi altına almışsa üzülmeyin, çünkü erken tanı ve doğru tedaviyle yaşam kaliteniz korunabiliyor, bu hastalıkların oluşturabileceği sakatlıklar önlenebiliyor. İşte bu noktada, medikal tedavilerin yanı sıra yaşam alışkanlıklarınızda yapacağınız basit fakat etkili değişiklikler de önem taşıyor.

Romatizma önlenebilir mi?
Genetik yatkınlık önem taşıdığı için romatizmal hastalıklardan korunmanız mümkün değil maalesef. Ancak sağlıklı yaşam için geçerli olan ölçütlere uygun davranırsanız, bu hastalıkların oluşma riskini azaltabilirsiniz. Fazla kiloların verilmesi, etten fakir, zeytinyağından zengin Akdeniz diyetinin uygulanması, sigara ve alkol tüketiminden kaçınılması, aşırı kafein içilmemesi riski azaltan faktörlerden. Prof. Dr. Ayhan Dinç, özellikle bağ dokusu hastalıklarında güneşten kaçınmanız gerektiğini belirtiyor. Çünkü, ultraviyole ışınları bağışıklık sistemini olumsuz yönde etkileyerek bağ dokusu hastalığını tetikleyebiliyor.

Romatizma ileri yaş hastalığı mıdır?
Hemen hepimiz romatizmal hastalıkların ileri yaşlarda ortaya çıktığı yanılgısına kapılıyoruz. Aslında yaş ilerledikçe sıklığı artan sadece iki romatizma var, bunlar da “artroz” yani kireçlenme ve kemik yıkımıyla seyreden osteoporoz. Geri kalan tüm romatizmal hastalıklar genellikle buluğ çağından itibaren başlıyor ve sıklıkla menopoza kadar devam ediyor. Yani, romatizmal hastalıklar aslında 15 – 50 yaş grubunun sorunu. Marmara Üniversitesi Romatolojji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Haner Direskeneli, genel olarak 50’li yaşlardan sonra romatizmal hastalıklara bağlı yakınmaların hafişediğini belirtiyor.

Daha çok kimlerde görülüyor?
En sık görülen romatizmal hastalıklardan olan bel ağrısını düşünecek olursak, hemen herkes ömründe bir kez olsun bu sorunla karşılaşıyor. Dolayısıyla romatizma sorunu olmayan yok gibi. Yaşam boyu süren romatizmal hastalıklar da toplumun yaklaşık yüzde 20’sini etkiliyor. GATA Romatoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ayhan Dinç romatizmal hastalıkların kadınlarda daha sık ortaya çıktığını vurguluyor. Örneğin yapılan bir araştırmada, dizdeki kireçlenmenin kadınlarda erkeklere göre daha sık görüldüğü, 50 yaş üzeri her 5 kadından birinin diz ekleminde kireçlenme olduğu tespit edildi. Kadınların yüzde 17.6’sının el eklemlerinde kireçlenme saptanırken, bu oran erkeklerde yüzde 4 olarak belirlendi. Romatoloji Uzmanı Prof. Dr. Direskeneli, romatizmanın genellikle kadınlarda gelişmesinin hormonal faktörlere bağlandığını belirtiyor.

Belirtileri neler?
Prof. Dr. Haner Direskeneli, eklem, kas ve yumuşak dokularda hissedilen ağrının, romatizmal hastalıkların en tipik belirtisi olduğunu belirtiyor. Ağrı, iltihabi olmayan romatizmalarda hareketle birlikte artarken, iltihaplı türünde ise genellikle uzun süre hareketsiz kalma sonrası görülüyor. Eklemlerde oluşan hareket kısıtlılığı ise romatizmal hastalıkların en sık görülen ikinci belirtisi. Ayrıca iltihaplanma sonucu şişlik, kızarıklık ve sorunlu bölgede ısı artışı yanında hareket kısıtlılığı ile de sıkça karşılaşılıyor. Romatizmal hastalıklarda kilo kaybı, ateş, yorgunluk hissi gibi pek çok yakınmalar da görülüyor.

Kaç çeşit romatizma var?
Romatizma temel olarak “iltihabi” ve “iltihapsız” olmak üzere iki ana gruba ayrılıyor. Yumuşak doku romatizmaları, halk arasında “kireçlenme” olarak bilinen artroz ve kemik kaybıyla tanımlanan osteoporoz iltihapsız romatizmalar arasında en sık görülenlerden. İltihaplı romatizmalar içinde ise en çok “romatoit artrid” ve “spondilit” denilen omurga romatizmaları ortaya çıkıyor.

Ne tür problemlere yol açıyor?
Romatizmal hastalıkların olumsuz etkileri kişiden kişiye büyük farklılıklar gösterebiliyor. Bazı hastalarda alevlenme nöbetlerinin ardından ılımlı bir tablo çizse de, kas iskelet sistemi dışında bazı iç organları da etkileyerek vücutta ciddi hasarlar oluşturabiliyor. Prof. Dr. Ayhan Dinç, özellikle geç tedavi edilen romatizmal hastalıkların göz, sinir sistemi, kalp, akciğer ve böbreklerde hasar oluşturabileceği uyarısında bulunuyor.

Nasıl tedavi ediliyor?
Prof. Dr. Haner Direskeneli, romatizmal hastalıkların tedavisinde size özel bir program uygulanması gerektiği uyarısında bulunuyor. Çünkü başka bir hasta için yararlı olan ilaçlar veya tedavi girişimleri size uygun olmayabiliyor. Baz romatizmalarda fizik tedavi de etkili oluyor. Eğer hastalığın oluşturduğu yakınmalar ortadan kalkmışsa, ilaçlar doktorunuzun önerisiyle bırakılabiliyor. Ancak yakınmanız olmasa bile kontrollerinizi ihmal etmeyin. Çünkü bu hastalık daha sonra da tekrarlayabiliyor.

Başka tedavi şekli var mı?
Romatizmal hastalıkların tedavi programında gündelik yaşamınızı daha rahat geçirmenizi sağlamak için çeşitli düzenlemelerde de bulunuluyor. Bunlar arasında; ağrılı eklem bölgelerinin doğru kullanımı, mutfak, banyo gibi ortamların nasıl düzenleneceği veya hangi egzersizlerin yarar sağlayacağı gibi pek çok öneriler yer alıyor. Geri dönülmez şekilde hasar gören eklemlere ise protez uygulamaları yapılıyor.


Romatizma hakkında doğru bilinen yanlışlar!

Yanlış: Romatizma hastalıkları tedavi edilemiyor.
Doğru: Romatizmal hastalıkların yüzde 90’ında, uygun tedavi ve takiple hastalığa bağlı yakınmalar ortadan kaldırılabiliyor ve doku hasarı önlenebiliyor.
Yanlış: Romatizma ileri yaş hastalığıdır.
Doğru: Sanılanın aksine romatizma her yaşta görülebiliyor. Osteoartrit ve osteoporoz gibi eklem hastalıklarının görülme sıklığı ise yaş ilerledikçe artıyor.
Yanlış: Eklem iltihapları; rüzgar, soğuk hava veya ıslak ortamlarda bulunma, rutubet, bazı besinlere aşırı duyarlılık gibi faktörlerden etkileniyor.
Doğru: İklimsel faktörlerin ve bazı besinlerin eklem iltihaplarına yol açtığını gösteren bilimsel veriler yok. Ancak barometrik basınç değişikliklerinin eklem ağrısına neden olabileceği şeklinde gözlemler var.


15 adımda romatizmayla barışık yaşamanın yolları

Yaşam alışkanlıklarınızda küçük değişiklikler yaparak, romatizmanın olumsuz etkilerini sınırlayabilir, hatta ortadan kaldırabilirsiniz. Romatoloji.net sitesinde yer alan bilgilere göre, işte size romatizmayla barışık yaşama rehberi.

1- Egzersiz yapın

Romatizmal hastalıkların büyük çoğunluğunda, doktor kontrolünde egzersiz yapılmasının son derece yararlı olduğu artık bilinen bir gerçek. Düzenli yapılan egzersizler; eklem ağrısı ve sertliğini azaltırken, buna karşılık esneklik ve dayanıklılığı artırıyor. Eklem şişliğinin giderilmesine de yardımcı oluyor. Eklemlerin en önemli desteği olan kasları güçlendiriyor ve kemik kaybı gelişimini azaltıyor. Bunların yanı sıra, daha enerjik olmanızı sağlıyor, kilo vermenizi kolaylaştırıyor ve uykuyu düzenliyor. Tüm bu yararlarını dikkate alarak fiziksel aktiviteyi günlük yaşantınızın bir parçası haline getirin. Haftada en az 3 gün yürüyüş ya da aerobik egzersizleri yapabilirsiniz mesela. Size en uygun egzersiz programını seçmek için de fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanınıza danışın.

2- Fazla kilolarınızdan kurtulun

Bir an önce ideal kilonuza kavuşmak için kolları sıvayın. Çünkü kilonuz arttıkça özellikle diz, kalça, sırt ve ayak eklemlerinize binen yük artıyor. Fazla kilonuz varsa, sadece 5 kilo vererek eklem ağrısını azaltabilir ve bazı artrit tiplerinden yüzde 50 oranında korunabilirsiniz.

3- Sigarayı bırakın

Sigara kemik kütlesini azaltarak osteoporoza yol açıyor ve kırık riskini artırıyor. Bazı artrit türlerinde de tehlikeli sonuçlara adeta davetiye çıkardığı gibi, ameliyattan sonra iyileşmeyi de güçleştiriyor. Sigara içiyorsanız, artık bu zararlı alışkanlığınıza “dur” demek için bir uzman yardım alın.

4- Akdeniz diyetiyle beslenin

Beslenmenizde Akdeniz diyetini tercih edin. Yapılan çalışmalar; sebze, meyve, baklagiller ve zeytinyağından zengin olan Akdeniz diyetinin romatizmaya bağlı oluşan yakınmaları hafiflettiğini gösteriyor.

5- Uykunuzu alın

Hepimizin bildiği gibi uyku düzeni, vücudun direncini yitirmemesi açısından çok önemli. Her gün en az 8 saat uyumayı ve gün içerisinde sık sık dinlenmeyi ihmal etmeyin.

6- Stresten arının

Stres, eklem ağrısı ve yorgunluğu başlatan nedenlerden biri. Dolayısıyla mümkün olduğunca stresten uzak durmanızda yarar var. Stresli bir yaşam sürüyorsanız düzenli aralıklarla masaj yaptırabilirsiniz. Uzman ellerde yapılan masaj kaslarınızın gevşemeni sağlıyor ve eklem ağrılarınızın hafiflemesine yardımcı oluyor.

7- Rahat giysileri tercih edin

Hiç kuşkusuz ki dış görünümüzün iyi olması kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlıyor. Ancak unutmayın ki bazı günler ağrı ve şişlik nedeniyle giyinmeniz güçleşebilir veya rahat hareket edemeyebilirsiniz. Bu yüzden kıyafetleriniz sadece güzel görünümlü olmamalı, aynı zamanda rahat giyilebilmeli. Ayrıca giyinmenizi kolaylaştıracak kanca gibi yardımcı aparatlardan da yararlanabilirsiniz. Sizi sıkabilecek blucin veya kalın yün kumaşlardan kaçınmanızda da yarar var.

8- Ayakkabı seçimine özen gösterin

Yürüyüş dengesini sağlamak ve ayaklarınızın yanı sıra diz ile kalçada artrite bağlı oluşan ağrıyı hafifletmek için ayakkabınızı doğru seçmeniz çok önemli. Örneğin dizlerinizde osteoartrit varsa, doğru ayakkabı seçmeniz, vücut ağırlığınızın eşit dağılmasını ve eklemlerinizdeki stresin azalmasını sağlar. Eğer ayaklarınızda sürekli ağrı varsa ve fonksiyonu sınırlanmışsa, profesyonel bir ayak bakım uzmanından yardım alabilirsinz. Ayakkabı seçimini, ayaklarınızın şiştiği günün geç saatlerinde yaparsanız, yürüyüş sırasında ayaklarınız rahatsız olmaz. Ayaklarınızın hassas bölgelerindeki basıncı önlemek için de büyük ayakkabı satın almayın. Ayakkabınız büyük olursa, yeterli dengeyi sağlayamazsınız.

9- Malzemeleri düzenleyin

Evinizde ve iş yerinizde kullanacağınız tüm malzemeleri en az eforla ulaşabileceğiniz uzaklığa koyun. Örneğin, deterjanınız çamaşır makinenizin yanında olsun. Telefonun yanına kağıt ve kalem koyun. Böylece gereksiz hareket ve taşımayı en aza indirgersiniz. Ayrıca günlük işlerinizi kolaylaştıracak kavanoz açacağı, özel tasarlanmış makas gibi yardımcı aletler kullanmanızda da yarar var.

10- Eklemlerinizı doğru kullanın

Günlük aktivitelerinizi sürekli aynı eklemleri kullanmaktan kaçınacak şekilde planlamanızda yarar var. Örneğin, eklemlerinizi korumak için en büyük ve en güçlü olan ekleminizi kullanın. Ağırlığı ne kadar geniş bir yüzeye yayarsanız, eklemlerinize de o kadar az yük bindirmiş olursunuz. Ağır yükleri vücudunuza yakın taşıyın ve incinmelerden korumak kollarınızdan yararlanın. El yerine sırt çantasını tercih edin. Kapıları elinizle değil, omuz veya kalçanızla iterek açın.

11- Pozisyonunuzu sık sık değiştirin

Mesleğiniz ne olursa olsun, düzenli olarak germe ve gevşeme hareketleri yapın. Kas ve eklemlerdeki sertlik ile gerginliği azaltmak için bulunduğunuz yerde kısa süreli de olsa yürüyüş yapabilirsiniz.

12- Vücut duruşunuzu iyi koruyun

Kötü vücut postürü daha çok enerji gerektiriyor ve yorgunluğa neden oluyor. Duruşunuzu sıkça kontrol edin: omuzlarınızı gevşek bırakın, göğsünüzü öne ve yukarı kaldırın, karın kaslarınızı sık sık kasın, sırt desteği iyi olan sert arkalı bir sandalye kullanın. Yerden bir şey kaldırırken dizlerinizi bükmeyi de ihmal etmeyin.

13- Psikiyatrik destek alın

Romatizma yaşam kalitesini olumsuz yönde etkilediği için ruhsal dünyanızda sorunlar yaşamaya başlayabilirsiniz. Ayrıca yorgunluğun depresyona, depresyonun da yorgunluğa neden olduğunu unutmayın. Bu kısır döngüyü kırmak için psikiyatri uzmanından yardım alın.

14- Aracın özelliğine dikkat edin

Havalı direksiyon, otomatik vites, ayarlanabilir koltuk, otomatik cam gibi sürüşünüzü kolaylaştıracak teknik özellikleri olan araçları tercih etmelisiniz. Geniş açılı bir ayna kullanmanız, boyun hareketlerinizin en aza inmesini sağlar.

15- Şikayetlerinizi göz ardı etmeyin

Bazı artrit türlerinde eklem hasarı son derece hızlı ve erken aşamada meydana geliyor. Bu nedenle iki haftadan uzun süren eklem ağrısında doktorunuza başvurun. Yakınmalarınızın tümü ortadan kalksa bile doktor kontrollerinizi asla ihmal etmeyin.



ETİKETLER

haber