Gündem

Adalet Bakanı Gül'den ABD'ye tasarı tepkisi: Tarihimizde soykırım yok, aynaya baksınlar

"Yeni bir insan hakları eylem planı hazırlıyoruz"

30 Ekim 2019 11:01

Adalet Bakanı Abdülhamit Gül, ABD Kongresi'nin alt kanadı Temsilciler Meclisi'nde kabul edilen "Ermeni Soykırımı'nı tanıyan yasa tasarısı"na tepki gösterdi. Gül, "ABD Temsilciler Meclisi'nde çıkan karar bizim için yok hükmündedir, soykırımdan bahsedenler önce dönüp kendi tarihlerine baksınlar" dedi.

Bakan Gül, Ankara Yeni Adalet Sarayı Yapım Projesi Protokolü imza töreninde yaptığı konuşmada, dün ABD'de Temsilciler Meclisinde 1915 olaylarıyla ilgili  Ermeni iddialarını içeren tasarının kabul edilmesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. 

Kararın manidar bir zamanda alındığını belirten Gül, şunları kaydetti:

"Manidar bir zamanlamayla ABD Temsilciler Meclisinden dün çıkan karar, beyhude bir girişimdir. Bizim için, devletimiz için, milletimiz için yok hükmündedir. Güneş balçıkla sıvanmaz. Güneşi balçıkla sıvamaya kalkanlar, eninde sonunda ellerine yüzlerine bulaştırdıkları çamurla baş başa kalacaktır. Tarihin istismarı, bunu yapanlara belki üç beş oy kazandırır. Saygın ve tutarlı olmayı bu küçük çıkarlara feda etmeyi göze alanlara hakikat merhem olamaz. Neyi neye feda ettikleri de kendi bilecekleri iştir, bizim derdimiz, tasamız değildir. Ancak şunu herkes bilmelidir, bizim tarihimizde utanç yoktur. Bu milletin tarihinde leke yoktur. Soykırım lafı eden müstevliler, önce kendi tarihleriyle yüzleşsinler. Bizim tarihimiz, hak, hakikat, adalet üzerine yükselir. Bizim coğrafyamız kırımdan, kıyımdan kaçanların sığınağıdır. Hem geçmiş hem bugün, bu yalın gerçeğin tanığıdır."

Yargı Paketi Reformu'na ilişkin olarak da açıklamalarda bulunan Gül'ün konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

"Uzun bir hazırlık sürecinin ürünü olan yargı reformu stratejisi önemli bir yol haritası sunuyor. Cumhurbaşkanımızın açıkladığı bu yol haritası da adım adım hayata geçiyor. Gven veren ve erişilebilir adalet sistemi vizyonu da Cumhuriyetimizin 100. yılında daha güçlü adalet sistemine inşallah katkı sağlayacaktır.

Elbette yargı Reformu'nun birinci paketi yasalaştı. Meclis'in iradesiyle diğer paketlerin de kanunlaşacağını, uygulamalarla bu belgenin tam anlamıyla yürürlüğe gireceğine inanıyoruz. Özgürlük-güvenlik dengesinde asla birini diğerine tercih etmeden mücadelemizi yapacağız. Türkiye FETÖ ile PKK-PYD-DEAŞ'la ek zamanlı mücadele etmektedir. Türkiye bir hukuk devletidir. Bu mücadelesini de hukukla, elbette hukukun sınırları içerisinde sürdürmektedir. Yargı teşkilatımız terör örgütleriyle mücadelenin en önemli güvencesidir. Demokratik düzenin hak ve özgürlüklerin başlıca düşmanı olan terörle mücadelemiz özünde bir hak ve özgürlük mücadelesidir. Bu nedenle terörle mücadelemiz en başta bu değerleri koruma mücadelesidir. Yargı mensuplarımızın terörün her çeşidine karşı mücadelesini, yargıya güven duygusunu geliştirerek toplumun adalete olan inancını yükselterek sürdüreceğine inancım tamdır. Hukuk devletini  bu mücadele ile koruyacağız. Demokrasiyi, insan onurunu bu sayede himaye edeceğiz. Hukuk devletinin alameti farikası bağımsız ve tarafsız yargıdır. Yargıya adaletin rengini veren, yargı mensubunun kararlarında sadece ve sadece hukuka ve vicdana dayanmasıdır. Yargı mensubu her kararını millet adına verir, bağımsızlığı ve tarafsızlığı gözetir. Yargının ideolojisi olmaz, tek ideolojisi vardır, o da adalettir. Hukukun üstünlüğü kavramının ete kemiğe bürünmesi bağımsız ve tarafsız iyi işleyen güçlü bir yargı teşkilatıyla var olur. 

Yargı Reformu'nun 9 temel amacından biri hak ve özgürlüklerin etkin korunması ve geliştirilmesidir. Bu çerçevede yeni bir insan hakları eylem planını hazırlıyoruz. Bu eylem planını da en geniş anlamıyla barolarla, STK'larla yetkin bilim insanlarıyla, akademisyenler ve tüm paydaşlarla hazırlamaya başladık. Ve bu çalışmalar bittiğinde de yine hükûmetimizin yol haritası olarak yargı reformunun da hedefi olarak söylenen insan hakları eylem planını da yine tüm kamuoyuna açıklamış olacağız.

Elbette reformlar iyi uygulamayla hayat bulur. Eğer reformlar kötü uygulanırsa yapılan tüm çalışmalar bir beyin fırtınasından öteye geçemez."