Politika

"SAYIN GÜL POZİSYONUNUNU BİLMELİDİR" İSTANBUL (A.A)

08 Haziran 2011 03:17

-"SAYIN GÜL POZİSYONUNUNU BİLMELİDİR" İSTANBUL (A.A) - 07.06.2011 - CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ''Sayın Abdullah Gül, bu ülkenin Cumhurbaşkanıdır, pozisyonunu çok iyi bilmek durumundadır. Sıcak politikanın içine girmek Sayın Abdullah Gül'e yakışmaz'' dedi.  Kılıçdaroğlu, Habertürk kanalında katıldığı ''Teke Tek'' programında, gazeteci Fatih Altaylı'nın sorularını yanıtladı. Altaylı'nın, The Economist dergisinin, geçen hafta sonuna doğru genel seçimlere ilişkin yayımladığı yazıyı nasıl değerlendirdiğini sorması üzerine Kılıçdaroğlu, şu yanıtı verdi: ''Economist dergisinin böyle bir yazısının Türkiye'deki seçimleri çok fazla ilgilendirdiğini ya da etkileyeceğini sanmıyorum, ama benim anlayamadığım bir konu var. Sayın Erdoğan, bundan o kadar büyük bir alınganlık göstermiş ki, bizimle Economist'i ortak çete olarak lanse etti. Ben hiçbir zaman gidip de bir dergiye, 'Bizim lehimize yazı yazın' ya da herhangi bir ülkeye gidip, 'Bizim lehimize konuşun' diye bir şey söylemedim. Türkiye'nin gerçekleri varsa, birisi sorduğu zaman nasıl burada anlatıyorsam, dışarıda da anlatırım. Sonuçta ben kendi ülkemin sorunlarını anlatıyorum. 21. yüzyılda içimize kapanık olmayacağımıza göre tartışırız. Sayın Erdoğan'ın söylediği daha ilginç bir şey var; 'Eğer böyle bir şey bizim lehimize yazılsaydı, biz bu yazıyı niye yazdınız diye itiraz ederdik ve reddederdik bunu'. Erdoğan'ın hafızası nasıl silindi anlamakta zorluk çekiyorum. Daha önce Economist dergisi, 'AKP'ye oy verin' diye defalarca yazı yazdı 2004'te, 2007'de.'' -''AKP'NİN BAZI DOĞRU ŞEYLER YAPTIĞINI ELBETTE KABUL EDERİZ''- Altaylı'nın, ''The Economist'in AKP ile ilgili eleştirilerine katıldığınıza göre övgülerine de katılıyor musunuz?'' sorusuna karşılık da Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti: ''O dönem AKP değişimden, özgürlükten, demokrasiden yana bir tavır sergiliyordu. CHP'de statükocu, değişime karşı direnen bir parti algısı vardı. O algının bir sonucu olarak AKP övülüyordu. AKP'nin bazı doğru şeyler yaptığını elbette kabul ederiz, 'her yaptığı yanlıştır' demek de yanlış. Böyle bir düşüncem de yok, böyle bir şeyi de hiç bir zaman telaffuz etmedim. 'AKP madem iktidar, her yaptığı yanlış'. Hayır, doğru yaptıkları da var. Duble yolları yaptılar, eyvallah itirazımız yok. İtirazımız, kaça yaptılar, bu duble yolların onarımı için ayrıca ne kadar para harcadılar. AB'ye başlangıçta çok asılır gibi göründüler, belli beklentileri elde ettiler, AB'nin üzerine çizgi çektiler.'' -''AB SÜRECİNİ TAKİP EDİYORUZ''- Altaylı'nın, ''Siz iktidara gelirseniz gereğini yapacak mısınız? Sonuçta devletin imzası bu, sizi de bağlıyor, başkası hükümet olursa başkasını da bağlıyor. Sonsuza kadar herkesi bağlayan bir imza atıldı'' demesi üzerine Kılıçdaroğlu, şunları dile getirdi: ''Bizim koşullarımız var. Koşullar sağlanırsa niye olmasın? Koşullarımızdan birisi, 'Bize ne zaman tam üye olacağımıza dair bir tarih verin'. İkincisi, 'Kıbrıs ile ilgili doğrudan ticaret tüzüğünü hemen çıkarın ve uygulamaya koyun. Ne dediler, 'Kıbrıs'ta referandum olacak, referandumda evet oyu çıkarsa biz Kıbrıs'ı tanıyacağız'. Ne oldu? Evet çıktı. Rum kesimi hayır çıktı. Ana muhalefet olarak bu süreci takip ediyoruz. Füle'ye hangi aşamalarda olduğunu söyledim. Kimlerin engellediğini de biliyoruz. Onlar da bunun üzerinde kararlılıkla duruyorlar. Bu süreci Yunanistan engelliyor ve ciddi engeller çıkarıyor, ama komisyonlarda sağduyu egemen.'' -''ERDOĞAN GİBİ BAĞIRIP ÇAĞIRAN BİR İNSAN DEĞİLİM''-   Altaylı'nın, vatandaşların Kemal Kılıçdaroğlu'nu beğendiklerini, ancak Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'daki kararlılığı onda göremediklerini dile getirdiklerini belirtmesi üzerine Kılıçdaroğlu, ''Ben Sayın Erdoğan gibi bağırıp çağıran bir insan değilim. Ben sakin, ama kararlı bir insanım. Düşündüğümü yaparım, hiçbir zaman düşündüğümü yapmamazlık etmedim'' dedi. Kısa süre içinde CHP'de bir değişim ve dönüşüm yaşandığını dile getiren Kılıçdaroğlu, ''Kimseye bağırmadım çağırmadım, kızmadım. 'Niye beni eleştiriyorsunuz?' da demedim, ama bildiğim bir şey vardı. Partiyi kararlı olarak sosyal demokrat çizgiye çekecektim, halktan yana bir politikaya çekecektim. Bu benden önce istediğim ölçüde değildi. Bu bizim kararlılığımızdır. Kararlı olmak, sürekli olarak yanlışların peşinde gitmek de değildir'' diye konuştu.  Başbakan Erdoğan'ın, söz verip de yerine getirmediği yüzlerce şey olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, ''2002'de çıktı 'Dokunulmazlıkları kaldıracağız' dedi. Bu nasıl kararlılık. Kalktı mı? Hayır. Hangi kararlılıktan söz edeceğiz. Duble yol bir proje değildir, bir iştir. Duble yol zaten vardı Türkiye'de, zaten yapılıyordu. Oraya biraz daha fazla kaynak ayırdılar. Kimse de 'Niye duble yol yapıyorsunuz?' diye itiraz etmedi zaten. İhtiyaç vardı'' şeklinde konuştu. Kılıçdaroğlu, Danimarka'da Hazreti Muhammed'in karikatürlerinin çizildiğini ve bunun üzerine Başbakan Erdoğan'ın, Anders Fogh Rasmussen'in NATO'da genel sekreterliği için oy vermeyeceğini açıkladığını söyleyerek, ''Ne oldu? Gitti, tıpış tıpış oy verdi. Nasıl kararlılık bu? Kararlılık bağırıp çağırarak olmaz. Sakin, güçlü bir iradeyle olur'' dedi. -''GÜL, POZİSYONUNU ÇOK İYİ BİLMEK DURUMUNDADIR''- Altaylı'nın, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e tutuklu gazetecilerin durumunun sorulduğunu hatırlatması üzerine, Kılıçdaroğlu, şunları söyledi: ''Sayın Abdullah Gül, bu ülkenin Cumhurbaşkanıdır, pozisyonunu çok iyi bilmek durumundadır. Sıcak politikanın içine girmek Sayın Abdullah Gül'e yakışmaz. Onların terör örgütü mensubu olduğuna dair hiçbir mahkeme kararı yoktur. Bunların tamamı iddiadır. Bir iddianın Cumhurbaşkanı tarafından bir mahkeme kararıymış gibi deklare edilmesi, Cumhurbaşkanlığı makamını zedeler. Kendi konumunu iyi bilmeli, sıcak, günlük politikanın içine girmemeli, bilmeli ki 'Ben bu ülkede tarafsızım ve Cumhurbaşkanıyım'. Parlamentonun açılışında konuşma yaptığı zaman dedi ki; 'Uzun tutukluluk süresini kabul etmiyoruz' gibilerden bir açıklama yaptı ve herkes, 'Bu ülkenin Cumhurbaşkanı, demokrasiden, özgürlükten, hukukun üstünlüğünden yanadır' diye bir kanaatin sahibi oldu. Şimdi, 'Gazeteciler terör örgütünün mensubudur diye tutuklandılar' diyorsa, o doğru değil.'' Altaylı'nın, ''tutukluluk süresinin uzun olmasına da Cumhurbaşkanı Gül'ün bugün itiraz ettiğini'' belirtmesi üzerine Kılıçdaroğlu, ''O itirazını yapsın, orada haklı. Onu sadece Sayın Gül söylemiyor. Herkes söylüyor. Çünkü artık özel yetkili mahkemeler, Sayın Erdoğan'ın özel mahkemeleri oldu. Birisini beğenmedi mi 'atın içeri' diyor. Siyasi otorite karar veriyor, mevcut yargı da gereğini yapıyor'' diye konuştu. Kılıçdaroğlu, daha sonra iktidara gelmeleri halinde hayata geçirecekleri Aile Sigortası projesini anlattı.

ETİKETLER

haber