Politika

"İSYANIN KIVILCIMI TEKNOLOJİDEN" İSTANBUL (A.A)

14 Nisan 2011 22:05

-"İSYANIN KIVILCIMI TEKNOLOJİDEN" İSTANBUL (A.A) - 14.04.2011 - Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, medya ve iletişim teknolojilerindeki hızlı değişimin bazı Kuzey Afrika ve Ortadoğu ülkelerindeki toplumsal hareketlenmeleri yönlendirmede, taraftar toplamada etkili olduğunu ve toplumsal değişim taleplerinin sosyal networkler aracılığıyla dünya gündemine taşınarak küresel ölçekte ilgi ve destek sağlandığını belirterek, ''Belki de Kuzey Afrika ve Ortadoğu ülkelerinde yaşanan bu toplumsal hareketler neticesindeki rejim değişikliklerinin kıvılcımını, elektronik bir mailin ya da bir cep telefonu sinyalinin çaktığını rahatlıkla söyleyebiliriz'' dedi. Arınç, TRT Dış İlişkiler Daire Başkanlığınca düzenlenen Güneydoğu Avrupa Kamu Hizmeti Medyası Birliği Toplantısı'nın kapanışında yaptığı konuşmada, bu toplantının ilkinin Makedonya'da, ikincisinin ise Hırvatistan'da düzenlendiğini hatırlattı. Yaşanan çağın, bir iletişim çağı olduğunu belirten Arınç, iletişim teknolojilerindeki büyük çaplı gelişmeler sonucunda dünyanın adeta küçük bir köye dönüştüğünü söyledi. Arınç, IT teknolojilerindeki gelişmenin hayatın hemen her alanında baş döndürücü değişimlere neden olduğuna dikkati çekerek, ''Bu değişim, haberleşmeden sağlığa, finans sektöründen eğitime kadar hayatımızın bütün alanlarını etkisi altına almıştır. IT teknolojilerinin en etkili olduğu alanların başında ise medya sektörü gelmektedir. Dünün dünyasında, atlı posta arabaları, posta güvercinleri, mektup, telgraf, teleks ve telefonlar ile sağlanan haberleşme, bugün akılları zorlayacak teknolojik yenilikler ile yeni bir boyutta, elektronik ortamda gerçekleştirilmektedir. Bundan yirmi yıl önce birinci Körfez Savaşı'nda ilk kez kullanılan uydu antenleri ile ancak profesyonel bir ekip tarafından güçlükle yapılan canlı yayınlar, bugün 3G teknolojisine sahip hemen her cep telefonundan kolaylıkla yapılabilmektedir'' diye konuştu. Günümüzde sosyal medya olarak tanımlanan internet ve cep telefonları üzerinden gerçekleştirilen yayınların birkaç saniyede dünyanın hemen her yerine, milyonlarca kişiye anında ulaştığını dile getiren Arınç, şunları kaydetti: ''Medya ve iletişim teknolojilerindeki bu hızlı değişim, bazı Kuzey Afrika ve Ortadoğu ülkelerindeki toplumsal hareketlenmeleri yönlendirmede, taraftar toplamada etkili olmuş, toplumsal değişim talepleri sosyal networkler aracılığı ile dünya gündemine taşınarak küresel ölçekte ilgi ve destek sağlanmıştır. Belki de Kuzey Afrika ve Ortadoğu ülkelerinde yaşanan bu toplumsal hareketler neticesindeki rejim değişikliklerinin kıvılcımını, elektronik bir mailin ya da bir cep telefonu sinyalinin çaktığını rahatlıkla söyleyebiliriz.'' Arınç, iletişim teknolojilerinde ve medyada yaşanan bu gelişmelerin bireysel ve toplumsal yaşam üzerindeki etkilerinin sınırları zorlayacak derecede arttığını vurgulayarak, ''İşte tam da bu nokta, sektördeki bu büyük değişim ve gelişim, yayıncıları, özellikle de kamu hizmeti amacı taşıyan yayıncıları çok yakından ilgilendirmektedir. Dijital yayıncılık, 'Google TV', web yayıncılığı, sosyal medya yayıncılığı üzerinde derinlemesine durmalı, ayrıntılı analizler yapmalıyız'' dedi. -''AB, BİZLERİ KARŞILIKLI İŞBİRLİKLERİ KURMAYA TEŞVİK EDİYOR''-  Teknolojik gelişmelerin doğaları gereği insan hayatını olumlu bir şekilde etkiledikleri gibi, insanları bazı olumsuzluklarla da baş başa bıraktığını aktaran Arınç, ''Bu konuda özellikle 'yayıncılıkta içerik' konusu son derece önemlidir. İçerik konusunda titiz davranmalı, yeni anlayışlar ve yaklaşımlar doğrultusunda kamu yayıncılığı ve sorumlu yayıncılık anlayışı üzerine de ortak fikirler geliştirmeliyiz'' ifadesini kullandı. Bülent Arınç, artık ülkeleri koruyan sınırların, iletişim teknolojileri ve medyadaki gelişmeler neticesinde anlamlarını yitirdiğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: ''Uydu teknolojisi, cep telefonları, dijital yayıncılık ve sosyal networkler aracılığıyla insanlar, kültürler, inançlar iç içe geçmiş durumdadır. Bölgesel ve küresel işbirlikleri, çok kültürlü yaşam arayışları da insanları ve ülkeleri birbirlerine daha yakın ve etkiye açık hale getirmiştir. Bu yakınlaşmaya da hiç kimsenin itirazı olamaz. Özellikle birçoğunuzun ülkesinin üye olduğu ve bizim de üyelik yolunda büyük bir çaba harcadığımız AB, bölgesel işbirliğinin en somut örneklerinden birisidir. İnsanların, farklı dilleri, dinleri, ırkları, kültür ve düşünceleri ile bir arada yaşama ve bu farklılıkları büyük bir avantaja dönüştürme projesi olan AB, bizleri hayatın her alanında karşılıklı işbirlikleri kurmaya teşvik etmektedir.'' İşbirliği yapılacak en önemli alanlardan birini medyanın oluşturduğuna işaret eden Arınç, teknolojik işbirliklerinin yanı sıra yayıncılıktaki içeriğin, herkesin ciddi anlamda üzerinde kafa yorması, birlikte hareket etmesi gereken bir konu olduğunu vurguladı. -''İYİ BİR KAMU HİZMETİ MEDYASI OLUŞTURMAK İÇİN ÇALIŞMALIYIZ''-  ''Özellikle de özgürlük ve çok sesliliği koruyarak, iyi bir kamu hizmeti medyası oluşturma konusunda ciddi çalışmalar yapmalıyız'' diyen Arınç, Türkiye olarak son yıllarda vurgulu bir şekilde dile getirdikleri ve gerçekleştirdikleri dış politikanın, ''komşularımız ile sıfır problem ve karşılıklı ilişkileri geliştirmek'' anlayışı üzerine kurulduğunu, bu doğrultuda, bölgedeki tüm ülkelerle iyi ilişkiler geliştirmek için yoğun bir çaba harcadıklarını ve bu konuda da önemli başarılar elde ettiklerini söyledi. Güneydoğu Avrupa coğrafyasının, Türkiye için her zaman özel bir öneme sahip olduğunu ifade eden Arınç, şunları kaydetti: ''Geçmişte birlikte yaşayıp ortak bir tarih ve kültür mirası oluşturduğumuz bu ülkeler ile gönül bağımız vardır. Güneydoğu Avrupa'da yerleşik Türk ve akraba topluluklarının bulunmasının yanı sıra bizzat o ülkede yaşayan değişik ırk, inanç ve kültürden bütün insanlara kardeşlik duygusu ile yaklaşmaktayız. Geçmişte yaşanan pek çok soruna rağmen bugün Yunanistan, Bulgaristan, Arnavutluk, Makedonya, Sırbistan, Hırvatistan ve Bosna-Hersek'te yaşayan tüm insanlara hiçbir ayrım yapmadan aynı duygu ile elimizi uzatmakta, gönlümüzü açmaktayız. Kendi aramızda yapacağımız her türlü işbirliği, yalnızca insanlarımızın huzur, refah ve barış içinde yaşamasına büyük katkılar sağlayacaktır. Biz bölgemizin gelişmesi, kalkınması ve istikrarı için çok önemli adımlar atmaktayız.'' Arınç, bölge ülkeleriyle ortak coğrafya ve tarihi paylaşmanın ötesinde, ortak kültürel mirasın da paylaşıldığını belirterek, ''Güneydoğu Avrupa ülkeleriyle yayıncılık ve benzeri alanlarda yapacağımız işbirlikleri, bu çerçevede yapılacak sorumlu yayınlar bizlere, özellikle de gelecek nesillere, ülkelerimizin geleceklerini şekillendirmede, ön yargılardan, lüzumsuz düşmanlıklardan, tarihsel kinlerin esaretinden uzakta, barış ve hoşgörü içerisinde adımlar atılmasını sağlayacaktır'' diye konuştu. Bu çerçevede Güneydoğu Avrupa Kamu Hizmeti Medyası Birliğinin, işbirliklerinin sağlanmasında hayati bir role sahip olduğunu düşündüğünü ifade eden Arınç, radyo ve televizyon yayıncılığı alanında geliştirilen projeler ve çalışma gruplarının katkılarıyla sektörde belirgin gelişmelere imza atılacağından emin olduğunu söyledi. Bülent Arınç, hızla gelişen medya sektörünün bir parçası olarak yeni teknolojilerle uyumlu, daha kaliteli hizmet vermek amacı güden Güneydoğu Avrupalı katılımcı kamu hizmeti yayın kuruluşlarının son gelişmelere ayak uydurabilmesi, teknik altyapılarını çağa uygun biçimde dijital hale getirmesi ve en son teknolojiyi kullanan yayıncılık anlayışıyla hizmet vermesi gerektiğini vurgulayarak, bu toplantıda bu amaçlar doğrultusunda somut adımların atılmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Günümüzün değişen koşullarında kamu hizmeti yayıncılarının değişimlere ayak uydurmasının herkesten önce kamuya hizmet veren bu kuruluşların yararına olduğunu aktaran Arınç, ''Zira bu kuruluşlar, gelişen medya sektörü adına bir 'okul' konumunda bulunmaktadır'' dedi. Arınç, katılımcılardan ülkelerine gittiklerinde Türkiye'nin ve TRT'nin selamlarını iletmelerini istedi.

ETİKETLER

haber