Spor yazarları, Türkiye - Portekiz karşılaşmasını değerlendirdi: Arda Güler rakipte olsa banko oynar!

A Millî Futbol Takımımız, Euro 2024 F Grubu 2. maçında Portekiz'e 3-0 mağlup oldu. Spor yazarları bu karşılaşmayı değerlendirdi

23 Haziran 2024 07:10

116

SPOR YAZARLARI, TÜRKİYE - PORTEKİZ KARŞILAŞMASINI DEĞERLENDİRDİ: ARDA GÜLER RAKİPTE OLSA BANKO OYNAR!

216

Ronaldo - Arda Güler kapışması olur dedik, Arda sakatlanınca yedek başladı. Film koptuktan sonra oyuna girdi işe yaramadı. Mert’ler (kaleci Günok-sağ bek Müldür) yedekti. Montella ama zorunluluktan ama kurgu nedeniyle 11’i değiştirmişti. Gürcü maçının sihri de gitti. Onlar Ronaldo ile yokladılar, bizim ataklarda Kerem ayakta kalsa golü atardı. Hakan’ın orta alanda Barış’ın da ileri uçta kaybolduğu anlarda, savunmanın zincirleme hatasında Bernardo Silva’nın golüne engel olamadı. Dengenin bozulduğu anlarda Samet’in geri pası Portekiz’in 2. golü olunca devrenin de tadı kaçtı. Son 45’te Yusuf’u sahaya sürüp oyunu dengelemek istedi Montella. Ama Portekiz bu kez Abdülkerim’in hatasından Bruno Fernandes ile arayı iyice açtı; Ronaldo kendi de atabilirdi ama o işi garantiye almak istedi asist yaptı. 3-0 sonrası seyircinin 15. dakikadan beri istediği Arda Güler son hamle olarak oyuna girdi. Tren kaçmıştı. Sadece güzel paslar atabildi. (Arif Kızılyalın | Cumhuriyet)

316

Bu sezon sadece 1 FA Cup maçı oynamış Altay’ı kaleye koymak bayağı tartışılır. Yine Altay’la Samet’in anlaşmazlığı bize 2. gole mâl olunca maalesef 2-0 yenik duruma düşüyoruz. Zaten savunmada uyumsuzluk sürpriz değildi ama ilerde de çok telaşlıyız. Portekiz ise tam tersine istediği zaman oyunu yavaşlatıyor istediği zaman hızlandırıyor. Bu çok yüksek bir seviye. Savunmayı ilerde kurmak iyi ama uyum yoksa ofsayt çizgisi iyi kurulamaz ve topu da kesemezsen golü yersin. Nitekim 3. gol de böyle geliyor. Ve futbolcuların özgüveni de yok olup gidiyor. Artık bu maçtan puan almak hayal. (Gülengül Altınsay | Cumhuriyet)

416

Sarı duvarı kırmızı duvara çevirmiş, stadın kalan kısmını da kırmızı-beyazlı formalarımızla bir güzel bezemiş, hayal üstüne hayal kurmaya başlamıştık ki; önce Montella’nın garip, bir o kadar da anlamsız kadrosu çıktı karşımıza... Ardından Almanların meşhur şikeci hakemi... Şike soruşturması nedeniyle altı ay ceza alan FIFA’nın gözde hakemi! Sonra da evlere şenlik savunmamız... Doğal olarak farklı yenilgi kendiliğinden geldi. Ronaldo’nun 39 yaşında olduğuna, Pepe’nin de EYT’yi bir hafta ile kaçırdığına bakmayın siz... Bu Portekiz herkesi kandıra kandıra “bir şey oynamıyorlar, yaşlı takım” dedirte dedirte finale giderse ben hiç şaşırmam... Koşmadıkları an topu koşturuyorlar, topu koşturmadıkları an da bizimkileri koşturdular. Ne yazıkki bizimkilerin koşuları tarihimizin en aptal gollerini yememize neden oldu. (Tayfun Bayındır | Milliyet)

516

İspanya’nın en ünlü gazetesi Marca, Arda Güler ve Ronaldo’yu manşet yapmış. Marca öyle kolay kolay manşet yapmaz. Biri dünya futboluna damga vuran Ronaldo diğeri dünya futbolunun genç yeteneği Arda... Yani herkes bekliyor. Dünya bu ikiliyi izlemek istiyor. Ama Montella oynatmıyor. Neden belli değil. Bir gün önce Arda yorgun dedi. Bunu Arda’nın kendisi bile söylese oturup onu hazırlayacaksın. Senin görevin bu genç adamları hazırlamak. Yetmedi. Hoca gidiyor en son iyi maçını üç yıl önce Adana’da oynayan Yunus Akgün’ü sahaya sürüyor. Arda yorgun ama Yunus’ta ne güç var, ne nefes ne de fizik var. Peki bu adam nasıl oynuyor? Yetmedi. Barış Alper. Adam kendi takımında bile santrfor oynamıyor. Gitti santrfora koydu. Kenan’ı da kulübeye çekti. Daha bitmedi. Takımı ileriye tek taşıyan adam Kerem’i durup dururken çıkardı. Arkadaş bir teknik direktör bu kadar hata yapar mı? Samet’in yaptığı hatadan ne farkı var bunun? (Halil Özer | Milliyet)

616

Portekiz kafilesinden Türkiye maçı öncesinde gelen demeçler, alışılmışın biraz dışındaydı. Tek bir ağız olmuşçasına savunma zaaflarımızdan, grup halinde geriye çekilmedeki sorunlarımızdan bahsediyorlardı. Bu görüş sadece onların değildi elbet ama bu kadar açık bir şekilde maç önü söylemeleri gerçekten enteresandı. Montella ise daha sakin, biraz da gözünü Çekya maçına dikmiş gibiydi. Üçüncü maç için tam kapasite haline gelememe ihtimali olan hiçbir oyuncuyu Portekiz maçında başlatmamaya kararlıydı. Açıkçası ben, millilerimizden Portekizlilerin açıklamalarına cevap niteliğinde bir oyun bekledim. Yunus Akgün-Kerem Aktürkoğlu kenarlarından daha etkin bir yapı kurulabilir diye düşündüm. Yanılmışım. (Engin Kehale | Hürriyet)

716

Büyük bir turnuvaya gidiyorsanız net bir 11’e, net bir oyun planına, net bir stratejiye sahip olmalısınız. Almanya ilk grup maçına çıkmadan önce herkes Almanlar’ın 11’ini ezbere sayıyordu. İngiltere’de ilk 11’in 10’u belliydi, belki tek bir soru işareti vardı, o da Declan Rice’ın partnerinin kim olacağı... Polonya, Mart’ta play-off’ta Galler’i yendiği ilk 11’in bire bir aynısıyla Türkiye hazırlık maçına çıktı. Bizse maalesef bir kadro iskeleti oluşturmakta geç kaldık. Gürcistan maçından da zaferle ayrılmamıza rağmen Portekiz karşısına 4 değişiklikle çıktık. Neden bu 4 değişiklik? Hadi kaleci değişikliğinin sebebi sakatlık. Kalan saha içi 10 oyuncunun üçünün farklı olması yüzde 30’luk bir değişiklik demek. Kısa turnuva istikrar işidir. Almanya aynı 11’le çıkıyor, İngiltere aynı 11’le çıkıyor, Fransa bir mecburiyet dışında aynı 11’le çıkıyor. Biz 4 değişiklik yapıyoruz. Enteresan... (Uğur Meleke | Hürriyet)

816

Takım olarak ne zaman hücum ediyoruz bilin ki golü yiyeceğiz. Çünkü ailecek gidiyoruz, arka tarafı hesap edemiyoruz. Araya atılan her topta ya rakipler gol atıyor ya da faul yapıp sarı kart görüyor. Takım olarak defans yapamıyoruz. Düşünün Portekiz 3-0 galip nasıl hep beraber defans yapıyorlar. Arkada oynayan Pepe bizim takımda oynayan çoğu topçunun dedesi. Ama o 'Dede' bir tane top sektirmedi. Neden? Futbol yalnız fizik değil, aynı zamanda beyin işidir. Arda'yı neden ilk 11'de oynatmazsın anlamak mümkün değil. Arda belki çok koşuyor gözükmüyor. Ama topu inanılmaz güzel koşturuyor. Arda, Portekiz Milli Takımı'nda olsaydı dün gece banko ilk 11'de çıkardı. Ama ben tahmin ediyorum ki bakınız tahmin ediyorum diyorum. Bizim teknik direktör kadro tercihlerinde etkili değil. Çünkü orada Hamit Altıntop var. Büyük ihtimalle bu işe burnunu sokuyor. (Erman Toroğlu | Sabah)

916

Dortmund'da kara bir gece yaşadık. Belki dün geceki mağlubiyet grup birinciliğini kaybetme dışında bir zarar vermese de itibar, prestij ve moral olarak çok zarar verdi. Maalesef Montella ve Hamit Altıntop menajerlerin oyuncağı olmuşlar. Mesela böyle önemli bir maçta madem Mert sakat, aylardır oynamayan Altay ile niye başlarsın? Geçen maçın iyileri Arda Güler ve Kenan niye kenarda? (Ahmet Çakar | Sabah)

1016

Futbolun gerçeğini kabul etmek gerekir. Portekiz, gerek oturmuş saha içi organizasyonu, gerekse kadro kalitesiyle bizden çok üstün bir takım. Ama her zaman vurguladığım bir konu var; Futbolda çareler tükenmez. Bizim beklentimiz büyük taraftar desteğiyle takımımızın iştahlı bir mücadele vermesi ve oyunu önemli bir sürede tutması. Maça aslında net bir gol kaçırarak başladık. Genel kontrol Portekiz'de olmasına rağmen biz de mücadele ediyorduk. Onların en önemli silahlarından kanat forveti Leao'yu tesirsiz hale getirdik. Ama bir pozisyonda gerekli yardım gelmeyince bu kanattan Mendes'in sıfırdan çıkardığı topla skor dezavantajına düştük. Bundan kısa süre sonra da hiç pozisyon yokken kendi kalemize gol atınca moral motivasyon da düştü. (Ömer Üründül | Sabah)

1116

Türk Millî Takımı'nda Montella'ya akıl verecek biri yok mu? Hiçbir plana bağlı olmadan, doğaçlama oynayan ve futbolcuların bireysel becerisine bağlı bir oyun izliyoruz. Gürcistan'a karşı alınan galibiyet herkesi bulutların üzerine çıkarmış. Portekiz gibi bir turnuva takımına karşı maç öncesi "Yener, grubu lider bitiririz. Portekiz eski gücünde değil" gibi söylemlerin ne kadar yanlış olduğunu gördük. Dağınık, birbirinden kopuk yine bir Milli Takım izledik. Portekiz belli bir oyun şablonu içinde bizi kalabalık olarak karşıladı. Kaptırdığımız toplardan sonra çok çabuk hücuma çıkıp kalemizde pozisyon ürettiler. Biz ise oyuncu grubu olarak birbirimizden çok uzak oynadık. Mesafeyi uzun tuttuk, fazla enerji harcadık. Portekiz'in hızlı ataklarında sürekli geriye koşmak zorunda kaldık. (Levent Tüzemen | Sabah)

1216

Çok yetenekli oyuncularımız var. Ama bu oyuncularla üst seviye bir takıma sahip miyiz tarafına bakınca, Portekiz ile aramızdaki farkı net gördük. Üst seviyelere çıkma düşüncesi ve isteği saygıyı hak etse de bu hedef için almamız gereken mesafeler var. Portekiz finallerde olan bir takım. Turnuvanın şüphesiz favori ekiplerinden biri. Bu tür takımlarla oynarken bizim seviyemizdeki takımların yüzde yüz performansıyla oynaması lazım. Ayrıca en önemli konu, hatasız oynamaktan geçiyor. İyi oynuyor gibi görünürken bir anda kalenizde 2 gol bulabiliyorsunuz. Samet-Altay anlaşmazlığı bu seviyedeki turnuvaların işi değil. Bu tür hatalar maçı kaybettirmenin yanında oyunculara da ciddi güven kaybettirir. Portekiz gibi A kaliteye sahip takımlarla oynarken bunları yaptığınızda geri dönüşte kolay olmaz. Altay da çok önemli bir kaleci ama özellikle Milli Takım'da öncelik oynama devamlılığı olan oyunculardan yana kullanılmalı. Bütün sezon oynayan Uğurcan bu maçta önceliği de almalıydı. (Ali Gültiken | Sabah)

1316

Kaleden başlayarak savunmanın her bir metrekaresinde hatalarla dolu bir maç oynadık. Abdülkerim’in aklı maçın başında Ronaldo’dan yediği çalımda kalınca devrenin geri kalanı onun adına kâbus gibi geçti. Aslında hepimiz için kâbus başlamıştı. Samet’in sağ stoperden oyun kuramaması üzerine tüm toplar Abdülkerim’e geldiğinde Portekiz’in bire bir baskıları orta sahayı uzun geçen isabetsiz yüksek toplarla oynamamıza sebep oldu. Ayrıca Portekiz’e karşı en büyük sınavı savunmada vereceğimiz bu kadar aşikarken çok basit fauller sonucunda savunma dörtlümüzün 3’ü birden sarı kart gördü. Temel stoper eğitiminde kaleciye geri pas yaparken ilk kural, topu kale direklerinin ortasına vermemektir. Bunu topa vurmayı öğrendiği ilk andan itibaren her stoper öğrenir. Samet’in topa hakim olduğu bir pozisyonda yanına kadar sokulan Altay’ı fark etmeyip kalenin merkezine pas atması kabul edilebilir bir hata değildi. (Erman Özgür | Fanatik)

1416

Savunmayla ilgili görünen sorunları bertaraf etmek için ilk maça göre örneğin Arda Güler benzeri bazı oyunculardan tasarruf etmeyi uygun bulmuş olmalı Vincenzo Montella… Lakin gerçek sorunun tam da savunmanın göbeğinde olduğu ve tüm savunma dengesizliğinin ağırlıklı olarak buradan kaynaklandığı apaçık ortadaydı. Abdülkerim ile Samet’in nice eksiğini görmek oynadıkları takımların özgül ağırlıkları nedeniyle pek mümkün olamıyordu. İki maçtır oluyor işte… Gören gözler hariç elbette. Maçın başındaki bir kaç girişimde örneğin Kerem Aktürkoğlu’nun da vuruş yetersizliğinden öte oyun bilgisi eksiğini göstermiyordu bizim ‘’Süper Lig’’! Görüldü ki, sorun çocuklarda değil daha çok ‘’öğretmenler’’deydi. (Cem Dizdar | Fanatik)

1516

Montella’nın gereksiz kadro kaprisleri böyle güçlü rakipler karşısında resmen çöküşümüzü hızlandırdı. Taraftarın Arda tezahüratı Montella’ya tepkiydi ama pek oralı olmadı ısrarla ısındırmaya devam etti. Oysa böyle tecrübeli takımların oyununu yıldızların bireysel performansıyla bozabilirsin. Dedik ya bir bildiği vardır Montella’nın ama oyun okumasında baştan sınıfta kaldı. Bizim hesaplarımızda zaten Portekiz değil Çekya ve Gürcistan’ı geçmek vardı ve bu şans elimizde. Yenilirken bir mahalle takımı gibi hatalar yaparak yenildik acı olan bu bana göre... Gruptan daha güçlü daha prestijli çıkmalıydık, biraz o yönden darbe aldık. Özetle Hamburg yolculuğumuz daha keyifli olurdu ama Montella deyim yerindeyse pişmiş aşa su kattı ve tadımızı kaçırdı. (Tunç Kayacı | Fanatik)

1616

Türkiye’de kamuoyu aşırı politize, bu nedenle de aşırı bir kamplaşma ve kutuplaştırma var. Bunun futboldaki karşılığı kulüp taraftarlığının futbol analizinin önüne geçmiş olması. Bu nedenle Türkiye’nin Portekiz’e karşı neredeyse hiçbir varlık göstermeden yenilmiş olmasını çoğu futbolsever kulüp kimliği üzerinden açıklıyor. Bu da elde edilen yenilgiyi bir yenilginin ötesine taşıyor. Naçizane ben şöyle düşünüyorum. Türkiye ulusal takımını oluşturan futbolcuların büyük bir çoğunluğu için başta Cristiano Ronaldo olmak üzere Bernardo Silva, João Cancelo, Bruno Fernandes, Rúben Dias gibi isimler, beraber fotoğraf çektirmek isteyecekleri, mümkünse imzalı formasını almak isteyecekleri uluslararası şöhrete sahip futbolcular. Kanımca Türkiye takımının oyuncuları zihinsel olarak maça iyi hazırlanılmadığı için Portekizli futbolcuların uluslararası şöhreti ve kalitesinin ağırlığı altında ezildiler. (Türkiye’nin kendi kalesine attığı ve maçı bitiren gol bu zihinsel baskıyı yansıtıyor fikrimce.) (Melih Şabanoğlu | T24)