Kültür-Sanat

Türkiye İşçi Partisi ve Genç Öncü'den "Hiçbir Şey Yerinde Değil" filmine dair açıklama: Sinemayı çok seviyoruz, böylesini değil

"Gerçeği çarpıtan diyaloglarla, patenti Haluk Kırcı'da olan monologlarla olayı bağlamından kopartıp ucuzlatıyor, üstünü örtmeye kalkışıyor"

27 Şubat 2025 13:48

Türkiye İşçi Partisi ve Genç Öncü, Bahçelievler Katliamı'ndan esinlenen "Hiçbir Şey Yerinde Değil" filmine dair açıklama yaptı. "Gerçek sinemaseverler için zorunlu bir açıklama Bahçelievler katliamı bir insanlık suçudur!" denilen açıklamada, "Haluk Kırcı ve benzerleri gibi devletin karanlık odaklarında yer alanların takdirlerine mazhar olabilecek bu filmin, Bahçelievler Katliamı'nda öldürülen yoldaşlarımıza başlı başına büyük bir saygısızlık olduğunu da özellikle belirtmek gerekir. Hangi siyasi görüşten olursa olsun, gerçek sinemaseverlere bu bilgi notunu iletmeyi görevimiz saydık, "denildi.

TIKLAYIN | Bahçelievler katliamını sinemaya taşıyan yönetmen Burak Çevik: Filmimi ülkücülere ya da solculara beğendirmekle ilgilenmiyorum

Serdar Alten, Latif Can, Faruk Ersan, Efraim Ezgin, Salih Gevenci, Hürcan Gürses, Osman Nuri Uzunlar

Açıklamanın tamamı şöyle:

"Gerçek sinemaseverler için zorunlu bir açıklama: Bahçelievler katliamı bir insanlık suçudur!

8 Ekim 1978'de Türkiye'yi sarsan bir katliam gerçekleşti.

Ankara Bahçelievler'de, 'ülkücü' faşistler, bastıkları bir öğrenci evinde silahsız yedi Türkiye İşçi Partisi ve Genç Öncü üyesi genci vahşice öldürdüler.

Bu kan dondurucu olay 'Bahçelievler Katliamı' olarak anıldı.

TİP üyesi gençlerden Serdar Alten dokuz kurşun yarasına rağmen sekiz gün daha yaşadı. Onun bu dönemde verdiği ifadeler ve TİP üyesi avukatların ısrarlı çabaları sayesinde failler yakalandı, mahkemede cezalara çarptırıldı; fakat karanlık odaklarca defalarca da kaçırıldı, serbest bırakıldı, korundu. Toplum ise bu faşist saldırganlığı kınadı, bu kez 'sağ-sol çatışması' teranelerine sığınamadılar.

3 Kasım 1996'da, ülkücü katillerin başı olarak aranan Abdullah Çatlı, Susurluk İlçesi'nde kaza yapan bir araçta devletin verdiği sahte kimliğiyle öldü. Aynı araçta bir emniyet müdürü de öldü ve bir iktidar milletvekili de yaralı kurtuldu. Baş tetikçi Haluk Kırcı da şefi Çatlı'yı takip eden araçtaydı, oradaydı. Firardayken evlenen Haluk Kırcı'nın nikâh şahitliğini sonradan İçişleri Bakanı olan Erzurum Valisi, 'ünlü' Mehmet Ağar yapmıştı.

Şimdilerde ise 'Hiçbir Şey Yerinde Değil' adını taşıyan filmin Bahçelievler Katliamı'ndan esinlendiği iddiasına maruz kaldık. Hem de tarihsel gerçeklerin özellikle sinema alanında egemenlerin çıkarları yönünde alt üst edilmeye çalışıldığı bir dönemde...

Oysa bu film -niyetler bir yana- gerçekte, katillerle öldürdüklerini eşitlemek, katillerin eylemini meşrulaştırmak gibi bir amaca hizmet eden bir filmdir. Faşist katillerin arkasındaki karanlık odakları yok sayıyor.

Gerçeği çarpıtan diyaloglarla, patenti Haluk Kırcı'da olan monologlarla olayı bağlamından kopartıp ucuzlatıyor, üstünü örtmeye kalkışıyor.

Bir yandan da şiddeti araçsallaştırarak ve 'tek plan' gibi sinemasal tekniklerle ödül avcılığı peşinde, kendince popülerlik arıyor.

Haluk Kırcı ve benzerleri gibi devletin karanlık odaklarında yer alanların takdirlerine mazhar olabilecek bu filmin, Bahçelievler Katliamı'nda öldürülen yoldaşlarımıza başlı başına büyük bir saygısızlık olduğunu da özellikle belirtmek gerekir.

Hangi siyasi görüşten olursa olsun, gerçek sinemaseverlere bu bilgi notunu iletmeyi görevimiz saydık.

Saygılarımızla.

Unutmadık! Unutmayacağız! Unutturmayacağız!"