- A +

Geçen hafta yazılı ve görsel medyada “Türk Futbolu İçin Büyük Proje” başlığıyla yayınlanan haberlerde, “Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) ile Türkiye Bankalar Birliği (TBB) borç krizi içindeki kulüpler için” ortak bir projeye başlayacakları duyuruldu. 

Söz konusu habere göre, borç batağı içindeki futbol kulüplerini, içinde bulundukları finansal darboğazdan çıkartabilmek için Türkiye Futbol Federasyonu, Bankalar Birliği ile geliştirecekleri projeyle kurtarmaya çalışacak. Detayları daha sonra açıklanacağı ifade edilse de, basına sızan detaylara göre:
1) Futbol Kulüplerinin borçlarını ödemeye yönelik bir varlık havuzu oluşturulacak,
2) Kulüpleri finansal olarak denetleyecek ve takip edecek bir üst kurul oluşturulmaya çalışılacak.  

Biz bu projeye ilişkin görüşlerimize geçmeden önce kısaca Türk Futbolunun temel finansal ve ekonomik görünümünü  ve sorunlarını kısa başlıklarla sizlerle paylaşalım

Türk futbolunun temel ekonomik ve mali sorunları

1990’ların başından itibaren giderek parasallaşıp ticarileşen ve bunun sonucunda da endüstriyel bir karaktere bürünen futbol doğal olarak, Türk futbolunda da yapısal dönüşümlere yol açtı. Bu, doğal olarak bazı sorunları da zaman içinde beraberinde getirdi.

Bu sorunları ana başlıklarıyla ele alırsak;

  • Kurumsal Yönetim Yetersizliği,
  • Yanlış Şirketleşme ve halka arzın yarattığı sorunlar,
  • Örgütlenme Sorunları (Yetersiz Kalan Dernekler Kanunu)
  • Devletin Futbola sponsorluğunun artarak devam etmesinin neden olduğu sorunlar,
  • Kontrolsüz transfer harcamaları,
  • Ölçüsüz Ücret, maaş ve prim Personel Harcamalarının astronomik artışı, 
  • Kulüplerin Artan Borçları, 
  • Ekonomik konjonktürün olumsuz etkisiyle artan finansman maliyetleri,
  • Faaliyetlerinden kar yaratamayan kulüplerin giderek artan zararları sonucu, kulüplerin özkaynaklarını yitirmeleri gibi ekonomik ve finansal sorunlarıyla karşılaşıyoruz. 

Türk futbolunun ekonomik ve mali görünümü

Yukarıda sıraladığım sorunlar nedeniyle Türk futbolu finansal olarak irtifa kaydederken, devlet sponsorluğu ve yönlendirmesi sayesinde ekonomik olarak gelirlerini artırdı. Burada paradoksal bir durum var. Futbolda ekonomik olarak refah seviyesi arttıkça, finansal olarak dip yapmış durumdayız.

  • Türk Futbolunun ekonomik büyüklüğü 3.5 Milyar liraya yükselirken,  toplam kulüp borçları 14 Milyar liraya ulaşmış durumda.
  • Futbol Kulüplerimizin birikimli zararları 6 Milyar lirayı geçerken,  buna bağlı oluşan Özkaynak açıklarıysa 4.5 Milyar lira civarında.
  • 5.5 Milyar liraya ulaşan toplam varlıkları, borçlarını karşılamakta yetersiz kalan kulüplerin önemli bir kısmı sadece naklen yayın gelirlerine bağlı bir gelir yapısına sahip.
  • Ortalama seyirci sayısı 14 bin dolayında olan kulüplerde, Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş ve Trabzonspor’un seyirci sayısını düştüğümüzde bu ortalama 4 bin seviyesine geriliyor.
  • Son bir yılda artan finansman maliyetleri ve oluşan kur farkları nedeniyle kulüplerin finansal borçları en az yüzde 40 artış kaydetti.
  • Süper Lig’in takım bonservis değerleri üzerinden konsolide lig değeri  son beş yılda yüzde 32 azaldı. 

Türk futbolunun üç temel açığı

Kulüplerin genel konsolide mali tabloları bize üç açığın bir arada olduğunu gösteriyor.

1. Kulüplerin dönen varlıkları, kısa vadeli borçlarını karşılamakta yetersiz kaldığı için işletme sermayesi açığı,

2. Kulüplerin faaliyetlerinin finansmanında kullandıkları özkaynaklar içinde yer alan şişirilmiş Değer Artış Fonu (Maddi Duran Varlık ve Bonservis değerleme) bedellerini çıkarttığımızda özkaynak açığı,

3. Kulüplerin mevcut hazır değerleri içinde yer alan nakit ve benzeri likit değerleri dikkate aldığımızda ise bunların toplam değerinin kısa vadeli borçları karşılamakta yetersiz kalması nedeniyle likidite açığı oluştuğu görülüyor.

Çözüm önerileri

Yıllardır bu konularda çözüm önerileri sunmaya çalışıyorum. 

Öncelikle belirtmemiz gerekir ki, bugünkü futbol yapılanmamız ancak, mevcut statükoyu korumaya yetiyor. Görüldü ki, mevcut yapı futbolumuzu finansal ve sportif olarak Avrupa ve Dünya’da hak ettiği yere taşıyamıyor. Günün gereklerini kavrayacak bir yetenekten uzak.

Bu konuda burada sizlerle bazı önerileri paylaşmadan önce daha önceden bu konulara önerilerimi iletmek isterim.

1.Futbol Yönetimi kitabımızdaki öneriler (2008)

2008’de Kutlu Melih ile birlikte kaleme aldığımız Futbol Yönetimi isimli kitabımızda başta futbol otoritesi olmak üzere kulüp yapılanmalarının değiştirilmesini önermiştik. (Sh.240-45 sh. Literatür yayınları, 2008, İstanbul)

Bu kapsamda, bugünkü futbol Örgütlenmesi yerine;
1) Süper Lig AŞ. Yapılanmasına geçilmesini,
2) Kulüplerin AŞ. Şeklinde organize olmalarını,
3) Kulüpleri finansal olarak denetleyecek ve yönlendirecek, Federasyondan bağımsız  bir Üst Mali Kurul oluşturulmasını,
4) Federasyonun sadece Lig organizasyonu ile uğraşmasını, UEFA ve FIFA ile koordinasyonu sağlamasını, yani idari işlerle ilgilenmesini,
5) Futbolcuların ekonomik, demokratik ve örgütsel haklarını koruyacak ve doğrudan Uluslararası Futbol Sendikaları Örgütü FIFPRO’ya bağlı ayrı bir yapının da oluşturulmasını yazmıştık. Yine, 8 Mart 2011’de TBMM Araştırma Komisyonu’nun daveti üzerine bir rapor hazırlayıp aynı önerilerimizi bu komisyona da iletmiştik.

2.TBMM Araştırma Komisyonu’na sunulan rapordaki önerilerimiz (2011)

8 Mart 2011’de TBMM, Spor Kulüplerinin Sorunları İle Sporda Şiddet Sorununun Araştırılarak Alınması gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırması Komisyonu’na, “Spor Kulüplerinin Mali ve Yönetişim Sorunları ve Bunlara İlişkin Çözüm Önerileri Hakkında Rapor”

Kulüplerin Niteliksel Dönüşümünü Sağlayacak Yapısal Adımlar (Uzun Vadeli Çözüm Önerileri) (8 Mart 2018 tarihli söz konusu rapordan)

1. Parasal geliri çeşitlendirerek artırmak

Tüm kulüplerin finansallarındaki gelirler yukarıda saydığımız makro ekonomik riskleri göğüslemek için yetersiz ve tek tip. Genelde de naklen yayın gelirlerine bağımlı bir gelir yapısı var. Avrupa’da olduğu gibi sportif performanstan bağımsız gelir yaratacak bir yapıyı kurmalıyız.

2.Altyapıyı ve maliyet yönetimini esas alan bir yönetim anlayışı

Bugün kulüpleri borçlandıran temel şey: Kaynakların etkin ve verimli kullanılamamasının yanı sıra gelirlerin giderleri karşılamada yetersiz kalması, bunda da ana faktörün oyuncu maaş ve transfer ücretlerinin olması. UEFA Finansal Fairplay kriterlerine göre oyuncu maaş ve transfer ücretlerinin gelirin yüzde yetmişinden fazla olmaması gerekiyor. Bu nedenle kulüpler alt yapıya özel önem vermeli.

3. Borçlanmanın kontrol altına alınmasını sağlayacak yeni yapı

Kulüpler faaliyetlerinden kar edemedikleri ve sürekli finansman açığı verdiklerinden yoğun olarak yabancı kaynak kullanımına yönelmekteler. Özellikle de banka kredileri...Bu nedenle kulüplerin başta banka kredileri olmak üzere yabancı kaynak kullandırımlarına bazı önlemler ve rasyolar getirilmelidir. Ve kesinlikle Genel Kurul Kararı olmaksızın borçlanmaya gidememeliler.

4. Ehliyetli-yeterli profesyonellere yetki verilmeli

Kulüplerin şirket veya dernek yapısında olup olmadıklarına bakılmaksızın kesinlikle Kurumsal Yönetim ve Yönetişimin egemen örgüt modeli haline getirilesi bir yasal zorunluluk haline getirilmeli. Bu kapsamda kulüplerde kilit yönetsel görevler ehliyetli ve yeterli profesyonellere bırakılmalı, bu kişilerin atanması için Federasyonca “Fit and Proper Person” (İşe uygun kişi) testi uygulanmalıdır.

5.Kulüpler kurumsal yönetime yönlendirilmeli

Deloitte’un son çalışmasına göre 16,5 milyar Euro’luk bir büyüklüğe ulaşan Avrupa futbol piyasası, artık kulüplerin bu pazardan daha fazla pay alabilmek adına, birbirleriyle kıyasıya bir rekabete girdiklerini gösteriyor.

Bu bağlamda çoğu kulüp ulaştıkları devasa bütçelerini daha iyi yönetebilmek, sermaye piyasalarına açılarak daha ucuz fon temin etmek, iktisadi ve mali başarıya ulaşarak, sportif başarıyı yakalamak adına kurumsal yönetişime doğru yol almaktadır. UEFA Lisanslama sisteminin de etkisiyle Avrupa’da çoğu futbol kulübünün kurumsal yönetim ve yönetişimi kendi örgütsel yapılarına uyarlamaya çalıştıklarını görüyoruz.

6.Türk futbolunda bağımsız mali üst kurul oluşturulmalı

Bugünkü yapılanmasıyla Federasyon Kulüpleri Finansal ve iktisadi anlamda denetleyebilecek, yönlendirebilecek ve koordine edebilecek durumda değil. Tıpkı Bankacılık sektöründe olduğu gibi Futbolda da mutlaka, bir Üst Mali Kurul Oluşturulmalıdır. Bu kurul tamamen bağımsız, konusunun uzmanı, birikimli kişilerden seçilerek değil, atanarak oluşturulmalıdır.*

3.Finansal Borçların Yeniden Yapılandırılması Komitesi’ne sunulan rapor’daki önerilerimiz (2014)

Futbol kulüplerinin borç sorunun çözülmesine yönelik Sayın Hüsnü Güreli başkanlığında oluşturulan ve benim de bulunduğum “Finansal Yapılandırma Komitesi”ne sunduğumuz önerilerde de öz itibariyle,

1. Süper Lig AŞ’nin kurulması,
2) Kulüplerin AŞ şeklinde örgütlenmeleri,
3) Kurumsal Yönetimin kulüplerde egemen örgüt modeli haline getirilmesi,
4) Kulüplerin varlıklarını bir araya getirerek Varlık AŞ kurulması suretiyle, buna bağlı çıkartılacak finansal enstrümanlarla kulüplerin finansman sorunlarının çözümlenerek, finansal darboğazdan kurtarılmaları gündeme getirilmişti.

Sonuç

Bugün TFF’nin böylesi bir projeyi hayata geçirmesi ilk etapta olumlu bir gelişme olarak değerlendirilebilir. Bu projenin yaşama geçirilmesinde kamuoyunda bazı endişeler var haklı olarak. Bu endişeleri ortadan kaldırmak futbol otoritesinin öncelikli görevi olmalı. Bu bağlamda;

1 - Daha geniş katılımlı, Kulüpler Birliği’nin de içinde olacağı, tüm futbol paydaşlarını kucaklayacak bir platform merkezinde hareket edilmesi daha yararlı olacaktır.

2- Eğer bir varlık havuzu oluşturulup buradan yaratılacak fonlarla kulüp borçlanmalarına çözüm yolları aranacaksa, öncelikle mutlaka bir Futbol Üst Kurulu oluşturulmalı ve bu kurul aracılığıyla bu proje hayata geçirilmelidir.

3- Oluşturulacak Futbol Üst Kurulu tamamıyla siyasetin etki ve nüfuz alanı dışında bir yapılanma ve bu görevin gereklerini yerine getirecek yetkinliklere ve liyakata sahip futbol insanları tarafından oluşturulmalıdır.

4- Bu oluşum için yasal bir altyapının da oluşturulması, sorunun uzun vadeli çözümü için kaçınılmaz bir zorunluluktur.

Kısa vadeli çözümler yerine, gerekirse bugünü feda edip yarınlarımızı kurtaracak uzun vadeli çözümlere odaklanılması çok kritik.

Getirecek ya da önerilecek çözümlerin, bu sorunların tekrarını önleyecek bir kültüre/bir örgütlenme modeline dönüştürülmesi, yani kalıcılaştırılması yaşamsal öneme sahip.


* Tuğrul Akşar, Türk Futbol Kulüplerinin Finansal Yeniden Yapılanması ve Yönetişimsel Sorunlarına Çözüm Önerileri. TBMM Araştırma Komisyonu’na sunulan Rapor, 8 Mart 2011  

Okuyucu Yorumları