Bebek, çocuk ve ergenler için meyve suyu tüketiminde Amerikan Çocuk Hekimleri Akademisi'nin önerileri

- A +

Tarih boyunca meyve suları, C vitamini ve ekstra sıvı kaynağı olması nedeniyle, çocuk hekimleri tarafından sağlıklı bebek ve çocuklarda katı besinlerin yanında önerilmiştir. Meyve suyu genel olarak, sağlıklı, doğal vitamin ve kalsiyum kaynağı olarak pazarlanmıştır. Tadı güzel olduğu için de çocuklar tarafından hemen kabul görmüştür. Meyve suyu tüketiminin bazı yararlarının yanısıra zararlı etkileri de bulunmaktadır. Şeker içeriğinin yüksek olması, fazla kalori alımına neden olmakta ve diş sağlığı için risk oluşturmaktadır. Ayrıca protein ve posa içermemesi nedeniyle az ya da çok uygun olmayan ağırlık artışına zemin hazırlamaktadır. Çocuk hekimleri ve aileler meyve suyu hakkında bilinçlenmeli ve çocuklar tarafından uygun miktarda tüketiminin sağlanması konusunda çaba göstermelidir.

ABD’de 2008-2013 yılları arasında sağlıklı besin seçenekleri (özellikle meyve ve sebze) tüketiminin artmasıyla birlikte meyve suyu satışları azalmıştır. Buna karşın; tropikal meyve içeren içecekler çaylar, enerji ve sporcu içecekleri ve diğer kombinasyonlar (“hibritler”) gösterişli ve şık seçenekler olarak piyasaya sürülmektedir. Meyve suyu ve meyve sulu içecekleri hala en fazla tüketen grup çocuklar ve ergenlerdir; veriler 2-18 yaş aralığındaki çocuk ve gençlerin meyve tüketiminin yarısına yakınını protein ve posa içermeyen, yüksek kalorili meyve sularıyla karşıladığını göstermektedir.

Meyve Suyu tanımı ve meyve sularının bileşimi

Food and Drug Administration (Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi) bir ürünün “meyve suyu” olarak etiketlenebilmesi için %100 meyve ürünü olması gerektiğini bildirmiştir. Ayrıca, meyve konsantrelerinden üretilen meyve sularının besin etiketlerinde ise “Bu ürün meyve konsantresinden üretilmiştir” İbaresinin yer alması zorunludur; %100 meyve içermeyen her içecekte ise içerdiği meyve oranının ve tanımlayıcı isimin (içecek, meşrubat, kokteyl gibi) belirtilmesi gereklidir. Genellikle meyve suları %10-99 aralığında meyve içeriğine sahip olmakla birlikte, tatlandırıcılar, çeşni/aromalar ve bazen Kalsiyum ve C vitamini gibi takviyeler içermektedir.

Meyve sularının büyük çoğunluğu sudan oluşmaktadır. Sükroz, fruktoz, glikoz ve sorbitol ise en yaygın olarak kullanılan karbonhidrat kaynaklarıdır. Karbonhidrat yoğunluğu; %11g (0,44kcal/ml) ile >%16g (0,64kcal/ml) arasında değişiklik göstermektedir. Buna karşın anne sütü ve standart bebek mamaları %7g karbonhidrat içermektedir. Meyve sularının protein ve mineral içeriği çok düşüktür. Bazı meyve suları doğal olarak daha fazla potasyum, A vitamini ve C vitamini içeriğine sahip iken bazı meyve suları ve meyve sulu içeceklere C vitamini takviye edilmektedir. Meyve sularına her ne kadar yaklaşık sütteki miktar kadar kalsiyum takviyesi yapılsa bile, protein ve magnezyum gibi bazı diğer besin maddeleri bakımından yetersizlik olmaktadır. Kalsiyum eklenmiş meyve sularının çoğuna D vitamini takviyesi de yapılmaktadır. Meyve sularındaki C vitamini ve flavonoidlerin, kanser riskini azaltmak ve kalp sağlığını olumlu etkilemek gibi uzun dönemli olumlu sağlık etkileri bulunmaktadır. Besinlerle doğal olarak da alınan ve içeceklerde bulunan C vitamininin (askorbik asit) tüketilmesi, demirin emilimini iki katına çıkarmaktadır. Bu nedenle biyoyararlılığı düşük demir tüketen çocuklarda C vitamini alımı çok önemlidir. Meyve suları yağ ve kolesterol içermezler. Bazı meyve suları meyvenin püresini içerse bile posa içeriği sıfıra yakındır.

Bazı imalatçılar özellikle bebeklerin tüketimine uygun meyve suları üretmektedir. Bu içeceklerde sülfit ve şeker bulunmamaktadır ve normal meyve sularından çok daha pahalıya satılmaktadır. Meyve sularının diğer formları da sıklıkla tüketilmektedir. Aileler bebek ve çocuklarında kabızlığı tedavi etmek ya da sıvı alımını arttırmak için dilüe edilmiş (sulandırılmış) meyve sularını sıklıkla kullanmaktadır. Ergenlerin üçte biri sporcu içeceklerini ve yaklaşık %10-15’i ise enerji içeceklerini tüketmektedir.

Meyve sularındaki karbonhidratın emilimi

Meyve sularında sükroz, glikoz, fruktoz ve sorbitol olmak üzere 4 ana şeker bulunmaktadır. Klinik çalışmalar, fruktoz konsantrasyonunun aşırı olduğu zamanlarda (elme ve armut suyu gibi), eşit konsantrasyondaki zamanlara (beyaz üzüm suyu gibi) göre malabsobsiyonun (emilim bozukluğunun) daha bariz olduğunu göstermektedir. Ancak uygun miktarda tüketilirlerse (10ml/kg), bu farklı meyve sularının emilimi benzer olmaktadır. Armut, elma, vişne, kayısı ve erik gibi meyvelerde ve şeker, sakız, içecekler ve dondurma gibi şekersiz ürünlerde ve bazı sıvı ilaçlarda az miktarda sorbitol bulunmaktadır. Sorbitol, pasif difüzyonla emilmekte olup tüketilen miktarın büyük bir kısmı emilememekte, atılmaktadır.

İnce bağırsaklarda emilemeyen karbonhidratlar kalın bağırsakta bakterilerle fermente olmaktadır. Bu bakteriyel fermentasyon hidrojen, karbondioksit, metan gazı, kısa zincirli yağ asitleri, propiyonik ve bütirik asit oluşumuyla sonlanmaktadır. Bu oluşumlardan bazıları kolon epitelinden yeniden emilerek ortamdan uzaklaştırılmaktadır. Emilmeyen karbonhidratlar sindirim sisteminde ozmotik yük oluşturarak ishale neden olabilmektedir.

1-4 yaş döneminde görülen ishaller genellikle fazla meyve suyu tüketimine bağlı olarak oluşan ishaller olarak bilinirler. Ancak, özellikle fazla miktarda tüketildiği zaman meyvesularındaki karbonhidratın emilememesi kronik ishallere, gaz oluşumuna, şişkinliğe ve karın ağrısına neden olabilmektedir. Bu durum en sık sorbitol ve fruktoz tüketiminde görülmektedir. Bazı sağlık profesyonelleri karbonhidratların malabsorbsiyonundan dolayı oluşan bu etki nedeniyle özellikle yenidoğanlarda kabızlık tedavisinde meyve suyu önermektedir. Kuzey Amerikan Pediatrik Gastroenteroloji ve Beslenme Derneği kabızlık kılavuzunda; kabızlık sorunu olan bebeklerde (0-1yaş) dışkıdaki su miktarı ve dışkılama sayısını arttırmak için, sorbitol ve diğer karbonhidratları içeren kuru erik, armut ve elma suyunu önermektedir.

Meyve ve meyve suyu tüketimi konusundaki öneriler

Genel olarak kardiyovasküler hastalık riskini ve gereksiz enerji alımını azalttığı, kansere karşı koruyucu potansiyeli olduğu ve ihtiyaç duyulan vitamin ve mineralleri içermesi nedeniyle meyve ve sebzelerin tüketimi önerilmektedir. Örneğin 1-4 yaş arasında, günde yaklaşık 1000 kalori tüketen bir çocuk her gün yaklaşık 175 gr meyve tüketmeli iken, 10-18 yaş aralığındaki bireylerin günlük 2000 kalori aldığı düşünülürse her gün yaklaşık 350gr meyve tüketmeleri gereklidir. Ancak meyvenin kendisini kabuklarıyla birlikte tüketmeleri konusunda cesaretlendirilmeliler. Meyve tüketiminin yarısına yakını %100 meyve suyu olarak tüketilebilir (meyveli içecek olarak değil). 170-180 ml meyve suyu 1 porsiyon meyveye eşittir. Meyve suyu yerine meyvenin kendisini tüketmek daha fazla fayda sağlamaktadır. Meyve suyunda posa bulunmaması da ayrıca bir dezavantajdır. Aynı kaloriye sahip meyve ve meyve suyunun tüketimi kıyaslanırsa; meyve suyunun tüketimi meyvenin kendisinin yenmesine göre daha hızlı olmaktadır. Meyve suyunun meyve yerine önerilmesi kişiyi meyve tüketimi alışkanlığı oluşturmaya teşvik etmeyecektir. Son çalışmalar saf meyve suyunun erişkin sağlığı açısından faydalı etkilerinin olduğunu gösterse de çocuk ve gençler için daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulduğunu göstermektedir.

Pediatristler çocukların ve ailelerinin sağlığı için onları bilgilendirmede büyük role sahiptir. Özellikle meyve ve sebze tüketiminin arttırılması gibi sağlıklı yiyecek seçeneklerinin sunulması açısından da sağlık politikalarının oluşturulmasını desteklemelidirler. Uygun beslenme alışkanlıklarının oluşturulması, meyve suyu yerine meyvenin kendisinin tüketilmesi ile sağlıklı ağırlık kazanımı olacağı konusunda aileler bilgilendirilmelidir. Gebelik öncesinde fazla kilolu olan anneler ve bebeklerde obezite için risk oluşturan bu faktörler nedeniyle bu grupta meyve suyu tüketimine özellikle dikkat edilmelidir.

Bebekler (0-1 yaş)

Amerikan Pediatri Akademisi bebeklerde ilk 6 ay sadece anne sütünü önermektedir. Emziremeyen ya da emzirmek istemeyen anneler beslenmenin tamamlanması için bebek mamaları kullandığı takdirde ek besin ögesi ihtiyacı bulunmamaktadır. 6 aydan küçük bebeklere meyve suyu verilmemelidir. Katı gıdalardan önce meyve suyu verilmesi anne sütünün yerine meyve suyunun geçmesi riskini doğurabilir, bu da bebeğin daha az protein, yağ, vitamin ve demir, kalsiyum, çinko gibi mineral alımına neden olabilir. Aşırı miktarda meyve suyu tüketimi, beslenme yetersizliği ve boy kısalığı ile ilişkilidir. 1 yaşına kadar meyve suyu kullanımından kesinlikle kaçınılmalıdır; 6 aydan büyük bebeklerde tıbbi açıdan verilmesi gereken durumlarda tedbirli olunmalı, 1 fincan kadar verilmelidir. Ayrıca meyve suyu tüketimi diş çürümesi ile de ilişkilidir. Çürük oluşması, dişlerin uzun süre boyunca meyve suyundaki şekere maruz kalması ile meydana gelmektedir.

Bebeklerin meyvenin kendisinin ezilmiş ya da püre haline getirilmiş şeklini tüketmeleri sağlanmalıdır. 1 yaş sonrasında ise meyve suyu, ana ya da ara öğünlerin bir parçası olarak beslenmelerine eklenebilir. Meyve suyu az miktarlarda da olsa (yudum yudum) gün boyu tüketilmemeli ve ağlayan bir çocuğu sakinleştirmek için bir araç olarak kullanılmamalıdır. 0-1 yaş bebeklerde, portakal suyu tüketenlerde alerji gelişme ihtimalinin arttığına dair endişeler bulunmaktadır. Bazı bebeklerde taze sıkılmış narenciye suyu tüketimi ardından, içeriğindeki asit nedeniyle bebeklerin ağız içinde döküntüler görülmüştür. İshal ve diğer gastrointestinal semptomların görüldüğü bazı bebeklerde çoğunlukla karbonhidrat emilim bozuklukları görülmektedir. Ayrıca yaygın olmamakla birlikte yaşamın ilk yıllarında meyve alerjileri de gelişebilmektedir.

Erken çocukluk ve okul öncesi dönem (1-6 yaş)

Bebeklik dönemindeki meyve suyuyla ilişkili birçok sorun bu dönem için de geçerlidir. Tadı güzel olduğu için meyve suları ve meyve sulu içecekler bu yaş grubu tarafından fazlaca tüketilmektedir. Ayrıca taşınmaya uygun paketlenebilmesi ve kutuda, şişede gün boyunca taşınabilir olması da kolaylık sağlamaktadır. Meyve suları aileler tarafından besleyici görünmekle birlikte, tüketim miktarına sınır konulmamaktadır. Erken çocukluk çağı ve okul öncesi dönem çocukları meyve suyu tüketimi yerine meyvenin kendisini yemeleri konusunda cesaretlendirilebilirler. Meyveli sodalar da şeker içermeleri nedeniyle enerji dengesizliğine neden olmaktadır. Ayrıca meyve suyunun fazla tüketilmesi ishal, yetersiz ya da fazla beslenmeye ve diş sorunlarına neden olabilir. Meyve suyunu sulandırarak tüketmek diş sağlığındaki olumsuz etkilerini azaltmamaktadır.

Çocukluk ve Ergenlik Çağı (7-18 Yaş)

Bu yaş grubu meyve sularını daha az tükettiği için beslenme açısından daha az sorun bulunmaktadır. Yine de meyve suyu tüketimi önerilen meyve tüketimi miktarının yarısı kadarı ile yani günlük 224 ml ile sınırlandırılmalıdır. Posa alımının daha fazla olması ve aynı kaloriyi daha uzun sürede tüketmek gibi yararlarından dolayı meyve suyu yerine meyvenin kendisinin tüketilmesi konusunda cesaretlendirilmeleri çok önemlidir. Aşırı meyve suyu tüketimi ile enerji alımının artması obezitenin gelişmesi açısından da risk oluşturmaktadır. Bir çalışmada günde 336 ml meyve suyu tüketiminin obezite gelişimi ile ilişki olduğu gösterilmiştir. Diğer çalışmalarda ise fazla miktarda meyve suyu tüketimi ile büyüme arasında bir ilişki olmadığı gösterilmiştir. Meyve suyu tüketimi ile obezite arasında bir ilişki olup olmadığını tanımlamak için daha fazla araştırmaya ihtiyaç bulunmaktadır.

Sonuçlar

1. Meyve suyunun 1 yaş altı bebekler için herhangi bir besleyici faydası bulunmamaktadır.

2. Meyve suları, bebekler ve çocuklar için meyvenin kendisini tüketmelerine göre herhangi bir besinsel faydası olmadığı gibi, sağlıklı ve dengeli beslenmeleri için gerekli değildir.

3. Meyve suları susuzluk ve ishal tedavisinde kullanılmak için uygun değildir.

4. Aşırı meyve suyu tüketimi ile ishal, gaz, karında şişkinlik ve diş dökülmesi arasında ilişki bulunmaktadır.

5. Klinik olarak belirtilmediği takdirde 12 ay öncesi bebek beslenmesinde meyve suları yer almamalıdır.

6. 1-6 yaş arası çocuklara gün boyunca kolaylıkla taşıma imkanı sunan şişe ve kutularda meyve suyu verilmemelidir. Ayrıca yatmadan önce de meyve suyu verilmemelidir.

7. Çocuklar için önerilen günlük meyve miktarlarını karşılamak için meyvenin kendisini tüketmeleri konusunda yüreklendirilmeliler ve meyvenin kendisini tüketerek posa yararından faydalanabilecekleri ve aynı kaloriyi meyve suyuna oranla daha uzun sürede alacakları konusunda eğitilmelidirler.

8. Sıvı ihtiyacının karşılanmasında bebekler için anne sütü ve/veya bebek mamalarının, daha büyük çocuklar için ise düşük yağlı/yağsız süt ve su tüketiminin yeterli olduğu konusunda aileler eğitilmelidir.

9. Bebek, çocuk ve ergenler için pastörize edilmemiş meyve suyu tüketimi kesinlikle önerilmemektedir.

10. Az ya da fazla ağırlık artışı olan çocuklarda ve tüm küçük çocuklarda meyve suyu tüketimi azaltılmalıdır.

______________________________________________________________

Bebek, Çocuk ve Ergenlerde Meyve Suyu Tüketimi: Amerikan Çocuk Hekimleri Akademisi’nin önerileri*

Özetleyerek çeviren: Dyt.Tuğba Gökçe

*Fruit Juice in Infants, Children, and Adolescents: Current Recommendations, Pediatrics. 2017 Jun;139(6). pii: e20170967. doi: 10.1542/peds.2017-0967’dan özetlenerek çevrilmiştir.

Okuyucu Yorumları