- A +

           New York-Londra-Roma

           ŞEHİR TELLALI

 

Sansür nedeniyle, - en son Facebook’da 2011’de sansür edilen - hani o bir türlü, şu sayfanın ortasına gururla koyamadığımız şaheser yine bu mektubun konusu. Resim sanatında gerçekçiliğin babası Fransız ressamı Gustave Courbet’nin Halil Şerif paşa için yaptığı, üstüne hala eser tanımayan, dünyanın en erotik tablosu, gerçekçiliğin anası “Dünyanın Kökeni.”

Tablonun merkezinde bacaklarını açmış sere serpe keyifle yatan güzelin kimliği, apaçık ve hiç bir tartışmaya meydan bırakmayacak halde resimlenmiş olmasına, ve aradan geçen yüzlerce yıla nispet “köken” ısrarla hala merak konusu.

Hani o şakadaki gibi: iki üniversite profesörü beyefendi, her sabah kimse kalkmadan, erken saatte yaptıkları gibi anadan doğma banyolarını almak üzere nehir kıyısına varmışlar. Tam üzerlerindeki giysileri çıkarmış, serin billur mis gibi nehir suyuna atlayacakları sırada öğrencilerinden bir grubun oraya gelmekte olduğunu görmüşler. Profesörlerden biri hemen kenara hazırladığı havluyu aceleyle beline sarmış. Ötekisi de aynı aceleyle başına sarmış. Havlusu beline sarılı olan arkadaşının her zamanki dalgınlığına yormuş bu şaşkınlığı, uyarmak için fısıldayarak: “Aman ne yaptın havluyu beline değil de başına sardın, farkında mısın?” Arkadaşı kendinden emin cevap vermiş: “birader tabii farkındayım, bile bile yaptım, öğrenciler beni yüzümden tanır, münasip yerimden değil!” 

Geçtiğimiz yıllarda tablonun “kayıp” kısmı diye kimisi baş yakıştırdı “Dünyanın Kökenine.” Eseri şaheser yapan soyutlamayı göz ardı edip, tabloya tablo eklemeye kalkanlar oldu.

Bu hafta da biri Fransız tarihçi, biri İngiliz gazeteci, sanat editörü iki erkek, başsız bedene sahip çıkan ama birbirine ters iki iddiayla çatıştılar.   

Fransız tarihçi Claude Schopp’un bulduğu yeni bir belgeye göre, tablodaki güzel, uzmanların “yüzde 99” ihtimalle doğruladığı, Halil Şerif Paşa’nın sevgililerinden, Paris Operası balerini Constance Queniaux. Schopp belgeyi, Fransız Milli Kütüphanesinde yaptığı bir araştırma sırasında bulmuş. Belge, Courbet’nin 1866 tarihli eseri “Dünyanın Kökeni” ile Paris sanat ve edebiyat çevrelerini altüst ettiği sırada, George Sand kalem adıyla yazan kadın edebiyatçı Aurora Dupin ile en çok Üç Silahşör adlı eseriyle bilinen Alexandre Dumas’nın oğlu arasında bir mektup. Schopp, Dumas’nın oğlunun mektuplarını içeren bir kitabı incelerken mektubu görmüş. Sand’in, Dumas’nın oğluna yazdığı bu mektuptaki “Kimse, operanın Queniault hanım kızı için en sedalı, en hassas görüşmenin resmini yapmaz” cümlesine takılmış. Onun üzerine mektubun el yazısı olan aslını bulup, kitaptaki cümleyle karşılaştırmış. Sand’in el yazısı olan mektubun aslında “içi”(interior) kelimesinin kitaba “görüşme” (interview) olarak geçtiğini saptamış. İşte bu kelimedeki yanlışa dayanarak, tablodaki modelin operanın balerini, Halil Şerif Paşa’nın sevgilisi Constance Queniaux olduğuna karar vermiş.

Bu haber bu hafta bütün yayın dünyasında “Courbet’nin modelinin kimliği bilmecesi çözüldü” başlığıyla yer aldı.

Onun üzerine Guardian gazetesinin sanat ve çizim yayınyönetmeni Jonathan Jones feryat figan ortaya atladı ve “Vajinaların Mona Lisa’sına kim poz verdi” başlığıyla Guardian’da yayınladığı makalesinde, Courbet’nin modelinin İrlanda asıllı kızıl saçlı güzel Joanna Hiffernan’dan başkası olamayacağını, bu gerçeğe şüphe düşüren her hangi bir iddiayı redettiğini ilan etti. Jones bu konuda yeni bir kitap yazdığını ve kitabın basılmak üzere olduğunu da makalesine eklemeyi unutmadı.

Courbet’nin pek çok portresini yaptığı, model Hiffernan, kızıl saçlarıyla olmasa da teni ve etli butlu tipik harem fiziğiyle, hem Halil Şerif Paşa’ya hem de Courbet’nin modeline hakikaten en fazla yakışan aday. Anaların anası, Dünyanın Kökeni’nin, Hiffernan gibi bir İrlanda güzeli değil de, ince, narin, zarif bir Fransız balerini olması ihtimalini zayıflatıyor.

Ama tablo konusundaki tartışma, o tarihin dokunaklı bir aşk hikayesine, balerin Constance Queniaux ile Halil Şerif Paşa arasındaki ilişkiye ışık tuttuyor.

Queniaux fotoğraflarına bakılırsa “kaşları keman” bir güzel. Kimilerine göre bu tablonun modeli olduğunun kanıtı. Gür ve siyah güzel kaşları mahrem yerindeki benzerliğin işareti. Kural kaideyi hep bozduğundan bilimsel olamayacak bir iddia. Ama en azından keman kaşlarıyla Halil Şerif Paşa’nın kalbini çaldığı meydanda.

Otuz dört yaşında operadan emekliye ayrıldığında, Halil Şerif Paşa’nın gözdesi Marie-Anne Detourbay’in baş rakibi Queniaux.1908’de öldüğünde, vasiyetinde, Halil Şerif Paşa’ya, yine Gustave Courbet’nin bir eserini, merkezinde kıpkırmızı, aynı Dünyanın Kökeni gibi iştahla, sere serpe açmış Japon gülleri bulunan bir tablo bıraktı. O yıllarda, Japon gülleri harem, oryantalizm, odalık etkisini en güzel ifade eden doğu sembollerinden. Alexandre Dumas’nın “Japon Güllerinin Hanımefendisi” ve bu eserden doğan Italyan besteci Verdi’nin La Traviata operasında işlenen tema. Muhtemelen, Halil Şerif paşanın balerin Queniaux’ya arzularını ifade etmek üzere yine Courbet’ye ısmarladığı bir eser.                  

Dünyanın Kökeni modelinin Queniaux olduğunu kanıtlamasa da Halil Şerif Paşa’nın Paris’teki aşk hikayelerinden birinin güzel örneği.

Kökenin sahibini bulma tutkusu, aradan geçen yüzelliiki yıla rağmen, Courbet’nin gerçekçiğiliğin ustası fırçasındaki tacı daha da parlatıyor. “Dünyanın kökeni”ni hiç bir tartışmaya, kuşkuya yer bırakmaksızın net ve açık şekilde göstermeye devam ediyor. Sansüre rağmen.

Okuyucu Yorumları