- A +

           New York-Londra-Roma

           ŞEHİR TELLALI

 
 

Dönüş yolunda ilk durağın bir canavarlar bahçesi olacağını neden tahmin edemedim de şaşırdım bilmem. Nasıl oldu da, bu portakal elma bahçeleriyle, sonbahar renkleri, hurma ağaçlarıyla dolu Tiber vadisinin ortasında, zeytinlikler, tepeleri taçlandıran taş kasabalar gün batımında tek tek kızıl pembe sahnede bir cazibe dansına soyunduğunda, karanlığın yavaş yavaş doldurduğu ufukta kendimi bir canavarlar bahçesinin ortasında buldum hayret.

Sanki güneşi hiç görmemiş bu karanlık bahçede başıboş gelişmiş her türlü sarmaşığın, dala diken, yosun, envai çeşit otun arasında bir canavarın dev dişlerinden kurtulurken, diğer bir ejderhanın öfkeyle ateş saçan kuyruğuna yakalanıp,  dev bir işkencecinin  ayak bileklerinden başaşağı sallayarak taciz ettiği kurbanı görmenin dehşetini yaşarken, gözleri delicesine yuvalarından fırlamış etrafını saran küçük arslanları pençeleyen yaratığın tırnaklarına takılarak bir çıkış yolu aradım ama nafile.

Roma’nın 92 km kuzeyinde kendi halinde bir kasaba olan Bomarzo’nun içindeki Sacro Bosco ya da Kutsal Orman 16. Yy ürünü.  Rönesans bahçelerinin simetrik güzelliğine, işlemeli çeşmelerine, heykel oymacılığıyla biçilmiş yeşiline ters. Tamamen başı boş. Kontrolsüz. Saçı sakalı birbirine karışmış özgürce gelişmiş her türlü yeşilin ortasında yarı beline kadar yosun kaplı Roma tanrıları ve tanrıçalarının yanısıra, mitolojinin ne kadar korkutucu karakteri varsa boyutları büyümüş halde bahçenin sarmaşıkları arasında. Büyük dişleri, tehlikeli kuyrukları, ve parçalayan pençeleriyle her türlü canavarın soluduğu vahşi bir evren Canavarlar bahçesi.

16. yy’da İtalya’nın kahraman generallerinden, sanat ve edebiyata düşkün Pier Franceso “Vicino” Orsini’nin hayal gücünün ürünü. Kahraman bir Roma askerinin dünya görüşü. 1553’de Almanya’da esir düşen Orsini’nin yaşadığı zor hayatın temsili besbelli bu bahçe. Hapisten çıktıktan kısa bir süre kaybettiği eşinin anısına, doğanın içinden fışkırıyor hayatın acıları bahçeyi gezenlerin yoluna.

Dev bir kaplumbağının kabuğundan çıkıp, küf kokan yıkılmak üzereymişçesine yana yatık duran evin başdöndüren merdivenlerinden inenler kendilerini Herkül’ün iki eliyle kenetli çenesini açmayı ve ağzını parçalamayı başardığı bir deniz canavarının dev dişlerinin arasında buluyor bir anda.  Bu bahçenin her köşesinde bir tehlike sessiz sessiz bekliyor ziyaretçileri. Bir canavardan kurtulan ötekinin pençesinde buluyor kendini.  

Taşlar hayatı hatırlatıyor üzerindeki yazıları ipuçlarıyla dolu: “Burada bütün mantık durur!”

Sanat ile hayatı birbirine karıştıran bu eski bahçenin yapılış sebebi hala tartışma konusu. Kimilerine göre komutan Orsini’nin ilham kaynağı Roma şairi Virgil. Kimilerine göre doğa ile hayatın iç içeleğinin ifadesi.  Ya da, Orsini’nin komşusu ve yakın dostu Cristoforo Madruzzo’nun, dünyanın bütün güzelliklerini, iyiliklerini ve ışığı simgeleyen Soriano Di Cimino adlı bahçesine alternatif bir yorum.   

İkinci Dünya Savaşı ortamında ressam Salvador Dali’nin ilham kaynağı bu bahçe. Sanatçı üzerindeki etkisi 1948’de yaptığı kısa metrajlı filmi, ve 1964’de yaptığı Aziz Anthony’nin Günahı adlı tablosu. 

Canavarlar Bahçesi ise hiç bir şeye benzemediği ve hiç bir şeyle kıyaslanamayacağını iddia ediyor kendi kendine. Taşlardan birinin üzerindeki uyarıya bakılırsa:

“Dünyanın bütün harikalarından bu Kutsal Ormana kalan ne varsa hepsi ama hepsi sadece kendisine benzer o kadar.”  

Okuyucu Yorumları