- A +

Organikçiye haftada bir gün, perşembeleri, tarladan taze ürün gelir.

Saatini biliyorum.

Ben oraya vardığımda – saat iki civarı – yeşili daha yeşil, kokusu daha keskin, fiyatı daha yüksek ürünler, küçük bir iş aracından kaldırıma yığılıyor ve Uzak Doğulu genç bir kadın tarafından içeri taşınıyor.

Bu manzara hoşuma gidiyor.

Geçenlerde bir gün o tarafa dönmek için ışıkta beklerken boş bir arsaya bakan duvarda İngilizce* şu yazıyı gördüm: Her yerde polis var, hiçbir yerde adalet yok.

Şapkam başımdan uçtu.

Vay canına, dedim. Burada da mı, Brütüs?

Tanrı Türk’ü korusun. Ama kimden?

Lefkoşa’nın Rum tarafındaydım.

Kıbrıs’ın Rum tarafı için birçok şey söyleyebilirsiniz; ama hukuk devleti olmadığını, yargının tarafsız olmadığını, hapishanelerinde gazeteci veya düşünce suçluları olduğunu söyleyemezsiniz.

Türk tarafından Rum tarafına geçmek için kimliğinizi göstermeniz gereken kulübelerden geçtikten sonra da sokaklarda pek polis görülmez.

Ama gene de birileri duvara “Her yerde polis var, hiçbir yerde adalet yok”  yazmıştı.

Acaba dünyadaki ortalama durumu mu şikâyet etmek istemişti, her kim ise yazıyı yazan?

Adalet, insan dünyasındaki en kıt şeydir.

Adalet, o kadar az var ki devletler onu  dağıtmak üzere mahkemeler kurmuşlar.

Devletlerin başka herhangi bir şey dağıttığını gören var mı?

Örneğin, özgürlük dağıtan bir devlet var mı? (Oysa, adalet kıtsa, özgürlük daha da kıttır, genellikle, bilmem yanılıyor muyum?)

Veya hoşgörü.

Avukatın aracılığıyla veya doğrudan başvuruyorsun, sana hoşgörü veriyorlar. Gelmişken yanına biraz da düşünce özgürlüğü katıyorlar ve duvarına asman için (veya duvarlara yazman için) Euripides’ten bir söz:“Bir kimsenin düşüncesini açıklayamaması köleliktir.”

Dünya Adalet Projesi’nin Hukukun Üstünlüğü endeksi birkaç gün önce yayınlandı.

Türkiye 113 ülke arasında 101’inci sırada duruyor. Bunu söylemek istemezdim ama TC’nin bir numara üstünde Myanmar var. Myanmar!

Tanrı Türk’ü korusun.

Ama kimden?

Herhangi bir ülkenin yargıç sayısını polis sayısına bölsek bir başka endeks elde edilebilir. Bu endeks belki bize bir ülkenin ne kadar polis devleti olduğunu gösterir.

Bırak şimdi bunları! Boş ver, Allah aşkına! Kim kaybetti de sen bulacaksın.

*

İçeride ev kadınları torbalarını dolduruyor.

Duvardaki yazıdan haberleri var mı, bilmiyorum, soracak da değilim.

Bir tek erkek – her zaman olduğu gibi – ben varım. Ev erkeği MM.

Domates, maydanoz, havuç, kereviz sapı, patates, soğan, muz, ekşi elma, armut, çörek.

Acaba gidip balık da alsam da balık çorbası mı yapsam?


* Police everywhere, justice nowhere.

Okuyucu Yorumları