- A +

Erdoğan kalbinin derinliklerinde yenildiğini biliyor. 

Çevresindekiler de.

Kendine soruyor olmalı: Bu kadar şiddet, bu kadar baskıyla, bu kadar parayla ve manipülasyonla, bu kadar gazete, radyo ve televizyonu kapatarak, bu kadar gazeteciyi hapse tıkarak, bu kadar mühürsüz oyla, yüzde 51 aldıysam, hür bir ortamda ne alırdım?

“Seni başkan yaptırmayacağız” diyen Selahattin Demirtaş dışarıda olsaydı oylarım ne kadar azalırdı?

Dünyanın en az gülen adamı yanımda yer almasaydı halim ne olurdu?

Devletin bütün olanaklarını kullanamasam, olağanüstü hâl rejimine sığınmasam, muhalefetin alanını bu kadar daraltamasam sonuç ne olurdu?

Erdoğan, rakibinin bir kolu bağlı olmasa onu yenemeyeceğini bilen boksördür

Yüzde otuz beş? Kırk?

Erdoğan, rakibinin bir kolu bağlı olmasa onu yenemeyeceğini bilen boksördür.

Bu nedenledir ki oy sayımının bitimine yakın gazetecilerin önüne çıktığında hâli bitkin, sesi enerjisiz, sözleri sönüktü. 

Yenildiğini biliyordu çünkü.

Erdoğan’ın ‘zafer’inde meşruiyet yoktur. 

Referandum sonuçları hiçbir zaman meşruiyet kazanmayacak. Dış dünya daha şimdiden oylamayı sakat ve lekeli olarak damgaladı.

Erdoğan, ebediyen Türk demokrasisini öldüren ve mezarının üzerinde dans eden kişi olarak bilinecek.

Yurt dışında bu yerleşik bir gerçek hâline geldi bile. 

Referandum, Batı’da Erdoğan’ın zaten düşük olan prestijini sıfırladı. Orada gazeteler artık ona açıkça diktatör diyor.

Belki Trump onu Beyaz Saray’a çağırır, ama bunun dışında batının başkentleri artık ona kapalıdır. Erdoğan’ın yanında, Saray’ın yaldızlı koltuklarında oturmak artık herhangi bir Batılı lider için ölüm öpücüğüdür.

Referandum sonuçları dünyadan olabildiğince zevk alma yükümlülüğümüzü ortadan kaldırmıyor

Erdoğan bu referandum sonuçlarının üzerine başarılı bir yönetim kuramaz.

O, ilk döneminin akıllı ve ılımlı, parlak günlerine dönemez, eski saygınlığına kavuşamaz, ümit kaynağı olamaz. Ekonomiyi düzeltmez. İşsizliği azaltamaz, yatırımları artıramaz. Terörü sonlandıramaz. Kürtleri ve Alevileri kazanamaz. Türkiye’yi huzura kavuşturamaz.

Ne onda, ne de çevresindekilerde Türkiye’yi bu kadar derin bir krizden geri döndürecek bilgelik ve yetenek vardır.

Referandum bir son değil, merhaledir. 

Bugün özgürlüklerine, refahına gıpta ettiğimiz ülkeler kolay demokrasi olmadılar. 

Modern  demokrasinin doğduğu yer olan İngiltere’de Magna Carta 1215’te imzalandı, ilk genel seçimler 1708’de yapıldı, kadınlar tam oy hakkına 1928’de kavuştu.

*

Referandum sonuçları dünyadan olabildiğince zevk alma yükümlülüğümüzü ortadan kaldırmıyor.

En iyi intikam iyi yaşamaktır, denmedi mi?

Okuyucu Yorumları