Tabii kazanırsınız da... Diyelim ki olmadı... Erdoğan'dan sonra ne yapacaksınız beyler?

- A +

Recep Tayyip Erdoğan ve AKP seçimlere katılsın da kazanamasın, hiç olacak iş mi!

Elbette kazanırlar. Kazanırlar da...

Galiba artık yüzde 100 kazanamıyorlar.

Dahası yüzde 80-90 oranında zafer tahmin edenler de epeyce azaldı.

Yüzde 50/50 diyenler hiç az değil.

Hatta, Allah göstermesin, daha kötü ihtimalleri dile getirenler bile var.

Yani olmaz tabii, olacak şey mi!

16 yıldır kazanan bir lider ve partiden bahsediyoruz.

Öyle bir lider ve parti ki, kaybetti kaybediyor dendiğinde bile kazanmasını bilmiş.

Alın size 7 Haziran 2015 seçimleri ve 16 Nisan 2017 referandumu.

Velhasıl, bu seçimler de diğerleri gibi olabilir... (mi acaba?)

Bazı dönemlerde hayatın - en azından kısmen - donduğu, hiç değişmeyeceği hissine kapılır insanlar.

Bir ilişki, bir durum, bir iktidar uzun süredir gündemdeyse, bunun her zaman devam edeceği sanılır.

Ama hayat işte! Her şeyin bir sonu oluyor.  Mukadderat.

Bir gün bitecek.

Bu küçük cümle neden sizi bu kadar kızdırıyor ki?

*   *   *

Siz Erdoğan’ın siyasi olarak ölümsüz olduğunu mu düşünüyorsunuz?

Türkçe anlamakta zorlananlar - Erdoğan ile ölüm(süzlük) kelimelerini birbirine yakın görünce heyecanlanıp arada kalanları algılayamayanlar - için başka türlü sorayım:

Siz Erdoğan’ın ilelebet iktidarı elinde tutacağı, koltuktan asla inmeyeceği kanısında mısınız?

49 yaşında bizi yönetmeye başlayan Erdoğan, bugün 64 yaşında hâlâ aynı işi yapıyor.

Parti liderliğinin yanı sıra üç kez başbakan oldu, sonra da cumhurbaşkanı seçildi.

Şu sıralarda gözünü sınırsız yetkilere sahip devlet başkanlığına dikti.

Daha sonra aklına neler gelecek, kim bilir...

*   *   *

AKP ve hükümet belgelerinden anladığımız kadarıyla sırada 2023 ve 2071 hedefleri var.

2023’te Erdoğan alt tarafı 69 yaşında olacak.

2071’de de 117 yaşında...

Bir de çocukları ve torunları var tabii.

Mesela, oğul Necmettin Bilal Erdoğan 2023’te 42, 2071’de ise 90 yaşında olacak...

Diyeceğim o ki, aranızdan birileri “Erdoğan düzeni”nin sonsuza kadar sürüp gideceğini sanıyor olabilir.

Bence onlar bu yazının geri kalan bölümüyle vakit kaybetmeden, pembe hayallerde gezmeyi sürdürsünler.

Benim sözüm kalanlara.

Hiçbir iktidarın - en güçlü diktatörler de dâhil - sonsuza kadar başta kalamayacağını bilenlere.

*   *   *

Biliyoruz ki, bazen insan, yaşadığı dönemin hep süreceğini sanma gibi bir yanılgıya kapılabiliyor.

Hele bir de o dönemin nimetlerinden yararlanıyorsa...

Karnı doyuyor ve cebi doluyorsa...

Önünde binlerce insan iki büklüm eğiliyorsa...

Her istediğini yapıp kimseye hesap vermiyorsa...

Ne toplumdan, ne yasalardan, ne de ahlaki ilke veya dinî kurallardan korkuyorsa...

Gün bugünse...

Baskın basanınsa...

Vurgun vuranınsa...

Elbette bu mutluluğun bitmesini istemez ve tersini isteyenlere karşı da tepki duyar...

Hatta onlardan nefret eder...

Onları susturmak için elinden geleni yapmaya çalışır.

Ama doğanın ve siyasal-sosyal gelişmelerin yasalarının önüne hiç kimse geçemez.

Her şeyin bir sonu vardır.

Erdoğan’ın iktidar süresi (cumhurbaşkanlığı, başkanlığı, sultanlığı, reisliği vs.) de bir gün bi-te-cek...

Son zamanlarda çatırdamaya başladı bile...

*   *   *

İktidarın işi hiç olmadığı kadar zorlaştı. Bunun nedeni çok. Ekonomiden tut, muhalefetin yaygınlaşmasına kadar...

Saraylara sığmayan özgüveni usulca bir kenara kaldırıp yüzde 1-2, hatta yüzde 0,6 oy alan partilerin bile peşine düşerek “Gel ittifak yapalım” demek zorunda kalıyorlar.

Devletin tüm imkânları, OHAL, yeni seçim yasaları, yüzde 90’ı ele geçirilmiş medya vs. tüm bunlar yetmiyor.

Hâlâ çok güçlü sayılamayacak muhalefetin birkaç adımı, iktidarın tepelerinde ciddi endişeler ve dengesizlikler yaratabiliyor. Panik ortamında “TAMAM” gibi “SIKILDIK” gibi büyük PR kozları hediye ediliyor muhaliflere.

Oylardaki sayısal durumu bilemem ama moral üstünlük muhalefete geçmiş görünüyor.

Gidişatı tersine çevirecek etkili hamleler olmazsa, 16 yıllık doğal yorgunluk ve “iç huzursuzluklar” nedeniyle AKP’yi bugünkünden daha kötü sürprizler bekliyor olabilir.

Sonuçta hiçbir seçenek çantada keklik değil.

Erdoğan ve AKP ciddi yaralar alarak seçimleri zar zor kazanabilir de...

Az farkla kaybedebilir de...

*   *   *

Kaybederse...

Yani bu iktidar biterse sizin haliniz ne olacak?

Yani “Reis” koltuktan inince?

Öyle veya böyle Erdoğan dönemi noktalanınca?

Ne yapacaksınız?..

Durun, sakin olun.

Alnınızda biriken terleri silin.

Kalp atışlarınız normale dönene, yüzünüzdeki kızarıklık geçene kadar bekleyin (oysa “yüz kızartıcı” ne kadar çok şeyi soğukkanlılıkla atlatmıştınız).

Ve söyleyin:

Erdoğan’sız ne yaparsınız?

Evet, aklınıza ilk gelen doğru:

Çok riskli oynadınız, kaybedebileceğinizi hiç düşünmediniz, hukuku da vicdanı da tümüyle hiçe saydınız.

Perde kapanınca ne yapacaksınız?

Onca yıl her şeye evet diyen, içten içe tepki gösterdiklerini bile onaylayan, haksızlığı, hukuksuzluğu “Nasıl olsa bu işler böyle yürüyor” diye savunan, kendi çıkarları için en adaletsiz işlere girmekten kaçınmayan, konumunu ve mesleğini buna sınırsızca alet edenler...

Merak ediyorum, Erdoğan’dan sonra ne yapacaksınız?

*   *   *                                        

“Çeşme akarken testisini doldurmak isteyenler”, yerel yöneticiler, parti yetkilileri, milletvekilleri ve bu tür makamlara koşarken ağırlık yapmasın diye insanlığından da arınan uyanıklık erbabı?

Her zaman şeflerinin duymak istediğini söyleyen, onu daha kararlı ve acımasız adımlara iten “fırıldak danışmanlar”?

“Havuzcu” işadamları, bu dönemde köşeyi dönmek için her şeye amenna diyenler, milletin “a.... koyanlar”?

İş cinayetlerinin failleri, suça ortak olanlar? Doğayı yağmalayanlar?

Kadınları ve gençleri baskı altına alanlar, toplumu ortaçağ karanlığına gömmeye çalışanlar? Dini siyasete alet edenler?

Devletle iyi geçinmeyi işinin önüne koyan sözüm ona aydınlar, bilim insanları, sanatçılar, yazarlar, sporcular? Liderle yan yana fotoğraf çektirip ufak da olsa bir proje kapmak için her şeyi yapanlar?

Ya siz, yandaş gazeteciler?

Sansüre, işten atmalara, “Alo Fatih”lere laf etmeyen, basın özgürlüğünü korumak için kılını kıpırdatmayan, yolsuzluklara, hukuk ihlâllerine ses çıkarmayan ama “camide bira” ve “Kabataş’ta bebekli kadına saldırı” gibi ayyuka çıkan yalanlara ölümüne sarılanlar?

Siz, “orta yolcular” ve “çaktırmadan yandaşlar”?

Bol maaşlı “medya PR’cıları”?

Erdoğan sonrasında neyle uğraşacaksınız? 

“Nasıl olsa manevra yaparım, her şey unutulur” diye mi düşünüyorsunuz?

Emin misiniz?..

*   *   *

Erdoğan gidince ne yapacaksınız?

Bazılarınız bu soruyu çok erken buluyor olabilir.

Bence değil.

Bu işler pek belli olmaz.

Bu dönem fazla uzamayabilir.

Bir kere 2071’den önce olacağı kesin...

Hatta 2023’ten önce...

Belki sandığınızdan da yakında...

Okuyucu Yorumları