Şişecam'dan hile, işçiden direniş, validen işgüzarlık...

- A +

İstanbul karlı, fırtınalı günlere hazırlanıyor. Topkapı Şişecam işçileri ve aileleri fabrika önünde bidonlarda yaktıkları ateşle ve pişirdikleri çayla ısınmaya çalışıyor. Bu zorluklar yetmezmiş gibi işgüzar bir valinin hukuksuz müdahaleleri ile baş etmeye çalışıyorlar. İşçilerin sorunlarının çözümü için çaba harcaması gereken mülki amir, işverenin talebiyle fabrikayı ablukaya alabiliyor.

İş Bankası’nın en önemli iştiraklerinden biri olan Şişecam grubuna ait Anadolu Cam Sanayi  (ACS) Topkapı Şişe Fabrikası işçileri 28 Aralık’tan bu yana bacası sönmüş fabrikada bekliyor, işlerini korumak için direniyor. Şişecam işçilerinin neden mücadele ettiğini T24’te “Baba,çok üşüyorum...” başlıklı yazımda anlatmaya çalışmıştım.http://t24.com.tr/yazi/baba-cok-usuyorum/6058

Şişecam 31 Aralık 2012 itibariyle ACS Topkapı Şişe Fabrikasını kapatma kararı aldı. Ancak bu gerçekte bir kapatma değil. Şişecam Topkapı fabrikasının aynısını Eskişehir’de kurdu. Aynı ürünleri orada üretecek, üstelik kapasiteyi de ikiye katlayarak. Aslında Topkapı Şişe Fabrikası Eskişehir’e taşınıyor. Şişecam’ın ambalaj sektöründe üç Şirketi var. Anadolu Cam Sanayi A.Ş., Anadolu Cam Yenişehir A.Ş. ve yeni kurulan Anadolu Cam Eskişehir A.Ş. Topkapı fabrikası Eskişehir’de bu adla kuruldu.

Şişecam ucuz işçilik için hileye başvuruyor

 

Şişecam, yöneticilerini götürdü, beyaz yakalı çalışanlarını ve markasını Eskişehir’e götürdü ama sıra işçileri götürmeye gelince yan çizmeye başladı. Yeni fabrikaya yeni ve ucuz işçi almak istedi. Çünkü Topkapı işçisinin yıllardır toplu iş sözleşmesi var, kıdemi yüksek ve kazanılmış hakları var. Şişecam bunun yerine asgari ücretli işçi çalıştırmak istiyor. AKP’nin yeni işçi istihdamında işverenlere sağladığı sigorta teşviklerinden yararlanmak istiyor. Cam grup sözleşmesinin işçilere sağladığı haklardan kaçmak istiyor. 774 liraya yeni işçi çalıştırmak için Şişecam’a ömrünü vermiş eski işçileri sokağa atıyor.

Aslında Şişecam yasaya, hukuka karşı hile yapıyor. Yasaların boşluklarından yararlanarak Topkapı fabrikasını kağıt üzerinde kapatıyor, işçileri çıkarıyor ve yeni bir şirket kurarak Eskişehir’de aynı üretime devam ediyor. İşçilerden kurtulmak için aç-kapa yapıyor. Dahası kamuoyunu yanıltıyor. Çünkü Anadolu Cam Sanayi A.Ş. 24 Ağustos 2012’de aldığı bir kararla Anadolu Cam Sanayi Eskişehir A.Ş.’yi satın almaya karar verdi. Dolayısıyla Topkapı da fabrika kapanan ve Eskişehir’de açılan fabrika aynı tüzel kişiliğe sahip.

Bu nedenle Topkapı fabrikasında işçilerinin sözleşmelerinin feshedilmesi hukuka aykırıdır. İş Yasasının iş güvencesi hükümlerine aykırıdır. İş hukukunun temel ilkelerinden biri olan feshin son çare olması ilkesine aykırıdır.

Şişecam’ın bu uygulaması hukuken hileli (muvazaalı) bir işlemdir. Bu işlem Medeni Kanun Madde 2’de düzenlenen “dürüst davranma” kuralının ihlalidir. Yasaya göre, “herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.” Şişecam aslında fabrikayı taşıyor ancak hukuksal yükümlülüklerden kurtulmak ve ucuz işçi çalıştırmak için hileli işlem yapıyor.

 

CHP hileye müdahale etmelidir

 

Topkapı işçileri ve Kristal-İş Sendikası  bu hukuksuz işleme karşı çıkıyor ve işçilerin kazanılmış haklarının korunmasını, Eskişehir’de kurulan fabrikaya veya diğer cam fabrikalarına naklini istiyor.

Topkapı cam işçileri, yerlerinden yurtlarından, dostlarından ve yaşadıkları muhitten ayrılmaya ve göçmeye razı. Onlar işlerini ve haklarını koruyarak Türkiye’nin diğer illerindeki cam fabrikalarında çalışmak istiyor. Ama işveren ucuz işçilik için onları bir çırpıda gözden çıkarıyor..

Bu mesele sadece Şişecam meselesi değil İş Bankası meselesidir. İş Bankası üzerinde etki gücü olanlar sorunun çözümü için devreye girmelidir. Sadece destek ziyaretleri yetmez. İş Bankası üzerinde etki güçleri olan, İş Bankasının önemli hissedarı olan CHP’ye ve İş Bankası üzerinde etkisi bilinen Basisen Sendikası aktif tutum almalıdır.CHP İş Bankası yönetimini bu hukuksuzluk karşısında uyarmalıdır. Direnişe destek veren CHP’li vekillerin özellikle de eski DİSK Başkanı Süleyman Çelebi’nin çabaları kayda değerdir. Ama sorun daha köklü bir müdahaleyi gerektiriyor.

 

Validen işgüzarlık

 

Topkapı Şişecam işçileri ve aileleri günlerdir barışçıl bir biçimde işlerini korumaya çalışırken İstanbul Valisi 5 Ocak 2012 günü binden fazla polisi ve TOMA’ları işçilerin üzerine yollama işgüzarlığını gösterdi. Bugün sanki Topkapı-Davutpaşa’da olağanüstü hal vardı. İşçilerin hak arama eylemini polis gücüyle kırmak istedi. Ancak işçiler ve aileleri bu hukuksuz girişimi boşa çıkardı ve polis geri çekilmek zorunda kaldı.

İstanbul Valisi sanırım işçilerin barışçıl eylem hakkının, topu eylem hakkının temel bir insan hakkı olduğunu bilmiyor. Dahası Şişecam veya bir şirketin talebiyle hareket etmemesi gerektiğini, temel görevinin çalışanların-halkın sorunlarının çözümüne yardım etmek olduğunu unutuyor. Bu yüzden hukuksuz davranabiliyor.İşçiler Şişecam’ın hilesine karşı işlerini savunuyor, Valiye düşen işgüzarlık ve hukuksuzluk değil çalışanların hukukunu korumaktır.

Vali bey ve Şişecam yetkilileri, işçilerin ve çocuklarının göz bebeklerine bakarsanız şaka yapmadıklarını anlayacaksınız. Tıpkı bugün fabrikanın çatısına çıkan işçilerin şaka yapmadığı gibi.

Okuyucu Yorumları