Bir plaj güzeli olarak Erdoğan...

- A +

Tayyip Erdoğan...
Elinde ince uzun ağızlığı, ucunda tüten cigarası, ipince topuklu ayakkabısı ve bikini mayosuyla...
Devlet Bahçeli...
Saçlarını sımsıkı toplamış, elleri belinde bir esmer güzeli olarak, daracık mayosuyla...
Binali Yıldırım...
Mayosunun içine ancak sığmış, tombulca bir plaj güzelinin flörtöz edasıyla...
Gülmek geliyor içimden.
Düşünüyorum.
Siyasi liderlerle dalgasını böyle geçen bir karikatür çizseydi, Nuri Kurtcebe'ye ne olurdu?
Ağırlaştırılmış müebbete, yani ömür boyu hapse mi mahkûm edilirdi?
Nuri Kurtcebe, 69 yaşında.
Yılların karikatüristi.
Cumhuriyet'te bir zamanlar birlikte çalışmıştık.
1 yıl, 2 ay, 15 gün hapse mahkûm oldu.
Cezası kesinleşti, tutuklandı, hapse atıldı, bir gün sonra da denetimli serbestlik koşuluyla tahliye edildi.
Suçu neydi?
Erdoğan'a hakaret!
Erdoğan'ı eleştiren karikatürleri hakaret sayılmıştı.
Böylece ifade özgürlüğü Türkiye'de ölümcül bir darbe daha yedi.
Şaşırtıcı mı?
Elbette değil.
İfade özgürlüğünün büyük darbelerle yerle bir edildiği bir ülkede yaşıyoruz.
Ama bir de şu karikatüre bakın.
Yıl 1965.
Türkiye genel seçimlere gidiyor.
Akbaba mizah dergisinin kapağında seçim güzelleri var. (İnstagram'dan aldım, Nebil Özgentürk koymuştu)

Gözünüzün önüne getirin Erdoğan'ı, Bahçeli'yi, Binali Yıldırım'ı
plaj güzelleri olarak....

CHP lideri, İstiklal Savaşı kahramanı, eski Cumhurbaşkanı İsmet İnönü bikini mayosu, altı ok küpesi ve uzun ağızlığında tüten sigarasıyla...
Yanında, AP güzeli Demirel...
TİP güzeli Mehmet Ali Aybar...
CKMP güzeli Türkeş...
MP güzeli Osman Bölükbaşı...
YTP güzeli Ekrem Alican...
Böyle bir karikatür 1965'de bir mizah dergisinin, Akbaba'nın kapağında çıkabiliyordu.
Şimdi Erdoğan diyor ki:

- Türkiye hiç olmadığı kadar özgür bir ülke!

Demek öyle.
Nuri Kurtcebe bir karikatür çizdi, kendini demir parmaklık arkasında buldu.
Boğaziçi'nden öğrenciler Afrin'de savaşa karşı çıktı.
Erdoğan tarafından vatan haini ilan edildiler.
13'ü tutuklu 21 öğrenci bugün mahkemedeydi. (Neyse ki akşama doğru tahliye edildiler).

İfade özgürlüğünün büyük darbelerle
yerle bir edildiği bir ülkede yaşıyoruz.

Prof. Dr. Büşra Ersanlı, Barış İçin Akademisyenler'in "Bu suça ortak olmayacağız" bildirisini imzaladı.
Önce hapsi boyladı.
Geçen gün de terör örgütü propagandası yapmak suçlamasıyla 1 yıl 3 ay hapis cezasına çaptırıldı.
Bir barış ve demokrasi adamı sevgili Osman Kavala 217 gündür tutuklu.
Hakkında iddianame bile yok hâlâ.
Selahattin Demirtaş, HDP lideri ve cumhurbaşkanı adayı.
Kaç zamandır hapiste.
Selo Başkan, kampanyasını hapisten yapıyor.
Demek Türkiye, hiç olmadığı kadar özgür bir ülke...
Öyle mi?
Türkiye, hak ve özgürlükler alanında "Şampiyonlar Ligi"ne koşan bir ülke...
Öyle mi?
Tek adam böyle diyor diye, buna inanacak mıyız?
Geçiniz!
Hakkında karikatür çizeni mahkemeye veren, hapse attıran...
Savaşa karşı çıkan, barışı savunanı mahkemeye veren, hapse attıran...
Kürt siyasal hareketine tarihin en büyük siyasal kırımını yapan, hapishaneleri HDP'liler ile dolduran...
Bütün bunların mimarı bir Tek Adam'dan Türkiye kurtulmadıkça, özgürlüğün kapıları açılmaz bu ülkede...

Okuyucu Yorumları