- A +

En sonda söylenecek lafı başta söylemeli…

Beşiktaş’ın oturmuş sistemini de, düzenini de, istikrarını da ‘hallaç pamuğu’ gibi atan Fikret Orman’dan başkası olmadı. Şenol Güneş’in oyuncu seçimindeki yanlışları Fikret Orman’ın hatalarının yanında devede kulak kalır!

‘Tekerlek kırıldıktan sonra yol gösteren çok olur’ deyişini üzerime almam olası değil, zira Beşiktaş ‘albenili’ tekerleklere sahipken de benzeş eleştirileri sunuyordum. Bu kadar yalın ve anlaşılır dille yinelemenin nedeni Bayern Münih’in Beşiktaş’ı 5-0 yenmesi mi? Dolaylı olarak ‘evet!’

Şöyle ki; Beşiktaş kendi yarı alanından çıkarken Caner Erkin ayağındaki topu Atiba Hutchinson’a aktarıyor. Kanadalı futbolcu da topu arkasındaki Domagoj Vida’ya verdiği yanılgısına düşüyor ve  araya giren Robert Lewandowski meşin yuvarlağı kapan isim oluyor. Topu kaptıran Hırvat futbolcu da olası gol pozisyonuna engel olmak için Robert Lewandowski’yi yere indirip ‘kırmızı’ kartı görüyor. Burada dikkatlerden kaçmaması gereken ‘minicik’ bir ayrıntı mevcut! Domagoj Vida takıma, takım arkadaşlarına ve onların oyun sistemine yabancı, henüz uyum sürecini aşabilmiş değil. (Aşabilecek mi, orası  da ayrı elbette ki) Şayet Atiba,’o’ geri pası Dusko Tosic’e vermiş olsaydı büyük olasılıkla Beşiktaş yine gol ya da goller yerdi ancak sahada bir eksikle mücadele etmezdi. Çünkü, Dusko Tosic en azından Atiba Hutchinson’ın vücut dilinden topu ne zaman ve kime atacağını algılayıp, meşin yuvarlağı rakibe kaptırmamak için kendisini paralayıverirdi!       

İşte burada karşımıza ister, istemez Fikret Orman faktörü çıkıveriyor! Art arda iki şampiyonluk kazanmış, Şampiyonlar Ligi’nde son 16’ya kalmış bu süreçte de savunması oturmuş takımın bir defans oyuncusuna daha gereksinimi var mıydı?

Vida geldiği günden bu yana takıma hangi boyutta katkıyı sağladı? Dusko Tosic’e methiyeler düzüp ardından Domagoj Vida’yı transfer etmek…  Doğal olarak ‘bu ne perhiz bu ne lahana turşusu’ özdeyişini çağrıştırıyor!

Beşiktaş’ın sahada on kişi kaldıktan sonra Bayern Münih gibi bir rakibin karşısında bocalamasını yadırgamak kimsenin haddine değil, benim bile!

Şenol Güneş kulübeye bakıyor, yenecek daha fazla gol veya gollere engel olmak için ileride tek başına çaresizce dolanan Vagner Love’ü oyundan alıp Dusko Tosic’i sahaya sürüyor. Bir kez daha belleklerimizde Fikret Orman’ın sürekli gülücükler dağıtan siması beliriveriyor! Vagner Love’ü son dakikada Alanyaspor’dan transfer eden de Beşiktaş kulübü başkanı değil miydi? ‘Acaba’ diyor Beşiktaş yandaşı, hani belki olur ya, bir umut oyuna Alvaro Negredo girse… Şenol Güneş inancını yitirmiş belli ki ‘arzuhalci’ İspanyol futbolcuyu da ‘umutsuzlar’ listesine ekleyivermiş. İyi de Fikret Orman onu da ‘büyük’ rakamlar ödeyerek transfer etmemiş miydi? (Doğrusu, önümüzdeki süreçte bedeli ödeyecek olan Beşiktaş kulübü)

Beşiktaş, Pepe ve kaleci Fabri ile oyun disiplininden mümkün olduğu ölçüde taviz vermemeye çabalarken Bayern Münih ‘eksik’ Beşiktaş’ı sıkıştırıp, farkı açtı ve rövanş umutlarının köküne de kibrit suyunu döküverdi. Ve çaresiz durumdaki Şenol Güneş kulübeye bir kez daha göz attı... Jeremain Lens mi? ‘O’ İstanbul’da mutlu bir Hollandalı… Dokunmayın elemanın renkli gece yaşamına, belki aklı kalmıştır orada, burada, şurada!.. Bilmez miyiz Fikret Orman’ın Jeremain Lens’i transfer etmek için nasıl çabaladığını. İyi ki ezeli rakipten çalıverdi Jeremain Lens’i  büyük başarı!

Şimdi kalkıp, “Eyyy Şenol Güneş, neden Gary Medel ile savunmada başlamadın, niye Atiba Hutchinson’ın yanında Tolgay Arslan’ı oynatmadın?” demenin anlamı var mı? “Ricardo Quaresma’yı neden oyunda tuttun?” sorusunu yöneltmek şu saatten sonra anlam taşır mı?  

Ancak bu Şenol Güneş’i eleştirmeyeceğimiz anlamı da taşımıyor. Sevgili Şenol Güneş, senin gücün sadece Caner Erkin’e mi yetiyor? Neden Ricardo Quaresma’ya gidip “90 dakika sahada ne yaptın?” sorusunu yöneltmiyorsun da Caner Erkin’e sahanın içinde ‘fırça’ çekiyorsun? Çok ama çok ayıp! Gelecek sezon evin; yeni takımın Trabzonspor’da şimdiden başarılar!..

Fikret Orman’a kimse soruyor mu? Üst üste iki kez yaşanan şampiyonluk coşkusunun ardından Beşiktaş’ın borç yükünün astronomik boyutlara nasıl ulaştığını. Bize düşen buraya kadar gelen Beşiktaş’ı alkışlayıp, teşekkür etmek. Gerisi kongre üyelerinin inisiyatifine kalmış! 

Okuyucu Yorumları