- A +
Şenol Güneş başarılıymış, hadi canım oradan… Jose Sosa - Mario Gomez faktörü ile rakiplerinin fazlaca kötü olduğu sezonda Beşiktaş şampiyonluğu başarılı oyunu ve bileğinin hakkıyla kazandı takımın başında da Şenol Güneş vardı, olan biten bundan ibaret. İyi insandır, ilericidir, centilmendir elbette ki bu nitelikleri ayrıcalıktır ancak Beşiktaş teknik patronluğu için yeterli gelmemektedir…

Oğuzhan Özyakup dökülüyor, Cenk Tosun bir metreden gol atamıyor, Gökhan Gönül eski günlerini mumla aratıyor, Luiz Rhodolfo kendi takımının başına çorap örüyor, Tolgay Arslan hayal kırıklığı evresini aşamıyor vs… Bu veriler doğrultusunda Şenol Güneş nasıl başarılı oluyor? Şenol Güneş sadece Slaven Biliç’in mirasını yedi ancak o da tükeniverdi. Devre arasında yapılacak transferlere odaklanmış Beşiktaş’ta yöneticisi de, fanatiği de, malzemecisi de, siyah-beyazlı renklere gönül vermişi de…
 
Tam oraya parantez açmak gerekli, bende açıyorum! Bıkmadan, usanmadan yapılan transferler borç batağında debelenen Beşiktaş’ı daha da zora sokar ‘menajer’ adındaki futbol simsarlarını ise biraz daha zengin yapar. Teknik direktörün görevi elindeki mevcut kadroya işlerlik kazandırmaktır. Gaziantepspor’u ite - kaka yenen Beşiktaşlı futbolcuların becerisinin böylesine vasat ve sıradan olmadığını yansızı da biliyor. Fakat futbolcu topluluğu her maç daha da kötü oynuyor, bu da yetmezmiş gibi bireysel beceriler tek, tek yitiriliyor. Bunun tek sorumlusu ise ‘başarılı’ denilerek yere, göğe sığdırılamayan Şenol Güneş…16 hafta geride kalırken Beşiktaş liderin sadece bir puan gerisinde ve iddiası sürüyor, bu başarı değil mi? Nasıl baktığınıza bağlı! Gaziantepspor ileri uç elemanları beceri yoksunu olmasalardı!..
Sezonun yarısı geldi Beşiktaş takımının iskeleti halen belirsiz. Giden iki elemana karşın sınananların sayısını biz karıştırmaya başladık. Şenol Güneş deniyor, deniyor ama bir türlü olmuyor. Beşiktaş’ın sahaya hangi kadroyla çıkacağını artık kimseler kestiremiyor.

Gaziantepsor karşısında saç-baş yoldurtup bir metreden art arda yaptığı iki vuruşta mutlak golü kaçıran Cenk Tosun’u oyunu nedeni ile yermeyeceğim. Geçen sezon sergilediği performansın 10’da birini şimdilerde yineleyemeyen Oğuzhan Özyakup’u son haftalardaki düşüşüne paralel olarak eleştirmeyeceğim. Dört benzemezden oluşan savunma hattına laf etmeyeceğim. Olmayan orta alana, çalışmayan kanatlara dil uzatmayacağım. Ancak onları işlevsiz kılan teknik patron Şenol Güneş’i yerden yere vuracağım, hem de Beşiktaş galip gelip üç puanı aldığı maçın ardından! Sevgili Şenol Güneş, sahadaki emekçileri yerden yere vurmaktan yoruldum, aynı şekilde sana da eleman seçimlerinden dolayı çok eleştiri sundum kötüsü sunmayı da sürdürüyorum.  Farkında mısın bilemiyorum ancak nerede ise tüm oyuncularının ‘özgüvenini’ yerle bir ettin. Yeşil zemin üzerindeki tutarsızlıklarının, iniş - çıkışlarının ardında sadece bu neden yatıyor. Nasıl yaptıysan öyle düzelt zira bu yönetimin, taraftarın değil sadece senin görevin.
 
Gecenin skordan çok daha önemli iki anekdotu var. Birincisi rakibine üst üste iki faul yapıp ardından gırtlağına sarılarak müthiş edepsizlik örneği sergileyen Cenk Tosun’un saha içindeki disiplinsizliği. Diğeri de ‘tartışmalı’ penaltı kararının ardından Ricardo Quaresma’nın ‘Cenk Tosun atsın’ ikazını dikkate almayarak atışı kullanıp kaçıran Oğuzhan Özyakup’un densizliği! Cenk Tosun kaçırdığın gollerin sorumlusu rakibin değil ve yaptığın sana hiç ama hiç yakışmadı. Oğuzhan Özyakup, sanıyor musun ki penaltı atışını gole çevirmiş olsaydın haftalardır oynadığın kötü futbol unutulacaktı, sadece ‘pas hatalarında’ rekora koşan buna karşın penaltıdan gol atan oyuncu olacaktın! Hiç mi güzel bir şey yok? Olmaz mı… 
 
Beşiktaş ara transfer döneminde kadrosuna yeni oyuncular katıyor,  ödenecek tutar mı? Kime ne, bir sonraki yönetim düşünsün!..  
 

Okuyucu Yorumları