Beşiktaş’ın ‘tek’, bir tek şutu yok…

- A +

Hem Süper Lig’in, hem Şampiyonlar Ligi’nin yenilgisiz ekibi Beşiktaş’ın doksan dakika boyunca rakip kaleye ‘tek’ bir tek şut dahi çekememesini bizler yazmasak, tarih yazar… Arkasına elli bini aşkın yandaşının desteğini alan Fenerbahçe’nin beceri noksanlığını ise karşılaşmayı izleyen herkes gönül rahatlığı ve çekinmeden yazabilir.
 
Futbol tutkunları tartışmasız uzun süredir böylesine ‘içi boş’ karşılaşma izlemedi. Fenerbahçe ile Beşiktaş arasında oynanan oyunun adı ‘futbol’ ise İngiltere, İspanya, İtalya ve daha çok sayıda ülkedeki benzeş oyunun adı başka bir şey olmalı! Üstüne üstlük ecnebi ülkelerdeki maçları ‘sanal gerçeklik gözlüğü’ de takıp izlemiyoruz ki… Bize futbolun imitasyonunu izletiyorlar ancak sahadaki oyuncuların hepsine ödenen ‘euro’ ve ‘dolar’ bazındaki tutarlar gerçek, kombine kartlara ve biletlere ödenen de en hakikisinden Türk Lirası…
 
‘Şenol Güneş ya da Beşiktaş istediğini aldı’ yaklaşımı tabii ki doğruluk içeriyor ve de haklılık. Herkes için mi? İşte orasını pek sanmıyorum! Maçtan günler önce ‘provokasyon’ tezgaha konmuştu; Bu karşılaşma Fenerbahçe - Beşiktaş derbisi değil, Fenerbahçe – Gökhan Gönül maçı olacaktı. Şenol Güneş de buna olanak tanıdı. Trabzonlu teknik adam yazılanın, çizilenin etkisinde çok kolay kalıyor ne yazık ki... Yoksa Kerim Frei Koyunlu, Fenerbahçe maçında formayı ancak rüyasında giyerdi. Vincent Aboubakar da bu kadar çok eleştirilip, yerilmese Cenk Tosun’un ilerideki tek adam olması da mümkün değildi elbette, derbide. Şenol Güneş şanslı mı yoksa işini iyi mi biliyor? Yanıt için çok beklenmeyecek, Salı gecesi Ukrayna’dan canlı olarak gelecek ekranlara… Beşiktaş istediğini aldı ama Volkan Demirel’in koruduğu kaleye tek şut çekmeden,  bu nasıl istediğini almaksa!  ‘Beşiktaş’ın ardına sığınacak mazereti var’  görüşüne de saygı duyarım. “Salı gecesi Ukrayna’da Dinamo Kiev ile oynanacak maç futbolcuların istenilen performansı sergilemelerini engelledi” ona da tamam. Ancak şampiyon adayının, yenilgisiz takımın rakip kaleye maç boyunca sadece tek şut çekememesinin nedenini de ‘birileri’ açıklamalı...

 
Yanlısı da yansızı da gayet iyi biliyor Oğuzhan Özyakup bu değil. Şayet buysa da ‘harikalar’ yarattığı maçlarda demek ki ‘vahiy indi’ çocuğa! Oğuzhan Özyakup’un sorunu teknik kadroyu aşar, yöneticiler ya sözleşmesinde ‘iyileştirme’ yapacaklar ya da karşılarına alıp soracaklar; ‘aşık mısın çocuğum?’ Diğerlerinin de pek farklı olduğunu savunamayız doğal olarak. Ancak Ricardo Quaresma yine ayrı tutulmalı. Portekizli futbolcu Hasan Ali Kaldırım’ın ‘ucuz’ oyununa gelmemeliydi, buna karşın pozisyonun kart gerektirmediği de açık ve net. Belli ki Hasan Ali Kaldırım, Fenerbahçe’nin ‘yeni’ Müjdat Yetkiner’i olup çıkacak ilerleyen günlerde karşımıza! Hayırlısı diyelim…  Josef de Souza’nın Tolgay Arslan'a yaptığı hareket ise sportmenlikten uzak kalmakla birlikte ‘edepsizlik’ içeriverdi!
  
Dick Advocaat iki hamle yaptı Volkan Şen ve Jeremain Lens’i oyuna alarak, Fenerbahçe gol atamadı ancak bu iki oyuncu Sarı-Lacivertli ekibe diriliği, canlılığı getirdi. Hepsi bundan ibaret, Beşiktaş tek şut çekmedi Fenerbahçe’nin şutları da bir elin parmağını geçmedi. Adı ‘derbi’ olan son derece keyifsiz bir maç izledik bu keyifsizliğe üzerinde Gökhan Gönül fotoğrafı bulunan dolarları sahaya saçan Fenerbahçe yandaşı da eşlik etti ne yazık ki… Aklı selim Fenerbahçeli  sorar, ‘Gökhan Gönül neden yuvası Fenerbahçe’den ayrılıp rakip Beşiktaş’a gitti?’ Fenerbahçe yandaşı gerçeği öğrendiğinde eminim sahaya savurduğu elindeki dolarlar bir yana yastığının altındakileri de koşarak bozdurmaya gider!
 

Okuyucu Yorumları