Strazburg Üniversitesi Türk Etüdleri bölümüne dair

Pierre Bourdieu'nün dediği gibi “Sosyoloji bir dövüş sanatıysa” Türkoloji de bu durumdan fazlasıyla payını alıyor...


@e-posta
Dosya, 04 Ekim 11:18
- A +
Yazı aşağıda devam etmektedir.

Fransa’nın en büyük üniversitelerinden biri olan Strazburg Üniversitesi’nin (55 bin öğrenci) Türkiye konusunda Fransa’da özel bir yeri var. Strazburg, hem Türkiye’nin üye olduğu (ya da üye olmak istediği) önemli Avrupa kurumlarının merkezi (Avrupa Konseyi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Avrupa Parlamentosu) hem de Fransa’nın Türkiye kökenli azınlığının yoğunlukta bulunduğu şehirlerinden biri. Ayrıca Strazburg Üniversitesi 28 dil ve medeniyet bölümüyle “yabancı diller ve medeniyetler” üzerine eğitim verilip araştırmalar yapılan, ülkenin en zengin sosyal ve beşeri bilim merkezi.

Bu üniversitede Türkoloji çalışmalarının tarihi 19'uncu yüzyılın sonuna kadar gidiyor. Dönemin önemli Türkologlarından Paul Horn’un 1909’da yayımladığı Geschichte Der Türkischen Moderne eseri hâlâ başvurulan bir kaynak. Günümüzde de aktif olarak varlığını sürdüren Türkoloji kürsüsünün kuruluşu ise 1962’de gerçekleşiyor. Göktürkler ve Göktürkçe konusundaki çalışmalarıyla tanınan Profesör René Giraud (1906-1968)  kürsünün ilk sahibi. Bu kürsünün yavaş yavaş tam teşekküllü bir bölüm hâline gelmesi ise 1968’de başlıyor. Bu tarihte Alevi ve Bektaşi araştırmalarıyla dünyaca meşhur olmuş Irène Melikoff (1917-2009) üniversitede daha sonra ikiye ayrılan Türk ve Fars Dil ve Medeniyetleri bölümünü kurdu. Melikoff Türkiye’de de başta Uyur İdik Uyardılar eseri olmak üzere Bektaşilik üzerine yaptığı çalışmalarla iyi tanınan bir bilim insanıydı. Bölüm, 1989’da Profesör Paul Dumont’un başkanlığına gelmesiyle, önce lisans daha sonra da master programları vermeye, özellikle Türk dili, edebiyatı ve tarihi konusunda Fransa’nın en saygıdeğer kurumlarından biri olmaya başladı. Yakın tarihçi Profesör Dumont 19'uncu yüzyıl sonu ve 20'nci yüzyıl başı Osmanlı ve Türk tarihi çalışmalarıyla tanınan saygın bir tarihçi. Türkiye’de Osmanlı imparatorluğu'nun son döneminde güncel yaşam, gene aynı dönemde sosyalist hareketler gibi çalışmalarının yanı sıra Fransız Anadolu Araştırmaları Enstitüsü'nün direktörlüğü görevi ile de tanınmakta (1999-2003). Ayrıca Mustafa Kemal invente la Turquie moderne kitabı Fransa’da birçok ödül aldı. 2013’ten beri bölümü, Türkiye kökenli göç hareketleri üzerine yaptığı çalışmalarla tanınan, Fransa’nın önde gelen göç ve göçmen uzmanlarından Beşeri Coğrafya Profesörü Stéphane de Tapia yönetmekte. Profesör De Tapia’nın Marcel Bazin ile kaleme aldığı Türkiye Coğrafyası eseri Türkçeye çevrilip 2015 yılında İletişim Yayınları'ndan çıktıktan sonra yankı uyandırmıştı.

İlk başlarda Orientalist diyebileceğimiz ve dolayısıyla Osmanlı İmparatorluğu ve Türkiye ile ilgilenen Fransız bilim insanlarına ve öğrencilere Türkçe ve Türk kültürü eğitimi vermek için kurulan bölüm özellikle 1990’larla birlikte kabuk değiştirdi. 

Yakın tarihinde bölüm ve bölümün hocaları, Türkiye’deki baskılardan mustarip Server Tanilli, Pınar Selek gibi isimlere ev sahipliği yaptı. Ayrıca değişik disiplinlerde konularında uzman Ragıp Ege, Johann Strauss ve Catherine Erikan gibi isimler de hoca ve araştırmacı olarak görev yaptılar.

Bu uzun dönem zarfında Strazburg Üniversitesi Türk Etüdleri bölümü (bu bağlamda “Türkoloji” kavramı uygun düşmemekte) hem bilimsel ve pedagojik içerik hem de öğrenci kitlesi açısından büyük bir değişim geçirdi. İlk başlarda Orientalist diyebileceğimiz ve dolayısıyla Osmanlı İmparatorluğu ve Türkiye ile ilgilenen Fransız bilim insanlarına ve öğrencilere Türkçe ve Türk kültürü eğitimi vermek için kurulan bölüm özellikle 1990’larla birlikte kabuk değiştirdi. Bir yandan öğretim kadrosu zenginleşirken, diğer yandan da Türkiye’den Fransa’ya göç etmiş ailelerin Fransa’da doğmuş çocukları kısmen kimlik arayışı içinde kısmen de evde konuştukları Türkçeyi yüksek öğretim hayatlarında değerlendirmek için bölüme yönelmeye başladılar. Dolayısıyla bölümün ilgi alanları hem arttı hem de dilbiliminden daha çok sosyal bilimlere, özellikle de edebiyat, tarih, sosyoloji, coğrafya ve siyaset bilimine doğru kaydı.

Türkiye özelinde Ankara’nın Yunus Emre Vakıfları, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı ve Diyanet İşleri Başkanlığı aracılığı ile Türkiye ile ilgili yurt dışındaki bütün eğitim ve araştırma faaliyetlerini tekeline alma çabası ama daha da ötesinde Türkiye’deki toplumsal, siyasal ve kimliksel kırılmaların Fransa’da doğan Türkiye kökenli gençler üzerindeki onarılması zor etkileri bölümün günlük hayatını olduğu kadar bilimsel üretkenliğini de etkilemekte

Günümüzde bölüm hem öğretim hem de araştırma alanında son derece aktif ve zengin bir bilim platformu hâline geldi. Lisans programında her sene, özellikle Türkiye kökenli Fransa doğumlu öğrencilerin çoğunluğu oluşturduğu 100 ilâ 150 arası öğrenci bulunmakta. Lisans seviyesinde kuruluş felsefesinin devamı olarak Grands débutants (Yeni başlayanlar) programı hiç Türkçe bilmeyenlere Türk Etüdleri Lisansı diplomasını vermeyi amaçlamakta. Gene iki senelik Türk Dili Edebiyatı ve Kültürü Lisans Üstü programında her sene 10 ilâ 15 öğrenci Türkiye ile ilgili derslerin yanı sıra Türkiye’nin yakın çevresi ile ilgili dersleri de takip ediyor, master tezleriyle sosyal ve beşeri bilimlerde araştırmacılığa ilk adımlarını atıyorlar. Ayrıca bölüm hocalarının yönetiminde her sene 10 kadar genç araştırmacı doktora çalışmalarını sürdürmekte, birçoğu bölümde ders vererek akademik hayata girmekteler. Günümüzde bölüm hocalarıyla hazırlanan doktora tezleri çok geniş bir bilimsel yelpazede başarıyla savunuldu. Orta Asya göç hareketlerinden Türkiye’deki azınlıklara, Türkçe dilbiliminden Balkanlarda dinsel ilişkilere, 19'uncu yüzyıl Osmanlı toplumsal yapısından çeviri tarihine onlarca doktora tezi Türk etüdlerine katkıda bulunan eserler hâline geldi. Ayrıca her sene en az iki kere düzenlenen bilimsel sempozyumlar kitaplaştırıldı ve araştırmacıların ilgisine sunuldu. Örneğin, sadece 2017/2018 ders yılında bölüm, hocalarının dâhil olduğu araştırma laboratuvarlarının da katkısıyla İstanbul Romanı: Modernite, çok seslilik ve çok dillilik; Osmanlı İmparatorluğu ve Türkiye Cumhuriyetinde modernlik ve modernlik tartışmaları; Bir Dış politika aracı olarak Din ve Diyanet İşleri Başkanlığının Türkiye dışı faaliyetleri konularında üç uluslararası sempozyuma ev sahipliği yaptı. Son olarak, bölüm hocalarının TURCİCA, European Journal of Turkish Studies, Journal of Muslims in Europe, ANATOLI  gibi bilimsel hakemli dergilerde görev aldıklarını da belirtmek gerek.

Görüldüğü gibi Strazburg Üniversitesi Türk Etüdleri bölümü Türkiye ile ilgili eğitim ve araştırma konusunda Batı Avrupa’nın en dinamik platformlardan bir tanesi. Ancak elbette her şey toz pembe değil. Bir yandan Fransa’da yüksek öğretim ve araştırma kurumlarının genel yapısal ve finansal sorunları diğer yanda Türkiye özelinde Ankara’nın Yunus Emre Vakıfları, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı ve Diyanet İşleri Başkanlığı aracılığı ile Türkiye ile ilgili yurt dışındaki bütün eğitim ve araştırma faaliyetlerini tekeline alma çabası ama daha da ötesinde Türkiye’deki toplumsal, siyasal ve kimliksel kırılmaların Fransa’da doğan Türkiye kökenli gençler üzerindeki onarılması zor etkileri bölümün günlük hayatını olduğu kadar bilimsel üretkenliğini de etkilemekte. Pierre Bourdieu’nün dediği gibi “Sosyoloji bir dövüş sanatıysa” Türkoloji de bu durumdan fazlasıyla payını alıyor.

Tarihçi ve Siyaset bilimci Samim Akgönül, Fransa Strasbourg Üniversitesi, Uluslararası İlişkiler Enstitüsü ve Türk Etüdleri bölümü öğretim üyesidir. Söz konusu bölümün Lisans programını yöneten Akgönül geçmişte Türkiye’de Galatasaray Üniversitesi, Bahçeşehir Üniversitesi ve Yeditepe Üniversitesi’nde dersler vermiştir. Halen Syracuse Üniversitesi’nde de dersler vermekte olan Samim Akgönül, Fransız Ulusal Bilimsel Araştırmalar Merkezi’nde, dinsel azınlıklar üzerine çalışan bir araştırma ekibini yönetmektedir. Çalışmalarını Türkiye tarihi ve siyaseti ; din, toplum ve devlet ilişkileri, göçmen topluluklar ve özellikle de eski ve yeni azınlıklar üzerine yoğunlaştırmıştır. Fransızca, İngilizce ve Türkçe basılmış, ayrıca değişik dillere çevrilmiş birçok kitap ve makalesi bulunan Samim Akgönül, Türkiye ve Fransa basınında yazılar da yazmaktadır.