Nobel Ödüllü Derek Walcott’a veda

Şair, oyun yazarı ve ressam Derek Walcott 87 yaşında hayatını kaybetti


@e-posta
Haberler, 17 Mart 19:25
- A +
Yazı aşağıda devam etmektedir.

Saint Lucia’lı şair, oyun yazarı ve ressam Derek Walcott hayatını kaybetti. Yarım asırdır yazdıklarıyla Afrika kökenlerini vurguladığı ve Batılı dili yeni imgelemlerle tasarladığı şiirleri ile tanınan Walcott 1992 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’nün de sahibi olmuştu. Türkçede yayımlanmış kitabı bulunmayan şair ve oyun yazarı Derek Walcott, Homeros’un epik şiiri Odysseia’yı yeniden yorumladığı 1990 yılında yayımlanan Omeros adlı eseriyle dünya çapında bir üne kavuşmuştu. Wallcott’un elli yıllık yazın hayatı boyunca kazandığı ödüller arasında 2011 yılında White Egrets adlı şiir kitabıyla T. S. Elliot Ödülü ve Dream on Monkey Mountain adlı oyunu ile 1971 yılında almaya hak kazandığı Obie Ödülü de bulunuyor.

Derek Walcott, hayatı boyunca aralarında Essex Üniversitesi’nin de bulunduğu Kanada, Britanya ve ABD’de birçok okulda şiir öğretti ama şiir ve oyunlarının içeriği Karayip Denizi’ndeki Batı Hint Adaları’nın bir parçası olan doğduğu yer Saint Lucia’nın ruhundan hiç uzaklaşmadı. Walcott, 1984 yılında Boston Üniversitesi’nde şiir dersleri verirken, “şiir nedir” sorusu üzerine, şiirin bir kitap uzunluğundaki şiiri Midsummer gibi etrafındaki dilin bir uzantısı olduğunu söylemişti.

Derek Walcott’un iki büyükannesinin de köle soyundan geldiği biliniyor; şair henüz bir yaşındayken ölen babası ise şair ve ressamdı. Walcott’un annesi de ona çocukluğu boyunca Shakespeare’i ezbere okuyacak kadar edebiyatla ilgili bir öğretmendi. Walcott, annesinin desteğiyle ilk şiir kitabını çıkardı ve sokak köşelerinde sattı. Ardından Jamaika’daki Batı Hint Adaları Üniversitesi’nde İngiliz, Fransız ve Latin dilleri eğitimi aldı.

Eserlerinde bir ulusa ait olmak ve kökler konularına eğilen Derek Walcott, bir söyleşisinde şöyle demişti: “Üniversitedeyken — Shakespeare’i okuduğumda, ya da Dickens’ı ya da Scott’u, o an kendimi bir İngiliz vatandaşı, Britanya vatandaşı gibi hissettim, bu okuldaki herhangi bir çocuk kadar benim de mirasımdı. Bu imparatorluğun öğrettiği şeylerden biridir, vatandaşlığın yanı sıra, vatandaşlığın mirasının bir diğer eşanlamlısı da edebiyattı.”

Walcott, bütün eserlerinde Karayipler’de aldığı klasik dil ve tarih eğitimini kaynaştırdı. Walcott yazma enerjisini kapıların dışındaki dünyayı anlatan ilk Karayipli yazarlar kuşağından olmasına bağlıyordu.

1970’lerde sadece standart İngilizceyle yazma kararı alması Black Power (Siyah Gücü) hareketi tarafından tepkiyle karşılandı. Walcott, ‘’The Star-Apple Kingdom’’ adlı şiirinde karşılık vererek hayalgücünden başka bir yere ait hissetmediğini, beyazlardan sonra siyahlar tarafından da istenmediğini ve onların onurunu kazanmak için yeterince siyah olmadığını belirtmişti.

Derek Walcott, uzun yıllar Alberta, Boston, Essex ve Oxford Üniversitesi gibi dünyanın en önemli üniversitelerinde şiir dersleri verdikten sonra bağlarının asla kopmadığı Saint Lucia’daki evinde ardında onlarca şiir kitabı ve yüzlerce oyun bırakarak 87 yaşında yaşama veda etti. (K24)