“Yalana yalan diyebilmeliyiz”

PEN Pinter Ödülü'nü alan Chimamanda Ngozi Adichie, sanat ve siyaset ilişkisi üzerine "Sus da Yaz" başlıklı çarpıcı bir konuşma yaptı. Törende, İngiliz PEN Başkanı Philippe Sands de Ahmet Altan'a selam gönderdi


@e-posta
Haberler, 10 Ekim 14:00
- A +
Yazı aşağıda devam etmektedir.

Chimamanda Ngozi Adichie, İngiliz PEN tarafından Nobelli oyun yazarı Harold Pinter’ın anısına verilen PEN Pinter Ödülü’ne değer görüldü. Britanya Kütüphanesi, Londra’da düzenlenen törende “Sus da Yaz” başlıklı bir konuşma da yapan Adichie, ödülünü avukat ve insan hakları aktivisti Waleed Abulkhair ile paylaştı.

PEN Pinter Ödülü, Harold Pinter’ın Nobel kabul konuşmasında vurguladığı üzere, dünyaya “cesur, inatçı” bir bakışla bakan ve “yaşamlarımızın ve toplumların gerçeğini tanımlamak için... amansız bir entelektüel azim” gösteren, edebî kariyerinde gösterdiği istikrarlı başarı grafiği takdire şayan yazarlara 2009'dan bu yana takdim ediliyor. Yükselen Güneşin Ülkesinde ve Amerikana kitaplarıyla Türkçede de okurla buluşan Ngozi Adichie, Maureen Freely'nin başkanlığını üstlendiği seçici kurul tarafından “başkalarının belirlediği sınıflandırmaların gözünü korkutmasını ve onu yıldırmasını kabul etmediği için” ödüle değer görülmüştü.

Törenin açılışını yapan İngiliz PEN Örgütü’nün Başkanı, uluslararası avukat ve hukuk profesörü Philippe Sands, yıl içinde Silivri’de ziyaret ettiği Ahmet Altan’a da bir selam gönderdi. Ngozi Adichie, Nijerya’da kadın hakları konusunda toplumsal bir tartışma başlatma çabalarının ve eşcinsel ilişkiyi yasaklayan kanunlara karşı çıkmasının sıklıkla eleştirildiğini belirttiği “Sus da Yaz” başlıklı ödül kabul konuşmasında, şu ifadelere yer verdi: “Sanat siyaseti aydınlatabilir. Sanat siyaseti insanileştirebilir. Sanat hakikate doğru bir ışık tutabilir. Ne ki, bazen bu yetmez. Bazen siyasetle siyaset gibi ilişki kurmak gerekir. Ve bu, çoğu Batı ülkesinin siyasî manzarası, Harold Pinter’ın deyimiyle, ‘üzerinde beslendiğimiz yalanlardan örülü muazzam bir örtü”yle göz göre göre kapanmışken, bugün hiç olmadığı kadar doğru ve ivedi. Hakikatin ne olduğunu bilmeliyiz. Ve yalana yalan diyebilmeliyiz.”

“Sanatımı, arkasına gizleneceğim bir tarafsızlık kalkanı gibi kullanmak istemiyorum. Ben bir yazarım ve bir yurttaşım, toplumsal meselelere ilişkin açıkça konuşmamı, bir yurttaş olarak vazifem görüyorum” diyen Adichie, bilhassa Nijerya’da, söylediklerine cevaben insanların tepkisinin onu susturmaya çalışmak olduğunu söyledi ve ekledi: “Sağ olsun, zamanında bir gazeteci bu durumu benim için toparlamıştı: İnsanlar feminizm hakkında konuşmandan hoşlanmıyor, sus da yaz diye bekliyorlar.”

PEN Pinter Ödülü, her yıl düşüncelerini ifade ettiği için hapis cezasına çarptırılan bir “cesaret yazarı” ile paylaşılıyor. Ngozi Adichie, Suudi Arabistan’da İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün kuruculuğunu da yapan, fakat rejimi sarsmaya teşebbüs etmek ve mahkemeye hakaret gibi suçlardan 15 yıl hapis cezasına çarptırılan, hâlen cezasının dördüncü yılını çekmekte olan avukat, insan hakları aktivisti ve yazar Waleed Abulkhair’i Yılın Cesaret Yazarı seçtiklerini açıkladı. Adichie, “Umuyorum ki bu mütevazı dayanışma eylemi, onun yüreğine biraz olsun su serper, mücadelesinin unutulmadığını ve boşuna olmadığını ona hatırlatır” dedi.

PEN Pinter Ödülü'nün eski kazananları arasında Hanif Kureishi, David Hare, Carol Ann Duffy, Tom Stoppard, Salman Rushdie ve Margaret Atwood da bulunuyor.

Geçen yıl ödüle Michael Longley değer görülmüş; Longley, ödülünü Uluslararası Yazarlar Cesaret Ödülü'nü alan Mahvash Sabet ile paylaşmıştı. (Guardian/ K24)